6. Ceza Dairesi 2020/639 E. , 2020/3654 K. "" Yağma suçundan sanıklar... ve ... hakkında “Karar verilmesine yer olmadığına ilişkin” BATMAN 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04.07.2019 gün ve 2019/77-522 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 12.03.2020 gün 94660652-105-72-16438-2019-KYB sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.03.2020 ve 2020/36553 sayılı ihbar yazısı Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; “5271 sayılı Ceza M…
**6. Ceza Dairesi 2020/639 E. , 2020/3654 K.** **"İçtihat Metni"** Yağma suçundan sanıklar... ve ... hakkında “Karar verilmesine yer olmadığına ilişkin” BATMAN 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04.07.2019 gün ve 2019/77-522 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 12.03.2020 gün 94660652-105-72-16438-2019-KYB sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.03.2020 ve 2020/36553 sayılı ihbar yazısı Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 7. fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde hüküm çeşitlerinin sayıldığı, somut olayda mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 5271 sayılı Kanunun 223/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan hüküm çeşitlerinden birisiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması, Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A ''İddianamede suçun neden ibaret bulunduğu daha doğrusu yüklenen eylemin neler olduğu açıklanmalıdır. Esas olan iddianamede yazılı sevk maddesi olmayıp, iddianamede olayın anlatılış biçimidir. Açılmış dava olup olmadığı, sevk maddesine göre değil, eylemin açıklanış ve yasal unsurlarını gösteriş biçimine göre belirlenmelidir. Eğer açıklık yok ise, iddianame iade edilerek, yeniden düzenlenmeden hüküm kurulmamalıdır. (CMK'nin 170. maddesi) Cumhuriyet savcısı soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasına ya da kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin iki karardan birini verir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesin hüküm niteliğinde değildir. Kovuşturmama kararına karşı; a) Suçtan zarar gören, kovuşturmasızlık kararının kendisine bildirilmesinden başlayarak 15 gün içinde bu karara itiraz eder ve itirazı inceleyen makam itiraz dilekçesinde kamu davasını haklı gösterecek olaylar ve deliller görür ise, kamu davasının açılmasına karar verir. Cumhuriyet Savcısı bu halde kamu davası açar. Hakimin, Cumhuriyet Savcısının yerine geçerek dava açması dahi söz konusu olamaz. Kovuşturmaya yer olmadığına dair Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz CMK'nin 173. maddesinde düzenlenmiştir. b) Cumhuriyet Savcısı, şüpheli ve/veya şüphelilere karşı yeni delillerin çıkması durumunda da yeniden değerlendirme yaparak daha önce kovuşturmasızlık verdiği konuda dava açabilir. (CMK'nin 172/2 maddesi).