19. Hukuk Dairesi 2016/17693 E. , 2017/3679 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince katılma yolu ile duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı şirket yetkilisi ... ile vek. Av. ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya …
**19. Hukuk Dairesi 2016/17693 E. , 2017/3679 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince katılma yolu ile duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı şirket yetkilisi ... ile vek. Av. ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, dava dışı ... Ltd.ile davalı şirket arasında yapılan alım satım sözleşmesi gereğince davalı şirketin banka hesabına 2.000,000 Euro havale edildiğini ancak davalının kendi edimini yerine getirmeyerek teslim etmesi gerekli olan deri ve kürk giyim eşyalarından hiçbirisini teslim etmediğini, keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, dava dışı ... Ltd. ile müvekkili şirket arasında alacağın devri sözleşmesi akdedildiğini iddia ederek, müvekkilinin 2.000,000 Euro karşılığı (4.766.600,00 TL.) tutarındaki alacağının davalıdan havale tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın, muvazaalı bir alacağın devri sözleşmesine dayandığını, devir yapan ... ... ... uyruklu olup, yabancılık teminatına tabi olduğunu yabancılık teminatından kurtulmak için muvazaalı bir sözleşmeyle alacağın devri yolunu tercih ettiğini, müvekkili firmanın altın ticareti yaptığını, müvekkilinin davacı tarafla deri ve tekstil ticareti yapmadığını, dava konusu paranın müvekkilinin hesabına altın ticareti karşılığı havale edildiğini, bu altın ticaretinin Kapalı çarşıdaki yerleşik teamüle göre yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalının kendi beyanlarında da açıkça kabul ettiği üzere dava konusu paraların davalının kasasına girdiği ve paraların alındığı, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı, bu durumda ispat yükünün davalı tarafta olup, davalının mal teslimini yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğu, davalının mal teslimini yazılı delille ispat edemediği, davalının tek taraflı kestiği faturaların davacı için bağlayıcı olmadığı ve teslim olgusunu ispata elverişli olmadığı, davalının davacıdan/ temlik edenden sadır olmuş imzalı bir sevk irsaliyesi ve yazılı belge sunamadığı, davalı açıkça yemin deliline de dayanmadığından yemin hakkı da hatırlatılmadığı dolayısıyla davalının mal teslimini ispat