T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/612 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1114 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/515 E 2023/160 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tes…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/612 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1114 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/515 E 2023/160 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 09/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 09/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında adi ortak girişim sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye göre 2017 ve 2018 yıllarında davacı ile ile ortak olarak Afyon Kocatepe Üniversitesi işi, Kredi Yurtlar Kurumu Eskişehir-Dumlupınar ve Bala Hatun Yurtları işlerini birlikte yaptıklarını, söz konusu bu işler nedeniyle davalı tarafından aslında ortaklığı satmamış olduğu bir takım mallar ile ilgi olarak gerçeğe aykırı olarak fatura düzenlediğini, müvekkilinin bu faturalardan adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/219 esas sayılı dosyası ile haberdar olduğunu, davalı tarafın ortaklığa kesmiş olduğu 31.07.2018 tarih ve 049098 numaralı 141.000,00 TL meblağlı, 31.08.2018 tarih 049099 numaralı 418.556,74 TL meblağlı ve 30.09.2018 tarihli 049100 numaralı 378.255,56 TL meblağlı üç adet faturada belirtilen malların hiç birini ortaklığa teslim etmediğini, söz konusu malların ortaklığın ihalesinde alınan işlerin faaliyet konusuna girmediğini, faturaların hayali fatura olduğunu belirterek, müvekkilinin bahse konu faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı vekili; dava konusu faturaların gerçek olduğunu, fatura içeriğindeki inşaat malzemelerin "KYK Eskişehir Dumlupınar Yurtları Model Yükseltme İşi" ihalesinde kullanılmak üzere davalı tarafından Adi Ortaklığa teslim edildiğini, buna rağmen bedellerinin ödenmediğini, müvekkilinin taraflar arasındaki adi ortaklıktan 937.812,30 TL alacaklı olduğunu, faturaların ticari defterlerde de kayıtlı olduğunu, ortada adi ortaklığın aldığı ve teslim edilmiş bir iş olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ: Mahkemece, Adi Ortaklık Sözleşmesi, dava konusu faturalar, ceza dosyası, bilirkişi ek raporu, ticari defter ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı şirket arasında noterde adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme ile ortaklığın amaç ve konusunun bilimum kurum ve kuruluşların bina yapım ve onarım işi olarak belirlendiği, ayrıca idare ve temsilin davalı ... İnşaat Şirketinde olması hususunun karralaştırıldığı, sözleşme uyarınca 2017 ve 2018 yıllarında ortak olarak KYK Eskişehir Dumlupınar Yurtları Model Yükseltme Tadilatı işlerini birlikte yaptıkları, söz konusu bu işler nedeniyle ortaklığı temsil ve idare eden davalı şirket tarafından bu işlerde kullanıldığı iddia edilen malzemelere ilişkin olarak 31.07.2018 tarih ve 049098 numaralı 141.000,00 TL meblağlı, 31.08.2018 tarih 049099 numaralı 418.556,74 TL meblağlı ve 30.09.2018 tarihli 049100 numaralı 378.255,56 TL meblağlı üç adet faturanın ortaklık adına düzenlendiği, ancak bilirkişilerin ek raporun da da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; adi ortaklık tarafından yapılan inşaat işi ile ilgili sözleşme, mahal listesi, keşif özeti ve idare tarafından düzenlenen hak edişler dikkate alındığında, inşaatlarda kullanılan malzemelere göre 31.08.2018 tarih ve 49099 nolu faturada 536.309,48 TL, 30.09.2018 tarih ve 049100 nolu faturada 209.137,72 TL ve 31.07.2018 tarih ve 049098 nolu faturada 99.420,90 TL olmak üzere malzeme bedelinin toplam 844.868,10 TL olduğu, her ne kadar vergi müfettişi vergi inceleme raporunda dış cephe, iç cephe tavan boyası kum imalatlarının sahte olduğunu belirtmiş ise de, vergi müfettişinin inşaat konusunda uzman olmaması, vergi mevzuatı yönünden sadece davalı şirket ve adi ortaklığa ait kayıtlar üzerinde inceleme yapması ve bu imalatlar yaklaşık maliyette gözüktüğü ve inşaatta kullanıldığı için hesapta dikkate alınması gerektiği, dava konusu üç adet faturada belirtilen toplam 94.544,20 TL bedelli malzemenin ise inşaatlarda kullanılmadığı halde ortaklığı temsil ve idare eden davalı şirket tarafından kullanılmış gibi gösterilerek faturalara yansıtıldığı, bu haliyle davacı tarafın davalı tarafa, bu faturalardan kaynaklı toplam 94.544,20 TL borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, adi ortaklık adına düzenlenen 31/08/2018 tarih ve 049098 nolu 141.000,00 TL meblağlı, 31/08/2018 tarih ve 049099 nolu 419.556,74 TL meblağlı ve 30/09/2018 tarih ve 049100 nolu 378.255,56 TL meblağlı faturalardan kaynaklı 94.544,20 TL borçlu olmadığının tespitine, kabul dışı kalan talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; İlk derece mahkemesince