T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/1188 - Karar No:2026/23 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1188 KARAR NO : 2026/23 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2025 NUMARASI : 2025/283 E-2025/712 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Davacı veki…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/1188 - Karar No:2026/23 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1188 KARAR NO : 2026/23 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2025 NUMARASI : 2025/283 E-2025/712 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı arasında yapım işi olarak sözleşme imzalandığını, davalı ile müvekkili arasında ise bu yapım işine ilişkin olarak alt yüklenici sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının müvekkili şirkete ödemesi gerekli borçların önemli bir kısmını ödemediğinden Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2025/1208 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun haksız ve yersiz itirazda bulunarak icra takibinin durdurulduğunu belirterek, haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında 08/12/2017 tarihinde akdedilen Alt Yüklenici sözleşmesinin TBK 147/6 maddesi gereğince 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, davacının Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2020/581 esas sayılı dosyası ile aynı alacağa dayalı mükerrer takip başlattığını, davacının edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiği iddiasının dayanaksız olduğunu, davacının hakkaniyet ve dürüstlük kavramına aykırı davrandığını ve davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanan 08.12.2017 tarihli sözleşme nedeniyle Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2025/1208 esas sayılı dosyasında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise icra takip tarihi itibariyle asıl alacak ve ferilerinin ne olduğu ile davacının icra inkar tazminatı talep edip edemeyeceği, davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, sözleşme konusu edimleri davacının yerine getirip getirmediği noktalarında toplandığı, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2025/1208 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında 251.184,00 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı-borçlu vekilinin takibe itirazı üzerine takibin durduğu ve davanın süresinde açıldığı, dosyanın tümü üzerinde yapılan incelemede; davalı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı 5. Bölge Müdürlüğü Eskişehir Şube Müdürlüğü arasında Eskişehir İli Mihalıççık İlçesi Yunus Emre Tabiat Parkında Yaban Hayatı Eğitim Merkezi Yapım İşine ait 2017/496501 İhale Kayıt Numaralı, 20.11.2017 tarihli sözleşme imzalandığı, davalı ile davacı şirket arasında da belirtilen yapım işine ilişkin Alt Yüklenici Sözleşmesinin 08.12.2017 tarihinde akdedildiği, davacı tarafından Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2020/581 Esas sayılı dosyasından yapılmış ilamsız takibe davalı tarafça itirazda bulunularak takibin durdurulduğu, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/107 Esas, 2024/1003 Karar sayılı gerekçeli kararı ile takibin devamına karar verildiği, kalan alacak için Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü’nün 2025/1208 sayılı dosyasıyla, Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2020/581 İcra sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, bir kez daha ilamsız takip başlatıldığı, davalının takibe, yetkiye, takibin tüm ferilerine itiraz ettiği, davalının süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, 6098 sayılı TBK'nın 147/6. maddesine göre “Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.” 5 yıllık zamanaşımı süresine olduğu, yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı, eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale geldiği, TBK’nın 153, 154, 156 ve 157. maddelerinde ise zamanaşımının durması, kesilmesi ve yeni sürenin başlaması hallerinin düzenlendiği (Yargıtay 15.H.D. 2020/750 E 2020/2390 K vb.), bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu işin kesin kabulünün 31/12/2018 tarihinde düzenlendiği, davacının alacağının bu tarihte muaccel olduğu, davacının alacak için Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2020/581 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı (17/01/2020) ve akabinde itirazın iptali davası açıldığı (11/02/2021), TBK'nın 154/2.maddesine göre zamanaşımının kesildiği, itirazın iptali istenen Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2025/1208 Esas sayılı icra takibinin 25/02/2025 tarihinde başlatıldığı, arabuluculuk görüşmelerinin 08/03/2025 tarihinde başlatıldığı, davanın da 04/04/2025 tarihinde açıldığı dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu işin kesin kabul tarihinin 09.04.2020 olduğu, 09.04.2020 tarihinde kesin kabul tutanağının onaylandığı, dava şartı arabuluculuğun 08.03.2025'te başlayıp 28.03.2025 tarihinde sonlandığı, davanın 04.04.2025 tarihinde açıldığı, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, mahkemenin Yargıtay kararlarına uygun olarak muacceliyet tarihini kesin kabulün onay tarihi olarak belirlediği fakat geçici kabul itibar tarihi olarak yer alan 31.12.2018 tarihini hata ile kesin kabul tarihi ile karıştırdığı, zamanaşımı dolmadığından işin esasına girilerek yargılama yapılması gerektiği, Yargıtay15. Hukuk Dairesi 2007/6181 Esas, 2007/7579 Karar sayılı kararında “Yanlar arasındaki uyuşmazlık, BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Anılan Yasa'nın 126/4. maddesinde, eser sözleşmelerinde 5 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Bu süre, aynı Kanun'un 128. maddesi hükmünce alacağın muaccel olduğu tarihten başlar. Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'ne göre kesin hesaplar ile kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kesin hakediş düzenleneceği, başka bir anlatımla, kesin kabul yapılmadan kesin hakediş düzenlenemeyeceğinden alacağın muaccel olduğu, yani zamanaşımının başlangıcı kesin hesap ve kesin kabulün onay tarihidir. (Dairemizin 07.12.2004 gün 2004/4290 Esas, 2004/6304 Karar sayılı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.12.2005 gün 2005/15-769 Esas, 2005/772 Karar sayılı ilamları).Somut olayda, ........Çevre Düzenleme İnşaatı işi ile ilgili kesin kabul ........tarihinde onanmış olup, .........dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiştir. Bu durumda mahkemece .........ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı ile ilgili zamanaşımı defi yerinde olmadığından reddi ile işin esasının incelenmesi, ....... İnşaatı ile ilgili kesin hesap, kesin hakediş ve kesin kabul tutanakları celp edilip kesin kabulün onay tarihine göre dava tarihi itibariyle 5 ve 10 yıllık sürelerin geçip geçmediği araştırılarak bu işle ilgili zamanaşımı definin değerlendirilmesi, zamanaşımı süresi geçmemiş ise bu işle ilgili de işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu somut olayda uygulama yeri bulunmayan BK'nın 66. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." denildiği, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Hukuk Genel Kurulu 2005/15-769 Esas , 2005/772 Karar sayılı kararının da "......yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 22. Hukuk Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 20.3.2003 gün ve 2002/591-2003/161 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 22.9.2003 gün ve 2003/3727-4146 sayılı ilamı ile, “Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara,bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. maddesi uyarınca, kesin hakediş raporunun düzenlenebilmesi için, kesin hesapların ve kesin kabul tutanağının idarece onaylanmasının gerekmesine; somut olayda kesin kabulün 10.6.1997 tarihinde yapılmış olması karşısında, bundan daha önce 10.1.1996 tarihinde düzenlenen kesin hesabın davacı tarafından onaylandığı 30.1.1996 tarihinin zamanaşımının başlangıcına esas alınmasına hukuken olanak bulunmamasına; 10.6.1997 kesin kabul tarihi itibariyle ise, eldeki davanın beş yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 24.8.2001 tarihinde açılmış olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır." şeklinde olduğu, Yargıtay kararları uyarınca mahkeme kararının hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 147/6. maddesine göre “Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.” 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. Somut olay incelendiğinde; taraflar arasında 08.12.2017 tarihli "Mihallıççık İlçesi Yunus Emre Tabiat Parkında Yaban Hayatı Eğitim Merkezi Yapım İşi" konusunda sözleşme imzalanmış olup mahkemece dava konusu sözleşme kapsamında davanın zaman aşımından reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesi uyarınca "Yüklenici tarafından imza edilen sözleşme, idari şartname ve teknik şartnamelerin" sözleşmenin eki olduğu, "Muayene, Kabul ve Ölçümler" başlıklı 16. maddesi uyarınca da taraflar arasında işin eksiksiz ve ayıpsız yapıldığına ve yükleniciye teslim edildiğine dair bir teslim tutanağı düzenleneceği, idare tarafından kesin kabul yapılmadığı müddetçe, taşeronun sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı, kesin kabul tarihine kadar idarece yapılan tespitlerin, cezaların, ihtarların, düzeltmelerin, ilgisine göre alt yükleniciye aynen yansıtılacağı ve bu işlerin yapılmasından ve kusursuz tesliminden alt yüklenicinin sorumlu olduğu düzenlemesinin getirildiği, bu kapsamda ana sözleşmenin dava konusu sözleşmenin eki olması ve davacı taşeronun dava dışı iş sahibi tarafından kesin kabul yapılmadığı müddetçe, sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı ve dosya kapsamında davacının işi yükleniciye teslim ettiğine dair bir belge olmadığı da dikkate alındığında kesin kabul tarihi itibari ile alacağın muaccel olacağı, davalı ile dava dışı iş sahibi arasında 09.04.2020 tarihinde kesin kabul tutanağı düzenlendiği, dosyadaki kesin kabul tutanağı incelendiğinde; mahkemece zaman aşımına esas alınan 31.12.2018 tarihinin geçici kabul itibar tarihi olduğu, kesin kabulün 09.04.2020 tarihinde düzenlendiği, bu tarih esas alındığında dava tarihi olan 04.04.2025 tarihi itibari ile 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/10/2025 tarih 2025/283 E-2025/712 K sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödenen istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 21.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır