11. Hukuk Dairesi 2012/4364 E. , 2013/17028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.11.2011 tarih ve 2011/36-2011/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içeris
**11. Hukuk Dairesi 2012/4364 E. , 2013/17028 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.11.2011 tarih ve 2011/36-2011/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin “DEGUSSA” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin “degussa ve “degussa. CREATING ESSENTIALS” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkiline ait markalar ile davalı markalarının benzer olduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış markalar olduklarını, aynı adı taşıyan alan adı ve ticaret unvanlarının bulunduğunu, markaların tüketiciler nezdinde çağrışım yaratabileceğini ve davalının markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceğini, davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili markası ile davacı markasının kapsadıkları sınıfların farklı olduğunu, davacının “degussa” markasının Türkiye'de tanınan bir marka olmadığını ve halk tarafından karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tescil olunmak istenen hizmetlerin türüne göre ortalama tüketici kitlesinin bilinçli tüketici grubu olduğu, her iki taraf markasında da ayırt edici unsur olan “DEGUSSA” ibaresinin bilinen bir anlamının bulunmadığı, davacının önceden tescilli “DEGUSSA” ibareli markasını taşıyan malları gören bilen veya tecrübe eden bilinç düzeyi yüksek ortalama tüketici kitlesinin, bu malların elde edilmesi veya işlenmesinde kullanılan hizmetler yönünden, aynı ibareyi gördüklerinde markalar arasında bağlantı kurma ve başvuru markasını, davacının markalarıyla karıştırma ihtimalinin yüksek olduğu kanaatine varıldığından bu hizmetler yönünden başvuruya yönelik itirazın reddine dair YİDK kararının iptalinin gerektiği, davacı markasının Türkiye içinde yoğun tanıtım ve kuvvetli reklam sonucu aynı sektörel çevredeki insanlar tarafından tanınmış marka haline getirildiğine ilişkin hiçbir delil sunulmadığı gibi davacı tarafın 1972 yılında tescilli bir markalarını geri çekerek hükümsüz kıldıklarının anlaşıldığı, davacı markasının tanınmışlığından söz edilemeyeceği, tanınmışlığın ileri sürüldüğü kimya sektörü ile tescil kapsamında kalan farklı tür 14, 35 ve 40. sınıftaki mal ve hizmetlerle alakasının da olmadığı, tamamen farklı sektörler oldukları, dolayısıyla KHK'nın 8/4. maddesi uyarınca farklı mal ve hizmetler yönünden koruma sağlanamayacağı kanaatine varıldığı, sadece ibarenin orjinal olmasının farklı mallar yönünden koruma sağlanmasını haklı göstermeyeceği ve markanın kötüniyetle tescil ettirilmiş olduğu anlamına da gelmeyeceği, ayrıca davalı markasının tescil kapsamında kalan ve davacı markalarının tescil kapsamında bulunmayan mal ve hizmetleri yönünden ticaret unvanının fiilen kullanıldığını gösteren herhangi bir delil sunulmadığından, davacı tarafın KHK 8/5. maddesinin sağladığı imkandan yararlanamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nın 2010-M-4658 sayılı kararının mal ve hizmet listesinin 35.06’daki “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” ve “40.01. sıvı, kimyasal madde, gaz, hava işleme hizmetleri. 02. fotografik ve sinematografik ürünlerin işlenmesi hizmetleri (Banyo, baskı ve foto gravür hizmetleri dahil) 03. Adi metallerin işleme hizmetleri, Değerli metallerin işlenmesi hizmetleri. 12. kağıdın işlenmesi. 40.20. plastik işleme hizmetleri" alt grup hizmetler yönünden iptaline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalı TPE vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, YİDK karar iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkin olup davacı taraf davalı şirketin tescil isteminin kötüniyetli olduğunu ileri sürmüştür. Dosya içeriğinden davacı markasının menşei ülke olan Almanya ve WIPO'ya üye bir kısım ülkelerde tescilli olduğu anlaşılmakta olup hükme dayanak yapılan raporda da davalının tescil isteminin kötüniyetli olduğuna işaret olunmuştur. Davacı firma ile aynı alanda da faaliyet gösterdiği anlaşılan davalının, davacının markasından haberdar olmadığını savunması hayatın olağan koşulları ile bağdaşır bir tutum değildir. Bu itibarla, mahkemece, davanın tüm mal ve hizmet sınıfları bakımından kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.