Hukuk Genel Kurulu 2019/427 E. , 2022/1222 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “dernek genel kurul kararının iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili ile fer’î müdahil vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili ile fer’î müdahil
**Hukuk Genel Kurulu 2019/427 E. , 2022/1222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “dernek genel kurul kararının iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili ile fer’î müdahil vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili ile fer’î müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü. I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı federasyon üyelerinden “... ... Spor Kulübü” üyesi olduğunu, davalı federasyonun 14.09.2014 tarihinde gerçekleştirilen 3. Olağan Genel Kuruluna delege olarak katıldığını, davalı federasyon tarafından 13-14 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısının yasal mevzuata aykırı yapıldığını, genel kurula çağırılması gereken kulüplerin 2011-2012 ve 2012-2013 sezon faaliyetlerine katılmış ve bu sezonları tamamlamış olması gerektiği hâlde seçim komisyonu tarafından yasal mevzuata aykırı hareket edildiğini ve sezon değişikliği yapıldığını, buna göre 2011-2012 sezonun çıkartılarak yerine 2013-2014 sezonunun konulduğunu, böylece genel kurulun delege yapısıyla oynandığını, 3289 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile bağımsız spor federasyonunun düzenlendiğini, bu madde ile genel kurula katılma ehliyeti bulunmayanların hüküm altına alındığını, bu yasal düzenlemenin aksine faal olarak spor hayatına devam eden ... ve ...’ın genel kurula delege olarak çağırıldığını, Divan tarafından kullanılan oyların usulsüz sayıldığını, sandık görevlisine ait imzanın bulunmadığını ileri sürerek davalı federasyonun 14.09.2014 tarihinde gerçekleştirilen 3. Olağan Genel Kurul Kararının iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, öncelikle husumet itirazında bulunarak davanın Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kuruluna yöneltilmesi gerektiğini, davaya konu itirazların 6215 sayılı Kanun ile değişik 3289 sayılı Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri ve bu Kanun’un uygulanmasına yönelik olarak çıkartılan Bağımsız Spor Federasyonları Çalışma Usul ve Esasları hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğini, T.C. Anayasası’nın 59. maddesine 6214 sayılı Yasa ile eklenen ek fıkra ile “Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz” hükmünün düzenleme altına alındığını, aynı şekilde davalı Federasyon Başkanlığının Ana Statüsünün 21/5. maddesi uyarınca Genel Kurul Delege Listesine yapılan itirazları inceleme görev ve yetkisinin Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kuruluna ait olduğunu ve Tahkim Kurulu tarafından verilen kararların kesin olduğunu, davaya konu edilen iptal iddialarının Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu tarafından incelenip kesin olarak karara bağlandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Fer’î Müdahil Talebi: 6. ... Spor Genel Müdürlüğü vekili, fer’î müdahale talepli dilekçesinde; davanın reddedilmesinde müvekkilinin hukukî yararı bulunduğunu ileri sürerek davalının yanında ve davalıya yardımcı olmak amacıyla fer’î müdahale talebinin kabulünü istemiştir. Mahkeme Kararı: 7. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2014/494 E., 2016/162 K. sayılı kararı ile; 17.08.2015 tarihli bilirkişi raporu, dosya içeriğine ve yasal mevzuata uygun bulunarak benimsenmiş, buna göre 05.04.2014 tarihi temel alınarak delege gönderecek kulüplerin tespitinde; 2011-2012 ve 2012-2013 sezonları yerine, başlamış olan genel kurulu sürecini tamamlamak üzere tahkim kurulunca görevlendirilen seçim komisyonunca “seçim sürecinin tamamlanmasına ilişkin karar tarihlerinin dikkate alınması suretiyle” 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarında yer alan kulüplerden katılacak delegelerin tespit edildiği, bu durumun ...'nun Ana Statüsünün 7. maddesine aykırı olduğu, böylece belirlenen üyelerle gidilen genel kurulun ana statüye göre toplanmış ve iradesi ona uygun şekilde ortaya konmuş bir genel kurul sayılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı Federasyon’un 14.09.2014 tarihli 3. Olağan Genel Kurul Kararının iptaline karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 8. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı yasal süresi içinde davalı vekili ile fer’î müdahil vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 9. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.09.2017 tarihli ve 2017/8585 E., 2017/10874 K. sayılı kararı ile; “…Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı ... yönetimi, 05.04.2014 tarihli kararı ile 3. olağan genel kurulun, 2011-2012 ve 2012-2013 sezonları esas alınarak 17.05.2014 tarihinde yapılmasını kararlaştırmış ise de Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu 09.05.2014 tarihli 2014/068-128 sayılı kararı ile bu süreçle başlatılan ve ilan edilen delege listesi ile ilgili kararları iptal etmiştir. Yönetim kurulu tekrar olağan kurul tarihleri belirlemiş ancak yapılan itirazlar üzerine, nihai olarak, SGM Tahkim Kurulu 16.07.2014 tarih 2014/114-200 sayılı kararı ile genel kurul yapılması kararını kaldırarak genel kurul sürecini durdurmuş, 3. olağan genel kurulun, kurulları tarafından oluşturulacak 3 kişilik bir komisyon tarafından yapılmasına karar vermiştir. Bu kurul, 24.07.2014 tarihli kararı ile 2012-2013 ve 2013-2014 sezonları esas alınarak 3. genel kurulun çoğunluklu olarak 13.09.2014, çoğunluksuz olarak 14.09.2014 tarihinde yapılması kararı almış ve bu karar gereği delege listeleri tamamlanıp, itirazlar karara bağlanıp, 14.09.2014 tarihinde genel kurul yapılmıştır. Davacı tarafından iptali istenilen genel kurul seçim komisyonu tarafından yapılan 14.09.2014 tarihli genel kuruldur. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Seçim komisyonu, 24.07.2014 tarihli kararı ile genel kurulun tarihini belirlemiş ve genel kurul 14.09.2017 tarihinde yapılmıştır. ... ana statüsünün 7/2. maddesinin (h)bendinde “Genel kurul tarihinden önce, tamamlanmış son iki sezon üst üste Federasyon faaliyetlerine katılarak tamamlamış olmak kaydıyla”, kulüplere, maddede belirtilen sayılarda delege kontenjanı tanımıştır. ... Genel Müsabaka Talimatı'nın Müsabakaların Tescili ve Temsil Hakkı 18. maddesinde, “Liglerin ve turnuva müsabaka sonuçlarının tescili Federasyon tarafından yapılır. Süper Lig ve Bayanlar Ligi 20 Nisana kadar, diğer ligler Haziran ayı sonuna kadar tescil edilir” hükmü yer almıştır. Seçim Komisyonu, bu hüküm gereğince, genel Kurulda oy kullanacak delegelerin tespitinde 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarını esas almıştır. Bu sezonun esas alınmasına ilişkin itirazlar da Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulunun 21.08.2014 gün 2014/149-335 ve 03.09.2014 gün 2014/149-235 sayılı kararları ile reddedilmiştir. Bu açıklamalara göre; ... 3. olağan genel kurulunun seçim komisyonu kararı ile başlatılmış ve genel kurulun 14.09.2017 tarihinde yapılması, delege listesinin bu tarih esas alınarak 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarını içerir şekilde düzenlenmesi, listeye itirazların Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulunun yukarda açıklanan kararları ile reddedilmiş olması karşısında; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi, doğru görülmemiştir,....” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 10. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/655 E., 2018/810 K. sayılı kararı ile; bozma öncesi kararda yer alan gerekçenin yanında, genel kurul sürecinin olağan şekle uygun gerçekleşmediği, Tahkim Kurulunun almış olduğu kararla oluşturulan üç kişilik heyetçe 24.07.2014 tarihli genel kurul delegelerinin 2012-2013 ve 2013-2014 sezonları dikkate alınarak belirlendiği, oysaki esas alınması gereken sezonun 2011-2012 ve 2012-2013 tarihli sezonları olduğu, zira gecikmeli olarak yapılan Genel Kurul Toplantısının “Mayıs ayında” yapılması gereken Genel Kurul olduğu ve bu tarihte henüz 2013-2014 kış sezonunun tamamlanmadığı, Federasyon Ana Statüsünün 21/5. maddesi ile delege sistemine ilan ve itirazın düzenlemiş olduğu, bu düzenleme ile genel kurul delege listelerinin sorunsuz şekilde düzenlenmesi ve dahi Genel Kurulun hukuka uygun şekilde toplanmasının amaçlandığı, 3289 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesi ile tahkim kuruluna bu yöndeki itirazları karara bağlama görevinin verildiği, bu Kanun uyarınca ileri sürülen itirazın zorunlu başvuru yolu olduğu, Federasyon Ana Statüsüyle zorunlu başvuru yolu düzenlenemeyeceği, aksi düşünüldüğü takdirde hak arama hürriyetinin kanundan daha alt düzey bir işlemle sınırlanmış sayılacağı, dolayısıyla seçim komisyonunun Genel Kurulda oy kullanacak delegelerin tespitinde 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarını esas alması ve buna ilişkin itirazların da Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulunca reddedilmiş olmasının bağlayıcılığının bulunmadığı, ... Ana Statüsü’nün 7/h maddesi uyarınca, genel kurul tarihinin 05.04.2014 tarihi olup, buz hokeyi açısından o tarihte tamamlanmış son iki sezonun 2011-2012 ve 2012-2013 sezonları olduğu, bu tarih yerine başlamış genel kurul sürecini tamamlamak üzere, tahkim kurulunca görevlendirilen seçim komisyonunun seçim sürecinin tamamlanmasına yönelik 24.07.2014 günlü genel kurul tarihinin esas alınması, buna göre de delege gönderecek kulüplerin tespitinde 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarına itibar edilmesinin Ana Statünün 7. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 11. Direnme kararı yasal süresi içinde davalı vekili ile fer’î müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 12. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 83. maddesi hükmü uyarınca davalı dernek genel kurul kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 13. Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar vardır. 14. Bilindiği üzere; tüzel kişiler, TMK’nın birinci kitabı olan Kişiler Hukukunun, ikinci kısmında üç bölüm olarak düzenlenmiştir. Burada dernekler; ikinci bölüm olarak TMK’nın 56 ilâ 100. maddeleri arasında hüküm altına alınmış olup, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olarak tanımlanmıştır. 15. Derneğin zorunlu organları Kanun’un 72. maddesinde “genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulu” olarak açıklanmıştır. Derneklerin; zorunlu organları dışında başka organlar da oluşturabileceği hüküm altına alınmış da olsa, bu organlara, zorunlu organların görev, yetki ve sorumluluklarının devredilemeyeceği belirtilmiştir. 16. Genel kurul, derneğin en yetkili karar organı olup; derneğe kayıtlı üyelerden oluşur (TMK m. 73). Genel kurulun “olağan ve olağanüstü” olmak üzere iki tür toplantısı bulunmaktadır. Olağan toplantı, tüzükte belirtilen zamanda yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanır ve ayrıca olağan genel kurul toplantılarının en geç üç yılda bir yapılması zorunludur (TMK m. 74). Olağanüstü genel kurul toplantıları ise, yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hâllerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine, yönetim kurulunca olağanüstü toplantıya çağırılması suretiyle gerçekleşir. Yönetim kurulu, genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmazsa, dernek üyelerinden birinin başvurusu üzerine, sulh hâkimi, üç üyeyi genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmakla görevlendirir (TMK m. 75). 17. Türk Medeni Kanunu’nun 80. maddesi ile dernek genel kurulunun görev ve yetkileri düzenleme konusu yapılmış, buna göre; “Genel kurul, üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı verir; dernek organlarını seçer ve derneğin diğer bir organına verilmemiş olan işleri görür. Genel kurul, derneğin diğer organlarını denetler ve onları haklı sebeplerle her zaman görevden alabilir” hükmü düzenleme altına alınmıştır. 18. Spor Hukukunda önemli bir yeri bulunan spor kulüpleri, yukarıda kısaca anlatılan derneklerin özel bir türüdür. Kavram olarak “kulüp” kelimesi, insanların görüşmek, konuşmak ve spor yapmak gibi amaçlarla toplandıkları yerler şeklinde tanımlanabilir. Buradan hareketle “spor kulübü” kavramı; kanun, tüzük, yönetmelik, sözleşme ve benzeri belirli kurallara göre kurulan, üyelerinin her birinin yetki ve sorumlulukları belli olan, gerek amatör ve gerekse profesyonel spor branşlarıyla topluma hizmet veren, her yaş grubunun spor yapabileceği tesis, araç ve gereçlere sahip olan, yüksek performans sporcularının yetiştirilmesini amaçlayan Özel Hukuk tüzel kişisidir. Buna göre spor kulüpleri, üyelerinin bir veya birden fazla spor dalında faaliyet göstermesi ve onların bu konuda desteklenmesi amacıyla kurulmuş kulüplerdir. 19. Federasyon ise; kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri sureti ile kurulur. Her federasyonun bir tüzüğü bulunur. Federasyon, kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli belgelerin yerleşim yerinin en büyük mülki amirine verilmesiyle tüzel kişilik kazanır (TMK m. 96). 20. Spor örgütlenmesinin önemli bir süjesi olan spor federasyonlarının kuruluş ve teşkilatı, 22.04.2022 tarihli ve 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun 26. maddesine göre gerçekleşir. Bu hükme göre; spor federasyonları, spor dalı ile ilgili faaliyetleri yürütmek üzere kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulur ve kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin Resmî Gazete’de yayımlanması ile tüzel kişilik kazanır. Spor federasyonlarının merkezleri ...’dadır. Spor federasyonlarının merkez teşkilatı; genel kurul, yönetim, denetim, disiplin kurulları ile genel sekreterlikten teşekkül eder. Yeni kurulan spor federasyonlarının kuruluş ana statüleri Bakanlık tarafından hazırlanır. 21. 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu öncesinde ise spor federasyonlarının kuruluşu; 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun Ek 9. maddesi ve Bağımsız Spor Federasyonlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri ile düzenleme altına alınmıştır. Yönetmeliğin amacı;, bağımsız spor federasyonlarının teşkilatı, görev ve yetkileri, genel kurullarının toplanmasına ilişkin usul ve esaslarla, ..., Spor Genel Müdürlüğü ve Tahkim Kuruluyla olan ilişkilerini düzenlemektir. Kapsamı ise; bağımsız spor federasyonlarının görev ve yetkilerini, kurullarını, başkan adaylarında aranacak şartları, ..., Spor Genel Müdürlüğü ve Tahkim Kuruluyla olan ilişkilerini kapsar. 