T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/6169 KARAR NO : 2025/352 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MENEMEN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2025 NUMARASI : 2025/75 esas 2025/261 karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2025 NUMARASI : 2025/655 esas 2025/575 karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 21/11/2…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/6169 KARAR NO : 2025/352 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MENEMEN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2025 NUMARASI : 2025/75 esas 2025/261 karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2025 NUMARASI : 2025/655 esas 2025/575 karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 21/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2025 Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı, PVC cam ve doğrama işi yapan dava dışı ... ile proje bazlı olarak ham maddeye ilişkin masrafların davacı tarafından karşılaması karşılığında iş bittiğinde kârı paylaşmak üzere anlaştıklarını, dava dışı ....'ın ham madde için ödenecek tutarların davalı ...'ün hesaplarına ödenmesini istediğini, davalının proje sonunda tüm parayı kendisinin aldığını, davacıya ait payın ödemediğini ileri sürerek davalıya yaptığı ödeme tutarlarının iadesi için başlattığı icra takibine haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARARLAR: Davanın ilk açıldığı Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesince; davacı ile davalının tacir oldukları dikkate alındığında dava nispi ticari dava olduğundan davaya bakmala görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince; davacı tacir ise de davalının tacir olmadığı, faaliyetinin esnaf faaliyeti kapsamında olduğu ve TTK'da sayılan mutlak ya da nispi ticari dava mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. GEREKÇE: Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler: 1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2022 yılı için 400.000 TL, 2023 yılı için 890.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2022 yılı için 570.000 TL, 2023 yılı için 870.000 TL ) lirayı aşanlar; 2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2022 yılı için 200.000 TL, 2023 yılı için 440.000 TL) lirayı aşanlar; 3.1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2022 yılı için 400.000 TL, 2022 yılı için 890.000 TL) lirayı aşanlar;..." denilmek suretiyle anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre 2023 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir. Somut olayda; dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu, dolayısıyla tacir olduğu anlaşılmaktadır. Davalı gerçek kişinin ise, ticaret sicilinde kaydının bulunmadığı, Menemen Vergi Dairesi Müdürlüğünün 12/03/2025 tarihli yazısında davalının, 26/07/2021 tarihinde alüminyum kapı, pencere, bunların kasaları, kapı eşiği, panjur vb. imalatı, düz cam perakende ticareti faaliyeti nedeniyle işe başladığı, 28/03/2024 tarihinde işi terk ettiği, 2023 yıllık gelir vergi beyannamesinde işletme hesabı esasına tabi olarak ticari kazanç yönünden mükellef olduğu bildirilmiştir. Vergi dairesi yazısı ekinde gönderilen 2023 yıllık gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde ticari faaliyetinin Bakanlar Kurulunca açıklanan miktarın altında kaldığı ve faaliyetinin esnaf faaliyeti kapsamında bulunduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/11/2025 günü oybirliği ile karar verildi.