11. Hukuk Dairesi 2009/5361 E. , 2010/11658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 11.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2007/1340 - 2008/1449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2009/5361 E. , 2010/11658 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 11.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2007/1340 - 2008/1449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerinde doğalgaz döşeme çalışmaları sırasında pis su borusunun delinmesi nedeniyle akan atık sulardan dolayı hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından sigortalısına hasar bedeli olarak 3.950,00 YTL ödendiğini, bu suretle müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, ödenen sözkonusu miktarın faiziyle birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu olayın gerçekleştiği mahalde doğalgaz yapım işlerinin tamamının taşeron firma... Yapı İnşaat Taah....Ltd.Şti.’ne verildiğini, müvekkili ile taşeron firma arasında herhangi bir bağımlılık ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile hasara neden olan kazı işini yürüten şirket arasında istihdam ilişkisinin bulunmadığı, aralarındaki sözleşme hükümleri de değerlendirildiğinde işi ihale eden davalı şirketin işin yürütümü, planlaması ve organizasyonundan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacıya sigortalı işyerinde meydana gelen zarar nedeniyle yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davalı yaptığı savunmada, davaya konu olayın gerçekleştiği mahalde doğalgaz hattı yapımı işinin bir şirkete verilmiş olduğunu, bu nedenle sorumlu olmadığını belirtmiştir.Davacıya sigortalı işyerinin doğalgaz döşeme çalışmaları sırasında meydana getirilen hasar nedeniyle zarara uğradığı sonucuna varılmış ise de mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin davanın reddine gerekçe oluşturan 9 ncu maddesinde yüklenicinin işin yapımı sırasında kendisinden kaynaklanan sebeplerden dolayı karşılaşılacak her türlü cezayı ödemekle yükümlü olduğu, İzmir Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’nin gerekli gördüğü hallerde cezayı ödeyip, yüklenicinin ilk hakedişinden mahsup edeceği belirtilmiştir. İlke olarak davalının sorumluluğunu tayin ederken işin yapımı sırasında işi yapan taşeronu denetleme, işin dilediği kısmını yaptırma, dilediği kısmı başka müteahhide verme yetkisinin bulunup bulunmadığı, sözleşmenin niteliği itibarıyla işin başından sonuna kadar salt yüklenicinin kontrolüne bırakılıp bırakılmadığı, davalının da kontrol ve sorumluluğunun devam edip etmediğinin araştırılması gerekmektedir.Bu nedenle davalı ile yüklenici arasında akdedilmiş bulunan dava konusu işin yapımı ile ilgili sözleşme ve eki niteliğindeki şartnameler de getirtilip incelenerek, davalının yükleniciyi denetleme, gerektiğinde yükleniciye uyulması zorunlu emir ve talimat verme yetkisinin bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla sözleşmenin niteliği itibariyle işin başından sonuna kadar salt yüklenicinin kontrolüne bırakılmayıp, davalının da kontrol ve denetim sorumluluğunun devam edip etmediğinin belirlenerek, sonucuna göre davalının meydana gelen zarardan dolayı sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, somut olaya uygun bulunmayan sözleşme hükmüne dayalı olarak yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.