T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/578 - Karar No:2025/1066 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/578 KARAR NO : 2025/1066 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2023 NUMARASI : 2018/169 E-2023/112 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/578 - Karar No:2025/1066 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/578 KARAR NO : 2025/1066 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2023 NUMARASI : 2018/169 E-2023/112 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl ve birleşen davalarda mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili özetle; taraflar arasında 01.05.2015 tarihli ve ... parselde yapılan inşaat ile 13.05.2015 tarihli ... parselde yapılan inşaat ile ilgili sözleşme imzalandığı, 01.05.2015 tarihli ve ... parselde imzalanan sözleşmede KDV’nin hatalı hesaplandığı, her iki sözleşmede de sözleşme dışı işler yapıldığı, bunların bu davanın konusu olmadığı, toplam 8.146.769,00 TL’lik imalat yaptıkları, davacının sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının takibe konu sözleşme bedellerini ödemediğini, ödenmesi için takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini bunun üzerine takibin durduğunu, itirazların haksız olduğunu bildirerek davalının Kayseri 7. İcra Müdürlüğü’nün 2018/2559 sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiği, taraflar arasında yapılan inşaat sözleşmeleri hükümlerine uygun olarak davacının edimlerini yerine getirmediğini, eksik ve gecikmeli imalatlar yaptığını, taraflar arasındaki sözleşmelere göre iş bedelinin %50'sinin daire karşılığı, %50'sinin ise nakit olarak yapılmasının gerektiğini, davalının daire karşılığı ve nakit ödemelerinin tamamını yaptığını, davacının toplamda davalıya 8.146,769,00 TL tutarında fatura kestiğini, davalının bu miktarı davalıya ödediğini, fazla alacağı olsaydı bu bedel için de fatura kesmesi gerektiğini, davacının ihtar gönderdiğini ve tespit yaptırdığını, ihtar ve tespitin konusunun hatalı KDV ile sözleşme dışı işler olduğu ve bundan başka alacağı olmadığını bildirdiği, daha fazla alacağı olsaydı az olan alacak yerine daha fazla olana alacak için ihtar ve tespitte öncelikle bu hususu dile getirmesi gerektiğini, takibin kötü niyetli olarak başlatıldığını belirterek davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/569 Esas sayılı dosyasında davacı vekili özetle; taraflar arasında 03.03.2017 tarihli ... parselde yapılacak işlerin anahtar teslimi yapılmasının içerir taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca yapılan imalatların sıralı işlerine uygun pursantaj oranlarında ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, yapılan işlerin hakedişe girdiği ayı takip eden ayın bitiminden itibaren 3 iş günü sonunda %2 bloke edildikten sonra %50 daire kesintisi yapılarak kalan %48 bedelin ödenmesi gerektiği, davacının sözleşmeye uygun olarak inşaat işlerini yaptığı ancak hak ediş ücretlerini alamadığını, davacının sözleşme dışı işler de yaptığını, buna yönelik Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/58 D.İş sayılı dosyasının bulunduğunu, davaya konu ... parsel sayılı inşaattaki işler ile ilgili olarak da davacının alacağını alamadığını, ... parselde de inşaatı yaptığını fakat onların da bedellerini alamadığını, davaların devam ettiğini, davalıya önceki işler ve dava konusu iş için ihtar gönderildiği, borcun inkar edildiği, dairelerin de kendilerine devredilmediği, dava konusu taşınmaz olan ... parsel ile ilgili yapılan işlerin tespiti amacıyla Kayseri 4.Suth Hukuk Mahkemesinin 2018/11 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığı, yapılan toplam iş bedelinin 1.598.947,39 TL tespit edildiği, ... parselle ilgili davalının beton şirketinden almış olduğu 273.4423,11 TL beton borcu ve 307.540,40 TL çek, senet ve nakit olarak alınan bedeller düşülerek 1.017.983,88 TL bedel üzerinden Kayseri 6.İcra Müdürlüğünün 2018/5559 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazların haksız olduğunu bildirerek davalının itirazının iptali ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/569 Esas sayılı dosyasında davalı vekili özetle; söz konusu işin tüm imalat ve proje masrafları dâhil anahtar teslim KDV dâhil 3.800.000,00 TL’ye davacı tarafından yapılacağının taraflarca imzalanan sözleşmede kararlaştırıldığı, sözleşme bitim tarihi yaklaşmasına rağmen inşaatta sadece 5 kat karkas kaba inşaatın yapılıp başkaca bir imalat yapılmadığı, işin hızlandırması yönündeki talimatlara uymayan davacının şirket müvekkilden daha fazla ödeme talebinde bulunduğu, talebi kabul edilmeyince işi bıraktığı, inşaatın anahtar teslim şekilde yapılacağı, bu nedenle tespit raporundaki hesaplamaların hatalı olduğu, davacının yaptığı inşaat karşılığında hak edişlerini imza karşılığında daire ve nakit para olarak aldığı belirtilerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/592 Esas sayılı dava dosyasında davacılar vekili özetle; ... ve ... İzolasyon ile davalı ... İnşaat arasında ... (daha sonra 3 nolu parselde birleştirildi) parselde bulunan inşaatın yapımı işi için 3.800,069,00 TL bedelle anlaşma yapıldığı, yapılan iş bedelinin yarısına daire verilecek, kalan yarısı da müteahhit tarafından nakit olarak ödeneceğinin hüküm altına alındığı, mahal listesi ve teklif mektubunda taraflarca anlaşılan işlerin yapıldığı , daha somda sözleşmeyle anlaşılan işler dışında ilave olarak dükkan (fırın) ve 9 katın duvarı ile inşaatın çatı, baca ve oluklarının yapıldığı, yine aynı şekilde .... ... parselde inşaat yapılması için 4.269.911,00 TL bedelli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin taraflar arasında ... Konut Yapı Kooperatifinin yüklenicisi olarak akdedildiği, ancak daha sonra davalının burayı kooperatif olarak değil yap-sat modeline çevirdiği, bunun üzerine mahal listesi ve teklif mektubunda belirtilen bazı iş kalemlerinde değişikliklerin yapılmasını ve bu değişikliklerden dolayı artan maliyet bedelinin ödeneceğinin söylendiği, ancak sözleşme dışı ve sözleşmede belirtilenlerden farklı olarak yapılan işlerin bedelinin ödenmediği, Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/58 D.İş sayılı dosyası ile ilave işlerin bedelinin tespit ettirildiğini, Kayseri 6. İcra Dairesi'nin 2018/9265 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazların haksız olduğunu bildirerek itirazın iptali ve takip konusu üzerinden %20’den az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/592 Esas sayılı dava dosyasında davalı vekili özetle; davaya konu sözleşmenin ... ile ... Grup Beton Yapı Elem. San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalandığını, davacılardan şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ... parsel sayılı taşınmazda ilave bir imalatın olmadığını, sadece işçiliğin davacı tarafça yapıldığını, malzemelerin davalı tarafça temin edildiğini, ... parsel sayılı inşaatın imalatlarındaki eksiklikler sebebiyle kesin kabulünün halen yapılamadığını, ...'a davalı şirketin bir borcu olmadığını, bu hususta ibraname de düzenlendiğini bildirerek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/200 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili özetle; ... İnşaat İzolasyon ile davalı ... Grup İnş arasında 03.03.2017 tarihli bir taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusunun ... ... parsel sayılı taşınmazda inşaat imalatlarının yapılarak, anahtar teslimi şeklinde verilmesi olarak belirlendiğini, dava konusu olmayan ... Parsel ve ... Parseldeki inşaatları tamamlayan ... İzolasyon isimli firmanın, davalı tarafından ödeme taahhütlerine güvenerek iyi niyetli olarak ... ... Parsel sayılı taşınmazda inşaat işine başladığını, müvekkili firmanın inşaata devam ederken mali sıkıntı içine girdiğini, ödemelerini yapamadığını, haklı olarak işe devam edemediğini fakat davacı ...’a ait olan ve davacılar tarafından kullanılan kalıp takımlarının inşaat alanında kaldığını, davalının 3. kişi ile sözleşme imzaladığı, malzemelerin iade edilmesinin talep edilmesine rağmen iade edilmediğini, bu malzemelerin 3. kişi tarafından kullanıldığını, davalının kötü niyetli haksız zilyet olduğunu belirterek faturalarda belirtilen malların tedbiren davacılara verilmesine, aksi halde resen seçilecek yediemine teslimine, faturaya konu mallardan ...’a ait olan malların ...’a teslimine, mümkün olmazsa fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartı ile 50.000,00 TL’nin tahsiline, faturaya konu mallardan ... İzolasyon firmasına ait olan malların ... İzolasyona teslimine, mümkün olmazsa fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartı ile 50.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/200 Esas sayılı dava dosyasında davalı vekili özetle; davacının eksik harç yatırdığını, davanın süresinde açılmadığını, müvekkili ile davalı ... İnşaat şirketi arasında 01.05.2015 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre ... parseldeki inşaatın yapılacağını, tüm malzemelerin kendilerine ait olduğu, daha önce de ... parselde de kullanılan kendilerine ait malzemelerin dava konusu parsele getirilerek kullanılmaya başlandığını, davacının iddia ettiği malzemelerin tamamının dava konusu inşaatta kullanılmasının ve söz konusu inşaat için faturalarda gösterilen miktarda malzeme kullanılmasının mümkün olmadığını belirterek davacıların sadece fatura göstererek satın aldıkları bütün malzemeleri inşaat kullandıklarını iddia etmelerinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların öncelikle bu malzemeleri ... parsele getirip teslim ettiklerini ve kullandıklarını ispatlamalarının şart olduğunu, davacının maddi sıkıntıların dolayı davanın açılma amacının haksız menfaat edilme olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/460 Esas sayılı dosyasında davacı vekili özetle; taraflar arasında ... nolu parsel, ... nolu parsel ve ... nolu parselde yapılacak üç adet inşaatın yapımı için alt taşeronluk sözleşmeleri imzalandığı, ... nolu parsele yapılacak inşaatın götürü bedel KDV dahil 3.800.000,00 TL, ... nolu parsele yapılacak inşaatın götürü bedel KDV dahil 4.346.769,00 TL, ... nolu parsele yapılacak inşaatın ise yine götürü bedel KDV dahil 3.800.000,00 TL bedelle sözleşmede belirtilen süre içinde, anahtar teslim şekilde davalılar tarafından yapılıp teslim edilmesinin imza altına aşındığı, her üç sözleşmenin 14. maddesinde; "Sözleşmeyi tek taraflı fesheden ya da eylem ve işlemleri ile Fesih benzeri tutum ve davranış sergileyen ya da sözleşmenin kapsamına uygun davranmayan, uygun iş/ imalat yapmayan taşeron, müteahhidin Bu yüzden uğradığı menfi ve müspet zararları Tazmin etmek zorundadır. Ayrıca sözleşme konusu işin muhammen Bedeli kadar cezai şartı hiç bir ihtara gerek kalmadan uygulanacaktır" düzenlemesinin bulunduğu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/169 Esas sayılı dosyasından alınan 27.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda davalıların ... nolu parselde eksik imalat yaptıklarının tespit edildiği, ... nolu parseldeki inşaatın davalılar tarafından yarım bırakıldığı, kesin teslimat yapılmadığı, bu binadaki eksikliklerin davacı tarafından tamamlandığı, ... nolu parseldeki inşaatın ise yine davalılar tarafından müvekkiline gönderilen Kayseri 8. Noterliğinin 27683 yevmiye nolu, 08.12.2017 tarihli ihtarı ile yarım bırakılarak terk edildiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin açık olduğu, bu açık hükümlere rağmen davalıların, inşaatlarda eksik imalatlar yaparak ve inşaatı yarım bırakarak 14. maddeye aykırı davrandıkları, bu sebeple sözleşmelerin 14. maddesinde belirlenen "sözleşme konusu işin muhammen Bedeli kadar cezai şartın" şimdilik 3.000,00 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/460 Esas sayılı dava dosyasında davalılar vekili özetle; asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacısının, asıl davanın geldiği aşama ve dava seyri göz önüne alınırsa asıl dosya yargılamasının uzaması ve müvekkilinin alacağına kavuşamaması için birleşen davayı açtığını, birleşen dosya davacısının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/169 Esas Sayılı dosyasında alınan 27.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda davalıların ... nolu parselde eksik imalat yaptıklarının tespit edildiğini, ... parseldeki inşaatta davalılar tarafından yarım bırakıldığı, kesin teslimat yapılmadığı ve eksikliklerin davacı tarafından tamamlandığı belirtmişse de, alınan bilirkişi raporunda birleşen dosya davacısının iddia ettiği gibi bir tespit bulunmadığını, 27.04.2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde bu hususun açığa kavuşacağını, birleşen dosya davacısının iddia ettiği inşaat teslim edilmiş halen oturulur vaziyette ve insanların yaşadığı bir yer olduğunu, Kayseri 8. Noterliği 27683 yevmiye nolu ve 08.12.2017 tarihli ihtarnamede açıkça ... ... parselde bulunan inşaat ve ... parselde bulunan inşaat için yapılan fazla işlerin bedelleri ve yanlış hesaplanan KDV tutarı talep edildiği, karşı tarafça söz konusu ödemeler yapılmayınca müvekkilinin inşaata devamının imkansız hale geldiğini, bu nedenle dosya kapsamına bakıldığı zaman, birleşen dosya davacısının cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığı gibi, cezai şart istemesi gereken tarafın müvekkili olduğunun görüleceğini, haksız ve mesnetsiz birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; asıl dava yönünden; davacı ...'ın davalı ... Grup Beton A.Ş aleyhine Kayseri Kapatılan 7. İcra Dairesi'nin 2018/2559 Esas sayılı dosyası kapsamında 22.02.2018 tarihinde eser sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 23.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve borca süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip çıkış tutarının 4.566.408,98 TL asıl alacak, 128.359,88 TL işlemiş faiz (yasal) toplam 4.694.768,86 TL olduğu, takip dayanağı belgelerin 11305 nolu 20.11.2015 tarihli 590.000,00 TL bedelli fatura, 11306 nolu 10.12.2015 tarihli , 500.084,00 TL bedelli fatura, 11307 nolu, 21.12.2015 tarihli 400.000,00 TL bedelli fatura, 11317 nolu, 0911.2016 tarihli, 1.475.000,00 TL bedelli fatura, 11318 nolu 30.12.2016 tarihli, 2.325.000,00 TL bedelli fatura, 11322 nolu, 22.09.2017 tarihli, 1.805.400,00 TL bedelli fatura ve 11326 nolu, 31.10.2017 tarhli, 1.051.285,00 TL bedelli faturalar olduğu, davacının dava ve takip tarihinden önce Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/58 D.İş sayılı dosyası kapsamında 25.12.2017 tarihinde yapılan işlerin tespiti bakımından mahkeme aracılığıyla delil tespiti yaptırdığı, tespit konusu olarak taraflar arasında yapılan sözleşme haricinde fazla yapılan imalat bedellerinin gösterildiği, bu çerçevede; ..., ... parsel yönünden 691.504,00 TL (KDV hariç), 815.974,22 TL (KDV dahil) ... parsel yönünden 295.800,00 TL (KDV hariç) 394.044,00 TL (KDV dahil) olduğu, asıl dava yönünden ayrı ayrı alınan bilirkişi raporları çerçevesinde ve özellikle 17.02.2020 tarihli bilirkişi heyetinden alınan ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu çerçevesinde, davacının başlatmış olduğu 2018/2559 Esas sayılı Kayseri Kapatılan 7. İcra Dairesi'nin icra takip dosyasına konu alacak yönünden, 4.520.935,48 TL asıl alacak, 25.903,70 TL işlemiş faiz, toplam 4.546.839,18 TL alacak üzerinden davacının başlatmış olduğu, icra takibinin yerinde olduğu, takip çıkış tutarı ile fatura tutarları toplamı arasındaki farkın yapılan kısmi ödemelerden kaynaklandığı, kalan kısım yönünden faturaya dayalı likit nitelikte alacağa haksız itiraz nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu, davalının ödeme yönündeki savunmasını geçerli delil ve belgelerle kanıtlayamadığı, birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/569 Esas sayılı dosya yönünden; toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu bütün dosya kapsamında davacı ... İzolasyon İnş...Ltd. Şti'nin davalı ... Grup Beton...A.Ş aleyhine Kayseri Kapatılan 6. İcra Dairesi'nin 2018/5559 Esas sayılı dosyası kapsamında alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 24.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve borca süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin 24.05.2018 tarihinde durduğu, takip çıkış tutarının; 1.017.983,88 TL asıl alacak olduğu, takip dayanağı borcun sebebinin 03.03.2017 düzenleme tarihli 3.800.000,00 TL bedelli taşeron sözleşmesine dayalı olarak ..., ... parsel sayılı taşınmazda yapılan işlere karşılık ödenmeyen iş bedeli olduğunun gösterildiği, davacının dava ve takip tarihinden önce Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/11 D.İş sayılı dosyası kapsamında 02.03.2018 tarihinde yapılan işlerin tespiti bakımından mahkeme aracılığıyla delil tespiti yaptırdığı, tespit konusu olarak ... parselde yapılan imalatların (işçilik dahil) toplamının 1.598.947,39 TL olduğu, davacının davalının beton şirketinden almış olduğu beton bedeli olan 273.423,11 TL ile çek, senet ve nakit olarak yapılan 307.540,40 TL kısmi ödemeyi mahsup ettikten sonra bakiye iş bedeli olan 1.017.983,88 TL alacağın tahsili istemi ile icra takibi başlattığı, birleşen 2018/569 Esas sayılı dava dosyası bakımından, yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri, sunulan diğer delil ve belgeler çerçevesinde, takip konusu ... parsel sayılı taşınmazda yapılan işlere karşılık ödenmeyen iş bedelinin asıl davanın konusu olan icra takibinde talep edilen alacak tutarından farklı ve 03.03.2017 düzenleme tarihli 3.800.000,00 TL bedelli taşeron sözleşmesine dayalı olarak yapılan işlere karşılık ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, burada davacı tarafça yapılan işlerin toplam tutarının 1.598.947,39 TL olduğu, davacının davalının beton şirketinden almış olduğu beton bedeli (273.473,11TL) ile çek, senet ve nakit olarak yapılan kısmi ödemeler (307.540,40 TL) mahsup edildikten sonra bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, bu tutarın ödenmesine ilişkin herhangi bir kayıt ve belge sunulamadığı, davalı tarafça sunulan ibranamenin geçersiz olduğu, bu ibraname ile ilgili sahtecilik yapıldığının yapılan ceza yargılaması sırasında anlaşıldığı, sonuç olarak; davalının ödeme savunmasını ispat edemediği her ne kadar davacı icra inkar tazminatı isteminde bulunmuş ise de, alacağın mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi (delil tespiti) sonucu belirlenmiş olması nedeniyle likit bir alacaktan söz edilemeyeceğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/592 Esas sayılı dosyası yönünden; toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu bütün dosya kapsamında davacı ... ve ... İzolasyon İnş...Ltd. Şti'nin davalı ... Grup Beton...A.Ş aleyhine Kayseri Kapatılan 6. İcra Dairesi'nin 2018/9265 Esas sayılı dosyası kapsamında 28.08.2018 tarihinde eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 31.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve borca süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip çıkış tutarının; 1.210.018,72 TL asıl alacak, 58.180,36 TL işlemiş faiz (yasal) toplam 1.268.199,08 TL olduğu, asıl alacak üzerinden harç yatırılmış ve asıl alacak tutarı üzerinden itirazın iptali talep edilmekle, asıl alacak tutarı üzerinden dava değerinin belirlendiği, davacının dava ve takip tarihinden önce Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/58 D.İş sayılı dosyası kapsamında 25.12.2017 tarihinde yapılan işlerin tespiti bakımından mahkeme aracılığıyla delil tespiti yaptırdığı, tespit konusu olarak; ...,... parsel sayılı taşınmaz, ... parsel sayılı taşınmazlarda yapılan fazladan iş bedelinin tahsilinin istendiği, davacılardan ...'