22. Somut uyuşmazlığa uygulanacak olan itiraz konusu kuralları içeren 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun “Bağımsız spor federasyonları” başlıklı Ek 9. maddesinin ilgili fıkraları şöyledir: “(Değişik dördüncü fıkra: 29/3/2011-6215/10 md.) Genel kurul; üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve katılanların salt çoğunluğu ile karar alınır. Seçimde en fazla oyu alan aday ve listesi seçilmiş sayılır. İlk toplantıda çoğunluk sağlanamaması halinde, takip eden günde çoğunluk aranmaksızın toplanır. Ancak, toplantıya katılanların sayısı seçimle belirlenen kurulların asıl üye sayısının iki katından aşağı olamaz. Olağan ve olağanüstü genel kurullarını bu maddede öngörülen süre ve esaslar dâhilinde yapmayan federasyonların genel kurulları Tahkim Kurulunca oluşturulacak üç kişilik komisyon marifetiyle altmış gün içerisinde yapılır ve federasyon başkanı ve yönetim kurulu üyeleri hakkında mevzuata uymamaktan dolayı idari ve adli işlem başlatılır. Genel kurul çağrısı ve gündemi, toplantı tarihinden en az otuz gün önce; faaliyet raporu, denetleme raporu ile bütçe tasarısı ise en az onbeş gün önce federasyonun ve Genel Müdürlüğün resmi internet sitesinde üyelere duyurulur. Seçimler tek liste halinde gizli oy, açık tasnif şeklinde yapılır. Genel kurulun yapılacağı tarihten geriye doğru en az bir yıl önce faal sporculuğu, hakemliği, antrenörlüğü bırakmamış kişiler ile federasyonda maaşlı veya ücretli çalışanlar genel kurul üyesi olamazlar. Genel kurulda kulüplerin delege sayısı, toplam delege sayısının yüzde 60'ından az olamaz. Genel kurulun delege sayısının yüzde 10'u Genel Müdürlük temsilcilerinden oluşur. Genel kurulun görevleri şunlardır: a) Ana statüyü yapmak, değiştirmek. b) Başkan, yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyelerini seçmek. c) Yönetim kurulu tarafından hazırlanan faaliyet programını, bütçeyi onaylamak ve gerektiğinde bütçe harcama kalemleri arasında değişiklik yapmak konusunda yönetim kuruluna yetki vermek. ç) Yönetim kuruluna, taşınmaz mal alımı-satımı ile uluslararası federasyonlara karşı mali taahhütlerde bulunmak için yetki vermek. d) Yönetim kurulu faaliyet ve mali raporlarının ibra edilip edilmemesini oylamak. e) Kanun ile verilen diğer görevleri yapmak. (Değişik yedinci fıkra: 27/5/2007-5674/2 md.) Tahkim Kurulu yedi asıl ve yedi yedek üyeden teşekkül eder. Üyelerin beşinin hukukçu, ikisinin ise spor alanında bilimsel çalışmalar yapmış veya sporda idareci, teknik adam ve benzeri görevlerde bulunmuş kariyer sahibi kişiler olmaları şarttır. Üyeler Genel Müdürün teklifi ve Gençlik ve Spor Bakanının onayı ile dört yıl için görevlendirilir. Hâkim ve savcılar ile bu meslekten sayılanlar hâkimlik teminatı esasları gözetilerek ve yetkili kurulların onayı alınmak suretiyle Tahkim Kurulunda görev alabilirler. Üyeler kendi aralarından bir başkan seçerler. Tahkim Kurulu tarafından verilen kararlar kesindir. (Değişik sekizinci fıkra: 27/5/2007-5674/2 md.) Tahkim Kurulu, federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler; kulüpler ile teknik direktörler, antrenörler ve sporcular; kulüpler ile kulüpler arasında çıkacak ihtilaflarla, federasyonlarca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek sonuçlandırır. Tahkim Kurulu; itiraz üzerine Genel Müdürlük ile federasyonlar ve federasyonların birbirleri arasında çıkacak ihtilafları inceleyerek sonuçlandırır. (Ek fıkra: 27/5/2007-5674/2 md.; Değişik dokuzuncu fıkra: 29/3/2011-6215/10 md.) Tahkim Kurulu, bu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi ile dördüncü fıkrasında belirtilen hallerde federasyonu genel kurula götürecek komisyonu belirler. Federasyon başkanı ile yönetim, disiplin ve denetim kurulu üyelerinin, spor ahlakına ve disiplinine aykırı davranışlarının tespiti halinde Bakan tarafından Genel Müdürlük Merkez Ceza Kuruluna sevk edilmeleri sonucunda, Merkez Ceza Kurulunca verilecek kararlara karşı, ilgililerin itirazı üzerine karar verir. 23. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Sporun geliştirilmesi ve tahkim” başlıklı 59. maddesi ile “Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur. (Ek fıkra: 17/3/2011-6214/1 md.) Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz” hükmü düzenleme altına alınmıştır. 24. Tahkim, bir uyuşmazlığın çözümünü hakeme havale etmektir (Türk Hukuk Lugatı, ...-2021 Baskı, Cilt-I, s. 1048). Diğer bir ifadeyle bir uyuşmazlığın taraflarının, bağlı olduğu devletin mahkemelerine giderek dava açmak yerine uyuşmazlığın çözümü için hakem atamak veya mahkemeden hakem atanmasını istemek suretiyle bir araya gelecek özel bir heyeti görevli hâle getirmektir. 25. Günümüzde birçok alan gibi spor da, evrensellik kazanmış ve günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiştir. Bu sebeple, sporun tarafları arasında çıkabilecek uyuşmazlıkları kendine özgü kurallarla çözüme kavuşturan, spordaki hukukî düzenlemeleri sistematik bir şekilde inceleyen bir hukuk disiplini olan “spor hukuku” kendiliğinden oluşmuştur. Spor hukuku kapsamında çıkan uyuşmazlıklar, devletlerin yargı organlarınca çözümlenebileceği gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yollarıyla ve tahkim yoluyla da çözümlenebilmektedir. 25. 