T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:16/06/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:16/06/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... Reklam Ltd. Şti. arasında imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi busıness kart üyelik sözleşmesi, ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlunun da bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçlu şirkete kullandırılan kredinin geri ödemesinin yapılmamasının üzerine önce ihtarname düzenlendiğini, sonra da takibe geçildiğini beyan ederek, davalının girişilen takibe yaptığı itirazın iptaline ve tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığını. zira; müvekkilinin eşinin rızası alınmadan müvekkili tarafından imzalanan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, yine müvekkilinin dava dışı borçlu şirketin kullandığı busıness ticari kartı sözleşmesinde ve ticari taşıt rehin sözleşmesinde ve de diğer kredi sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunmadığını, dava konusu kredi sözleşmesindeki imzasından dolayı dava dışı borçlunun busıness kart ve ticari taşıt ve rehin sözleşmesinden dolayı da sorumlu tutulamayacağını, davacı bankanın düzenlediği kredi sözleşmelerinin TBK'nın 20. maddesinde düzenlenen genel işlem şartlarına uygun olmadığı için de geçersiz olduğunu, zira haksız şartlar barındırdığını genel kredi sözleşmesindeki kefalet üst sınırını aşan kısımdan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ticari taşıt kredisinin rehin ile teminat altına alındığını ancak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip konusu edilebileceğini, takip borçlusu şirket yetkilisi ... ile müvekkilinin 11/09/2015 tarihinde boşandığını ve bundan sonra da müvekkilinin kefillikten istifa ettiği için bu tarihten sonra doğan borçlardan dolayı sorumlu tutulamayacağını, talep edilen akdi ve temerrüt faizleri ve diğer ferilerinde hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine ve tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 24/02/2020 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davacının tüm dayanak kredi sözleşmelerini imzaladığı açıktır. Sözleşmelerin mahiyeti gereği mahkememiz görevli olup alacak için tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Davacı kredi sözleşmesinin imzalandığı sırada dava dışı borçlu şirketin yetkilisi ile evli olduğundan banka ile aralarındaki kefalet sözleşmeleri TBK' nın kefalet hükümlerine uygundur. Ayrıca sözleşme mahiyeti itibarıyla taşıdığı genel işlem şartlarına da uygundur, zira sözleşmenin yapılış gayesi gözetildiğinde davacının aleyhine olma potansiyeli sözleşmeye uyulmadığı taktirde söz konusudur. Davacının menfaatine aykırı olan genel işlem koşulları da sözleşmenin kapsamına, sözleşmenin yapılması sırasında bu koşulların varlığı hakkında bunların içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı değerlendirilmiştir. Kefalet üst limitleri itibarı ile takip konusu edilen alacak miktarının limitleri aşmadığı da açıktır. Kefillikten istifa iddiası da ispatlanamadığından hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİNİN 17/01/2022 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE: "...1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın bulunmamasına, TBK'nın 584. maddesinde 6455 sayılı Yasa'nın 77. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca kefaletin usul ve yasaya uygun olmasına, takip konusu borcun kefalet limiti içerisinde olmasına, kefillikten istifa iddiasının ispatlanamamasına, sözleşme ve mevzuat hükümleri değerlendirilerek bilirkişi raporu ile uygulanacak faiz oranlarının tespit edilmesine, ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesine ilişkin sözleşmede davalının müteselsil kefil sıfatıyla da imzasının olmasına, borcun ödenmemesi üzerine hesabın katedilerek dava dışı asıl borçluya tebliğ edilip ihtarın sonuçsuz kalmasına, bu durumda davalı kefil hakkında da takip yapılabileceğine (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 27/09/2021 tarih ve 2021/7479 Esas -2021/7971 Karar), alacağın likit olmasına, yasal süresinde alacağın istenmesine, aşağıda belirtilen bent dışında kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin sair yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2-İİK'nın 68/b maddesi: “Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden on beş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir. Bu hüküm uyarınca, yeni adresin bildirilmemesi halinde, kredi borçlusu/borçlularının kredi sözleşmesinde gösterilen adresine hesap özeti tebliğ edilememiş olsa bile tebliğ edilmiş sayılması gerekir. Ancak bu hükmün kredi sözleşmesinin kefilleri bakımından uygulanma olasılığı bulunmadığından davalı kefil, takiple birlikte temerrüde düşmüş olup bilirkişi raporundaki bu yöne ilişen farklı tespit doğru değildir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/3945 Esas - 2019/866 Karar sayılı ilamı). Buna göre; Kat ihtarı kendisine tebliğ edilemeyen davalı kefilin takip tarihi itibariyle temerrütte düştüğünün gözetilmemesi, davalı hakkındaki takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile yapılmasına rağmen hükümde bu hususa değinilmemesi, ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemi ile takip yapılan Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının getirtilmemesi ile bu dosya incelenmeksizin ve raporda değerlendirilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine" karar verilmiştir. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİNİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/06/2022 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Her ne kadar kaldırma kararında “tahsilde tekerür olmamak kaydıyla” ibaresinin olmadığı belirtilmekte ise de, mahkememiz önceki kararında bu hususu karşılar nitelikte “takipte belirtilen diğer şartlarla” ibaresi bulunduğundan ayrıca bu ifadeye gerek görülmemiş ise de bu husus aşağıdaki şekilde yine de gözetilmiştir. Davalı sözleşmelerdeki imzasını iş bu davada inkar etmekte ise de icra dosyasında imza inkarının olmaması bilakis “her ne kadar genel kredi sözleşmesine imza atmış olsam da” diyerek imza itirazından bulunmadığından bu yöndeki iddiası araştırma konusu edilmemiştir. Ayrıntıları yukarıda belirtildiği üzere, davalının kefil sıfatıyla ve takip tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü kabul edilerek belirlenen toplam borç miktarı yukarıdaki gibidir. Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında halen bakiye borç miktarının 99.456,61 TL olması ve bunun davalıdan kefil sıfatıyla 19.490,20 TL'sinin istenip istenen bu miktarın toplam ve hattı bakiye borç miktarından az olması karşısında davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı asıl borçlu ... Reklam Şirketi'nde bulunan nakdi sermayesini, tüm aktif ve pasiflerini, hukuki ve mali yükümlülüklerini şirket ortaklarından olan dava dışı ...'ya 08/09/2015 tarihli genel kurul kararıyla devir ve temlik ettiğini, alacağın taşınır rehni ile güvence altına alındığında, kefile başvurabilmek için öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolunun tüketilmesi gerektiğini, müvekkiline başvurulmadan önce ... plakalı araca ait rehnin paraya çevrilmesi gerektiğini, bu işlem yapılmadan müvekkiline başvurulamayacağını, genel kredi sözleşmesi imzalanırken diğer eşin rızası bulunmadığından geçersiz bir sözleşme akdedildiğini, geçerli olmayan bir sözleşmeye dayanılarak da hak talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile ...'nın boşandıklarını, taraflar arasında imzalanan boşanma protokolüne göre müvekkilinin davacı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkili ile ...'nın boşanmasından sonra davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 2017 ve 2018 yıllarında yeni sözleşmeler imzalandığını, yeni sözleşmelerin müvekkilinin kefaleti olmadan kurulduğunu, müvekkilinin yeni sözleşmelerde imzasının bulunmadığını, müvekkili ile ...'nın boşanma tarihinden sonra alınan krediler için kendisinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece bu hususlar gözetilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, temerrüt faizinin fahiş olduğunu, mahkemece yeterince değerlendirme yapılmadan sözleşmelerin genel işlem koşullarına uygun olduğunun belirtilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece müvekkilinin imzası bulunmayan sözleşmelerden dolayı sorumlu tutularak hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ... plakalı aracın paraya çevrilerek borcun büyük bir kısmının kapatıldığını, bu dosyaya yapılan ödemelerin düşülmediğini, dava konusu yargılamayı gerektirdiğinden ve tamamı yönünden bir kabul gerçekleşmediğinden hükmedilen %20 oranındaki tazminatın haksız ve kötüniyetli olduğunu, faiz hesabına ve faiz oranlarına itiraz ettiklerini, müteselsil kefalet sözleşmesinin matbu olması sebebiyle ve TBK'nın genel işlem koşullarına göre geçersiz olduğunu, bu sebeple müvekkiline doğrudan icra takibi yapılamayacağını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın bulunmamasına, TBK'nın 584. maddesinde 6455 sayılı Yasa'nın 77. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, kefaletin usul ve yasaya uygun olmasına, takip konusu borcun kefalet limiti içerisinde olmasına, kefillikten dönme koşullarının oluşmadığının sabit olmasına, sözleşme ve mevzuat hükümleri değerlendirilerek bilirkişi raporu ile uygulanacak faiz oranlarının tespit edilmesine, ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesine ilişkin sözleşmede davalının müteselsil kefil sıfatıyla da imzasının olmasına, borcun ödenmemesi üzerine hesabın katedilerek dava dışı asıl borçluya tebliğ edilip ihtarın sonuçsuz kalmasına, bu durumda davalı kefil hakkında da takip yapılabileceğine (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 27/09/2021 tarih ve 2021/7479 Esas - 2021/7971 Karar sayılı ilamı), alacağın likit olmasına, yasal süresinde alacağın istenmesine, kaldırma kararına uygun şekilde rapor alınıp karar verilmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 16.975,37 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 4.243,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.731,53 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...