11. Hukuk Dairesi 2023/450 E. , 2024/3599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1590 Esas, 2022/1362 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/423 E.,2020/295 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kara
**11. Hukuk Dairesi 2023/450 E. , 2024/3599 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1590 Esas, 2022/1362 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/423 E.,2020/295 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “ ... ” ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... SÜT ÜRÜNLERİ” ibareli 2018/79135 sayılı marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin "..." ibareli markasının tanınmış marka olduğunu, bu tanınmışlığın bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nun 2019-M-9234 sayılı kararın kısmen iptali ile dava konusu 2018/79135 başvuru numaralı “... SÜT ÜRÜNLERİ” ibareli markanın 29.sınıf “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtiaları yönünden reddi ile tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Trabzon ili hudutlarında uzun yıllar ismini Trabzon ilinin .... ilçesinde bulunan ve turistik bir yer olan ... yaylasından alan "... SÜT ÜRÜNLERİ " adı altında tereyağı, süt, peynir vb. süt ürünleri hizmeti vermekte olup bulunduğu bölgede ve Türkiye genelinde ciddi bir müşteri potansiyeline kavuştuğunu, davacının markasında iltibas yaratma ihtimalinin bulunmadığı savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlık konusu 29 uncu sınıf emtianın davacının itiraza mesnet markaları kapsamında yer alan mallar ile aynı/aynı tür/benzer oldukları ancak tarafların marka işaretleri anlamsal, sesçil ve görsel olarak benzer bulunmadıklarından taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı, aynı Kanun'un 5 inci maddesindeki koşulların da bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ibareli markaların, daha önce tescil edilmeye çalışılan " ...", “ ...”, " ET&BALIK" , "NELİ", " ..." ve "... " ibareli marka başvurularına karşı şimdiye kadar hep korunduğunu, "...” ibareli markaların Türkiye'nin hemen hemen her ilinde, çok eski tarihlerden bu yana ciddi ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, davalının tescilini istediği marka ile müvekkiline ait markalar arasında, görsel, işitsel, anlamsal açıdan benzerlik bulunduğunu, seri marka olarak algılanacağını, davaya konu markalar 29 uncu sınıftaki malları kapsamakta olup bu sınıftaki ürünler fazla zaman ayırmadan alalade bir inceleme satın alındığını, orta düzeyde bir tüketicinin alalade bir inceleme ile dava konusu başvuru ile müvekkile ait markaların farklı olduğunu anlayabilmesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun bir bütün olarak "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, ayrıca dava konusu başvurunun tarihi bir karakterin ismi olduğu, açıklanan nedenlerle dava konusu markanın davacının itirazına mesnet markalarından anlam ve algı olarak tamamen farklılaştığı, tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının Yerel Mahkeme ve İstinaf Mahkemesi tarafından dikkate alınmamış olup itirazlar giderilmeksizin karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkile ait dava konusu tescilli "..." ibareli markaların "..." ibaresi içeren diğer marka başvurularına karşı kayıtsız şartsız korunması gerektiği hususunun göz ardı edildiğini, müvekkile ait “...” ibareli markalar; Türkiye'nin hemen hemen her ilinde, çok eski tarihlerden bu yana ciddi ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, bu nedenle müvekkile ait “...” ibareli markaların yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğunu, davalının tescilini istediği marka ile müvekkiline ait markalar arasında, görsel, işitsel, anlamsal açıdan benzerlik bulunmakta olup seri marka olarak algılanacağını, dava konusu markalarda baskın unsur olarak "..." ibaresinin kullanılması davalının tescilini istediği marka ile müvekkile ait markalar arasında seri marka olduğu izlenimi yarattığını, bu husus iltibas ihtimalinin artmasına sebebiyet verdiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararı usule, yasaya ve içtihada aykırı olup Mahkeme dosyasında mevcut olan itirazları ile müvekkili tarafından dosyaya sunulmuş olan tüm delillerin yeniden incelenmesi ile birlikte müvekkilin markalarının sektörde tanınmış marka olduğu, dava konusu marka ile müvekkile ait markalar arasında iltibas tehlikesinin mevcut olduğunun ortaya çıkacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.