3289 sayılı Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek-9, Ek 9/A ve Geçici 11. maddelerine dayanılarak, Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği (SGMTKY) düzenlenmiştir. Yönetmeliğin amacı; spor federasyonlarının iş ve işleyişleri ile ilgili olarak federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler, kulüpler ile teknik direktörler, antrenörler ve sporcular; kulüpler ile kulüpler arasında çıkacak ihtilâflar hakkında federasyon yönetim kurulunca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını ilgililerin itirazı üzerine inceleyip kesin karara bağlamak üzere oluşturulan Kurulun görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir (SGMTKY m. 1). Kurul tarafından; spor federasyonlarının ve spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin olarak verilen kararlar kesin olup, bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz (SGMTKY m. 15/3). 26. Eldeki davaya gelince, davacı; davalı federasyonun üyesi olan bir spor kulübünün üyesi olduğunu, davalı federasyonun 3. Olağan Genel Kuruluna delege olarak katıldığını, ne var ki 14.09.2014 tarihinde gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısının yasal mevzuata aykırı yapıldığını ileri sürerek Genel Kurul Kararının iptalini talep etmiştir. İddiasına dayanak olarak da “seçim komisyonu tarafından yasal mevzuata aykırı hareket edilerek sezon değişikliği yapıldığı, 3289 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile düzenlenen bağımsız spor federasyonu genel kuruluna katılma ehliyeti bulunmayanların genel kurula delege olarak çağırıldığı, divan tarafından kullanılan oyların usulsüz sayıldığı ve sandık görevlisinin usule uygun şekilde imzasının bulunmadığı” vakıalarına dayanmıştır. Mahkemece; “başlamış olan genel kurul sürecini tamamlamak üzere tahkim kurulu tarafından görevlendirilen seçim komisyonu kararı uyarınca Genel Kurula delege gönderecek spor kulüplerinin tespit edilmesinin” davalı Federasyonun Ana Statüsünün 7. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 14.09.2014 tarihli Genel Kurul Kararının iptaline karar verilmiştir. Hükmün temyizi üzerine Özel Dairece karar “delege seçimine esas alınan sezonlara ilişkin itirazların Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu’nun 21.08.2014 gün 2014/149-335 ve 03.09.2014 gün 2014/149-235 sayılı kararları ile reddedildiği” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece; “Federasyon Ana Statüsüyle zorunlu başvuru yolu düzenlenemeyeceği, bu şekilde hak arama hürriyetinin kısıtlanmış sayılacağı, dolayısıyla seçim komisyonu tarafından Genel Kurulda oy kullanacak delegelerin tespitine ilişkin itirazların Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulunca reddedilmiş olmasının bağlayıcılığının bulunmadığı” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. 27. O hâlde, uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle, “Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Kararlarının” Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 59/3. maddesi ile 3289 sayılı Kanun’un Ek 9. maddesinin 5674 sayılı Kanunla değişik yedi ve sekizinci fıkraları dikkate alındığında kesin olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması önem taşımaktadır. 28. Ülkemizde spor alanında; Türkiye Futbol Federasyonun kendi kuruluş Kanun’u çerçevesinde kurulan Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu ile futbol haricinde tüm spor ve spor federasyonlarının faaliyetlerini denetleyen Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu olmak üzere iki Tahkim Kurulu bulunmaktadır. 29. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 59/3. maddesi uyarınca spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz. Anılan madde; açık şekilde, Spor Hukukundan doğan ihtilafların kendine özgü niteliği gereği kısa sürede karara bağlanması gerekliliğinden hareketle, Spor Federasyonlarının yönetim ve disiplinine ilişkin ancak tahkim kuruluna başvurulabileceğini, diğer bir ifadeyle tahkim kurulunun tek yetkili ve görevli yargı mercii olduğunu karara bağlamıştır. 30. Bir federasyonda “genel kurulun toplanmasına ilişkin iş ve işlemler” dolayısıyla olağan ve olağanüstü genel kurulu toplama yetkisi, ilgili federasyonun yönetim kurulunda olduğu için somut uyuşmazlığın bir yönetim işinden kaynaklandığı hususu tartışmasızdır. 31. Somut olayda; davalı Federasyon Yönetim Kurulu, 05.04.2014 tarihli toplantısında, Federasyonun 3. Olağan Genel Kurulunun 17.05.2014 tarihinde yapılmasına ilişkin karar almış, anılan Yönetim Kurulu Kararına karşı nihai olarak yapılan itirazlar üzerine Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu 16.07.2014 tarihli ve 2014/114 E., 2014/200 K. sayılı kararı ile “soruşturmanın geçirdiği safahat, genel kurul toplantısının Kurul kararı ile daha önce iki kez ertelenmiş olması, yeni toplantı tarihine çok kısa bir zaman kalması nedeniyle kararda belirtilen hususların giderilmesinin mümkün olmayacağı” gerekçesiyle davalı Federasyonun 3. Olağan Genel Kurul sürecinin durdurulmasına ve ayrıca 3289 sayılı Kanun’un Ek 9. maddesinin değişik 4. fıkrası ile Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 5/1-g bendinde yazılı şartlar gerçekleştiğinden davalı ...’nun 3. Olağan Genel Kurulu’nun Tahkim Kurulunca oluşturulacak üç kişilik komisyon tarafından yapılmasına karar vermiştir. Hâl böyle olunca, davalı Federasyon Yönetim Kurulunun 05.04.2014 tarihli toplantısında aldığı “Federasyon’un 17.05.2014 tarihinde yapılacak olan 3. Olağan Genel Kurulu Toplantısı için 2011-2012 ile 20212-2013 sezonları dikkate alınarak delege istenmesine” dair karar ile Yönetim Kururlu Kararının da ortadan kalktığı ve uygulanmasının mümkün olmadığı açıktır. 