(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/10759 E. , 2009/11116 K. "" Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Şikayet eden vekili, motorlu taşıtlar vergisinden kaynaklanan müvekkil alacağının iflas idaresi tarafından düzenlenen s…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/10759 E. , 2009/11116 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Şikayet eden vekili, motorlu taşıtlar vergisinden kaynaklanan müvekkil alacağının iflas idaresi tarafından düzenlenen sıra cetvelinde 3. sıraya kaydedildiğini, bu işlemin hatalı olduğunu, borcun eşyanın aynından kaynaklanması nedeniyle rehinli alacaklardan önce ödenmesi gerektiğini belirterek sıra cetvelinin düzeltilmesini talep etmiştir. Şikayet edilen vekili iflasın kesinleşmesi nedeniyle tüm hacizlerin düştüğünü, araçların iflas idaresi tarafından satılması halinde araçların MTV’sinin ödenmeden devri ve trafik siciline kaydı mümkün olmayacağından 3. sırada gösterilmesinin bir sakıncası olmadığını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, kayıt dilekçesi ve elindeki belgelerin incelenmesinde 3. sırada imtiyazlı olarak kaydedilen alacağın rehinli alacaklardan önce ödenmesi talebinin yasal dayanağı bulunmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-17/07/2003 T. ve 4949 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflâs Kanunu'nun 18,III maddesine göre, “Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.” Kanunda açıklık bulunmayan hallerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hâkimin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikayette bulunulması hâlinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hâllerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir. Bu nedenle şikâyet nedeniyle verilecek karardan etkilenecek olanların duruşmaya davet edilerek bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.