10. Ceza Dairesi 2016/2661 E. , 2017/4702 K. "İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı'nın, 27.05.2016 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli ... hakkında açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının reddine dair İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/07/2015 tarihli ve 2015/247 esas, 2015/358 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16/06/2016 tarihli yazı ekinde dosyanın
**10. Ceza Dairesi 2016/2661 E. , 2017/4702 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı'nın, 27.05.2016 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli ... hakkında açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının reddine dair İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/07/2015 tarihli ve 2015/247 esas, 2015/358 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16/06/2016 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Şüpheli hakkında, 18.06.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 08/10/2014 tarihli ve 2014/121825 soruşturma, 2014/297 sayılı karar ile, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği; ayrıca tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar uyuşturucu madde kullanması halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edildiği, erteleme kararının şüpheliye 28.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 2- Şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yapılan tebligata rağmen 10 gün içinde başvurmadığı gerekçesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, şüpheli hakkındaki kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca cezalandırılması isteğiyle sanık hakkında kamu davası açıldığı, 3- İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/07/2015 tarihli ve 2015/247 esas, 2015/358 sayılı kararı ile "Sanığın yargılama konusu olan 18.06.2014 tarihli suçu, Bakırköy 16. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.05.2014 tarihli ve 2013/1036 esas, 2014/615 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlediği, dolayısı ile 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca bu eylem yeni bir suç oluşturmadığı" gerekçesiyle, “kamu davasının reddine” karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B) Kanun Yararına Bozma Talebi: Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/10/2014 tarihli ve 2014/121825 soruşturma, 2014/297 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan, tedavi ve denetimli serbestlik kararının icrası için 10 gün içinde başvuru yapması aksi halde yükümlülüğü ihlal etmiş sayılacağı şerhini içerir tebligatın şüpheliye 05/02/2015 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, buna karşın şüphelinin belirlenen 10 günlük süre içinde ilgili müdürlüğe başvurmadığından bahisle ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün 17/02/2015 tarihli ve 2015/350 DS sayılı kararı ile şüpheliye ait dosyanın kapatılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/04/2015 tarihli iddianamesi ile şüphelinin daha önceden verilen kamu davasının ertelenmesi kararı kapsamında denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulduğu, şüphelinin yasal süre içerisinde denetimli serbestlik tedbirinin infazı için müracaat etmediğinden erteleme kararı kaldırılarak hakkında kamu davası açıldığı, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2015 tarihli ve 2015/247 esas, 2015/358 sayılı kararı ile sanık hakkında 22/11/2009 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince verilen 10 ay hapis cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 12/06/2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın deneme süresi içerisinde iddianameye konu suçu işlediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak suçundan başlatılan soruşturmada Cumhuriyet Savcısı tarafından beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, Cumhuriyet savcısının, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyaracağı, kişinin, erteleme süresi zarfında, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılacağının hükme bağlandığı, Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/10/2014 tarihli ve 2014/121825 soruşturma, 2014/297 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açılabilmesi için şüphelinin erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi gerektiği, şüphelinin fiilinin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için en az 2 kez ihtar yapılmış olması ve şüphelinin usulüne uygun 2 haklı ihtara rağmen davete icabet etmemesi veya başka herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması gerektiği, buna karşın şüpheli hakkında ...Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı kağıdının 05/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin tebliğe rağmen denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediği, tek başına bu durumun ise ısrar olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu kapsamda usulüne uygun yapılan ilk çağrıya uymayan şüpheli hakkında sonuçları da şerh edilmek sureti ile ikinci kez çağrı kağıdı çıkartılması bu çağrıya da uymaması halinde ısrar şartının gerçekleşeceği ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak hakkında iddianame düzenlenmesi gerektiği, netice olarak şüpheli hakkında ısrar şartının gerçekleşmediği esasen kamu davası açılmaması gerekirken iddianame tanzim edilerek cezalandırılmasının talep edildiği, bu sebeple açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesini takiben deneme süresi içerisinde sanığın suç işlediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/07/2015 tarihli ve 2015/247 esas, 2015/358 sayılı kararının bozulması istenmiştir. C) Konunun Değerlendirilmesi: TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır. " hükmüne yer verilmiştir. CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasında, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmü öngörülmüştür. Somut olayda sanık, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tabi tutulduğu tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlaması için gönderilen meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmaması üzerine kamu davası açılmış ise de, kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde kendisine yüklenen yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakla ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, buna rağmen başvuruda bulunmadığı takdirde de sanık hakkında kamu davasının açılması gerekir. Ancak somut olayda "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulunun" gerçekleşmediği, dolayısı ile kamu davası açılma koşulları oluşmadığı halde kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması isteğiyle açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulunun" gerçekleşmediği anlaşıldığından, Mahkeme tarafından CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “davanın durmasına” ve denetimli serbestlik dosyasının infazına devam edilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama konusu olan 18.06.2014 tarihli suç daha önce verilmiş her hangi bir tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazı sırasında işlenmiş olmadığı halde, sanığın bu suçu adli sicil kaydında yer alan başka bir uyuşturucu madde kullanma suçu nedeniyle genel hükümlere göre CMK’nın 231. maddesine göre her hangi bir yükümlülük yüklenmeden verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlediği gerekçesi ile “davanın reddine” karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, sanık lehine olarak verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma talebi bu yönü ile kabul edilmiştir. D) Karar : Açıklanan nedenlere göre; İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/07/2015 tarihli ve 2015/247 esas, 2015/358 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesinin 3. fıkrası ile 4.fıkrasının (c) bendi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.