T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/704 KARAR NO : 2025/1489 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1097 KARAR NO : 2025/182 DAVA TARİHİ: 12/11/2024 KARAR TARİHİ: 26/02/2025 DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incel…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/704 KARAR NO : 2025/1489 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1097 KARAR NO : 2025/182 DAVA TARİHİ: 12/11/2024 KARAR TARİHİ: 26/02/2025 DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili tefrik edilen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/929 Esas sayılı dosyasına, davacılar ... ..., ...yönünden sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... için Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesi 2020/421 E. No'lu dosyası ile davalı şirket hakkında dava açıldığını, alacağın tahsili için İstanbul 14.İcra Müdürlüğü'nün ... E. No'lu dosyası ile icra takibine başlandığını fakat ilama bağlı alacak tahsil edilemediğini, yine diğer davacılar yönünden de davalı şirket hakkında açılan davalar neticesinde ilama dayalı alacağın tahsili için icra takibine başlandığını fakat ilama bağlı alacakların tahsil edilemediğini beyan ederek davanın kabulü ile İİK m.177/1-4 gereğince davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...Davacı tarafın alacak talebinin dayanağının, Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2020/421 Esas sayılı dosyası ilamı olduğu, alacağın tahsili için İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalıya usulüne uygun olarak icra emrinin tebliğ edildiği, davacının iflas avansını yatırdığı, ilanların yapıldığı, şirket temsilcisinin dinlenmek üzere çağrıldığı ancak duruşmaya katılmadığı, davacının ilama dayalı alacağının tamamının ödenmemiş olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına..." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; İflas davasının beş farklı davacı tarafından ikame edildiğini, Mahkeme tarafından 2024/929 Esas sayılı dosyası ile diğer davacıların açtığı davanın tefrik edildiğini, diğer davacılar yönünden davalı şirkete karşı usulüne uygun takip açılmamış olduğundan red kararı verildiğini, iş bu davanın ise tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiğini, davacılar tarafından davanın eksik ve hatalı açıldığını, mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken davacı ... ... yönünden yargılamaya devam edilmesinin mümkün olmadığını, davacılar tarafından HMK 57 ihtiyari dava arkadaşlığına atıfla dava açılmış ise de taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olmadığını, her biri birbirinden ayrı ve bağımsız 5 dava olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, beş davacı tarafından tek bir başvurma harcı yatırıldığını, asıl dava reddedilmiş olup tefrik edilen iş bu dava için ayrıca bir başvurma harcı da yatırılmadığını, her davacı için ayrı ayrı tebligat yapılması gerekirken tek tebligat yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin Esenyurt Bölgesinde yaşanan imar sorunları sebebiyle yani kusurundan kaynaklanmayan sebeplerden dolayı tüketici mahkemelerinden görülen davalarla uğraşmakta olduğunu, esasen adına kayıtlı çok sayıda gayrimenkul bulunduğunu ancak ekonomik olarak zor duruma düşmüş olduğundan bu gayrimenkuller üzerinde çok sayıda hacizler olduğunu, şirket hakkında verilen iflas kararının kimsenin faydasına olmayacağını, müvekkili şirket yetkilisine tebligat yapılmışsa da şirket yetkilisinin dinlenmediğini, ön inceleme duruşmasından sonra şirket yetkilisine yeniden tebligat yapılmadığını, tahkikata geçtikten sonra tebligat yapılmamasının hatalı olduğunu, ayrıca müvekkili şirket hakkında birden fazla iflas davası açıldığını ve iflas davalarının aynı anda yürüdüğünü, iflas davalarının birbirlerini bekletici mesele yapması gerekirken bekletici mesele yapılmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılan iflas davasıdır.Davacılar vekili beş ayrı davacı yönünden eldeki davayı açarak iflas talep etmiştir. Mahkemenin 2024/929 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamanın 25/12/2024 tarihli celsesinde; "Davacı ... ... tarafından açılan davanın işbu dosyadan tefriki ile mahkememizin ayrı esasına kaydına, Davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davanın reddine" karar verilmiş, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/929 E. 2024/1331 K. sayılı kararıyla; "Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/843 esas sayılı dosyası üzerinden ... Gıda İnşaat…şirketinin iflasına karar verildiği, iflasın 08/09/2022 tarihinde açıldığı, İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi’nin 2022/1848 Esas, 2023/1486 karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, 12/02/2024 tarihinde İİK m.40 gereğince iflas dosyasının durdurulduğuna ilişkin müzekkere yazıldığı, davacılar ... tarafından başlatılan icra takibinde 24/09/2022 tarihinde, ... tarafından başlatılan takipte 11/02/2024 tarihinde, ... 19/09/2022 tarihinde, ... tarafından başlatılan takip 19/09/2022 tarihinde tebligat yapıldığı, icra takiplerinin iflas tarihinden sonra başlatıldığı ve dolayısıyla usulüne uygun olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği açıklanmıştır.Davacı ... ... yönünden tefrik edilen dosya, mahkemenin 2024/1097 Esasına kaydedilmiştir. 03/04/2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin "Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasında yapılacak işlemler" başlıklı 63.maddesinin 2.bendinde; "Bir davada ayırma kararı verilirse ayrılan dava veya davalar o mahkemenin esasına ayrıca kaydedilir ve eski kayıt ile yeni kayıt birbiriyle ilişkilendirilir. İlk kayıt o dosyada kalan kısma münhasır olur. Ayrılan davanın dosyası ilk dosyada bu kısımlara ait yazıların tamamının onaylı suretleri konularak yeniden oluşturulur. Ayrılan davalar bakımından daha önce tek karar ve ilâm harcı alınmış ise her biri için ayrıca harç alınır; daha önce alınan harç ayrılmış davaları da kapsıyorsa yeniden harç alınmaz. Ayrılıp yeni esas numarası alan her dava için başvuru harcı alınır." düzenlenmesi ile davanın tefriki halinde yapılması gereken işlemler açıklanmıştır.06/08/2015 tarih ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bölge Adliye Ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin "Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasında yapılacak işlemler" başlıklı 219.maddesinin 2.bendinde de aynı düzenlemeye yer verilmiştir. Davacı ... ... yönünden tefrik edilen dosyada harç yatırılmadığı ve mahkemece harç eksikliğinin tamamlatılmadığı tespit edilmiştir. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağı gözetilerek davacı vekiline Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca süre verilerek re'sen eksik harcın tamamlatılması, harç tamamlanmadığında tefrik edilen dosyanın işlemden kaldırılması, yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, harç ikmal edildiği takdirde talep hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.İİK'nın 177. maddesinde; "1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yolulyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa, 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa, 3-308 inci maddedeki hal varsa, 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" alacaklının, önceden takibe hacet kalmaksızın doğrudan borçlunun iflasını istemesi mümkündür.İlamların icrasına ilişkin hükümler İİK'nın 24 ile 41. maddeleri arasında düzenlenmiş, İİK'nın 32 ve devamı maddelerinde ise para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. İİK'nın 32. maddesinde; "Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi..." hükmü, "Haciz veya iflas istemek yetkisi" başlıklı 37. maddesinde; "İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olup ta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir." hükmü yer almaktadır.İlamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı, icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir.İflas davasında yetkili mahkeme, İİK'nın 154/3 maddesi uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkindir. Davalı şirketin muamele merkezi itibariyle işbu davanın görevli ve yetkili mahkemede açıldığı ve karara bağlandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından İİK'nın 160.maddesi uyarınca iflas avansı yatırılmıştır. İİK'nın 177/1.4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan "icranın geri bırakılması" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini "bekletici mesele" yapmalıdır (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 726).Davacı tarafından Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2020/421 E sayılı dosyası üzerinden, davalı şirket hakkında satış vaadi sözleşmesi uyarınca taşınmazın rayiç değerinin ödenmesi ve kira alacağının tahsili istemiyle dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 2020/421 E. 2021/580 K sayılı 19/10/2021 tarihli kararı ile; "1-Davanın kısmen kabulü ile; 135.425,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davacının kira alacağı talebinin reddine" karar verilmiştir. Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesi'nin 19/10/2021 tarihli ilamı İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden ilamlı takibe konu edilerek, 135.425,00 TL asıl alacak, 16.815,38 TL vekalet ücreti, 2.668,95 TL yargılama gideri, 32.056,77 TL asıl alacağa işleyen yasal faiz, 1.428,02 TL vekalet ücretine işleyen yasal faiz, 198,08 TL yargılama giderlerine işleyen yasal faiz olmak üzere toplam 188.412,21 TL üzerinden 18/08/2022 tarihinde icra emri düzenlenmiş, 23/08/2022 tarihinde icra emri davalı şirkete tebliğ edilmiştir. İİK'nın 177/4 hükmüne dayanan iflas davalarında depo emri tebliğine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece icra emri tebliğine rağmen ödeme yapmayan davalı şirketin iflasına karar verilebilir (Konkordato ve İflas, sayfa 727). İİK'nın 177/1.4. bent 2. cümlesi, ''Türkiye'de yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır'' hükmü uyarınca davalı şirket temsilcisinin dinlenilmek üzere meşruhatlı davetiye ile çağrılması, davetiyeye uyarak gelmesi halinde dinlenmesi gerekmektedir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Çıkartılacak davetiyede şirket hakkında iflas kararı verilebileceğinin belirtilmesi gerekmektedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2021 tarihli 2021/863 E. 2021/2867 K sayılı ilamında; "...Mahkemece, davalı şirket temsilcisine çağrı yapılmışsa da çağrıya ilişkin meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılacak iş, yetkili şirket temsilcisine davetiye çıkarılarak duruşmaya gelmediği takdirde şirket hakkında iflas kararı verileceğinin özellikle ihtar edilmesidir. Bu itibarla şirket temsilcisine usulüne uygun davetiye çıkarılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı meşruhatla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." yönünde karar verilmiştir. Eldeki dosyada Mahkemece şirket yetkilisi ...ya davetiye çıkartılmış ise de "Borçlu şirket ... Gıda İnşaat Malzemeleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında iflas) davası açılmış olup İİKm 177/4 gereğince beyanınız alınmak üzere belirlenen günde hazır olmanız ihtaren tebliğ olunur" şeklinde ihtar içeren tebligatta "şirket hakkında iflas kararı verilebileceği" belirtilmediğinden, meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 177/son maddesinde; "Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fıkrası burada da uygulanır.", İİK'nın 178/2.maddesinde "İflas talebi 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler",İİK'nın 166.maddesinde ise "Daire, ayrıca kararı, karar tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder." hükmü yer almaktadır.Doğrudan doğruya iflas talebi, İİK'nın 166/2.fıkrasındaki usulle ilan edilir... Ayrıca talebi, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. Tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilan yapılmaz. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren oneş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, iflas talebinin, takipleri ertelemek ve boçların ödenmesini geciktirmek için yapıldığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler (İİK m. 177/son) diğer alacaklıların yapacağı müdahale asli müdahaledir. (Konkordato ve İflas, sayfa 710, 711). Dosyada ilanların yapılmasına dair yazılan müzekkereler mevcut ise de ilan örnekleri dosya kapsamında bulunmadığından, mahkemece anılan ilanların yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ilanların yapıldığı gazete örneklerinin dosya kapsamına alınması, ilanlar yapılmamış ise gerek tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde gerekse Ticaret Sicili Gazetesinde gerekli ilanlar yapılarak, ilan örneklerinin dosya kapsamına alınması gerekmektedir. Doğrudan iflasa ilişkin İİK'nın 177/1.4 maddesinde yer alan şekli düzenleme nedeniyle davalının aciz halinde olup olmaması önem taşımadığı gibi icra emrine rağmen borcun ödenmediğinin tespit edilmesi halinde ise şirketin ödeme kabiliyetinin bulunması yada tasarrufu dışında sebeplerle ödeme yapılamaması bir önem arz etmeyecektir. Ayrıca davalı şirket hakkında herhangi bir dosyadan iflas kararı verildiği takdirde, diğer iflas davalarında iflasın tekliği ilkesi uyarınca yeniden iflas kararı verilemeyeceğinden şirket hakkında açılan diğer iflas davalarının beklenmesi talebi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1097 E. 2025/182 K. sayılı 26/02/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/12/2025