T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1699 KARAR NO : 2026/137 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/03/2025 NUMARASI : 2024/39 Esas - 2025/194 Karar DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1699 KARAR NO : 2026/137 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/03/2025 NUMARASI : 2024/39 Esas - 2025/194 Karar DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin miras bırakanı ...'nın sağlığında ...Konut Yapı Kooperatifine 1/24 pay oranı ile üye olduğunu, üyeliğinin karşılığında yapılacak olan ana yapıdan kendisine düşen pay'ın C-Blok 6 nolu dairenin tam hissesi ile dükkandan 1/24 pay olduğunu, üyelik işlemi sonrası müteveffanın, ana yapıdaki bodrum, dükkan ve arsadaki hakları ile üyeliğini koruyarak salt dairesini satış suretiyle devir ve temlik etmek istediğini fakat kooperatif yetkililerince o tarihlerde henüz bağımsız bölümlerin tapusu olmadığı ve üyelik hissesi de 1/24 olduğunu, bu nedenle hissesini de bölemediği için satış ve ortaklık devir işlemini zorunlu olarak 1/24 üyelik hissesinin tamamen devri şeklinde gerçekleştirmek zorunda kaldığını, bu konuda dilerse alıcı ile anlaşma yapabileceği ve tapular çıktıktan sonra o tarihte üye gözüken şahsın bodrum ve dükkandaki 1/24 hissesini kendisine devir ve temlik edebileceğini, tek yolun bu olduğu konusunda şifahi olarak bilgilendirildiğini, bu yönlendirme neticesinde müteveffanın, ...Konut Yapı Kooperatifi üyesi olarak C-Blok 6 nolu dairenin sahibiyken, sadece bu daire ve dairedeki kooperatif üyeliğini 06.06.2003 tarihinde dava dışı ... isimli bir şahsa "anlaşma protokolü" başlıklı belgeye istinaden devir ve temlik ettiğini, tarafların vardığı mutabakat çerçevesindeki işlem sırasında temlikin ve ödenen bedelin sadece daire ile sınırlı olduğunu ve kooperatife ait dükkan, bodrum kat ve arka taraftaki arsayla herhangi bir ilgisinin bulunmadığının net olarak belirtildiğini, yapılan işlem ve daire ile üyeliğin devir işleminin ilgili kooperatif yönetim kurulu tarafından 30.09.2003 tarihli karar ile onandığını, sonrasında ...'inde, 21.03.2005 tarihinde anılan daireyi, zorunluluktan ve dolayısı ile tapular çıktıktan sonra bodrum ve dükkanda adına çıkacak tapuyu müteveffaya devretmesi gerektiğini ifade ettiğini ve bu durum da kendisi tarafından kabul edildiğinden davalı ...'a satış ve üyeliğin devri suretiyle temlik ettiğini, işlemin sadece yine daireye ilişkin olduğunu, devreden ... ile devralan davalı ... tarafından kooperatif yönetim kuruluna birlikte yazılan dilekçeden ve bu dilekçe sonrasında davalı ... tarafından tek taraflı olarak yine yönetim kuruluna hitaben yazılan "devir işleminin sadece C Blok 4 nolu daire ile ilgili olduğu ve kooperatifin malı olan dükkan, bodrum ve arsada hiçbir hakkı olmadığına" dair ifadesini içeren beyan dilekçesi ile sabit olduğunu, yapılan işlem ve daire ile üyeliğin devir işlemi ilgili kooperatif yönetim kurulu tarafından 31.05.2005 tarihli karar ile onandığını, aradan geçen süreçte müteveffanın 2018 yılı içerisinde vefat ettiğini ve kooperatif de 2019 yılı başlarında 3194 sayılı yasanın geçici 16. maddesiyle getirtilen imkandan yararlanarak dava konusu dükkanın da bulunduğu ana yapının tamamı için önce Yapı Kayıt Belgesi ve ardından kat mülkiyeti tapusunun alındığını, davalının, tapu tarihine kadar C-Blok 4 nolu daire dışında hiçbir hak iddia etmediğini, ancak davalının kat mülkiyet tapuları çıktıktan sonra yazılı/sözlü verdiği sözlere/taahhütlere uymadığını, başkaca kişilerin bodrum kattaki dava konusu dükkanın 1/24 hissesini