10. Ceza Dairesi 2023/13471 E. , 2024/25221 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 12.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adale…
**10. Ceza Dairesi 2023/13471 E. , 2024/25221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 12.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/30853 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62023 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62023 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.04.2019 tarihli ve 2019/6646 soruşturma, 2019/61 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın 22.04.2019 tarihinde şüphelinin doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği ve yapılan tebliğin usulsüz olduğu, akabinde anılan kararın 04.07.2022 tarihinde usulüne uygun olarak cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edildiği ve kesinleştiği, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2017/6318 esas, 2017/6699 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/549 esas sayılı dosyasına konu iddianamede sanığın uyuşturucu kullanmak suçundan 06.12.2018, 20.07.2021 ve 01.06.2022 tarihli eylemlerinin, sanık hakkında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.04.2019 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden önce işlendiği anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin tek suç oluşturacağı ve yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 06.12.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2019 tarihli ve 2019/6646 Soruşturma, 2019/61 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 22.04.2019 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği, 29.04.2019 tarihinde tedbirin infazı için Manisa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Manisa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 12.06.2020 tarihli ve 2019/339 DS sayılı yazısı ile 30.05.2020 tarihinde infazın tamamlandığının bildirildiği, B. Şüphelinin 01.06.2022 tarihinde uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine başlatılan soruşturmanın 2019/6646 soruşturma ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Şüphelinin 20.07.2021 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine başlatılan soruşturmanın da 2019/6646 soruşturma ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının tebliğinin usulsüz olduğunun anlaşılması üzerine, kararın 04.07.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde şüpheliye tebliğ edildiği, E. Erteleme kararının kaldırılarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2022 tarihli ve 2019/6646 Soruşturma, 2022/4946 Esas, 2022/3618 sayılı iddianamesi ile Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, F. Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.10.2022 tarihli ve 2022/549 Esas, 2022/594 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve aynı Kanun'un 191/4. maddende "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Somut olayda; Sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın, sanığın doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılması ve 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, nitekim tebligatın usulsüz olması nedeniyle kararın yeniden tebliğe çıkarılarak 04.07.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, erteleme kararının 04.07.2022 tarihinden itibaren 15 günlük itiraz süresinin geçmesi ile kesinleşeceği, karar kesinleşmeden 5 yıllık erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla, sanığın 20.07.2021 ve 01.06.2022 tarihli eylemlerinin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde sayılan dava açma koşullarının gerçekleşmediği, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyarak infazın tamamlandığı da gözetilerek 5 yıllık erteleme süresi içinde 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmesi ihtimali bulunduğu anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması ve erteleme kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/549 Esas, 2022/594 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.