T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/776 - Karar No:2026/246 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/776 KARAR NO : 2026/246 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 NUMARASI : 2022/792 E-2024/521 K DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2026 Davacı veki…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/776 - Karar No:2026/246 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/776 KARAR NO : 2026/246 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 NUMARASI : 2022/792 E-2024/521 K DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; yüklenici dava dışı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenilen Çatakköprü- Sason- Yücebağ- Diyarbakır İl Hududu yol yapım işi'nin, Ankara 10. Noterliği'nin 12/08/1994 tarih ve 46117 yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne devredildiğini ve bu şirketin taahhüdünde devam ettiğini, yol yapım çalışmaları sırasında ... no'lu parsel üzerinde bulunan ev, arsa, ağaç ve diğer eklentilerin zarar gördüğünden bahisle ... tarafından Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nin 2007/226 Esasına kayden açılan davada mahkemece verilen 11/06/2009 tarihli ve E.2007/226 K.2009/1095 sayılı kararı ile maddi tazminatın ödenmesine karar verildiğini, kararın ... tarafından Batman İcra Müdürlüğü'nün 2009/10231 sayılı dosyası ile icra takibine konulması nedeniyle, idare tarafından 20.195,81 TL olarak ödendiğini, davalı yüklenici şirket ile akdedilen yol işleri sözleşmesi'nin 48’inci, 47'nci ve 30'uncu maddeleri ile yine sözleşmenin (ve eki şartnamenin) yüklenicinin sorumluluğunu belirten maddelerine göre, oluşan zararlardan davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. sorumlu bulunduğunu, bu nedenle müvekkili idare tarafından taşınmaz malikine ödenen tazminatın davalı yükleniciden tahsilinin gerektiğini ileri sürerek, 20.195,81 TL rücuen tazminat alacağının 11/10/2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dosyanın Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan 2010/756 Esas sayılı dosyası ile aynı olduğunu bu nedenle birleştirilmesi gerektiğini, meydana gelen zarar ile davalı eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 11.02.2020 tarih ve 2015/789 Esas- 2020/110 Karar sayılı davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 20.10.2022 tarih ve 2022/416 Esas- 2022/1038 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; dava, davalı yüklenici tarafından gerçekleştirilen yol yapımı çalışmaları sırasında dava dışı kişinin taşınmazına verilen zararın davacı işsahibi tarafından ödenmesi üzerine yükleniciden tahsili için açılan rücuen tazminat davası olup, ihbar olunanlar Aksigorta Anonim Şirketi ile Axa Sigorta Anonim Şirketi'nin davaya katılmamaları nedeni ile ihbar olunanlar Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 1. fıkrasının b bendi gereğince gerekçeli karar başlığına yazılmadığı, davacının yüklenicinin üstlendiği yol yapım çalışması sırasında meydana gelen heyelandan dolayı dava dışı kişinin taşınmazına verilen zararın giderilmesi için dava dışı kişiye ödediği tazminatı aralarındaki sözleşmeye göre davalıdan alınmasının talep edildiği, Karayolları Genel Müdürlüğünün 19/04/2022 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen Çatakköprü-Sason-Yücebağ-Diyarbakır İl Hududu Yolunun Takriben KM:0+000-34+260 Kesimine Ait Yol İçin Sözleşme başlıklı sözleşmenin 31. maddesinin 2. fıkrasına göre heyelandan kaynaklanan zararlardan davacının sorumlu olması ve buna göre davalının sigorta yapıp yapmamasının öneminin bulunmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece istinaf kaldırma kararına ve dosyada alınan bilirkişi raporlarına