gerçek hak sahiplerine devir ve temlik ettiği halde 09.12.2019 tarihinde kendi üzerine aldığı dava konusu dükkandaki 1/24 hissesini halen dahi müvekkillerine hisseleri oranında devir ve temlik etmediğini beyanla, davanın kabulünü, İstanbul ili,..... İlçesi, ... Mah., Ada:..., Parsel: 61, C Blok, Bodrum Katta tapuya kayıtlı 9 nolu bağımsız bölüm dükkanın davalı adına olan 1/24 tapu kaydının iptalini, (mirasçılık belgelerindeki hisseleri oranında) davacılar adına kayıt ve tescilini, bu talepleri kabul edilmediği takdirde müvekkillerinin hisse oranları üzerinden taşınmaz değerinin işlemiş ve işleyecek faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacıların, tapu iptali talep ettikleri 9 numaralı taşınmazın aslında ortak binanın ortak alanına ait olduğunu, davacıların ve daha önce murislerinin baskı sonucunda diğer hissedarları ikna ederek ortak alanın kendilerine ait olması için bina kayıt belgesi düzenlediklerini, ortak alanın oy birliği ile davacılara özgülenmesi gerektiğinden bu süreçte müvekkiline de baskı uyguladıklarını, ancak müvekkilinin ortak alana ait bu hissesini haklı olarak vermek istemediğini, davacıların bu taleplerinin yasaya aykırı olduğunu çünkü ortak alanda her malikin payının var olduğunu ve her malikin payı oranında ortak alandan yararlanma hakkına sahip olduğunu, müvekkiline burayı satın alırken de aynı baskıyla karşılaştığını, binanın projesinde bodrum katta dükkan olarak gözüken 9 numaralı yerin ortak alan olarak gözüktüğünü, kat maliklerinin oy birliği ile projede değişiklik yapmadıkları müddetçe bu yerin ortak alan olarak kalacağını, imar hukuku kamu düzeninden olduğundan buna aykırı sözleşmelerin geçersiz olduğunu beyanla, davanın reddi ile dava masraflarıyla ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinin ıslahı dilekçesi ile; müvekkil davalıların mirasbırakanı, "...'dan" almış olduğu bir Kooperatif hissesi olmadığını, "..." isimli şahıstan üyeliği devraldığını, müvekkile ile davacıların mirasçısı arasında yapılmış bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin ...Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanlığına verdiği 21.03.2005 tarihli dilekçede: " ... Mah. ... caddesi ...nolu daireyi devir aldım. Kooperatifin malı olan dükkan, bodrum ve arsası için hiç bir hakkım yoktur.." şeklindeki beyanı kooperatif yönetimi ile müvekkile arasındaki bir sorun olduğunu, kaldı ki Kooperatif yasasında tüm üyelerin eşitlik ilkesi gereğince eşit hak ve yükümlülüklere sahip olduğu göz alındığında kooperatif yönetimi bir yandan müvekkileyi üyeliğe kabul edip bir yandan da eşitliğe aykırı olarak müvekkileyi daire dışındaki haklardan yoksun bırakmaya çalışması etik olmadığı gibi açıkça yasaya ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, ayrıca müvekkile kandırılarak ve de baskı sonucu elinden alınan bu dilekçenin verildiği tarih 21.03.2005 'olup iş bu davanın açıldığı tarih 20.04.2021 olduğunu, aradan 16 yıldan fazla süre geçtiğini, yani 10 yıllık zaman aşımı geçmiş olduğundan zaman aşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca bu feragatname davacıların murisi eski Kooperatif üyesi "... ile müvekkile arasında da düzenlenmediğini, kooperatif kendi lehine böyle biz yazıyı müvekkilden aldığını, doğmamış bir haktan önceden feragat etmek mümkün olmadığını, dolaysıyla davacıların böyle bir dava açma hakları bulunmadığından husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...Kooperatif Kanunu m.19’a göre kooperatif hissesinin bölünemeyeceği ilkesine göre Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/2346 E., 2022/966 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere Kooperatif Kanunu m.19’a göre kooperatif hissesinin bölünemeyeceği, kişisel hakkın temliki niteliğini taşıyan kooperatif hissesinin devri işleminin bir bütün halinde yapılması gerektiği dolayısıyla aksi yöndeki delillere itibar edilmemiştir. Bir diğer ifadeyle; bir pay ve bu paya bağlı haklar için kooperatife tek ortak alınabileceği, davalı adına taşınmazın kayıt ve tescil edilmesi karşısında paya bağlı hakların davalıya ait olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Bunun yanında bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, ...Konut Yapı Kooperatifi dahilinde yapılan 4 blok şeklinde inşaat için eski ... ada 18 parsel için onaylı ruhsat projesinde ortak alan (sığınak vb) gözükmekte ise de 2019 yılında kamu oyunda İmar Barışı olarak bilinen ve 3194 sayılı yasanın Geçici 16. Md. kapsamında yapılan başvuru ile Yapı Kayıt Belgesi alındığı ve uygun görülerek onaylandığı ve halen ... ada 61 parsel sayılı 1.706,65 m2 kat mülkiyetli iki adet 6 iki adet 5 katlı betonarme apartman ve arsa vasıflı ana taşınmazda C Blok Bodrum ... No.lu... arsa paylı dükkan vasıflı bağımsız bölüm olarak kayıtlı ve tescilli olduğu yani talep edilen dükkanın imar barışı kapsamında yapılan başvuru ile tescil edilmesi hususları yukarıda açıklanan nedenlerle birlikte değerlendirilerek davanın reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili tarafından dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal tescil olmadığı takdirde hisse oranında taşınmazın rayiç bedelinin istemine ilişkindir.Davalı vekili iki haftalık cevap dilekçesi verme süresi dolduktan sonra sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Zamanaşımı def'inin hangi aşamaya kadar ileri sürülebileceği noktasında HMK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/09/2021 tarihli 2017/11-2796 E. 2021/1038 K sayılı ilamında; "...Maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i ve savunma aracı olan zamanaşımının yargılamanın hangi aşamasında ileri sürülmesi gerektiği konusunda ise gerek dava tarihinde ve ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği tarihte yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HUMK) olduğu gibi davalı ... tarafından ıslah dilekçesine karşı itiraz ile ileri sürülen zamanaşımı def’ini içeren dilekçenin mahkemeye sunulduğu tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Zamanaşımı, Kanun’da (HUMK m. 187, HMK m. 116) sınırlı olarak sayılan ilk itirazlardan olmadığından cevap dilekçesi ile ileri sürülme zorunluluğu söz konusu olmayıp zamanaşımının ileri sürülme zamanı daha çok savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağıyla ilgilidir. Öğreti ve uygulamada “savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı” olarak adlandırılan bu yasak, davalının savunmasında ileri sürdüğü olgular, istemler ve itirazlarını sonradan genişletmesi ya da değiştirmesinin mümkün olmaması demektir. Kanunda gösterilen istisnalar dışında davacı davasını genişletip değiştiremeyeceği gibi davalı da savunmasını genişletip değiştiremez. Usul hukukunda benimsenen teksif ilkesinin önemli bir sonucu olan bu yasağın hangi anda başladığını belirlemek için yasal düzenlemelere bakmak gerekmektedir...." şeklinde açıklanmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99/2. maddesi uyarınca dava basit yargılama usulüne tabi olup,6100 sayılı HMK'nın 317/2.maddesinde; "Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak mahkeme durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir." hükmünü içermekte olup, mahkemece verilen ek cevap süresi içinde yapılan tüm itirazlar ve ileri sürülen def'iler esasa cevap süresi içinde yapılmış sayılır.HMK'nın 319.maddesinde; "İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar.", 320.maddesinde; "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir. Daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder..." düzenlemesine yer verilmiştir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı tarafça yasal süre içerisinde zamanaşımı itirazı ileri sürülmediği tespit edilmekle bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır.Somut olayda; davacılar, murisi ...'nın dava dışı kooperatifin üyesi olduğunu, üyeliğinden kaynaklı 6 nolu bağımsız bölüm ile ortak alandaki bodrum katta bulunan dükkanın 1/24 payın murise ait olduğunu, davalıya yapılan hisse devrin sadece bağımsız bölüme ilişkin olduğunu, ortak alandaki bodrum katta bulunan dükkanın 1/24 payı ile ilgili yapılmış bir hisse devir sözleşmesi bulunmadığından davalı adına kayıtlı dükkanın 1/24 payın tapusunun iptali ile davacılar adına tescili olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin tazmini talep etmiştir.Dosyaya ibraz edilen Beyoğlu 10. Noterliği'nin 06/08/2018 tarih, ... yevmiye nolu mirasçılık belgesine göre; davacıların murisi ...'nın 29/07/2028 tarihinde vefat ettiği, murisin terekesi 8 pay kabul edilerek 3 payın davacılardan ..., 3 payın ..., 2 payın ...'ya ait olduğuna karar verilmiştir.Dosya kapsamına göre; dava dışı ...Konut Yapı Kooperatifi üyesi olan davacılar murisi ...'nın 11.06.2003 tarihli Sözleşme Protokolü ile dairesini ...'e devir ettiği, daireyi devralan ...'in de imzasının bulunduğu sözleşme protokolün “... Mahallesi ... Caddesi... Yapı C Blok 6 no.lu daireyi devir aldım. 31.07.2003 e kadar ödemeler ...'ya aittir. Daireden başka bir hak talep etmeyeceğim.Dükkan (Bodrum garaj) Arsa (Okul Yeri) ...'ya aittir. Taraflar kesinlikle Protokol dışına çıkmayacaktır. Aksi takdirde TC mahkemeleri huzurunda alıcı haksızlığını kabul eder." şeklinde düzenlendiği, kooperatife verilen 30.08.2003 tarihli dilekçede de devir ve kapsamının belirtildiği ve 5. md. de “Henüz tapu işlemi yapılmamış olup... bulunan dükkan 3/1 hissesi ve bütün blokların altında bulunan 1200 m2 Bodrum ( işyeri ) hissesi de ...' ya aittir . Ayrıca Kooperatife ait okul yeri olarak ayrılan .... m2 lik parseldeki hisse de ...' ya aittir “ hükmünün bulunduğu, söz konusu devir işlemine istinaden dava dışı kooperatif yönetim kurulunun 30/09/2003 tarihli kararı ile ...'nın üyelikten çıkışının kabulüne, ...'in üyeliğin kabulüne karar verildiği, akabinde üyeliği devralan ...'in üyeliğini davalı ... 'a devrettiği, devir işlemi sırasında kooperatife sunulan taraflarca imzalan 21/03/2005 tarihli dilekçenin “... Mah. ... Cad. .., C Blok D: 4 no.lu daireyi devir aldım . Kooperatifin malı olan Dükkan, Bodrum ve Arsası için hiçbir hakkım yoktur." şeklinde düzenlendiği ve söz konusu devir işlemine istinaden davalı ...'ın kooperatif üyeliğine kabul edildiği görülmüştür.Görevsiz mahkemenin 19/01/2023 tarihli duruşma celsesinde tanık ...'in beyanında; "...'dan kooperatif hisseni sadece daireye ilişkin olmak üzere satın alan kişi benim, daire dışında taşınmazın altında bulunan dükkanda da kooperatif hissesinin hakkı vardı , bu hisseye yönelik ödeme yapmadığımdan ... beyden hisseyi devralırken dükkandaki hisseyi devre dışı bırakmıştık, ben de ...'a taşınmazın hissesini devrettiğimde kendisine yalnızca daireyi devrettiğimi ve dükkandaki hisseyi devre dışı bıraktığımı ve ... beyden satın alırken yalnızca daireyi satın aldığımı özellikle söylemiştim, ben taşınmazı 65 bin liraya almıştım, içini yatırdıktan sonra da 115 bin liraya da sattım, dükkan kiralarını kimin aldığını bilemiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Görevsiz mahkemenin19/01/2023 tarihli duruşma celsesinde tanık ...'ın beyanında; "Saydığınız isimler ile aramda herhangi bir akrabalık bağı bulunmamaktadır, davaya konu bina kooperatif tarafından inşa edildi, hangi yıllar arasında yaptığımı hatırlamamakla birlikte yaklaşık olarak 6 - 7 yıl kadar kooperatif başkanlığı yaptım, hatırladığım bir olay ile bağlantı kuramadığımdan tarih veremiyorum, dava konusu daireyi biliyorum ve binanın altındaki yeri de biliyorum, binanın altına bulunan kısım kooperatif yapılırken garaj olarak düşünülmüştü ancak daha sonra üyelerin ortak kararlarıyla bir iş yerine kiraya verildi, kira gelirini yöneticiler alır ve kooperatif ortaklarına hisseleri oranında dağıtılır, ... bey daireyi satacağını bana söylemişti, ... bey de satın alacağı zaman sadece daireyi satın almak istedi, ben bunun problem yaratacağını söyledim, taraflar birbirlerine güvendiğinden sadece daire satışı yapıldı, ancak hisse devri kooperatif 24 kişiden oluştuğundan ve daha fazla üye alınamayacağından hisse bölünmeksizin devir yapıldı, ... bey daha sonra daireyi ... hanıma sattığında kooperatif başkanı olmam dolayısıyla gelip bana defalarca sordu, ben de ... ve ... beyler arasındaki satışın sadece daireye yönelik olduğu hususunu özellikle belirttim, ... hanım bunu bilerek taşınmazın devrini aldı, ... hanım dükkanda hiçbir hakkının olmadığına ilişkin satış yapıldığına dair yazılı belge sunulduğunu hatırlıyorum, dava konusu taşınmazın devir alma bedelini ben bilemem, bildiğim kadarıyla aralarında sözleşme yaptılar ancak tutar hakkında bilgi sahibi değilim." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. İnşaat Mühendisinden alınan 22/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Taşınmazın tapu kaydının davaya konu İstanbul İli Ümraniye İlçesi ... Mahallesinde “iki adet altı katlı iki adet 5 katlı betonarme apartman ve arsası” vasıflı 1706,65m2 yüzölçümlü ... ada 61 parsel sayılı taşınmazda: .../... arsa paylı C Blok ...bağımsız bölüm no.lu konutun tamamının davalı ... adına kayıtlı olduğu, site yönetimince İmar Barışına başvurulduğu, ana taşınmaz için kat mülkiyeti tesis edildiği ve daha önce ortak alan gözüken bodrum katın da 9 no.lu dükkan vasıflı... arsa paylı bağımsız bölüm olarak tapuda tescil edildiği, bu bağımsız bölümün maliklerinin de her birinin 1/24 hisse sahibi olan eski kooperatif üyeleri ve 4 blokta bulunan toplam 24 bağımsız bölüm malikleri olduğu ve davalının da burada 1/24 hissedar olduğu, dava konusu Ümraniye İlçesi, ... ( tapuda ... ) Mah. ... Caddesi ... , Sarı Konaklar Sitesi C Blok adresine isabet eden ve tapuda ... Mah., ... ada 61 parsel sayılı 1.706,65 m2 kat mülkiyetli iki adet 6 iki adet 5 katlı betonarme apartman ve arsası vasıflı ana taşınmazda C Blok Bodrum Kat ...No lu... arsa paylı dükkan vasfıyla kayıtlı bağımsız bölümün, bulunduğu binanın ve sitenin semtin ve semt içerisindeki konumunun özellikleri, parselin imar imkanları ve gelecek açısından imar verimliliği, teşekkül etmiş serbest piyasa alım satım emsalleri ve rayiçleri ile emlak endeksi ve diğer objektif unsurlar birlikte göz önünde tutularak serbest piyasa alım satım değerinin 20.04.2021 dava tarihinde 10.800.000,00TL ve dava konusu 1/24 hisse değerinin de; (10.800.000,00 x 1/24 =) 450.000,00 TL olabileceği hesap edildiği ve dosyada murise ait mirasçılık belgesine rastlanmadığı için davacıların payına düşen bedellerin hesaplanmadığı tespit edildiği bildirilmiştir.1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19. maddesine göre, kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir. Dolayısıyla da bir pay ve bu paya bağlı haklar için kooperatife yalnızca bir ortak alınabilir. Bu itibarla Kooperatifler Kanunu 19. maddesi uyarınca kooperatiflerde bir ortaklık payının bölünerek devri mümkün değildir. Ancak buna rağmen payın bölünerek devri halinde bu hususun kooperatifi bağlamayacağı ancak taraflar arasında şahsi hak talebi doğuracağı da aşikardır.Somut olayda; davacıların murisi ...'nın kooperatif üyeliğini ...'e devrederken 6 nolu bağımsız bölüm dışındaki, davaya konu kooperatif ortak alanından sayılan sonradan imar değişikliği ile dükkan niteliğindeki bağımsız bölümdeki 1/24 payın ...'ya ait olduğu kararlaştırılmıştır. O halde üyeliği devreden ...'nın üyeliğini devrettiği ...'ten talep edebileceği davaya konu bodrum katta bulunan dükkan niteliğindeki 9 nolu bağımsız bölümde sonradan ayni hakka dönüşen şahsi hakkı bulunmaktadır. Ancak davaya konu şahsi hak, üyeliğin devri ile birlikte dava dışı ...'dan davalı ...'a devredildiği için devir sırasında davalı ..., davacının şahsi hakkını bilebilecek durumdaysa söz konusu şahsi haktan dava dışı ... ile birlikte sorumlu olacaktır. Gerek dinlenen tanık beyanları, gerekse davalı ...'ın, üyeliği devralırken kooperatife sunmuş olduğu 21/03/2005 tarihli dilekçe ile sadece C Blok 4 nolu daireyi devir aldığını, kooperatif malı olan dükkan, bodrum ve arsası için hiçbir hakkı olmadığını kabul etmesi nedeniyle davaya konu dükkanda, davacının şahsi hakkını bilerek üyeliği devraldığı, diğer bir ifade ile davaya konu dükkandan kaynaklanan hakkın davacılara ait olduğu kabul edilmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/03/2025 tarihli ve 2024/39 Esas 2025/194 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULARAK; 2-Davanın KABULÜ ile; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Mevki ... Ada, 61 Parsel, C Blok Bodrum Kat, Dükkan Niteliğindeki 9 nolu Bağımsız Bölüm'ün davalı ... adına kayıtlı 1/24 payın iptali ile Beyoğlu 10. Noterliği'nin 06/08/2018 tarih, ... yevmiye nolu mirasçılık paylarına göre davacılar adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, 3-İİK 28. Maddesi kapsamında hüküm özetinin Ümraniye Tapu Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 30.739,50 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 853,88 TL'nin peşin harç ile 6.830,99 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye kalan 23.054,63 TL harcın davalıdan alınarak hazine yararına tahsiline, 5-Davacı tarafından sarfedilen 59,30 TL başvuru harç, 853,88 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 571,90 TL keşif harcı, 405,00 TL keşif araç ücreti, 6.830,99 TL tamamlama harcı, 795,00 TL posta masrafı, 1.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.324,57 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 72.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine, İstinaf giderleri yönünden; 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 2-Harçlar Kanunu gereğince; alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcın davacı tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı, 615,40 TL istinaf karar harcı ve 910,00 TL tebligat-posta masrafı toplamı 3.208,50.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/01/2026