11. Hukuk Dairesi 2012/9593 E. , 2013/8838 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2010/452-2012/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgel
**11. Hukuk Dairesi 2012/9593 E. , 2013/8838 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2010/452-2012/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Gelir Güvencesi Sertifikası Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin iş akdinin işverenince 12.10.2009 tarihinde feshedildiğini, davalının poliçe kapsamında altı ay süre ile verilecek olan işsizlik tazminatını ödemesi gerektiği halde sadece 1 ay ödedikten sonra müvekkilinin aktif olarak çalıştığı bilgisi alındığı iddiası ile bakiye tazminatı ödemediğini, oysa müvekkilinin çalışmadığının İşkur ödeme belgeleri ile sabit olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 12.500,00 TL işsizlik tazminatının faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkilince yaptırılan araştırmada davacının çalıştığının tespit edilmesi üzerine ödemenin durdurulduğunu, davacının işsizlik durumunun devam ettiğini belgelemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş aktinin 12.10.2009 tarihinde feshedildiğinin davalıya bildirildiği, davalı sigorta şirketi, yaptırdıkları araştırma sonucu düzenlenen rapor içeriğine göre ödeme yapılmadığı belirtmiş ise de dosyaya celp edilen SGK kayıtları, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve davacının çalıştığı kurumdan gelen yazı cevabı nazara alındığında davacının iş aktinin isteği dışında fesh edildiği, iş yeri güvenlik görevlilerine sorulmak, telefon açılmak sureti ile davacının halen çalıştığının tespit edildiği savunmasının rizikonun teminat dışında kaldığını kabule yeterli kanıt olamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.500,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava, Gelir Güvencesi Sertifikası Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin iradesi dışında işsiz kaldığını, poliçe uyarınca tazminat koşullarının oluştuğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi ise, poliçede öngörülen işsiz kalma halinin söz konusu olmadığını savunarak 18.12.2009 tarihli ... tarafından düzenlenen “araştırma sonuç raporu” başlıklı araştırma tutanağına dayanmıştır. Tutanak içeriğinde “12.10.2009 tarihinde ... Denizcilik Tersanesine gidildi. Tersane girişindeki güvenlik görevlisi... Bey ile görüşüldü. ...’ın tesis müdürü olduğu, şu anda tersane dışında olduğu, birçok kişinin işten çıkarıldığı fakat ...’ın çalışmaya devam ettiği, her gün 4-5 saat gelip çalıştığı, tüm tesis, kızaklar ve taş havuzu dolaştığı ve kontrol ettiği söylendi. 18.12.2009 tarihinde tekrar ... Denizcilik Tersanesine gidildi. Güvenlik görevlisi... Bey tarafından ...’ın dahili numarası arandı. Telefon cevap vermeyince yemek için çıkmış olabileceği söylendi. Öğleden sonra tekrar tersaneye gidildiğinde tersane ve kızaklara indiği şu anda ulaşılamayacağı söylendi.”şeklinde yazılıdır. Davalı sigorta şirketi söz konusu tutanak ve tanık deliline dayandığına, tutanak tanığı olarak dinlenen ... de “tutanak içeriğinin doğru olduğunu, davacının işten çıkarılmayıp çalıştığı kanaatine ulaştığını” beyan ettiğine göre, davalının ispat külfetini yerine getirdiği kabul edilerek mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.