Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2982 E. , 2024/4296 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/2982 Karar No : 2024/4296 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin, 4.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2982 E. , 2024/4296 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/2982 Karar No : 2024/4296 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin, 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin, 7. maddesinin dördüncü fıkrasının, 8. maddesinin üçüncü fıkrasının ve 12. maddesinin birinci fıkrasının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinde düzenlemenin kapsamının belirlendiği, 2. maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi ile Üst Kurula radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformları denetleme yetkisi verildiği, fakat bu platformların genellikle yapısal olarak küçük ve daha sınırlı bir kitleye hitap eden işletmeler olabildiği, bu durumun da idarenin bu yetkisini keyfi olarak kullanabilmesi ihtimalini artırdığı ve bu platformlar ile platformların izleyici kitlesinin ifade ve basın özgürlüklerine yönelik müdahaleleri daha olanaklı kıldığı, Yönetmeliğin 4. maddesinde yapılan tanımlardan "bireysel iletişim" ibaresinin "Kişiler arası görsel-işitsel etkileşim ve iletişimi sağlama yolu" şeklinde açıklandığı, bu tanımın açıklık ve kesinlikten yoksun olduğu, bireysel iletişimin net bir tanımını yapmadığı, bu durumun da idari otoritelerin keyfi ve yasalara aykırı bir tutum sergilemelerini kolaylaştırdığı, Yönetmeliğin 7. ve 8. maddelerinde yayın lisansı ve yayın iletim yetkisi başvurularının düzenlendiği, bu başvuruların neticesinin ise Üst Kurulun uygun bulmasına bağlandığı, internet ortamında radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti vermek isteyen platformların bu taleplerinin ve başvurularının Üst Kurul tarafından uygun bulunduğu takdirde kabul edilecek olmasının öngörülebilirlik şartını taşımadığı, söz konusu metne bakıldığında ne gibi durumların başvurunun reddi sonucu doğuracağının, idarenin uygun bulma kriterlerinin neler olduğunun açıkça düzenlenmediği, ifade özgürlüğüne getirilecek kısıtlamalara ilişkin olarak “uygun bulma” ibaresinin açıkça keyfiliğe sebebiyet vereceği, Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında internet ortamında yayın hizmeti verecek platformlar için zorunlu kılınan lisans prosedürünün ücretinin düzenlendiği, bu düzenlemelerin yapısı ve hedef kitlesi küçük olan platformların ifade özgürlüklerinin kullanımı üzerinde caydırıcı etki yarattığı, hatta birçoğunu tamamen engellediği, internet platformlarının birçoğunu kar amacı olmayan ve gazetecilik faaliyeti yapan internet sitelerinin oluşturduğu, dolayısıyla böyle bir mali yükümlülüğün karşılanamayacak yükseklikte ve ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikte olduğu, ifade özgürlüğüne yönelik olarak getirilen kısıtlamaların en temel koşulunun, kısıtlama ve yaptırıma bağlamanın kanunla öngörülmüş olması olduğu, bu koşul gereğince ifade özgürlüğüne yönelik herhangi bir müdahalenin kanuni bir dayanağının olması gerektiği, bu düzenlemenin aynı zamanda erişilebilirlik ve öngörülebilirlik kriterlerini de taşıması gerektiği, bu koşulların hukuk devleti ilkesinin de gerekleri olduğu, Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin, 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin, 7. maddesinin dördüncü fıkrasının, 8. maddesinin üçüncü fıkrasının ve 12. maddesinin birinci fıkrasının ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMALARI : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından; öncelikle, husumete ilişkin olarak, dava konusu Yönetmeliğin “Yürütme” başlıklı 24. maddesinin yedinci fıkrası gereği Kurumlarının yönetmelikle ilgili yetki, görev ve ilişkisinin sadece 19. maddesinin dördüncü fıkrası ve 22. maddesi ile sınırlandırıldığından dava konusu edilen 2. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin, 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin, 7. maddesinin dördüncü fıkrasının, 8. maddesinin üçüncü fıkrasının ve 12. maddesinin birinci fıkrasının hazırlanması ve uygulanması bakımından Kurumlarının görev ve yetkisi bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle Kurumun hasım mevkiinden çıkarılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu Yönetmelik hükümlerine ilişkin Kurumun görev ve yetkisi bulunmadığından esasa ilişkin herhangi bir açıklamalarının bulunmadığı, Menfaate ilişkin olarak, davacı tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dava açmak için aradığı “menfaat ihlali” şartının ne şekilde gerçekleştiğinin ortaya konulamadığı, dava konusu düzenlemeler ile davacı derneğin amaçlarının ve tüzüğünün doğrudan bir ilişkisi bulunmadığı, davacı derneğinin web sitesinde haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşu olduğu ve derneğin başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek verdiğinin ifade edildiği, bu kapsamda davanın menfaat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından; öncelikle, usule ilişkin olarak, dava konusu Yönetmelik ile davacı derneğin kişisel, güncel ve meşru menfaati ihlal edilmemiş olduğundan davanın dava açma ehliyeti yönünden reddi gerektiği, dernek tüzüğünün "Derneğin Amacı ve Bu Amacı Gerçekleştirmek için Dernekçe Sürdürülecek Çalışma Konuları ve Biçimleri ile Faaliyet Alanı" başlıklı birinci maddesinde deneğin amacının "Dernek yerli ve yabancı gazetecileri desteklemek, ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalara ilgili hukuki destek vermek ve savunuculuk yapmak, gazeteciliğe katkı sunmak ve bu konuda çalışmalar yapan ve yapacak olan kişi ve kuruluşlara destek vermek, bilim ve çevre gazeteciliği ilgili çalışmalar ile LGBTİ, mülteci çevre dahil insan hakları ile ilgili genel çalışmalar yapmak amacıyla kurulmuştur." cümlesinin yer aldığı, dernek amacından da görüleceği üzere derneğin dava açmada herhangi bir hukuki menfaatinin bulunmadığı, Esasa ilişkin olarak, Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi yönünden, düzenleme metninden de görüleceği üzere yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformların Yönetmelik kapsamı dışında kalacağının düzenlendiği, dolayısıyla davacı tarafından iddia edildiği üzere isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformların Yönetmelik kapsamında yer alacağı ve ifade özgürlüğünün keyfi olarak sınırlanabileceği iddiasının hukuken geçerli olmadığı, Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "bireysel iletişim" tanımının iddia edildiğinin aksine açık ve net olduğu, kavramın kişiler arası iletişim şeklini ifade ettiği, bir başka deyişle kamuoyuna herhangi bir arzın olmadığı iletişim şekli olarak tanımlandığı, dolayısıyla, davacının söz konusu iddasının yerinde olmadığı, Yönetmeliğin 7. maddesinin dördüncü fıkrasında ve 8. maddesinin üçüncü fıkrasında geçen "uygun bulma" ifadesi yönünden, madde metinlerinden de görüleceği üzere Üst Kurulun uygun bulma şartının 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca yapılan değerlendirme neticesinde gerçekleştirileceğinin açık olduğu, Üst Kurulun yetkisinin Kanun'da belirlenen sınırlamalar çerçevesinde kullanılacağı, dolayısıyla Üst Kurulca keyfi bir şekilde başvurunun reddi kararı verilmesinin mümkün olmadığı, başvuru yapan kuruluşların başvurularının Kanun ve Yönetmelik çerçevesinde değerlendirileceği, Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasının ile belirlenen lisans ücreti yönünden, 6112 sayılı Kanun'un "Mali kaynaklar ve bütçe" başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde Üst Kurulun gelirleri arasında medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan alınacak yayın lisansı ücretlerinin de yer aldığı, ikinci fıkrada yayın lisans sürelerinin 10 yıl olacağının düzenlendiği, madde kapsamında Üst Kurulca uydu ve kablolu ortamdan yayın lisansı bulunan kuruluşlardan yayın lisans ücreti, Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında yayın yapan kuruluşlardan ise frekans bedeli alındığı, bununla beraber Yönetmelik kapsamında lisans bedeli ödenmesinin mutlak olmadığı, Geçici 4. madde kapsamında yayın yapan ve kablolu ve uydu ortamından yayın yapan kuruluşlardan söz konusu yayınlarını eşzamanlı olarak internet ortamından da iletmek istemeleri durumunda lisans bedeli alınmayacağının ayrıca hüküm altına alındığı, dava dilekçesi ile "kar amacı olmayan gazetecilik sitelerinin" gelir dahi elde edemeyecek kadar küçük çaplı olduğundan bahisle öngörülen ücretleri ödeyemeyeceği iddiasının mesnetsiz olduğu, zira Yönetmeliğin düzenleme alanının gazetecilik siteleri değil internet ortamından yayın hizmeti sunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar olduğu, öte yandan, 6112 sayılı Kanun kapsamında medya hizmet sağlayıcı kuruluşların anonim şirket olmalarının arandığı, Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin üçüncü fıkrasında kuruluşların ödenmiş sermayelerinin maddede belirtilen miktarlardan az olamayacağının öngörüldüğü, ek olarak söz konusu Yönetmelik'te görsel-işitsel iletişim sektörüne girilmesinin belirli şartlara tabi tutulduğu, yayıncılık sektörüne girişte öngörülen izin sisteminin ifade özgürlüğü ile uyumlu olduğu, görsel-işitsel yayıncılık faaliyetinin -yazılı basından farklı olarak- izin sistemine tabi tutulmasının nedeninin söz konusu faaliyetin kamu hizmeti olarak görülmesi olduğu, bu denli önem atfedilen bir alana girişte belirli bazı şartların aranmasının gerek ulusal gerekse uluslararası hukuk metinleri ile düzenlendiği, dolayısıyla lisans ücreti şartı aranmasının da hukuka uygun olduğu, yayıncılık faaliyetini belli donanımlara uygun kuruluşların yapmasının haber alma hakkının temini açısından da önemli olduğu, bu şartın aranmasının 6112 sayılı Kanun'un amacı ile de uyumlu olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların internet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin 2/2-(b), 4/1-(a), 7/4, 8/3 ve 12/1 maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır. 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı 1. maddesinde; "(1) Bu Kanunun amacı; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi, ifade ve haber alma özgürlüğünün sağlanması, medya hizmet sağlayıcılarının idarî, malî ve teknik yapıları ve yükümlülükleri ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluşu, teşkilâtı, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir." Kapsam başlıklı 2/1. maddesinde; "(1) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altında, her türlü teknik, usul ve araçlarla ve her ne isim altında olursa olsun elektromanyetik dalgalar veya diğer yollarla yapılan radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleriyle ilgili hususları kapsar. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altındaki medya hizmet sağlayıcılar, ikinci fıkra gereğince Türkiye’de yerleşik kabul edilenler ile üçüncü ve dördüncü fıkra hükümlerine tabi olanlardır." hükümleri , 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde; "(1) Bu Kanunun amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.", Kapsam başlıklı 2/1. maddesinde; " (1) Elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi ve elektronik haberleşme alt yapı ve şebekesinin tesisi ve işletilmesi ile her türlü elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerinin imali, ithali, satışı, kurulması, işletilmesi, frekans dahil kıt kaynakların planlaması ve tahsisi ile bu konulara ilişkin düzenleme, yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma faaliyetlerinin yürütülmesi bu Kanuna tabidir." hükümleri yer almaktadır. 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik'in; 1. maddesinde; Bu Yönetmeliğin amacının; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin internet ortamından sunumuna, iletimine, medya hizmet sağlayıcılara yayın lisansı, platform işletmecilerine de yayın iletim yetkisi verilmesine ve söz konusu yayınların denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu vurgulanmış, Kapsam başlıklı 2. maddesinde; " (1) Bu Yönetmelik, radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin internet ortamından sunumu ile bu yayın hizmetlerini internet ortamından sunan özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşları ve bu yayın hizmetlerinin iletimini sağlayan platform işletmecilerini kapsar. (2) Kurumun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla; a) Bireysel iletişim hizmetleri, bu Yönetmeliğin kapsamında değerlendirilmez. b) Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar ile, c) Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerine yalnızca yer sağlayan gerçek ve tüzel kişiler, bu Yönetmeliğin uygulanmasında platform işletmecisi sayılmaz." kuralı, Dayanak başlıklı 3. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik; 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun 19 uncu, 27 nci, 29 uncu, 29/A nıncı, 32 nci, 33 üncü, 37 nci, 42 nci ve 44 üncü maddeleri ile 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 8/A nıncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır." kuralları yer almaktadır. İptali talebinde bulunulan 2/2-b maddesinde; Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar'ın, bu yönetmeliğin uygulanmasında Platform işletmecisi sayılmayacağı belirtilerek, Yönetmeliğin kapsamı dışında tutulmuştur. Davacı burada belirtilen Platformlar hakkında herhangi bir tanımlama yapılmadığı ve kriter getirilmediğinden bahisle idari birimlerin keyfi uygulamalarına yol açacağı, aynı zamanda bu madde hükmü ile sözkonusu Platformların RTÜK tarafından denetimine imkan sağlanılmasının ifade ve basın özgürlüklerine müdahale sonucunu doğurabileceği iddiasını ileri sürmekte ise de; 6112 Sayılı Yasanın 3. maddesinin 1/p bendinde; "Platform işletmecisi: Çok sayıda yayın hizmetini bir veya birden fazla sinyal hâline getirerek uydu, kablo ve benzeri ortamlardan şifreli ve/veya şifresiz olarak izleyicinin doğrudan alacağı şekilde iletimini sağlayan kuruluşu," ifade ettiği, Yönetmeliğin 4/m. maddesinde de; " İnternet yayın platform işletmecisi: Çok sayıda radyo, televizyon ve/veya isteğe bağlı yayın hizmetini internet ortamından kendilerine ait bir URL adresi ve/veya mobil uygulamalar vasıtasıyla iletimini sağlayarak, doğrudan ve/veya koşullu erişim yoluyla tümleşik televizyon alıcısı, bilgisayar, akıllı telefon, tablet veya benzeri cihazlarla alınabilecek şekilde kullanıcıların hizmetine sunan kuruluşu," ifade ettiği dikkate alındığında; iptali istenilen 2/2-b hükmünde de, Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar' ifadesinden, açık ve net olarak; salt yayın hizmeti iletmeyen ve yayın hizmetinden farklı görsel, işitsel içerik ileten kuruluşların özgülenmiş platform olarak kabul edilmeyeceğinin kast edildiği anlaşıldığından davacı iddiaları yerinde bulunmamıştır. Yönetmeliğin 4/a maddesinde; "Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; a) Bireysel iletişim: Kişiler arası görsel-işitsel etkileşim ve iletişimi sağlama yolunu," tanımı yer almakta olup burada ifade edilenin; herhangi bir yayın hizmeti olarak kamuya arz edilmemiş, bir medya hizmet sağlayıcı kuruluşu tarafından sunulmayan ve bireyler arası iletişim türleri olduğu anlaşıldığından, davacının iddia ettiği gibi bireysel iletişim tanımının net olmadığı iddiasına katılmak mümkün görülmemiştir. Yönetmeliğin 7/4 maddesinde; "(4) Bu Yönetmelikte aranan şartların sağlanması ve istenilen bilgi ve belgelerin Üst Kurula ibrazı halinde, internet ortamından yayın lisansı başvuruları Üst Kurul tarafından 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca değerlendirilir ve uygun bulunanlara internet ortamından yayın lisansı verilir." kuralı, Yönetmeliğin 8/3 maddesinde de; "(3) Bu Yönetmelikte aranan şartların sağlanması ve istenilen bilgi ve belgelerin Üst Kurula ibrazı halinde, internet ortamından yayın iletim yetkisi başvurusu Üst Kurul tarafından 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca değerlendirilir ve uygun bulunanlara internet ortamından yayın iletim yetkisi verilir." kuralı yer almakta olup davacı bu madde hükümleri ile Üst Kurula verilen değerlendirme yetkisinin kapsam ve sınırlarının çizilmemiş olmasının idarenin keyfi uygulamalarına imkan sağlayacağı iddiası ile Hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağını ileri sürmekte ise de; her iki madde hükmünde açık ve net olarak Yönetmelik ile aranan şartların sağlanması ve istenilen bilgi ve belgelerin ibrazı halinde 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde Üst Kurul tarafından değerlendirme yapılarak lisans verilebileceği belirtilmiş ve