T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:28/12/2021 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) GEREKÇE TARİHİ:02/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ D…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:28/12/2021 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) GEREKÇE TARİHİ:02/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... model ... marka aracın 12/07/2020 tarihinde normal hızda kendi şeridinde ve kurallara uygun bir şekilde seyir halinde olduğunu, maliki ... ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına tam kusurlu olarak çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verildiğini, kaza tespit tutanağı tutulduğunu, bu tutanakta karşı yan araç sürücüsünün doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma kuralını ihlal ettiğini, müvekkilinin ise arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği sonucuna varıldığını, kaza sonrasında oluşan rizikonun derhal sigorta şirketine ihbar edildiğini ve sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası neticesinde müvekkilinin aracında ağır maddi hasar meydana geldiğini ve aracın pert olması gerektiği tespit edilerek müvekkiline 74.277,75 TL ödemede bulunulduğunu, sigortalı tarafından yapılan ödemenin müvekkilinin aracının rayiç bedelinin çok çok altında olduğunu, karşı tarafın aracının davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ... no'lu poliçe ile teminat altına alındığını, davalı ... Sigorta Şirketine 15/10/2020 tarihinde bakiye pert bedeli talebi için başvuruda bulunduğunu, başvuru dilekçesinin 20/10/2020 tarihinde tebliğ edildiğini ancak yasal süre içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşma sağlanamadığını, şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 50 TL bakiye pert bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın oluşumunda müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, mahkemece müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde teminat limiti ile sorumluluklarının bulunacaklarını, müvekkili şirket tarafından ... numaralı ZMMS poliçesi ile teminatı kapsamında 22/09/2020 tarihinde ...'a 15.722,50 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, HMK'nın 6. madde gereğince yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, sigortalı aracın poliçe başlangıç tarihi olan 01/06/2015 tarihinden sonra olduğu için yapılacak hesaplamada ZMMS Genel Şartlarındaki kriterlerin esas alınacağını, bu nedenlerden dolayı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... gerek dosyamız kapsamında alınan trafik bilirkişi ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporlarında gerekse ceza dosyasında yapılan keşif ve dosya kapsamında alınan trafik bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davacının asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kural ihlalinin ve kusurunun bulunmadığı, alınan raporların dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olduğu, araştırılacak başka bir husus kalmadığı, davacının asli ve tam kusurlu olması, davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle davalı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunulamayacağı " gerekçesi ile " davanın reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; trafik ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağında çizili kroki ve açıklamalar ile sabit olduğu üzere sollama yapmak üzere kanunen belirlenen tüm kurallara uygun şekilde sol şeride geçtiği esnada karşı yanın sinyal vermeden yavaşlayarak sola dönüşe başladığından müvekkilinin kazanın oluşumunu engelleme çabası ile aracı sağ taraftaki şarampole doğru kırdığını ancak karşı yan aracının arkasında bulunan römorkun sağ köşesine çarpmak zorunda kaldığını, tutulan kaza tespit tutanağında karşı yan araç sürücüsünün asli kusurlardan sayılan KTK 86/f-6 maddesi gereğince doğrultu değiştirme ve manevraları yanlış yapma kuralını ihlal ettiğinin saptandığını, diğer raporlarda bu husus göz ardı edilerek karşı sürücünün kural ihlalinin olmadığı sonucuna varıldığını, ceza dosyasında karşı yan araç sürücüsünün kazadan sonra aracını yolun kenarına çektiğini kabul ettiğini, dolayısıyla kazanın meydana geliş şeklinin değerlendirilmesi arkadan çarpma olarak nitelendirildiğini, ceza dosyasındaki beyanlarında sola dönüş için sinyal kullandığını belirtmişse de aracın arkasına bağlı römorkta elektrik aksamı bulunmadığını, dolayısıyla arkadan gelen aracın görebileceği bir sinyal vermiş olma ihtimali bulunmadığını, karşı yan sürücünün aracı traktör ve römorktan oluşmakta olup, yasal olarak gerekli önlem, işaret ve uyarıların araçta bulunmadığını ancak karşı yan araç sürücü tarafından bu kuralların hiçbirine riayet edilmediğini, trafik kazası tespit tutanağında da belirtildiği üzere davalının doğrultu değiştirme ve manevraları yanlış yapması nedeni ile asli kusurlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye pert bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesine göre hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesinde tespit edilen maddi olgularla bağlı olması dikkate alındığında davaya konu olayın yargılamasının gerçekleştiği Denizli 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih ... esas ve ... karar sayılı dava dosyasında, davalı hakkında açılan kamu davasında CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat karar verilmesine, davaya konu kazanın dönüş yapmak için yavaşlayan traktöre arkadan çarpma şeklinde gerçekleştiği sübut bulmakla anılan ceza mahkemesi kararının da istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmasına, mahkemece alınan ATK raporunun, ceza dava dosyasındaki rapor ile uyumlu olmasına, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu kazanın oluşumunda davacıya ait aracın sürücüsünün tam kusurlu olması nedeni ile mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/12/2025 ...