ın Kayseri 1. Noterliği aracılığıyla gönderdiği 08.12.2017 tarihli ihtarnamede; her 3 blok inşaatlara ait sözleşme ile kararlaştırılan ve sözleşme dışı fazla yapılan işler nedeniyle ve ayrıca yanlış KDV hesaplamasından kaynaklı olarak toplam 1.591.725,98 TL bakiye borç tutarı bulunduğu ve bunun 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği; ihtarnamede, ... parsel sayılı taşınmaz için 250.000,00 TL fazla iş bedeli, ... parsel sayılı taşınmaz için 650.000,00 TL fazla iş bedeli, sözleşme ile kararlaştırılan ve fakat yanlış KDV hesaplaması nedeniyle ödeneceği taahhüt edilen sözleşme bedelinin 691.725,98 TL'lik kısmına denk gelen iş bedeli toplamı 1.591.725,98 TL’nin ödenmesinin talep edildiği, ... parsel için sadece 3.800.000,00 TL iş bedeli belirtildiği ve fakat ihtarname ile ödenmesinin ihtar edilmediği, birleşen bu dava dosyası kapsamında alınan 17.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda sözleşme dışı fazla iş bedeli olarak davacının başlatmış olduğu takibin mükerrer takip olacağından bahisle davanın reddi gerektiği yönünde görüş bildirilmekle birlikte; asıl dava dosyası ve davaya konu 2018/2559 Esas sayılı icra takip dosyasında davacının alacağının tahsile elverişli olarak başlatılmış ilk takip ve dava olarak kabul edilmesi gerekeceği, birleşen 2018/592 Esas sayılı dava dosyası bakımından, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ve sunulan diğer delil ve belgeler neticesinde, takip konusu ... parsel sayılı taşınmaz ile ... parsel sayılı taşınmazlarda yapılan fazladan iş bedelinin asıl davanın konusu olan icra takibinde talep edilen sözleşme ile kararlaştırılmış alacak tutarından farklı ve söz konusu taşınmazlarda sözleşme haricinde fazladan yapılan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu, 17.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda belirtilen tespit ve değerlendirmelerin aksine mükerrer takip niteliğinde olmadığı, davacıların buradaki alacaklarının asıl davanın ve bu davaya konu icra takibinin başlatılmasından önce mahkeme aracılığıyla yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporu ile sabit olan ve sözleşme ile kararlaştırılan işlerin dışında yapılan işler ve ayrıca yanlış KDV hesaplamasından kaynaklı olarak çıkan fark iş bedeli olduğu, kaldı ki birleşen 2018/592 Esas sayılı dosya yönünden davacıların dava ve takip tarihi öncesinde göndermiş oldukları ihtarnamede bu tutarların ayrı ayrı belirtildiği ve Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/58 D.iş sayılı dosyasında belirtilen KDV hariç yapılan fazla iş bedellerinin altında oldukları, davacının sözleşme ile kararlaştırılan iş bedeli yanında fazladan yapılan iş bedelinin tahsiline engel bir sözleşme veya kanun hükmü bulunmadığı, tüm bu nedenlerle davacıların başlatmış oldukları icra takibinin yerinde olduğu, son alınan ve mahkememizce benimsenen 28.11.2022 tarihli ek rapor çerçevesinde, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden 126.496,00 TL, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden 419.962,00 TL olmak üzere toplam KDV dahil 546.458,00 TL fazla imalat bedeli yahut fazla iş bedeli alacağı olduğu, davacıların talebinin ise takip konusu asıl alacak tutarı olan 1.210.018,72 TL olduğu, aradaki farkın dükkan (fırın), 9 kat duvar, çatı, baca, oluk ve klozet imalatı gibi bedeller olduğu, ancak fazla imalat bedeli olarak çıkarılan bu farkın düzenlenen inşaat projesi çerçevesinde fazla imalat niteliğinde sayılmayacağının hem 08.10.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda hem de mahkemece yapılan keşif sonrası alınan 27.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği, tüm bu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde davalının ödeme savunmasını da geçerli delil ve belgeler ile ispat edemediği dikkate alınarak benimsenen bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın 546.458,00 TL alacak yönünden kısmen kabulü ile takibin devamına karar vermek gerekmiş, alacağın niteliği gereği likit nitelikte alacak olmadığından yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/200 Esas sayılı dosya yönünden; davacıların ... İzolasyon İnş...Ltd. Şti ve ... oldukları, davalının ... Grup... A.Ş olduğu, 15.04.2019 tarihinde açılan davanın alacak davası olduğu, kısmi dava niteliğinde olmak üzere 100.000,00 TL dava değeri gösterilerek dava açıldığı, davadaki asıl talebin ..., ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve dava dilekçesinde belirtilen faturalarda yazılı taşınır malların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti ve teslimi (istihkak) olduğu, terditli talebin her bir davacı için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, dava dilekçesinde belirtilen faturaların 3. kişiler tarafından davacılara kesilmiş faturalar olduğu, davacıların bu faturalara dayalı olarak mülkiyetin tespitini ve davalının haksız zilyet olduğunun tespitini talep ettikleri, faturaların toplam tutarının 143.840,88 TL olduğu, bu dava dosyasının mahkemenin asıl dava dosyası ile birleşen 2018/569 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, dolayısıyla bu dava dosyasının asıl dava dosyası ile birleştirilerek sonuca bağlanması gerektiği, davacının dava dilekçesinde belirttiği faturalara konu inşaat malzemelerinin davalının asıl yüklenici olduğu ... parsel sayılı taşınmaza götürüldüğü yahut bu taşınmazda bulunduğuna dair bir tespit, tutanak vs, belge bulunmadığı, şantiye sahasının davacı tarafça ihtiyari olarak terk edildiği, hayatın olağan akışı ve ticari hayattaki işleyiş gereği davacı tarafın, inşaatın yapımına %24 oranında yarıda bırakıp inşaat alanını terk ederken bu malları (malzeme ve ekipmanları) beraberinde götürmüş olmasının tabii olduğu, ancak davacının ticari hayatın gerekleri ve hayatın olağan akışına aykırı olarak ihtiyari olarak terk ettiği şantiye sahasında herhangi bir tutanak, belge ve başkaca davalının sorumlu olduğunu gösterir delil sunmaksızın ihtiyari olarak terk ettiği şantiye sahasında bırakmış olduğu malzeme ve ekipmanların mülkiyetinin tespit ve teslimi isteminin yerinde olmadığı ve bu sebeple davanın reddi gerektiği, birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/460 Esas sayılı dosya yönünden; davacının ... Grup... A.Ş olduğu, davalıların ... ve ... İzolasyon İnş... Ltd. Şti oldukları, 25.06.2021 tarihinde açılan davanın alacak davası olduğu, kısmi dava niteliğinde olmak üzere 3.000,00TL dava değeri gösterilerek dava açıldığı, davadaki talebin; ..., ... parsel sayılı taşınmaz yönünden 3.800.000,00 TL bedelli, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden 4.376.769,00 TL bedelli, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden 3.800.000,00 TL bedelli, taşınmazlarda yapılacak inşaatın davalılar tarafından yarıda bırakılarak üç ayrı sözleşmede yer alan ceza-i şart hükmü ("sözleşme konusu için muhammen bedeli kadar" ceza-i şart) uyarınca 3.000,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının dava tarihinden önce Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/262 D.İş sayılı dosyası kapsamında 27/03/2018 tarihinde yapılan işlerin tespiti bakımından mahkeme aracılığıyla delil tespiti yaptırdığı, tespit konusu olarak, ..., ... parsel sayılı taşınmaz yönünden inşaatın %18 oranında yapım seviyesinde olduğu, malzeme hariç işçilik bedelinin 236.290,90 TL olduğunun tespit edildiği, asıl dava ve birleşen dava dosyaları yönünden yapılan bilirkişi incelemeleri ile sunulan diğer delil ve belgeler çerçevesinde bu dava dosyasında davacının talep ettiği ceza-i şart alacağının doğması için kendi üzerine düşen edimlerini öncelikle yerine getirmesi gerektiği, ancak ödemenin %50 daire ve hak edişler üzerinden yapılmasının kararlaştırıldığı noktada davalı yüklenici kimselerin hak edişlerinin ödenmiş olması gerektiği, ancak dosyada alınan kök rapor ve ek raporların hak edişlerin zamanında ve eksiksiz ödendiğini gösterir nitelikte olmadığı, aksine bir kısım hak edişlerin eksik ödendiği, bir kısım hak edişlerin hiç ödenmediği, davalıların davacı ve takip alacaklısı olduğu dosyalar yönünden hem hak ediş alacakları hem de fazla imalat bedeli alacaklarının bulunduğu, sonuç olarak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/460 Esas sayılı dosya yönünden davacının ceza-i şart alacağı isteminin yerinde olmadığına kanaatine varılarak asıl davanın , Kayseri 7. İcra Dairesi'nin 2018/2559 Esas sayılı icra dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile, 4.520.935,48 TL asıl alacak ve 25.903,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.546.839,18 TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, itirazın iptaline karar verilen 4.546.839,18 TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen 2018/569 Esas sayılı dosya yönünden davanın kabulü ile, Kayseri 6. İcra Dairesi'nin 2018/5559 Esas sayılı icra dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile, 1.017.983,88 TL alacak takip talebinde belirtilen şartlarla takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen 2018/592 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile, Kayseri 6. İcra Dairesi'nin 2018/9265 Esas sayılı icra dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile, 546.458,00 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen 2019/200 esas sayılı ve birleşen 2021/460 esas sayılı davalar yönünden davaların reddine karar verilmiştir. Asıl dava ve birleşen 2018/569 E, 2018/592E, 2019/200E. sayılı davalarda davacı/davacılar ....Ltd.Şti. ve ... vekili istinaf dilekçesinde; asıl dava yönünden her ne kadar ilk derece mahkemesince asıl alacak tutarı 4.520.935,48 TL kabul edilerek fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve faiz ise 25.903,70 TL kabul edilerek fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmişse de asıl alacak tutarının 4.566.935,48 TL olduğu, hükme esas alınan 17.02.2020 tarihi bilirkişi raporunda bilirkişi raporunda her ne kadar davacının 4.520.935,48 TL ispatlanmış alacağı bulunmaktadır denilmiş ve ilk derece mahkemesince de bu yönde karar kurulmuşsa da Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2559 Esas sayılı icra dosyasındaki asıl alacak tutarı olan 4.566.935,48 TL’nin ispatlanmış anapara alacağı olduğu, bilirkişi raporunun ispatlanmış anapara alacağına ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğu, davalı tarafça yapıldığı iddia edilen yani davalının ticari defterlerinde yer alırken müvekkilin ticari defterlerinde yer almadığı belirtilen 3 ödemenin davalı tarafça ispatlanması gerekirken davalı tarafça buna ilişkin bir belge sunulmadığı, davalı tarafça müvekkil ...'a 46.000,00 TL verildiği iddiasının yalnızca davalı tarafın kendi defterlerine işlendiği, fakat bahse konu tutarın ne müvekkil şirketin defterine işlendiği ne de başkaca yazılı delillerle davalı tarafça ispat edildiği, yapıldığını ispat yükü üzerinde bulunan davalının 46.000,00 TL'lik ödemeyi ispat edememesine rağmen bilirkişi raporu ile ödenmiş gibi hesaplama yapılması ve mahkemece bu şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, belirtilen 46.000,00 TL'lik miktarın müvekkil tarafından davalı şirket yetkilisi ...'e cari hesap dışında elden borç olarak verilen bir para olduğu, bu nedenle müvekkilin defterinde yer almadığı, şirket sahibi ...'in elden aldığı parayı cari hesaba istinaden değil de elden iade etmesi gerekirken ... bahsi geçen 46.000,00 TL'yi sanki bir ödeme gibi ticari defterine kaydederek bilirkişilerce değerlendirilen 46.000,00 TL'lik farkın doğumuna sebebiyet verdiği, ek rapor alınması taleplerinin kabul edilmediği, her ne kadar ilk derece mahkemesince müvekkilin faiz alacağı için 25.903,70 TL üzerinden hüküm kurulmuş ve müvekkilin fazlaya ilişkin faiz talebi reddedilmişse de müvekkilin faiz alacağının gerçekten düşük hesaplandığı, 17.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda çekilen ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü miktarın yanlış hesaplandığı, takibe konu ödeme emrinde 128.359,88 TL yasal faiz talep edilmesine rağmen mahkemece müvekkil lehine 25.903,70 TL işlemiş faize hükmedildiği, gerekçe olarak yine 17.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporuna dayanıldığı , " ...dosyada mevcut 8.12.2017 tarihli 27683 sayılı ihtarnamenin incelenmesinden "3 adet bloğa ait sözleşmelerden ve sözleşme dışı fazla işten ve yanlış KDV hesaplanmasından kaynaklı toplam 1.591.725,98 TL ödenmemiş alacağınız bulunmaktadır" ifadesi nedeniyle alacaklının ihtarname tarihi itibariyle toplam alacağının tüm sözleşmelerden bakiye kalan 1.591.725,98 TL olarak bildirmesi nedeniyle ve bu tarihten sonra da taraflar arasında ilave iş ve ödemenin bulunmaması dolayısıyla bu ihtarnamenin alacak miktarını belirlediğinin mahkemece takdir edilmesi durumunda (alternatifli hesaplamaya göre) 08.12.2017 tarihinde alacak miktarının 1.591.725,98 TL olarak kabul edilerek icra takip tarihine kadar hesaplanan faizinin de 25.903,70 TL olacağı, şeklinde ihtarnamenin lafzının yanlış yorumlandığı, ihtarnamede belirtilen tutarın sadece sözleşme dışı iş ve KDV farkına dayandığı, asıl alacağa ilişkin olmadığı, bilirkişi faturaların taraf defterlerindeki kayıtlı olduğunun tespit edildiği, müvekkilin alacağına konu yapmış olduğu faturaların davalı/karşı tarafın defterlerinde yer aldığı, tarafların ticari defterlerinin bu noktada birbiri ile