değerlendirme yetkisinin sınırları 6112 sayılı Yasa ile belirlenmiş olduğundan, davacı iddialarına itibar edilmemiştir. Yönetmeliğin Yayın Lisans ve Yayın İletim Yetkilendirme Ücreti, Lisans Süresi, Yenilenmesi ve Değerlendirme bölümünde yer alan, "İnternet ortamından yayın lisans ücreti ve mali yükümlülükler" başlıklı 12/1 maddesinde; "1) İNTERNET-RD yayın lisansı ücreti 10.000,00 Türk lirası; İNTERNET-TV yayın lisansı ücreti 100.000,00 Türk lirası; İNTERNET-İBYH yayın lisansı ücreti 100.000,00 Türk lirasıdır." yolundaki düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, kar amacı olmayan, gelir elde etmeyen küçük çaplı internet platformlarının ifade özgürlüklerini kısıtlayıcı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. 6112 Sayılı Yasanın, Mali Kaynaklar ve Bütçe başlıklı 41. maddesinde, Üst Kurulun gelirleri arasında, Medya hizmet sağlyıcı kuruluşlardan alınacak yayın lisansı ücretlerinin de sayıldığı, aynı Kanun 27. maddesinde; " (1) Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, kablo, uydu, karasal ve benzeri ortamlardan yayın yapabilmeleri için her bir yayın tekniği ve ortamına ilişkin Üst Kuruldan ayrı ayrı lisans almak zorundadır. Lisansın hangi yayın tekniği ve ortamına ilişkin verildiği lisans belgesinde açıkça belirtilir. Farklı yayın teknikleri ve ortamlarından aynı anda yayın yapmak isteyen kuruluşlar, her yayın tekniği ve ortamı için ayrı lisans almak ve eş zamanlı yayın yapmak zorundadır. 2) Yayın lisans süresi on yıldır. Lisans süresi sonunda boşalan karasal yayın kapasitesi Üst Kurulca yeniden ihale edilir..." hükmü bulunmaktadır. Radyo, televizyon, sinema vb. yayın hizmetlerinin kamu hizmeti yönünün varlığı nedeniyle izin sistemine tabi tutulması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Anayasa hükümlerine aykırı olmadığı, bu izin sistemi ile de bazı koşulların aranmasının doğal olduğu ve belli bir ücrete tabi olacağı da kuşkusuzdur. Bu nedenle davacının bu iddialarına da itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemi ile açılan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, üye ...'ın davacı ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin somut, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisi bulunmadığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1 (b) maddesi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin ayrışık oyuna karşılık, oyçokluğuyla esasın incelenmesine geçilerek gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı dernek tarafından 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin, 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin, 7. maddesinin dördüncü fıkrasının, 8. maddesinin üçüncü fıkrasının ve 12. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları geçerli bulunmamıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Platform işletmecileri ve yayın hizmeti iletimi yapan altyapı işletmecileri" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından elektronik haberleşme hizmetlerini sunmak üzere yetkilendirilen platform işletmecileri ve yayın hizmeti iletimi yapan altyapı işletmecileri; yayın hizmetleri yönünden bu Kanun hükümlerine tabidir. Yayın hizmetlerinin iletimi faaliyetlerine ilişkin uyulması gereken idarî, malî ve teknik şartlar Üst Kurulca belirlenir ve şartları yerine getiren kuruluşlara yayın iletim yetkisi verilir. Platform işletmecileri medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara tarafsızlık ve hakkâniyet ölçülerinde, makul ve ayrımcılık içermeyecek koşullarda hizmet vermek zorundadır. Platform işletmecilerinin medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan alacağı hizmet bedelleri Üst Kurulun onayı ile belirlenir. (2) Platform ve yayın hizmeti iletimi yapan altyapı işletmecileri, iletimini yapacakları yayın hizmetlerini Üst Kurula bildirmek zorundadır. (3) Platform ve altyapı işletmecileri, Üst Kuruldan yayın lisansı almayan veya yayın lisansı iptal edilen medya hizmet sağlayıcılar ile Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu uluslararası andlaşmalar ve bu Kanun hükümlerine aykırı yayın yaptığı Üst Kurulca tespit edilen bir başka ülkenin yargı yetkisi altındaki medya hizmet sağlayıcılarının yayın hizmetlerinin iletimini, Üst Kurul kararının tebliğini müteakiben durdurur. Tebliğe rağmen yayın hizmetlerinin iletimini durdurmayan işletmecinin yayın iletim yetkisi iptal edilir ve bu durum Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilir."; "Yayın hizmetlerinin internet ortamından sunumu" başlıklı 29/A maddesinde, "(1) Üst Kuruldan geçici yayın hakkı ve/veya yayın lisansı bulunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, bu hak ve lisansları ile yayınlarını bu Kanun ve 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak internet ortamından da sunabilirler. Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini sadece internet ortamından sunmak isteyen medya hizmet sağlayıcılar Üst Kuruldan yayın lisansı, bu yayınları internet ortamından iletmek isteyen platform işletmecileri de Üst Kuruldan yayın iletim yetkisi almak zorundadır. (2) Üst Kuruldan geçici yayın hakkı ve/veya yayın lisansı bulunmayan ya da bu hak ve/veya lisansı iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin yayın hizmetlerinin internet ortamından iletildiğinin Üst Kurulca tespiti halinde Üst Kurulun talebi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından internet ortamındaki söz konusu yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu karar, gereği yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilir. Sulh ceza hâkimi, Üst Kurulun talebini en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Bu madde uyarınca verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı hakkında 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları uygulanır.” (3) İçerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu Üst Kurulun görev alanına ilişkin uluslararası andlaşmalar ve bu Kanun hükümlerine aykırı yayın yaptığı Üst Kurulca tespit edilen bir başka ülkenin yargı yetkisi altındaki medya hizmet sağlayıcılarının veya platform işletmecilerinin yayın hizmetlerinin internet ortamından iletimi ile internet ortamından Türkçe olarak Türkiye’ye yönelik yayın yapan veya yayın dili Türkçe olmamakla birlikte Türkiye’ye yönelik ticari iletişim yayınlarına yer veren yayın kuruluşlarının yayın hizmetleri hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır. Bu kuruluşların internet ortamındaki yayınlarına devam edebilmeleri için Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altındaki diğer kuruluşlar gibi Üst Kuruldan yayın lisansı, bu kapsamdaki platform işletmecilerinin de yayın iletim yetkisi alması zorunludur. (4) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, bireysel iletişim bu madde kapsamında değerlendirilmez ve radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar ile radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerine yalnızca yer sağlayan gerçek ve tüzel kişiler bu maddenin uygulanmasında platform işletmecisi sayılmaz. (5) İnternet ortamından radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin sunumuna, bu hizmetlerin iletimine, internet ortamından medya hizmet sağlayıcılara yayın lisansı, platform işletmecilerine de yayın iletim yetkisi verilmesine, söz konusu yayınların denetlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Üst Kurul ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralı yer almaktadır. 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin internet ortamından sunumu ile bu yayın hizmetlerini internet ortamından sunan özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşları ve bu yayın hizmetlerinin iletimini sağlayan platform işletmecilerini kapsar. (2) Kurumun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla; a) Bireysel iletişim hizmetleri, bu Yönetmeliğin kapsamında değerlendirilmez. b) Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar ile, c) Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerine yalnızca yer sağlayan gerçek ve tüzel kişiler, bu Yönetmeliğin uygulanmasında platform işletmecisi sayılmaz."; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; a) Bireysel iletişim: Kişiler arası görsel-işitsel etkileşim ve iletişimi sağlama yolunu, ... ifade eder.", "İnternet ortamından yayın lisansı başvurusu" başlıklı 7. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Bu Yönetmelikte aranan şartların sağlanması ve istenilen bilgi ve belgelerin Üst Kurula ibrazı halinde, internet ortamından yayın lisansı başvuruları Üst Kurul tarafından 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca değerlendirilir ve uygun bulunanlara internet ortamından yayın lisansı verilir."; "İnternet ortamından yayın iletim yetkisi başvurusu" başlıklı 8. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bu Yönetmelikte aranan şartların sağlanması ve istenilen bilgi ve belgelerin Üst Kurula ibrazı halinde, internet ortamından yayın iletim yetkisi başvurusu Üst Kurul tarafından 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca değerlendirilir ve uygun bulunanlara internet ortamından yayın iletim yetkisi verilir."; "İnternet ortamından yayın lisans ücreti ve mali yükümlülükler" başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında, "İNTERNET-RD yayın lisansı ücreti 10.000,00 Türk lirası; İNTERNET-TV yayın lisansı ücreti 100.000,00 Türk lirası; İNTERNET-İBYH yayın lisansı ücreti 100.000,00 Türk lirasıdır" kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdarelerin genel olarak düzenleyici işlem yapabilme yetkisi, Anayasa'nın 124. maddesine dayanan anayasal bir yetki olup, mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla idareler tarafından düzenleyici işlemler yapılabileceği kuşkusuzdur. Düzenleyici ve denetleyici kurumlar ise, ilgili bulundukları sektörde düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlardaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir. Kamu hizmetlerinin değişen koşullara uyarlanması ve geliştirilmesi ihtiyacı, idarelere, kamu hizmetinin sunumuna ilişkin düzenleyici işlemlerin değiştirilebilmesi ya da yürürlükten kaldırılabilmesi imkanını tanımakta olup, diğer idareler ile karşılaştırıldığında, bağımsız idari otoritelerin düzenleme yapma ve mevcut düzenlemelerde değişiklik yapma yetkisinin, düzenlemeye tabi sektörün dinamik ve teknik yapısı gereği daha kapsamlı olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu kapsamda Üst Kurulca 6112 sayılı Kanun’un 19, 27, 29, 29/A, 32, 33, 37. 42 ve 44. maddeleri ile 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesine dayanılarak Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe yürürlüğe konulmuş, davacı dernek tarafından söz konusu Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin, 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin, 7. maddesinin dördüncü fıkrasının, 8. maddesinin üçüncü fıkrasının ve 12. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle işbu dava açılmıştır. Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemi yönünden; Davacı tarafından söz konusu Yönetmeliğin kapsamının belirlendiği 2. maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi ile Üst Kurula radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformları denetleme yetkisi verildiği iddia edilmiş ise de madde metni incelendiğinde birinci fıkrada Yönetmelik kapsamının belirlendiği ikinci fıkra ile "bu Yönetmeliğin uygulanmasında platform işletmecisi sayılmayan"ların düzenlendiği ve bu kapsamda davacının da murad ettiği şekilde (b) bendi ile "Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar"ın Yönetmelik kapsamı dışında bırakılmış olduğu, İptali istenen hükmün 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinin dördüncü fıkrasında "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, bireysel iletişim bu madde kapsamında değerlendirilmez ve radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar ile radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerine yalnızca yer sağlayan gerçek ve tüzel kişiler bu maddenin uygulanmasında platform işletmecisi sayılmaz." şeklinde yer alan kanun hükmü ile uyumlu olduğu görüldüğünden söz konusu maddede hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin iptali istemi yönünden; Davacı tarafından Yönetmeliğin 4. maddesinin (a) bendinde "Kişiler arası görsel-işitsel etkileşim ve iletişimi sağlama yolu" şeklinde yer verilen "bireysel iletişim" tanımının açıklık ve kesinlikten yoksun olduğu, net olmadığı dolayısıyla da keyfi yorumlamalara neden olabileceği iddia edilmiş ise de kavramın kişiler arası iletişim şeklini ifade ettiği, 6112 sayılı Kanun ilgili mevzuatın konusunun ve muhatabının medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar ve bu kuruluşların sunduğu yayın hizmeti olduğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığından kamuoyuna herhangi bir arzın olmadığı iletişim şekli olarak belirlenen kavramın tanımının açık ve net olduğu, dolayısıyla söz konusu maddede hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin 7. maddesinin dördüncü fıkrası ile 8. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemi yönünden; Yönetmeliğin 7. maddesi ile "İnternet ortamından yayın lisansı başvurusu", 8. maddesi ile ise "İnternet ortamından yayın iletim yetkisi başvurusu"nun düzenlendiği, davacı tarafından iptali istenen aynı içerikli fıkralar ile Yönetmelikte aranan şartların sağlanması ve istenilen bilgi ve belgelerin Üst Kurula ibrazı halinde, başvuruların Üst Kurul tarafından 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca değerlendirilerek uygun bulunanlara lisans veya yetki verileceğinin öngörüldüğü, Davacı tarafından başvuruların Üst Kurul tarafından uygun bulunduğu takdirde kabul edilecek olmasının Kanun'un öngörülebilirlik şartını taşımadığı, idarenin uygun bulma kriterlerinin neler olduğunun açık olmadığı iddia edilmiş ise de madde metninde de ifade edildiği üzere Üst Kurulun uygun bulma şartının başvuruların 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygunluğuna bağlandığı, Üst Kurulun yetkisinin Kanun'da belirlenen sınırlamalara tabi olduğu, başvurularının Kanun ve Yönetmelik çerçevesinde değerlendirilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu, dolayısıyla Üst Kurulca keyfi bir şekilde başvurunun reddi kararı verilmesinin mümkün olmadığı, nitekim madde metninde lisans başvuru şartlarının ayrıntılı olarak düzenlendiği açık olduğundan söz konusu hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasının iptali iptali istemi yönünden; Davacı tarafından internet ortamından yayın hizmeti vereceklerin ödemesi gereken lisans ücret tutarlarını düzenleyen maddede öngörülen mali yükümlülüğün yapısı ve hedef kitlesi küçük olan platformlar açısından karşılanamayacak yükseklikte ve ifade özgürlüğüne aykırı olduğu ileri sürülmüşse de 6112 sayılı Kanun'un "Mali kaynaklar ve bütçe" başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde Üst Kurulun gelirleri arasında medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan alınacak yayın lisansı ücretlerinin de yer aldığı, Kanun'un "Görev ve yetkiler" başlıklı 37. maddesinin (d) bendinde "Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti sağlayıcı kuruluşlardan alınacak yayın lisans ücretleri, karasal ortamdan sunulacak yayın hizmetleri için yıllık televizyon kanal, multipleks kapasitesi ve radyo frekansı kullanım ücretleri ile platform, multipleks, altyapı işletmecileri ve verici tesis ve işletim şirketinden alınacak yayın iletim yetkilendirme ücretini belirleme"nin de Üst Kurulun görev ve yetkileri arasında sayıldığı, "Gelirlerin tahsili" başlıklı 42. maddesi ile Yönetmeliğin 12. maddesinde bu bedellerin taksitle tahsil edileceğinin öngörüldüğü, Yönetmeliğin düzenleme alanının internet ortamından yayın hizmeti sunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar olduğu ve 6112 sayılı Kanun kapsamında medya hizmet sağlayıcı kuruluşların anonim şirket olmalarının arandığı, Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin üçüncü fıkrasında kuruluşların ödenmiş sermayelerinin maddede belirtilen miktarlardan az olamayacağının öngörüldüğü, radyo, televizyon, sinema vb. yayın hizmetlerinin kamu hizmeti olarak kabul edilmesi nedeniyle izin sistemine tabi tutulmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Anayasa hükümlerine aykırı olmadığı, bu izin sistemi ile de bazı koşulların aranmasının doğal olduğu ve belli bir ücrete tabi olacağı hususları bir arada değerlendirildiğinde söz konusu maddede de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/10/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.