11. Hukuk Dairesi 2009/14175 E. , 2011/8997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2009 tarih ve 2007/26-2009/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki di
**11. Hukuk Dairesi 2009/14175 E. , 2011/8997 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2009 tarih ve 2007/26-2009/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösterdiğini, “Alocard” ibareli telefon kartlarını 2003 yılında piyasa sürerek bu ibareyi ilk olarak kullanmaya başladığını, davalının ise aynı ibareyi marka olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu markanın ilk olarak davacı tarafından 2002 yılında oluşturulup tanıtılmaya başlandığı, bu hususun fatura ve tanık anlatımları ile kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, öncelikli kullanım nedenine dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı adına tescilli olan “Alocard” ibareli markayı ilk olarak müvekkilinin 2002 yılında yaptığı tanıtım faaliyetlerine dayalı olarak davalıdan önce kullanmaya başladığını iddia ederek işbu davayı açmış, iddiasını ispat amacıyla 2002 ve 2003 yıllarına ait faturalar ile tanık beyanları ve gazete ilanlarına dayanmıştır. Davalı taraf ise yine 2003 yılı ve sonrasına ait tanıtım örnekleri ve tanık beyanlarına dayalı olarak savunma yapmış, yapılan yargılamanın sonunda mahkemece, önceye dayalı kullanımın davacı tarafından gerçekleştirildiği, 2002 yılı ile 2003 yılı başlarında yapılan tanıtım harcamalarını gösterir faturalar ve fatura içeriklerini doğrulayan davacı tanık anlatımlarının bu kullanımı kanıtlar nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Buna karşın davalı vekili tarafından, davacı tanıklarının beyanlarının aksini kanıtlar mahiyette olduğunu iddiasıyla davacı tanığı Jülide ile yapılmış röportaj ve davacı tanığı Mustafa’nın şirketinin kuruluş tarihinin 2005 yılına ait olduğunu gösterir belge örneği sunulmuştur. Öte yandan, mahkemece, davacı taraftan 2002 yılında yapılan reklamasyon faturalarının hangi tanıtımlara ilişkin olduğu ve buna ilişkin örnekler sunması istenmişse de davacı tarafça bu yönde bir belge de sunulmamıştır. Bu durumda, mahkemece, öncelikle davacı tarafça sunulmuş olan tanıtım faturalarının içerikleri ve sahih olup olmadıkları hususu, söz konusu faturaları düzenleyen şirket ya da gerçek kişilerden sorulduktan sonra içinde telekomünikasyon konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, davaya konu olan ve taraflarca “Alocard” olarak adlandırılan iletişim sisteminin içeriğinin ne olduğu, 2004 yılından önce yapılan kullanımların ne şekilde olduğu, davacı tanığı tarafından ibraz edilen ve 2002 yılına ait olduğu belirtilen iki adet kart da göz önünde bulundurulmak suretiyle belirlenip, öncelikli kullanımın hangi tarafça yapıldığı hususu tereddüte yer olmayacak şekilde ortaya konulup, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlar incelenmeksizin yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.