uyumlu olduğu, tarafların birbiri ile uyumlu defterlerine göre müvekkilin davalı firmadan 4.566.408,98 TL tutarında anapara alacağı bulunduğunun sabit olduğu, davalı tarafın müvekkile göndermiş olduğu Kayseri 7. Noterliği'nin 18.12.2018 tarihli ve 39492 Yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile davalı tarafın ihtarnamenin içeriğinin yalnızca fazla yapılan işten ve KDV farkından kaynaklandığını bilerek cevap verdiği ve müvekkilin göndermiş olduğu ihtarnamenin yalnızca fazla yapılan işten ve KDV farkından kaynaklandığını kabul ettiği sabitken bilirkişi tarafından davalı tarafın göndermiş olduğu ihtarname hiçbir şekilde incelenmeksizin değerlendirme yapılması ve ilk derece mahkemesince bu görüşe itibar edilerek hüküm fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı tarafın defterlerinde müvekkilin alacağının konusu faturalarının kayıtlı olduğu ve taraf defterlerinin uyumlu olduğu, davalı tarafın bu faturalara istinaden ödeme yaptığı şeklindeki iddiasını HMK 200, 201. maddesine göre yazılı bir delil ile ispatlayamadığı, davalının ticari defterlerinde de müvekkile sözleşme bedelinin tamamen ödendiğine ilişkin bir ödeme kaydı mevcut olmadığı gözetildiğinde ihtarnamede belirtilen tutarın yalnızca fazla işten ve eksik KDV hesaplamasından kaynaklı olduğu ve bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin dosya kapsamına uygun olmadığı, birleşen 2018/592 Esas sayılı dosya yönünden, mahkemece benimsenen 28.11.2022 tarihli ek rapor çerçevesinde, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden 126.496,00 TL, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden 419.962,00 TL olmak üzere toplam KDV dahil 546.458,00 TL fazla imalat bedeli alacağı olduğu, davacıların talebinin ise takip konusu asıl alacak tutarı olan 1.210.018,72 TL olduğu, aradaki farkın dükkan (fırın), 9 kat duvar, çatı, baca, oluk ve klozet imalatı gibi bedeller olduğu, ancak fazla imalat bedeli olarak çıkarılan bu farkın düzenlenen inşaat projesi çerçevesinde fazla imalat niteliğinde sayılmayacağının hem 08.10.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda hem de mahkemece yapılan keşif sonrası alınan 27.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği, tüm bu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde davalının ödeme savunmasını da geçerli delil ve belgeler ile ispat edemediği dikkate alınarak benimsenen bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın 546.458,00 TL alacak yönünden kısmen kabulü ile takibin devamına karar verildiği, ancak fazla imalatın az hesaplandığı, 27.04.2021 tarihli raporda ek imalatın 671.650,01 TL olarak hesaplandığı, mahkemesince atıf yapılan raporlara göre hüküm kurulduğu belirtilmişse de hükme esas alındığı belirtilen raporlarda fazla imalat tutarının 546.458,00 TL olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının birleşen dosya yönünden çelişkili olduğu, anılan raporlarda fazla imalat tutarının düşük olarak hesaplandığı, fazla imalatı bedelinin gerçekte daha fazla olduğu, bir an için bile aksi kanaat olsa dahi mahkemece hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi raporundan daha düşük miktarda davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ... Parsel yönünden fazla imalat kapsamında olduğunu beyan ettikleri dükkan (fırın ) yönünden itirazlarını karşılar herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, ilk derece mahkemesince bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadan dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına bakıldığında, ne kök raporda ne de ek raporda bahse konu dükkanın (fırın) hiç fotoğraflanmadığı ve dolayısıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişilerce dosya üzerinden inceleme yapıldığı bu nedenle fazla yapılan dükkanın(fırın) varlığından haberdar olamayacağının açık olduğu, Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/58 D.İş dosyasında ... Parsel yönünden yapılan fazla imalat bedeli 815.974,72 TL olarak hesaplandığı, anılan raporda tespit konusu edilen ana yapının 9 kat duvarlarının, çatısı ve oluklarının, ana yapı altında yer alan ve doğu cepheye bakan çıkıntı olarak yapılmış dükkanın olduğu ve inşaatın tamamlanmış olduğu görülmüştür. Yerinde yapılan incelemelerde, tespit konusu taşınmazda yapılan işlerin ve bedelinin aşağıda gösterildiği gibi olduğu gibi değerlendirilip hesaplandığı, fırının dükkanın altında bulunmadığı, sonradan çıkıntı şeklinde yapıldığı, sözleşmede yer almadığı, mahkemece kurulan ara karar ile binaya bitişik çıkma dükkan(fırın) yönünden inceleme yapılarak hesaplama yapılması yönünde karar kurulmasına ve davalı tarafça anılan dükkanın müvekkil tarafından yapıldığı ikrar edilmesine rağmen bilirkişice bu beyanları ve mahkeme ara kararı değerlendirilmeden rapor tanzim edildiği, hükme esas alınan raporlarda ... parsel yönünden yalnızca çatı imalatı ve çatı baca imalatı yönünden hesaplama yapıldığı fakat, 9 katın duvar imalatını ve sözleşme dışı klozet imalatını yapan müvekkil yönünden 9 katın duvar imalatını ve sözleşme dışı klozet imalatının hesaplanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, Kayseri 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/58 D.İş dosyasında ... Parsel yönünden yapılan incelemede 14.02.2018 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunun 3 sayfasında; "Ana yapı 9 Kat Duvar Değeri ; ana yapının dosyada mevcut eski görüntülerinde son 9 katta duvarların örülmemiş olduğu görülmüş olup keşif mahallinde ana yapı inşaatının bitmiş olduğu ve kullanıma hazır olduğu görülmüştür. .. Toplam Duvar Hesabı ; 194.256,00 TL " olarak hesaplandığı, bu halde artık sözleşmede duvarların bitmiş şekilde olduğunun yazılı olmasının bir önemi kalmadığı, zira fiili olarak ana yapının eski fotoğraflarında duvarların örülmemiş olduğunun tespit edilmesinin kağıt üzerinde kararlaştırılan duruma göre öncelenmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince ... Parsel yönünden değerlendirme yapıldığı, ancak ... Parsele ait teklif mektubunun görseli paylaşılarak klozetlerin sözleşme kapsamında olduğu yönünde hatalı değerlendirme yapılan bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı, fazla imalat olup olmadığının yalnızca sözleşme üzerinden incelenerek değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, bilirkişilerin bizzat fiili imalatı gözlemleyerek sözleşme ile karşılaştırması gerekirken yalnızca dosya üzerinden projeye bakılarak fazla imalat hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, mahkemenin kabulünün açıkça dosyada mevcut diğer bilirkişi raporları ve Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/58 D.