rağmen davanın reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin 30/1 ve 30/2 maddelerinde yükleniciye all risk ve mali sorumluluk sigortası yaptırılması gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, kaldırma kararında "mahkemenin 3.kişilerin uğradıkları zararın sözleşme gereğince sigorta yaptırılmış olsaydı sigorta kapsamında kalıp kalmayacağının belirlenmesi gerektiği" denildiğini, 09.06.2023 ve 08.05.2024 tarihli bilirkişi raporlarında "Davalı tarafın işin yapımı esnasında meydana gelen heyelanın oluşumunda yerine getirmesi gereken görevini yapmamasından ötürü meydana geldiği ve üçüncü şahsın malında zarara sebebiyet verdiği, kök raporda ve yukarıda da bahsedildiği üzere bu hususun All Risk-İnşaat Sigortası Genel Şartları-Bütün Riskler; Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları gereği verilecek taminatlar dahilinde olduğu, bununla birlikte sözleşme şartlarına uyularak gerekli Sigorta Poliçeleri yapılmış olduğundan hareketle, idare yaptığı ödemeyi bu sigortaların yapılmamış olması nedeniyle yapmak zorunda kalmış, bu sigortalar var olsaydı ödemenin idare tarafından yapılması gereken ödeme olmayacağı, şartların uygunluğu yani genel şartlara uyacak şekilde verilen teminatlar dahilinde yüklenicinin kusuru ile zarar gören üçüncü şahsın maddi kaybı poliçeden karşılanmış olacağı değerlendirme ve kanaatlerine ulaşılan işbu raporu Mahkemeniz takdirlerine saygıyla arz ederiz." denildiğini, davanın kabulünün gerektiğinin bilirkişi raporlarıyla tespit edilmişken, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın, Çatakköprü- Sason- Yücebağ- Diyarbakır İl Hududu yol yapım işinin davalı şirket taahhüdünde devam ettiği sırada, ... no'lu parsel üzerinde bulunan ev, arsa, ağaç ve diğer eklentilerin zarar görmesi üzerine, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nin 11.06.2009 tarih ve 2007/226 E- 2009/1095 K sayılı kararına müsteniden müvekkili idarece ...'e 11.10.2010 tarihinde ödenen 20.195,81 TL tazminatın davalı şirketten rücuen tahsili talebine ilişkin olup, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nin 2007/226 Esas sayılı dosyasında alınan 03.06.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre, 15.05.2008 keşif tarihi itibariyle Sason Karayolunun yapımı sırasında yol temel kazısı nedeniyle tabi şev eğiminin değiştiği, topuktaki malzemenin alınması sonucunda zamanla heyelan tarzında deformasyon meydana geldiği, üst kesimlerdeki su kaynaklarından akan suların zemine sızmasının hareketliliği arttırdığı, meydana gelen heyelan sonucunda ...'e ait konut ve eklentileri üzerinde deformasyon meydana geldiği belirtilmiş olup, müvekkili idare tarafından, yol yapım çalışması devam ederken 20.10.2003 tarihli ve 22455 sayılı yazı ile yükleniciye (davalıya), 15.10.2003 tarihli Araştırma Raporuna dayalı olarak dava konusu iş bünyesinde yer alan Çatakköprü-Sason Karayolunun 18--700 km'deki yapılması istenilen yarma şevinden geriye doğru traşlama şeklinde malzemenin temizlenmesi, ardından istinat duvarı yapılması talimatı verildiğini ancak talimata rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını, bunun neticesinde ...'e ait taşınmazın zarar gördüğünü, verilen talimata uyulsaydı taşınmazın zarar görmeyeceğinin açık olup, 9. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan 26.11.2018 tarihli araştırma raporunda, 15.10.2003 tarihli araştırma raporundaki önerilerin yerine getirilmesi üzerine yol kesitinde yatay ve düşey hareket olmadığının tespit edildiğini, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan sözleşmenin “Civar Arazinin, Emlâkın ve Tesislerin Korunması” başlıklı 48.maddesinde “Müteahhit özel ve tüzel kişilere ait emlak, Pipe-Line, mahsül, ağaçlar, abideler, yol işaretleri, tel örgüler v.s. her türlü malın muhafazasından ve zarardan masun tutulmasından sorumlu olduğunu, doğrudan doğruya veya vasıtalı olarak yukarıdaki hususlara riayetsizlik, ihmal ve dikkatsizlik vs sebeple mallara verilecek zararı, müteahhit onları en az ilk durumuna getirmek veya yenisini koymak veya tazmin suretiyle giderecektir. Bütün bu sorumluluklar işin kabulüne kadar devam eder.” hükmünün yer aldığını, yine sözleşmenin “İş ve İşyerlerinin Korunması ve Sigortalanması” başlıklı 30.maddesinde “Müteahhit, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesindeki hükümler dahilinde; sözleşme konusu işin ve işyerindeki her türlü araç, malzeme, ihrazat, iş makineleri, taşıtlar vb. nin kesin kabul tarihine kadar korunmasından; işin devamı süresince işyerinde yapılacak çalışmalar nedeniyle işçilerle çevre halkının kazaya uğramalarını, zarar görmelerini ve işlerde zarar ve hasar meydana gelmesini önleyici tedbirlerin alınmasından sorumludur.” hükmü yer almakta olup, sözleşme hükümlerinin açık olduğunu, davalı yüklenici şirket ile akdedilen Yol İşleri Sözleşmesi'nin 48. ve 30.maddeleri ile yine sözleşmenin (ve eki şartnamenin) yüklenicinin sorumluluğunu belirten maddelerine göre, oluşan zararlardan davalının sorumlu olduğunu, yol yapım çalışmaları esnasında üçüncü kişilere verilecek zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olacağı kararlaştırıldığını, yol çalışması ile ilgili olarak gerekli tedbirlerin alınmasının yüklenici firmanın yükümlülüğünde olduğunun açık olup, bu nedenle oluştuğu ileri sürülen zararlar sebebiyle talep edilebilecek tazminatlardan anılan firmanın bizzat sorumluluğunun bulunduğunu, dosya ile benzer mahiyette olan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/889 esasına kayden görülmekte olan dosyada daha önce davanın reddedildiğini ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/09/2022 tarih ve E.2019/(15)6-573 K.2022/1168 sayılı kararı ile davacı müvekkilinin temyiz itirazlarının kabul edilerek ret kararının bozulduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle dava, taraflar arasındaki sözleşmenin ifası aşamasında meydana gelen heyelan nedeniyle dava dışı 3.kişilere ait taşınmazda meydana gelen zararlara yönelik sözleşme gereğince davalıların sorumlu olduklarına dayalı, davacı tarafça 3.kişiye ödenen zararların rücuen tazmini istemine ilişkin olup, aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklanan ve aynı uyuşmazlığa ilişkin olup, Dairemizce dosyaya UYAP üzerinden kazandırılan ve yapılan incelemede Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.10.2010 tarih ve 2009/784 Esas- 2010/527 Karar sayılı ilamda "...sözleşmenin 31.maddesinde toprak kaymasından doğacak risklerin idareye ait olacağının kararlaştırılmış olması ve yol inşaatı için yapılan bölgenin heyelan bölgesi olduğu tespit edilmesine rağmen idarece gerekli olan önlemlerin projeye konulmaması ve alınan bir kısım tedbirlerin heyelanı önlemeye elverişli olmaması nedeniyle sigortacının 3.şahıs mali mesuliyet sigortası genel şartlarının 3-a maddesinin 1.bendine göre bilerek sebebiyet verilen zararlar kabul edilerek ödeme yapmayacağı saptanmakla, zararın sözleşme gereğince sigorta yaptırılmış olsaydı dahi meydana geleceği, dolayısıyla sigorta yaptırılmamış olmasının sonucu etkilemeyeceği anlaşılmakla.." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararda dosya kapsamı itibariyle usule aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04.06.2025 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi dikkate alınarak belirlenen temyiz kesinlik sınırı ve HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 27/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır