T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2271 - 2026/556 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2271 KARAR NO : 2026/556 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2025 NUMARASI : 2025/2 E. - 2025/174 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikr…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2271 - 2026/556 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2271 KARAR NO : 2026/556 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2025 NUMARASI : 2025/2 E. - 2025/174 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/05/2025 tarih ve 2025/2 Esas - 2025/174 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerinin tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2005/47112, 2006/02176, 2016/80647, 2018/20032, 2006/02280 sayılı ve "... şekil", "... şekil", "...... ... şekil" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı Şirketin 019/134250 sayılı ve "şekil+..." ibareli başvurusuna anılan markalara dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davacının birçok ulusal gazete, televizyon, dergi ve radyo kanallarını bünyesinde barındıran Türkiye'nin önde gelen medya kuruluşlarından biri olduğunu, dava konusu eden markada geçen "..." ibaresinin davacının tescilli ve tanınmış "..." markasıyla iltibas yaratacak biçimde birebir aynı olduğunu, söz konusu ibarenin dava konusu edilen markada tek başına esas unsur olarak kullanıldığını, tarafların marka işaretlerinin benzer olduğunun davalı Kurumun da kabulünde olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden markalar arasında emtia benzerliği koşulunun da gerçekleştiğini, davacının "..." markasının tanınmışlığı nazara alındığında bu markanın farklı bir sektörde başkaları tarafından kullanılması halinde markanın sulandırılması sonucunun ortaya çıkacağını, dava konusu edilen markanın kötüniyetli olarak, haksız rekabet saikiyle tescil edilmek istendiğini ileri sürerek ... YİDK'nın 2021-M-6308 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/134250 sayılı ve "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davalının uyuşmazlık konusu olan "..." ibaresini kılavuz unsur olarak ihtiva eden ticaret unvanının ilk defa 1983 yılında tescil edildiğini, davalının iştigal alanı ile uyumlu emtialarda tescilli "..." markalarının bulunduğunu, tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, "..." ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu ve kimsenin tekeline bırakılabilecek bir ibare olmadığını, nitekim ... nezdinde tescilli 331 tane "..." ibareli markanın bulunduğunu, taraf markalarının birlikte bulundukları 30 yıl boyunca karıştırılmamış olmasının davacının iddialarının aksini kanıtladığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, kazanılmış haktan söz edilebilmesi için; kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması; bu markaya dayalı olarak yapılan başvurunun, kazanılmış hak teşkil eden markanın asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması; sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, kapsamını genişletme yoluna gitmemesi şartlarının hepsinin birden arandığı; ayrıca Yargıtay'ın, müktesep hak iddialarına mesnet alınan markaların fiili kullanımının ispat edilmiş olmasını da, gerekli gördüğü; somut olayımızda ise; öncelikle, her ne kadar davalının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı, 136073 sayılı markası haricinde kalan markaları, 24.06.2022 tarihinde, yenilenmeme nedeniyle hükümden düşmüş/geçersiz hale gelmiş ise de, davalının bu markalarının, gerek dava konusu edilen YİDK kararının verildiği 28.09.2021 tarihi, gerekse de huzurdaki davanın (hükümsüzlük davası) açıldığı 29.11.2021 tarihi itibariyle halen hüküm ifade ediyor olduklarından, davalının huzurdaki uyuşmazlıkta, bu markalarına dayalı müktesep hak iddia etmesinin mümkün olduğunun değerlendirildiği; davalının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı markalarının, tescil tarihlerine bakıldığında, bu markaların, yukarıda yer verilen müktesep hak kriterlerinden birincisi ve ikincisinin