6. Ceza Dairesi 2006/10634 E. , 2010/319 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Yakınan ...’ye karşı işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın, yol üzerinde park halinde bulunan ve kilitlenmek suretiyle koruma altına alınan yakınana ait aracın yakıt deposunun kilidini sert
**6. Ceza Dairesi 2006/10634 E. , 2010/319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Yakınan ...’ye karşı işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın, yol üzerinde park halinde bulunan ve kilitlenmek suretiyle koruma altına alınan yakınana ait aracın yakıt deposunun kilidini sert bir cisimle zorlayıp kırarak açıp hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eyleminin TCK.nun 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu düşünülmeden, aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, sonuç ceza değişmediğinden, anılan Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde bu maddeye düzenleme amacının dışında yorumlar getirilerek hükmolunan cezadan indirim yapılması, Alaçam Sulh Ceza Mahkemesi’nin 04.02.2005 tarihinde kesinleşen, 2003/186-2004/189 sayılı kararı ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Yakınan ...’a karşı işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, “adet veya tahsis ya da kullanımı gereği açıkta bırakılmış eşya” niteliği bulunmayan, boş arazide park halinde bırakılan suça konu aracın yakıt deposunun kilitli olmadığını savunması, 10.06.2005 tarihli Görgü ve Tespit Tutanağı içeriğinde yakıt deposunun kilitli olup olmadığına ilişkin açıklamanın bulunmadığı, yakınanın kollukta, “yakıt deposunun anahtarla kapalı olmadığı” ve Cumhuriyet Savcılığında, “yakıt tankının kilitli olduğu” şeklindeki anlatımları arasındaki aykırılığın giderilmediğinin anlaşılması karşısında; suça konu aracın yakıt deposunun kilitlenmek suretiyle koruma altına alınmış olup olmadığı, kilitli ise ne şekilde açılarak hırsızlığın gerçekleştirildiği duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra sanık hakkında TCK.nun 141/1, 142/1-b veya 142/2-d maddelerinden hangisinin uygulanacağının saptanması gerektiği gözetilmeden, aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, 2-5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde bu maddeye düzenleme amacının dışında yorumlar getirilerek hükmolunan cezadan indirim yapılması, 3-Alaçam Sulh Ceza Mahkemesi’nin 04.02.2005 tarihinde kesinleşen, 2003/186-2004/189 sayılı kararı ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmaması, 4-Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 19.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.