11. Hukuk Dairesi 2019/3851 E. , 2020/1865 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25/05/2017 gün ve 2013/351-2017/495 sayılı kararı bozan Daire'nin 09/05/2019 gün ve 2017/4629 - 2019/3588 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine…
**11. Hukuk Dairesi 2019/3851 E. , 2020/1865 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25/05/2017 gün ve 2013/351-2017/495 sayılı kararı bozan Daire'nin 09/05/2019 gün ve 2017/4629 - 2019/3588 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline davalı şirketin Almanya'da bulunan temsilcileri ve yöneticileri tarafından toplam 109.550 Alman markı alınarak hisse senedi sertifikası adı altında bir satış yapıldığını, müvekkiline bugüne kadar vaat edilen kâr payı adı altında hiç bir ödeme yapılmadığı gibi defalarca talep etmesine rağmen ödediği bedelin de iade edilmediğini, müvekkilinin sürekli olarak oyalandığını, davalıların hissedar yapıldığı gerekçesi ile müvekkilinden almış olduğu parayı ödemediklerini, haksız kazanç sağladıklarını ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 109.550 Alman markı karşılığı 50.000 Euro'nun 02.03.2000 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsil tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacının davalı ... İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, 50.000,00 Euro'nun Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli Euro mevduat hesabına ödediği 09/06/2010 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine, karar Dairemizce bozulmuştur. Bu kez davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur (1) Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.