İş sayılı raporu ile çeliştiği, birleşen 2019/200 Esas sayılı dosya yönünden; ilk derece mahkemesince gerekli araştırma ve tedbirlere başvurulmadan dava dilekçesindeki iddialar değerlendirilmeden, bu iddialar yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan ve ayrıca beyan ettikleri faturalardaki mallar ile inşaat alanındaki mallar karşılaştırılmadan yani bildirilen kesin deliller toplanmadan bir karineden yola çıkarak davamızın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ispat yükünün davalı tarafta olduğu, bir an bile aksi düşünülecek olsa dahi, bu halde de ilk derece mahkemesince gerekli araştırmanın yapılarak ve bildirilen delillerin toplanarak ispat imkanı tanınması gerektiği, dava dilekçesinde bildirilen faturalar ile inşaatta henüz kullanılmamış ve kullanılmaya başlanmış malzemelerin karşılaştırılması gerektiği, ilk derece mahkemesince fiili karinenin yanlış değerlendirildiği, davacıların, davalı tarafından hem maddi olarak hem de fiili olarak inşaat alanından uzaklaştırıldığı, bu davacıların malzemeleri yanlarına aldıklarını kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı tarafça müvekkillerin ne fiili imalatları ne de fazla imalatlarının ödenmediği, davalıların kötü niyetli hareketleri nedeniyle iflas aşamasına kadar gelindiği, bu halde 2017-2018 seneleri itibariyle yaklaşık 150.000,00 TL'lik inşaat malzemesinin müvekkiller tarafından hem lojistik olarak hem de depolama olarak beraberlerinde götürmelerinin mümkün olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince fiili karinenin yanlış olarak değerlendirildiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için dahi fiili karinenin davalı lehine olduğu düşünülecek olsa dahi, bu durumda da taleplerinin değerlendirilmediği, tanıklarının dinlenmediği, keşif yapılarak delillerin toplanmadığı, ispat için gerekli inceleme yapılmadığı, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği halde davanın kısmen ve tam kabulüne karar verilen asıl ve birleşen dosyalarda da davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Asıl dava ve birleşen 2018/569 E, 2018/592E, 2019/200E. sayılı davalarda davalı, birleşen 2021/460 E sayılı davada davacı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 4138/3, 4475/4 ve 4140/2 nolu parsellerde inşaat yapmak için taşeron sözleşmeleri imzalandığı ve bu sözleşmelerde yapılan işlerin bedelinin ödemenin % 50 daire verilerek % 50 ise nakit verilerek yapılacağı kabul edildiği, davacı taraf önce 4138/3 nolu parseldeki inşaatın yapıldığı, bu inşaat yönelik davacının tüm alacaklarını aldığı, daha sonra 4475/4 nolu parseldeki inşaatı yaptığı ve yine tüm alacaklarını aldığı, en sonunda ise 4140/2 nolu parseldeki inşaata başladığı, müvekkilden haksız taleplerde bulunmaya ve işi geciktirmeye başladığı, akabinde ise 4140/2 parseldeki inşaatı yarım bırakarak işi terk ettiği, davacı tarafın yaptığı hak edişlerin dosyada bulunan sözleşmeler gereği bir kısmının nakit, bir kısmı ise daire karşılığı davacıya ödendiği, davacı ile ibralaşıldığı, ancak davacının aldığı tüm paralar ve müvekkilden aldığı tüm daireler kendi hesabında gözükmesine ve bu dairelerin dosyada bulunan sözleşmeler ile üçüncü kişilere satılmış olmasına ve tüm alacaklarını aldığına dair ibraname vermesine rağmen mahkemece hatalı karar verildiği, ibraname dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının 4138/3 ve 4475/4 nolu parsellere yapmış olduğu inşaatlara karşılık aldığı daire ve paralara karşılık 31 Mayıs 2017 tarihli ibranameyi imzaladığı, söz konusu ibranamede davacının 22 adet dairenin tapusunun kendi rızası ile üçüncü kişilere devredildiğini ve bu daireler karşılığında 4.674.000,00 TL değerindeki alacağını davalı şirketten aldığını kabul ettiği, mahkemece ibranamenin görülmediği, gerekçeli kararda ibranameden hiç bahsedilmediği, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/21770 soruşturma nolu dosyasına şikayet dilekçesi verildiği, bu dosyadan alınan bilirkişi raporunda ibranamenin geçerli olduğu, sahte olmadığının tespit edildiği, ibraname ortada iken davacının icra takibi ve itirazın iptali davası dahi açamaması gerekirken yerel mahkemenin hukuka aykırı, eksik ve hatalı ve yargılaması sonucunda davacının bir alacağı iki defa tahsil edecek duruma geldiği, Yargıtay daireleri ve Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen çeşitli kararlara göre, borcun sona erdiğini gösteren belgelerin yargılamanın her aşamasında ve bu kapsamda temyiz aşamasında da sunulması mümkün olup mahkemece dikkate alınmasının zorunlu olduğu, ibranamenin de bir ödeme belgesi olup yerel mahkemece dikkate alınması gerekmekte iken bu kurala riayet edilmemesinin hatalı olduğu, ( Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Esas No. 2017/14641 Karar No. 2018/14641 Tarihi: 04.10.2018), HMK’nın 26. Maddesi dikkate alınmadan karar verildiği, davacının Kayseri 1. Noterliği’nin 08.12.2017 tarih ve 27683 yevmiye nolu ihtarnamesinde “... sayılı parsellerle ilgili yapılan sözleşmelerden ve bu sözleşmeler ile sözleşme dışı işlerden kaynaklanan toplam alacağının 1.591,725,98 TL olduğunu” belirtildiği, ihtarın son paragrafında açıkça 3 adet bloğa ait sözleşmelerden ve sözleşme dışı fazla işten ve yanlış KDV hesaplamasından kaynaklı toplam 1.591,725,98 TL ödenmemiş alacaklarının bulunduğunun beyan edildiği, müvekkil tarafından davacının alacağı olmadığına dair cevap verilmesi üzerine bu defa davacının Kayseri 7. Noterliğinin 9715 yevmiye nolu 28.03.2018 tarihli ihtarının gönderilerek “ müvekkilin tarafınızla akdetmiş olduğu 4138/3 ve 4475/4 parselde bulunan inşaatların yapımından kaynaklı alacakların ödenmesi konusunda Kayseri 1. Noterliğinin 08.12.2017 tarih ve 27683 numaralı ile hak edişi talep edilmiş, ancak tarafınızdan her hangi bir ödeme gerçekleştirilmemiştir. Bahsi geçen ihtarnamede tarafınıza 4140/2 parselle ilgili sözleşmeyi feshettiğimiz değil, şimdiye kadar yapılmış olan hakkedişlerin tarafımıza ödenmesini ihtaren bildirmiş bulunmaktayız” diyerek ilk göndermiş oldukları 1.591.725,98 TL’lik alacağın şimdiye kadarki yaptıkları ve alamadıklarını iddia ettikleri hak ediş olduğunu ikinci defa teyit ettikleri, Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/58 D. İş sayılı dosyasına sunduğu tespit dilekçesinin 7. maddesinde; “….Kayseri 7. Noterliğinin 08.12.2017 tarih ve 27683 Yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeden doğan bakiye borcun ihtar edilen davalı…” diyerek aslında sözleşmelerden kaynaklı toplam alacağının 1.591.725,98 TL olduğunu açıkça ve üçüncü defa teyit ettiği, davacının açık ikrar ve itirafları ile toplam alacağının 1.591.725,98 TL olduğu kesinlik kazandığı, bilirkişi raporlarında da davacının noter ihtarında belirtmiş olduğu miktar ile sınırlı olduğu ve davacının ancak bu kadar alacağı olduğuna dair tespitler var iken mahkeme bu tespitlerin de dikkate almamasının hatalı olduğu, tanıkları dinlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, mahkemenin davacının 3. kişiler ile yaptığı sözleşmeleri dikkate almamasının hatalı olduğu, davacı ... ile dava dışı üçüncü kişiler arasında yapılan harici daire satış sözleşmelerin sunulduğu, söz konusu dairelerin müvekkil tarafından davacı ...'a verilecek daireler olduğu, ...'ın kendisine % 50 daire karşılığı verilen bu daireleri sunulan sözleşmeler ile üçüncü kişilere sattığı, alıcı kişi tarafından bu dairelerin bedelinin müvekkil şirkete değil davacı ...'a ödendiği belirtildiği ve en azından bu sözleşmelerin dikkate alınması gerektiği talep edilmesine rağmen bu taleplerinin dikkate alınmadığı, tanık dinlememe, imzası ... tarafından inkar edilmeyen harici daire satışı şeklindeki sözleşmelerin ve dosyadaki Yargıtay kararlarını dikkate almamasının savunma hakkının ihlali olduğu, birleşen 2021/640 Esas sayılı dosya ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan davanın reddedildiği, keşif ve bilirkişi incelemesi talepleri olmasına rağmen inceleme yapılmadan karar verildiğinden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Asıl ve birleşen davalar, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali, menkul malın aidiyetin testiti, teslimi ve alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava dosyası 01/05/2015 tarihli ... parsel ve 13/05/2015 tarihli ... parsel (1 ve 2 nolu parsel birleşerek)de bulunan inşaatlara yönelik sözleşmelerdeki bakiye iş bedeli, birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/569 Esas sayılı dosyası 03/03/2017 tarihli ... parseldeki inşaat ile ilgili bakiye iş bedeli, birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/592 Esas sayılı dava dosyası ... parsel (1 ve 2 nolu parsel birleşerek) ve ... parselde bulunan inşaatlara yönelik sözleşme dışı iş bedeli için başlatılan takiplere yapılan itirazın iptali ve birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/200 Esas sayılı dava dosyasında ise 03/03/2017 tarihli ... parseldeki inşaat alanında kalan malzemelerin tespiti, iadesi mümkün değil ise bedelinin tahsili, birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/460 Esas sayılı dosyası ise sözleşmelerdeki cezai şartın tahsili istemlerine ilişkindir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girinceye kadar ibra sözleşmesi Yargıtay’ın konuya ilişkin içtihatları ile şekillenmiş, 6098 Sayılı TBK’nın 132. maddesi ile yasal dayanağa kavuşmuş olup, Yargıtay’ın konuya dair içtihatlarının TBK’da aynen korunduğu anlaşılmıştır. İbra sözleşmesi ile taraflar, mevcut bir borcu kısmen veya tamamen ortadan kaldırarak borçlunun borçtan kurtulmasını sağlamaktadırlar. Bu özelliğiyle ibra, borcu sona erdiren sebeplerden birini oluşturmaktadır. İbraname belgesi, borcu sona erdiren, uygulamada ki söyleyişle borcu söndüren belge niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve her aşamada dikkate alınabilir belgelerdendir. Asıl dava dosyası, birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/569 Esas sayılı dosyası, birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/592 Esas sayılı dava dosyası ve birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/200 Esas sayılı dava dosyası davalısı dosyaya, 31/05/2017 tarihli “İbraname” başlıklı belge sunulduğu, bu belgenin ... İzolasyon İnşaat Unlu Mamüller Hayvancılık Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti adına yetkilisi ... tarafından imzalandığı, ibraname gereği davacıların herhangi bir alacakları bulunmadığını, davacılar vekili ise belgenin sahte olduğunu, imzanın davacı ...’a ait olmadığını iddia etmiştir. Somut olay incelendiğinde; dosya kapsamında, bulunan 31/05/2017 tarihli “İbraname” başlıklı belgedeki imza üzerinde inceleme yapılan 09/11/2022 tarihli Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarının raporuna göre imzanın ...’ın el ürünü olduğu, 11/10/2023 tarihli Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvarının raporuna göre imzanın ...’ın el ürünü olmadığı ve 16/02/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nin raporuna göre imzanın “kuvvetle muhtemel” ...’a ait olduğu yönünde çelişkili tespitler bulunduğu anlaşılmakla mahkemece belgedeki imzaya yönelik inceleme yapılmadan, çelişkiler giderilmeden ve ibraname hiç değerlendirilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; dosya kapsamında, bulunan 31/05/2017 tarihli “İbraname” başlıklı belgedeki imza üzerinde inceleme yapılan 09/11/2022 tarihli Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarının raporuna göre imzanın ...’ın el ürünü olduğu, 11/10/2023 tarihli Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvarının raporuna göre imzanın ...’ın el ürünü olmadığı ve 16/02/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nin raporuna göre imzanın “kuvvetle muhtemel” ...’a ait olduğu yönünde çelişkili tespitler giderilecek şekilde 31/05/2017 tarihli “İbraname” başlıklı belgedeki imza üzerinde inceleme yapılarak sonucuna göre imzanın ...’ın el ürünü olduğuna dair kesin kanaat oluşur ise ibranamenin ... parsel ve ... parsele yönelik olduğu da dikkate alınarak bu parsellere yönelik asıl dava ve birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/592 Esas sayılı dava dosyasında ibraname dikkate alınarak karar verilmesi, kesin bir kanaate ulaşılmaz ise bu davalara yönelik verilen cevap dilekçesinde davalı açıkça yemine dayandığından yemin hakkının hatırlatılarak bir hükme varılması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, 2- Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2023 tarih, 2018/169 E-2023/112 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Asıl dava ve birleşen 2018/569 E, 2018/592E, 2019/200E. sayılı davalarda davacı/davacılar, birleşen 2021/460 E sayılı davada davalılar ....Ltd.Şti. tarafından yatırılan 359,80 TL ve ... tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harçlarının istek halinde iadesine, 5-Asıl dava ve birleşen 2018/569 E, 2018/592E, 2019/200E. sayılı davalarda davalı, birleşen 2021/460 E sayılı davada davacı ... tarafından yatırılan 104.545,31 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 15/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır