11. Hukuk Dairesi 2009/12827 E. , 2011/6182 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.07.2007 tarih ve 2007/113 - 2007/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2009/12827 E. , 2011/6182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.07.2007 tarih ve 2007/113 - 2007/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin üç ortağından biri olan davalının %10 payını diğer ortaklara devir etme konusunda sözleşme imzalandığını, 04.08.2006 tarihli bu sözleşme uyarınca davalının üçüncü kişilere olan borçlarının sözleşme bedeli olarak ödenmiş olmasına rağmen davalının hisse devir taahhüdünü yerine getirmediğini, resmi sözleşme tanzimine yanaşmadığını, bu durumun da ortaklar arasında güveni zedelediğini, davalı ile birlikte şirketin devam imkanının kalmadığını, şirket işleyişini aksattığını, bir başka borcu nedeniyle şirketteki davalı haklarına da haciz konulmuş olduğunu ileri sürerek, davalını şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, 04.08.2006 tarihli sözleşmeyi baskı altında imzalamak zorunda kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı iki şirket ortağı ile davalı arasında imzalanan 04.08.2006 tarihli sözleşmenin hisse devir taahhüdü içerdiği ancak resmi şekilde tanzim olunmadığı, imzaların noter tarafından tasdik olunmadığından TTK'nun 520/5. maddesi uyarınca geçerli olmadığı, bu sözleşmenin hukuken bir anlam ifade etmediği, sözleşme geçerli kabul edilse dahi bu sözleşmenin tarafı olmayan davacı şirketin sözleşmeye istinaden işbu davayı açma hakkının bulunmadığı, bu yöndeki bir talebin ancak diğer ortaklarca ileri sürülebileceği, sözleşmeye aykırılığın ve haciz bildiriminde bulunulmasının ortaklar arasında güven ilişkisini çekilmez hale getiren neden olarak görülemeyeceği, davalının şirket ortaklığından çıkartılmasını gerektirir somut delillerin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirket ortaklığından çıkartılma istemine ilişkindir. TTK’nun 551/3. maddesi uyarınca haklı neden bulunması durumunda bir ortağın şirketten çıkartılmasının istenmesi mümkündür. Davacı şirket dava dilekçesinde haklı neden olarak davalının diğer ortaklar ile imzaladığı sözleşmeye riayet etmemesine dayanmıştır. Bahse konu 04.08.2006 tarihli sözleşmenin içeriğine ve dosya kapsamına göre davalının şirketteki hissesinin devir bedeli olarak belirlenen 48.000,00 TL tutarındaki şahsi borçlarının diğer ortaklar tarafından ödenmesi karşılığında hisse devri taahhüdünde bulunduğu, buna istinaden de bu miktarda paranın diğer ortaklarca üçüncü kişilere ödenmiş olmasına rağmen davalının kendisine düşen devir yükümlüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki 04.08.2006 tarihli sözleşme TTK’nun 520. maddesi anlamında geçerli bir devir sözleşmesi olmasa dahi, sözleşme gereğince ödemede bulunan ve şirketin davalı dışında kalan %90 hissesine sahip diğer ortaklar nezdinde taraflar arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığının ve bu durumun davalının şirketten çıkartılmasını istemeye haklı neden teşkil ettiğinin kabulü gerektiğinden davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.