32. Diğer yandan, Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 5/1-g bendinde; Tahkim Kurulunun “Olağan ve olağanüstü genel kurullarını 3289 sayılı Kanunda öngörülen süre ve esaslar dâhilinde yapmayan federasyonların genel kurullarını altmış gün içerisinde yapacak olan üç kişilik komisyonu oluşturmak ve bu komisyonun işlem ve kararlarını ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek kesin sonuca” bağlayacağını hüküm altına almıştır. 33. ...’nun 3. Olağan Genel Kurulu Seçim Komisyonunun “delege tespitinde 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarını” dikkate alarak hazırladığı ... 3. Olağan Genel Kurul Delege Listesine ilişkin itirazların Genel Kurul Seçim Komisyonunun 15.08.2014 tarihli ve 5 sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 34. Bağımsız Spor Federasyonlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 8/3. maddesi ile “Kulüp temsilcilerinin seçiminde genel kurul tarihinden önce tamamlanmış iki sezon üst üste federasyon faaliyetlerine katılarak tamamlayan kulüpler esas alınır” hükmü düzenleme altına alınmıştır. ... Genel Müsabaka Talimatının 18. maddesi ile de “liglerin ve turnuva müsabaka sonuçlarının tescili Federasyon tarafından yapılır. Süper Lig ve Bayanlar Ligi 20 Nisana kadar, diğer ligler Haziran ayı sonuna kadar Federasyon tarafından tescil edilir” düzenlemesi yapılmıştır. 35. Seçim Komisyonunun 15.08.2014 tarihli ve 5 sayılı kararı ile ret kararına karşı ilgililerin itirazı üzerine; Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulunun 21.08.2014 tarihli ve 2014/149 E., 2014/225 K. sayılı kararı ile yukarıda 33. bentte yazılı hükümler uyarınca delege listesine esas olarak 20212-2013 ve 2013-2014 sezonlarının alınmasında mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle ret kararı verilmiş, dolayısıyla “...’nun 13.09.2014 tarihinde yapılacak olan 3. Olağan Genel Kurulu Delege Listesi” Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 5/1-g bendi uyarınca ilgililerin itirazı üzerine incelenerek, kesin sonuca bağlanmıştır. 36. Tüm bu anlatılanların ışığı altında; sporun yönetim ve disiplinine ilişkin işlemlere karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabildiği, dolayısıyla burada direnme kararında belirtildiğinin aksine Federasyon Ana Statüsü ile değil Anayasa hükmü ile “zorunlu tahkim” yolunun kabul edildiği, davalı Federasyonun 3. Olağan Genel Kurulunun seçim komisyonu kararı ile 14.09.2017 tarihinde yapıldığı, delege listesine itirazların Anayasa’nın öngördüğü zorunlu tahkim yolu ile Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulunca reddedildiği, Tahkim Kurulu kararlarının kesin olduğu, hâl böyle olunca bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamayacağı gözetilmeksizin, davanın kabul edilmesi doğru olmamıştır. 37. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında; genel kurul toplantılarının delegelerin belirlenmesi ile başlayan geniş kapsamlı bir süreç olduğu, bu süreçte yaşanılan usulsüzlüklere istisna tanınmadan tamamına asliye hukuk mahkemeleri tarafından denetim yetkisi verildiği, dolayısıyla federasyonların genel kurul süreçlerinde oluşturulan seçim komisyon kararlarına karşı itiraz üzerine verilen tahkim kurulu kararlarının kesin nitelikte kabulünün genel kurul sürecinin gecikmemesine yönelik bir iç denetim yolu olduğu, dolayısıyla tahkim kurulu kararlarının asliye hukuk mahkemelerince denetlenmesinin mümkün olduğu, zorunlu tahkimin öngörüldüğü Anayasa’nın 59/3. maddesinin somut olayda uygulanma yerinin bulunmadığı, anılan hükmün spor federasyonlarının yönetim ve disiplinine ilişkin kararları ile ilgili olduğu, eldeki davada tahkim kurulunca verilen kararların yasaya uygun olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hâl böyle olunca direnme kararının bu farklı değişik gerekçeyle bozulması gerektiği yönünde görüş ileri sürülmüş ise de; bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. 38. O hâlde direnme kararının, açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerle bozulması gerekmiştir. IV. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davalı vekili ile fer’î müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Aynı Kanun’un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.10.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Uyuşmazlık, Türk Medeni Kanununun 83. maddesi uyarınca davalı dernek genel kurul kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. TMK 83. maddesinde; toplantıda hazır bulunan ve kamuya veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararına katılmayan her üye mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebileceği düzenlenmiştir. Uyuşmazlık çözümlenirken 3289 Sayılı uygulanması gereken özel yasa olan Gençlik Spor Hizmetleri Kanunun Ek 9. maddesinin 1. fıkrasında; spor dalı ile ilgili faaliyetleri ulusal ve uluslararası kurallara göre yürütmek ve gelişmesini sağlamak üzere Spor Genel Müdürlüğünün uygun görüşü, Gençlik Spor Bakanlığının teklifi ve Başbakanın kararı ile bağımsız spor federasyonları kurulduğu, 2. fıkrasında; federasyonların merkez teşkilatları, genel kurul, denetim ve disiplin kurulları ile genel sekreterlikten teşekkül edeceği, 3. fıkrasında; genel kurulun federasyonun en üst organı olduğu, 4. fıkrasında; genel kurulun ana statüyü yapmak, başkan, yönetim, denetim, disiplin kurulu üyelerini seçmek, yönetim kurulu tarafından yapılan bütçeyi onaylamak vs. görevleri sayılmıştır. 3289 Sayılı Kanunun Ek 9/3 maddesinde genel kurulun toplanması, üyelerin belirlenmesi, divanın oluşturulması, delege listesine yapılacak itirazlar ve oyların sayımı ile ilgili diğer esas ve usullerin ana statüde belirleneceği hükme bağlanmış ve “Genel Kurulun yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde Asliye Hukuk Mahkemesinde Genel Kurulun iptalinin istenebileceği belirlenmiştir. Aynı kanunun Ek 9. maddesi ile Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu kurulmuş 9/7 madde ile bu kurulun vereceği kararların kesin olacağı düzenlenmiştir. Tahkim Kurulunun görevleri 3289 sayılı kanunun 9. maddesi ve Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliğinin 5. maddesi ile belirlenmiş, Ek 9. maddenin 4. fıkrasında, olağan ve olağanüstü genel kurullarını kanunda öngörülen süre ve esaslar dahilinde yapmayan federasyonların genel kurullarını altmış gün içerisinde yapacak olan üç kişilik komisyonu oluşturmak 8. ve 9. fıkralarda ise federasyonların yönetim, denetim ve disiplinle ilgili kararlara itirazlarını inceleyerek kesin olarak karara bağlamak görevi verilmiştir. 28.01.2012 tarih ve 28187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının g bendinde; olağan ve olağanüstü genel kurullarını 3289 sayılı kanunda öngörülen süre ve esaslar dahilinde yapmayan federasyonların, genel kurullarını altmış gün içinde yapacak olan üç kişilik komisyonları oluşturmak görevi Tahkim Kuruluna aittir. Bu Komisyonun işlem ve kararlarına ilgililer itiraz edebilir. Tahkim Komisyonu bu itirazları inceleyerek kesin sonuca bağlar. Yasal mevzuat göz önünde bulundurularak somut olayın incelenmesine geçildiğinde; dava Türkiye Buz Hokeyi Federasyonunun 3. Olağan genel kurulunun, federasyon ana statüsünün 7. maddesine göre kulüp temsilcilerinin seçiminde genel kurul tarihinden önce tamamlanmış iki sezon üst üste federasyon faaliyetlerine katılarak tamamlayan kulüplerin nazara alınacağı, 07.12.2001 tarihi ve 24606 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan sporcu lisans, tescil, vize, transfer yönetmeliği ekinde yer alan Ek 3’teki tabloda Türkiye Buz Hokeyi Federasyonunun sezon başlangıç-bitiş tarihlerinin 01 Temmuz-30 Haziran olarak belirlendiği, buna göre yönetim kurulunca 15.04.2014 tarihinde genel kurul yapılmasına karar verilmiş olduğundan delege tespitinde esas alınması gereken sezonların 2011-2012/2012-2013 sezonları olması gerekirken genel kurul yapmakla görevlendirilen seçim komisyonunun 2012-2013/2013-2014 sezonlarını esas alan delege tespitinin ve dolayısı ile yapılan genel kurulun usulsüz olduğundan iptali istenmiştir. Davalı ... ve Fer’î müdahil ... Spor Genel Müdürlüğü vekili cevap olarak Anayasanın 59/3 maddesinde “spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim Kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz” hükmü, Federasyon Ana Statüsünün 21/5 maddesi uyarınca Genel Kurul delege listesine yapılan itirazları inceleme görev yetkisinin Tahkim Kuruluna ait olduğu ve Tahkim Kurulu tarafından verilen karar kesin olduğundan davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece 05.04.2014 tarihli Genel Kurul sürecini başlatan karar tarihi esas alınarak sezonların ve buna göre delegelerin belirlenmesi gerekirken ana statü 7. maddeye aykırı olarak belirlenen üyelerle gidilen genel kurulun iptaline karar verilmiş, Özel Daire ... yönetimi 05.04.2014 tarihli kararı ile 3. Olağan Genel Kurulun 2011-2012/2012-2013 sezonları esas alınarak yapılmasına karar verilmiş ise de; Tahkim Kurulu 09.05.2014 tarihli kararı ile bu süreçle ilgili başlatılan delege listesi ve ilgili kararları iptal etmiştir. Yönetim Kurulu yeniden olağan genel kurul tarihi belirlemiş yapılan itirazlar üzerine nihai olarak 16.07.2014 tarihli kararı ile 3. Olağan Genel Kurulun kurulları tarafından oluşturulacak 3 kişilik komisyon tarafından yapılmasına karar vermiştir. Bu kurul 3. Olağan genel kurulun 24.07.2014 tarihli kararı ile 13.09.2017-14.09.2017 tarihlerinde yapılmasına karar vermiş ve genel kurul bu tarihte yapılan genel kuruldur. Seçimin 14.09.2017 tarihinde yapılmış olması, delege listesinin bu tarih esas alınarak, 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarını içerir şekilde düzenlenmesi, listeye itirazların Tahkim Kurulunca reddedilmiş olması karşısında mahkemece davanın reddi gerektiğini belirtmiş, bozmaya aynı gerekçelerle direnilmiştir. Özel Daire bozmasında işin esasına girilip genel kurulun delegelerinin belirlenmesi ile ilgili süreçlerin anlatıldığı en son alınan genel kurul tarihine göre delege belirlemedeki sezonun esas alındığı bununla birlikte Tahkim Kurulunca bu konudaki itirazın reddedildiğinde de söz edildiği belirlendiğinden sadece Tahkim Komisyonu kararlarının kesinliği nedeniyle ret kararı verildiği söylenemez. Kaldı ki; 3289 Sayılı Kanunun 9/3 maddesi açıkça “Genel Kurulun yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde Asliye Hukuk Mahkemesinde genel kurulun iptalinin istenebileceğini belirlemiş”, 22.04.2022 tarih 7405 sayılı spor kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu adı ile değişen yasanın Genel Kurul başlıklı 27/2 maddesinde “Bakanlık genel kurul toplantılarında gözlemci görevlendirir. Gözlemci genel kurul toplantısının mevzuata uygun yapılıp yapılmağını denetler, raporunu on gün içinde Bakanlığa sunar. Bakanlık raporun verildiği ilgililer ile genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde genel kurulun iptalini isteyebilir” hükmüne, 28. maddesinde genel kurul toplantıları başlığı altında aynen 3289 Sayılı Kanunun 9/3 maddesinde sayıldığı gibi genel kurulun toplanması, delegelerin belirlenmesi, divanın oluşturulması, delege listesine yapılacak itirazlar, yardım, yönetim, denetim, disiplin kurulu oluşturulması, seçimlerin yapılması ve oyların sayımı ile ilgili temel usul ve esaslar bir kül hâlinde sayılmıştır. Kanundan da anlaşılacağı üzere Genel Kurul toplantısı delegelerin belirlenmesi ile başlayan geniş kapsamlı bir süreç olup bu süreçteki usulsüzlükler için istisna tanınmadan kanunla açıkça Asliye Hukuk Mahkemelerine başvuru hakkı ve bu mahkemelere sürecin tamamı üzerinde denetim yetkisi verilmiştir. Federasyonların genel kurullarının yukarıda belirlenen yasa hükümlerine göre belirli bir sürede yapılması gerekliliği nedeniyle genel kurulların yapılma sürecinde oluşturulan seçim komisyonlarının kararlarına itiraz üzerine Tahkim Komisyonlarının kararlarının kesin olduğunun kabulü genel kurul işlemlerinin gecikmemesine yönelik bir iç denetim yolu olup, bu kararların genel kurulun yapılmasından sonra açıkça yetki verilen Asliye Hukuk Mahkemelerinde denetlenip tartışılması mümkündür. Zira komisyon kararlarına itiraz zorunlu bir tahkim yolu değildir. Yasa, “komisyon kararlarına tahkim kurulunda itiraz edilebilir” demektedir. İlgili komisyon kararına karşı Tahkim Komisyonuna itiraz etmek zorunda değildir, bekleyip genel kurul yapıldıktan sonra aynı nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemesinde yasanın verdiği yetkiye dayanarak genel kurul kararının iptalini isteyebilir. Bu durumda nasıl mahkeme tahkime gidip karar alman gerekirdi diyemeyecek Genel Kurula delege seçimi ile ilgili süreci geriye doğru denetleyebilecekse, komisyon kararına itiraz edilmiş, tahkim komisyonunca karar verilmiş olsa da ilgili, Asliye Hukuk Mahkemesinden genel kurulun iptalini istediğinde mahkeme esasa girip genel kurul süreci ile ilgili her türlü denetimi yapabilecektir. Komisyon kararlarına karşı ihtiyarî olarak başvurulacak Tahkim Kurulu kararları genel kurul sürecinin seriliğini sağlamak için kesin kabul edilmiş olup, genel kurul yapıldıktan sonra 3289 sayılı yasanın Ek 9/3 maddesi kapsamında Asliye Hukuk Mahkemesince genel kurul sürecindeki bir işlem olarak denetlenebilir kılınmıştır. Zorunlu tahkimin öngörüldüğü Anayasa 59/3 maddesinde yer verilen “Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim Kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı yoluna başvurulamaz” hükmünün ise somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira anılan hüküm, spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimi ve disipline ilişkin kararları ile ilgili olup genel kurula ilişkin kararlar bu kapsamda değildir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin mahkemenin yetkisizliği nedeniyle ret kararları da bu nitelikte kararlar için verilmiştir. Madde kapsamında kalan kararlar için zorunlu olarak tahkim yolu belirlenmişken genel kurula ilişkin kararlar için açıkça Asliye Hukuk olarak yargı yolu gösterilmiştir. Genel Kurul sürecinde Tahkim Kurulunun yasa gereği oluşturduğu seçim komisyonunun delege seçiminde esas aldığı sezonların, mevzuata ve ana statüye uygun, bu yöndeki itirazı reddeden Tahkim Komisyonu kararının ise, bu nedenle yerinde bulunduğu gözetilerek, davanın işin esası incelenerek reddi gerektiği görüşünde olduğumdan, genel kurula ilişkin olarak verilen Tahkim Kurulu kararlarının kesin olup, yargılamaya tabi olmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.