7. Hukuk Dairesi 2013/648 E. , 2013/8849 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, su aboneliği sözleşmesi yapılması sırasında istenen kanal katılım ve şebeke bedelinden sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, bilirkişi konusund…
**7. Hukuk Dairesi 2013/648 E. , 2013/8849 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, su aboneliği sözleşmesi yapılması sırasında istenen kanal katılım ve şebeke bedelinden sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, bilirkişi konusundaki yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir. HUMK.nun 275. maddesi (yeni HMK 266.) hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder. Hakim, raporu yeterli görmezse, gerçeğin ortaya çıkması için yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Somut olaya gelince; mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davalı idare tarafından talep edilen hizmet bedelinin mükerrer olmadığı, davacının 2.219,29 TL kanal katılım ve şebeke hisse bedeli ödemesi gerektiği açıklanmış, mahkemece ayrıca yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırılmaksızın alınan rapora aykırı biçimde karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında, bilirkişi raporunu yetersiz bulan mahkeme hakiminin yeni bir bilirkişiden yeni bir rapor almaksızın kendi hukuki bilgisi ile değerlendirme yapması ve bilirkişi düşüncesine aykırı biçimde karar vermesi yasal olarak mümkün değildir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez. Hal böyle olunca, yeni bir bilirkişiden rapor alınmalı, raporlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişki giderilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalının temyiz itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davalıya iadesine, 14.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.