deliller toplanmadan keşif suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırmadan, sadece dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle yanlış olarak düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, davalının sözde ortaklığa sattığını iddia ettiği faturalarda belirtilen malların davalı stoklarında mevut olup olmadığı, davalı şirketin faaliyet alanının faturada belirtilen inşaat malzemelerini satıp satmadığı, satmıyorsa nereden bu malzemeleri temin ettiği hususunun araştırılmadığını, ortaklığa konu işlerede kullanılan malzemelerin türü, davalının düzenlemiş olduğu faturalarda belirtilen malzemelerin hiçbirisinin ortaklığa konu işlerde kullanılmadığı, bu malzemelerin davacı tarafından temin edildiği, davalının dava konusu faturaları gerçeğe aykırı olarak düzenlediği ve bu gerçeğe aykırı olarak düzenlenen faturaları şirket muhasebecisi tarafından davacının bilgisi dışında ortaklığın defterine işlediği için sahte faturalardan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/14216 Soruşturma sayılı dosyasıyla suç duyurusunda bulunulduğu ve adı geçen dosyada vergi inceleme raporunu düzenleyen vergi müfettişlerince davalı temsilcisinin sahte fatura düzenlediğinin sabit olduğu, bu suç duyurusu sonucunda sahte fatura düzenlemekten dolayı davalı şirket temsilcisi aleyhinde Eskişehir 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1085 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı ve bu davanın derdest olduğu, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılmadığını belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. II-) Davalı vekili; davacı yanın ticari defterlerine kayıtlı faturaların tarafların ortak olduğu adi ortaklık ve dolayısıyla taraflar arasında kesin delil niteliğinde olduğunu, bu aşamadan sonra faturaların içeriğinin tartışılması mümkün olmadığını davanın kısmen kabulüne karar verilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR : Uyuşmazlık; dava konusu edilen üç adet fatura içeriğindeki malların davalı tarafından satılıp teslim edilip edilmediği, davalı ortak tarafından adi ortaklık adına düzenlenen faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kapsamında ortak inşaat işinde davalının gerçeğe aykırı fatura düzenlendiği iddiası ile faturalara dayalı borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Uyuşmazlık; tarafların adi ortak olduğu işletmeye dava konusu edilen üç adet fatura içeriğindeki malları davalının satıp teslim edip etmediği, davalı ortak tarafından adi ortaklık adına düzenlenen faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, bu faturaların iptalinin mümkün ve davacının dolaylı da olsa bu faturalardan dolayı borçsuz olup olmadığı hususuna ilişkindir. Davacı ile davalı şirket arasında Eskişehir 2. Noterliğinin 19/06/2017 tarih ve 15911 yevmiye nolu Adi Ortaklık Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme ile ortaklığın amaç ve konusunun bilimum kurum ve kuruluşların bina yapım ve onarım işi olması, ortaklık süresinin 21/04/2017 tarihinden başlamak kaydıyla 150 gün olması, ortaklardan ... şirketinin %51, ... İnşaat şirketinin %49 oranında sermaye koyması, idare ve temsilin ... İnşaat Şirketinde olması ve yetkilisi ...'un münferiden tek başına yetkili olması ve ortakların kardan koymuş oldukları sermaye nispetinde hak sahibi olacakları, sözleşmede kayıtlı olmayan hususlarda Türk Borçlar Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanması hususları kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında görülen 2019/219 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'ye karşı adi ortaklıktan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla dava açıldığı, mahkemece uyuşmazlığın adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi olarak kabul edildiği, yargılama sırasında dava konusu faturalara ilişkin ortaya çıkan ihtilaf üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Ortaklardan biri, ortaklık için faturaya dayalı mal teslim ettiğini iddia ediyorsa, bunların da TBK’nın 643 üncü maddesi uyarınca ortaklığın tasfiye hesabında dikkate alınması gerekir. Kuşkusuz, mal teslimine dair faturaya dayalı alacağın talep edilebilmesi için ispat edilmesi zorunludur. Ortaklık faaliyeti kapsamında yapılan giderlerin kural olarak yazılı delille ispatı gerekir. Ancak duruma göre, mal satışı yapılıp yapılmadığı veya yapılan satışın ispatı bakımından bilirkişiye de başvurulabilir. Özellikle mal tesliminin yapıldığının kesin olduğu, yapılan mal tesliminin bilirkişi incelemesiyle kolaylıkla tespit edilebileceği ve ortaya çıkarılabileceği durumlarda, yapılan inşaat malzemesi teslimine dair ispat bakımından bilirkişi incelemesi yapılması olanaklıdır (Şener, Oruç Hami, Adi Ortaklık, Ankara: Yetkin Yayıncılık, 2008, s. 336). Somut olayda; taraflar arasında " iş ortaklığı beyannameleri" adı altında adi ortaklık sözleşmelerinin düzenlendiği, ortaklığın konusunun; ihalesi yapılan öğrenci yurdu yapım işi binası yapım işlerinden elde edilecek karın veya doğacak zararın paylaşılması olarak belirlendiği, idareci ortağın davalı olduğu, ihaleye konu işlerin 21/04/2017 tarihinde başlamak kaydıyla 150 gün olduğu ve geçici kabullerinin yapılarak işlerin teslim edildiği, davalı şirketin inşaat işinde kullanılan malzemelerin ortaklık adına yapılan inşaat işinde kullanılıp kullanılmadığı davacı ortağın mallar ve fatura bedelinden sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Her ne kadar, ortaklık adına yapılan inşaat işinde malzeme tedarik işinin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı ve diğer ortaktan tahsili isteminde bulunulup bulunulamayacağının tespiti için, ortaklığın tasfiyesi gerekmese de; davaya konu adi ortaklığın ihaleye konu işlerin (belirli bir iş) yapılması amacıyla kurulduğu, işin tamamlanmasıyla birlikte ortaklık amacı elde edilerek ortaklığın sona erdiği, ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu olarak da kendiliğinden tasfiye aşamasına girdiği anlaşılmaktadır. Eş söyleyişle, adi ortaklığın fiilen sona ermesinden sonra, ortaklardan birinin mahkemeye başvurarak, ortaklık adına yapılan masrafların diğer ortağa düşen kısmını talep etmesi, aynı zamanda ortaklığın tasfiyesi istemini de kapsamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davaya konu taraflar arasında kurulan adi ortaklığın, ortaklık amacının gerçekleşmesiyle birlikte kendiliğinden sona ererek, tasfiye aşamasına girdiği; ihaleye konu işlerin tamamlanarak hakediş bedellerinin dava dışı kurumlar tarafından ödendiği, ihaleye konu işin gerçekleştirilmesi amacıyla masraf yapıldığının şüphesiz kesin olduğu, bu durumda yapılan masrafların ispatı bakımından yazılı delil sunulmasa bile, ortaklığın faaliyet alanında uzman tasfiye memurları tarafından yapılan masrafların tespit edilebileceği dikkate alınarak, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki dava bakımından, konusunda uzman üç kişilik tasfiye memuru heyetinden, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ortaklık sözleşmeleri, ortaklık konusu ihalelerle ilgili bilgi ve belgeler, üçüncü kişi, kurum ve firmalarla yapılan ilgili sözleşmeler üzerinde inceleme yapılarak, özellikle belgelendirilemeyen masraflar yönünden ise, işin mahiyeti gereği yapılması beklenilen giderlerin piyasa rayiçlerine göre belirlenip; davacı yüklenici ortağa dava dışı kurum tarafından ödenen hakediş bedelinden, belirlenen bu giderler mahsup edilerek hesaplama yapılması suretiyle tasfiye işlemine dair sonuç bilanço alınıp, adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında, hasıl olacak sonuca göre dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, adi ortaklık nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan menfi tespit talebinde bulunduğuna, adi ortaklık sözleşmesi gereğince dava konusu faturaların ortaklık nedeniyle verildiği anlaşıldığına göre, uyuşmazlığın TBK'nın 620.vd.maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi olarak çözümlenmesi gerekir. Ayrıca dava konusu faturalarla ilgili olarak davacı yanın şikayeti üzerine Eskişehir C. Başsavcılığı’nın 2020/14216 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmaya başlandığı, soruşturma sonucu Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/1085 Esas sayılı dosyasıyla sahte fatura düzenlenmesi nedeniyle sahtecilik suçundan dolayı ceza yargılamasının derdest olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre, taraflar arasında dava konusu senede ilişkin ceza soruşturmasının bulunduğu, kararın henüz kesinleşmediği, kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olguların TBK 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağı, bu kapsamda ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılmaması da doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece; eldeki davanın adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklandığı, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ilgili olarak da dava açıldığı, davaların aynı sebepten doğması ve taleplerin açılmış bulunan fesih ve tasfiye davasında değerlendirilerek tasfiye kapsamında sonuçlandırılması gerekeceğinden her iki dava dosyasının birleştirilerek ve ceza yargılaması sonucu hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, tarafların istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, kararın 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine kaldırma nedenine göre tarafların diğer istinaf sebeplerinin bu aşmada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/515Esas, 2023/160Karar ve 08/02/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 09/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."