karşılandığı; dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen emtialardan, 10. sınıfa giren; "Su yatakları, tıbbi amaçlı yataklar ve havalı yastıklar, tıbbi amaçlı ortopedik yataklar." ile 20. sınıfa giren; "Demir, çelik ve her türlü metal ile ağaçtan yataklar, somyalar, karyolalar, ranzalar, kanepeler. Yaylı yataklar, sünger yataklar, pamuk yataklar, yün yataklar, mobil yataklar, açılır kapanır yataklar. Yatak şilteleri, yaylı şilteler, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, su yatakları, kamp yatakları, deniz yatakları"nın, davalının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı markalarının tescilli olduğu "muhtelif yataklar" ile aynı/aynı tür emtialar olduğu; somut uyuşmazlıkta, 10. ve 20. sınıfa giren bu emtialar özelinde, müktesep hak kriterlerinden üçüncüsünün de sağlanmış olduğu; davalının eski tarihli markalarının kapsamında, 24. sınıfa giren; "Yatak örtüleri, çarşaflar, pikeler, yastık kılıfları, nevresimler, yorganlar, battaniyeler." yer almadığından, bu emtialar yönünden, müktesep hak kriterlerinden üçüncüsünün sağlandığının söylenmesi mümkün görülmediği; davalının dava/marka işlem dosyasına sunmuş olduğu belge ve delillerden "...+şekil" ibareli markalarının "muhtelif yataklar"da fiilen kullanıldığı tevsik edilebildiğinden, ancak 24. sınıfa giren "Yatak örtüleri, çarşaflar, pikeler, yastık kılıfları, nevresimler, yorganlar, battaniyeler." mallarında kullanıldığına dair bir delil de olmadığından, davalının müktesep hak iddiasının, sadece markasını fiilen kullandığı emtialar yönünden dinlenebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ... YİDK'nın 2021-M-6308 sayılı kararının 24. sınıf mallar bakımından iptaline, dava konusu edilen 2019/134250 sayılı markanın 24. sınıf mallar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın kısmen reddi kararının hukuka uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müktesep hak kavramına ilişkin hatalı değerlendirme yapıldığını, emsal yargı içtihatlarına uygun bir değerlendirmeye tabi tutulmadığını, davalıya ait markaların ciddi biçimde kullanılmış olup olmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, önceki tarihli markaların esas unsurunun farklı olduğunu, müvekkilinin markalarının çok daha eskiye dayandığını, taraf markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğundan davaya konu markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, taraf markalarının umumi intibasının farklı olduğunu, taraf markalarının emtia listesinin farklı olduğunu, öte yandan, mahkemece davalının "muhtelif yataklar" emtiaları bakımından müktesep hakkını ispatladığı kabul edilmiş olup 24. sınıf malların da "yatak" emtiası bakımından tamamlayıcı ürün olduğundan müktesep hakkın bu ürünleri de kapsamasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 24. sınıf mallar yönünden davanın kabulünün hatalı olduğunu, müvekkilinin uyku ürünleri sektörüne dahil bir çok ürünü üreterek sattığını, müvekkilinin "..." ibaresini kuruluşundan bu yana 40 yıla yakın süredir kesintisiz ve yaygın olarak kullandığını, bu ibarenin ortaklığının markaları benzer kılmaya yetmediğini, emtia benzerliğinin de gerçekleşmediğini, çekişmeli emtianın tüketicisinin dikkat seviyesinin ortalamanın üzerinde olduğunu, iltibas tehlikesi bulunmadığını, medya sektöründe tanınmışlığın SMK'nın 6/5. maddesindeki şartlara otomatik olarak sebebiyet vermeyeceğini, taraf markalarının uzun yıllardır aynı anda yan yana kullanıldığını, kötüniyetin ispat olunamadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.- 2008/10251 K. sayılı "..." kararı ve diğer yerleşik içtihatlarında açıklandığı üzere, önceki tarihli markalardan doğan müktesep hakka dayanılarak yapılan marka başvurularında, önceki markanın, başvuru tarihi itibariyle hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması, sonraki markanın aynı ayırt edici unsuru içermesi, önceki markanın uzun süredir kullanılıyor olması ve ayrıca sonraki marka tesciliyle üçüncü kişilerin tescilli markalarına yanaşılmamasının gerektiği; somut uyuşmazlıkta davalı başvuran şirketin YİDK karar ve hükümsüzlük dava tarihi itibariyle hükümden düşmemiş çok sayıda markasının bulunduğu, bu markaların işlem dosyasında ve hükümsüzlük davasında müktesep hakka dayanak olarak ileri sürüldüğü, 25.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda listelenen söz konusu markaların başvuru tarihi itibariyle 5 yıldan uzun süredir tescilli ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 10 ve 20. sınıf kapsamındaki yataklar ile ilgili mallarda uzun süredir kullanılıyor oldukları, önceki tarihli bu markalarda solda horoz figürü, sağda ile ... ibaresinin yer aldığı, dava konusu başvuruda da aynı tertip tarzının kullanıldığı, yani önceki markaların esas unsurunun korunduğu ve davacının markalarına bir yanaşmanın söz konusu olmadığı, dolayısıyla, taraf markalarını oluşturan ibareler ve emtia listeleri benzer olsa da, müktesep hak şartlarının sağlanmış olması nedeniyle, davalı şirketin eski tarihli markalarının başvurunun 10. sınıfa giren; "Su yatakları, tıbbi amaçlı yataklar ve havalı yastıklar, tıbbi amaçlı ortopedik yataklar." ile 20. sınıfa giren; "Demir, çelik ve her türlü metal ile ağaçtan yataklar, somyalar, karyolalar, ranzalar, kanepeler. Yaylı yataklar, sünger yataklar, pamuk yataklar, yün yataklar, mobil yataklar, açılır kapanır yataklar. Yatak şilteleri, yaylı şilteler, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, su yatakları, kamp yatakları, deniz yatakları" mallarında tescil hakkı sağladığı, bu yönden, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; dava konusu markanın kapsamında 24. sınıf "Yatak örtüleri, çarşaflar, pikeler, yastık kılıfları, nevresimler, yorganlar, battaniyeler" malları da bulunmakta olup, ilk derece mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi ek raporuna dayalı olarak, davalının eski tarihli markalarının kapsamında 24. sınıf malların yer almadığı, bu emtialar yönünden müktesep hak kriterinin sağlanmadığı gerekçesiyle, 24. sınıf "Yatak örtüleri, çarşaflar, pikeler, yastık kılıfları, nevresimler, yorganlar, battaniyeler" mallar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi ek raporunda tablolaştırıldığı üzere, davalı şirketin 136073, 142173, 2000/17711, 2000/17712, 2000/17714, 2000/17715, 2000/17716 sayılı markalarının kapsamında 24. sınıf "Yastık. Yatak örtüleri, çarşaflar, pikeler, yastık kılıfları, nevresimler, yorganlar, battaniyeler" malları bulunmaktadır. Sayılan markalar bakımından da, önceki markanın uzun süredir tescilli olması, başvuruda esas unsurun korunması, emtia listesinin genişletilmemesi, üçüncü kişilerin markasına yaklaşılmaması şartları sağlanmış olup, işlem ve dava dosyalarına sunulan belgelere göre, davalı şirket tarafından "..." markasının anılan 24. sınıf mallar yönünden de kullanıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü isabetli bulunmamıştır. Bu hale göre, davalı şirketin önceki markaları, dava konusu markanın kapsamındaki tüm mallar yönünden müktesep hak sağlamaktadır. Bu itibarla, davalı şirketin önceki tarihli markalarının dava konusu başvurunun kapsamındaki tüm mallar için müktesep hak teşkil ettiği ve SMK'nın 6/1. maddesindeki tescil engelinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... ile davalı şirket vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 15/05/2025 gün ve 2025/2 Esas - 2025/174 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 672,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 7-Davalı şirket tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 150,00-TL posta gideri ile istinaf aşamasında yapılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.833,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 8-Davalı ... tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 100,00-TL posta gideri ile istinaf aşamasında yapılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.783,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 10-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-Davalılardan ayrı ayrı peşin olarak alınan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 06/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.