T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2051 Esas KARAR NO : 2025/1941 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) ESAS NO : 2014/339 Esas - 2025/349 Karar TARİHİ : 09/05/2025 DAVA:Tazminat KARAR TARİHİ: 20/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2051 Esas KARAR NO : 2025/1941 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) ESAS NO : 2014/339 Esas - 2025/349 Karar TARİHİ : 09/05/2025 DAVA:Tazminat KARAR TARİHİ: 20/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete 2200863 sayılı 31/01/2008 sevk tarihli nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan Teknik Alimünyum Sanayi A.Ş.'ne ait emtianın davalılardan ... Uluslararası Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki ve taşıyıcısı bulunduğu ... plakalı vasıta ile İstanbul'dan Almanya'ya nakledilmek üzere yine müvekkili şirkete 2200855 sayılı ve 31/01/2008 sevk tarihli nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan ... Sanayi A.Ş'ye ait emtianın davalılardan ... Uluslararası Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki ve taşıyıcısı bulunduğu ... plakalı vasıta ile İstanbul'dan Almanya'ya nakledilmek üzere, yine müvekkili şirkete 2200866 sayılı ve 31/01/2008 sevk tarihli nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan ... Sanayi A.Ş'ye ait emtianın davalılardan ... Uluslararası Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki ve taşıcıyısı bulunduğu ... plakalı vasıta ile İstanbul'dan Almanya'ya nakledilmek üzere davalı taşıyıcıya tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, davalı taşıyıcıya ait ... plakalı aracın taşımanın devamında davalılardan U Roro İşlermeleri A.Ş'nin donatanı ve işleteni bulunduğu Und Adriatik adlı gemiye sigortalı emtia ile birlikte yüklendiğini, geminin limandan 03/02/2008 tarihinde ayrıldığını, 06/02/2008 tarihinde sevkiyat sırasında gemide yangın çıktığını ve sigorta konusu emtianın tamamen zayi olduğunu, hasarın ortaya çıkmasında davalı taşıyıcının taşıma sırasında ortaya çıkan zarar sebebi ile ve davalı donatanın ise işleteni bulunduğu gemide meydana gelmesi dolayısıyla müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunu, toplam hasar bedeli olan 66.587,00 YTL'nin 24/04/2008 tarihinde sigortalıya ödendiğini belirterek 66.587,00 YTL tazminatın 24/04/2008 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davalı ... Uluslararası vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısına ait yükler yoculuğun deniz ayağında meydana gelen bir yangın sonucu yanmış olduğundan doğan zararlardan müvekkili şirketin değil diğer davalı gemi donatanının sorumlu olduğunu, davacı tarafın dava mevzuu hasarı yanıgn sonucu doğmuş olduğundan TTK'nın ilgili hükümleri ve gerekse CMR Konvansiyonlarına göre taşıyan kara nakliyecesinin ağır ihmal ve kusuru dışında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davaya konus hasar ve zararların tamamen gemi donatanının kusurlu taşıması sonucu doğmuş olduğundan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, söz kosunu yangının başladığı ana güvertede tamamı yanabilir obje ihtiya eden akülü- dizel yakıtlı yaklaşık 60 tır ve kamyon bulunduğunu, bu tır ve kamyonlardan başka ana güvertede yangına neden olabilecek bir tutuşturma kaynağının bulunmadığını, taşıyanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından ileri gelen zararlardan mutlak surette sorumsuz olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın adamları ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, söz konusu yangının ... gemisinde buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait geminin tamamı yanarak zayi olduğunu, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 09/05/2025 tarih ve 2014/339 Esas - 2025/349 Karar sayılı kararında;"...Dava; ... isimli ...gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirketin sigortalısına ait emtiaların yanarak zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zararın rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalı Teknik Alimünyum Sanayi A.Ş.'ne ait emtianın davalılardan ... Uluslararası Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki ve taşıyıcısı bulunduğu araçlarla davalı taşıyıcıya tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, hasarın ortaya çıkmasında davalı taşıyıcının taşıma sırasında ortaya çıkan zarar sebebi ile ve davalı donatanın ise işleteni bulunduğu gemide meydana gelmesi dolayısıyla müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunu, toplam hasar bedeli olan 66.587,00 YTL'nin 24/04/2008 tarihinde sigortalıya ödendiğini belirterek 66.587,00 YTL tazminatın 24/04/2008 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir. ... isimli ...gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008 /151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/151 Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası 2008/151 olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/411 Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından 2016/94 Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu aşamadan sonra 2019/211 Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... gemisinin ... yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra 2024/215 Esas, 2024/294 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir. Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde kara taşımacısının kusurunun bulunduğunun davacı tarafça iddia ve ispat olunamadığı, bu durumda sorumluluğunun CMR Konvansiyonunun 2. Maddesine göre sorumluluğunun taşıyan bakımından uygulanan hükümlere göre tespit edileceği, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalı donatanın sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete;-2200863 sayılı ve 31/01/2008 sevk tarihli nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan ... Sanayi A.Ş'ye ait emtianın davalılardan ... Uluslararası Taşımacılık ve Ltd. Şti.'nin maliki ve taşıyıcısı bulunduğu ... plakalı vasıta ile İstanbul'dan Almanya'ya nakledilmek üzere,-2200855 sayılı ve 31/01/2008 sevk tarihli nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan ... Sanayi A.Ş'ye ait emtianın davalılardan ... Uluslararası Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki ve taşıyıcısı bulunduğu ... plakalı vasıta ile İstanbul'dan Almanya'ya nakledilmek üzere, -2200866 sayılı ve 31/01/2008 sevk tarihli nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan ... Sanayi A.Ş'ye ait emtianın davalılardan ... Uluslararası Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki ve taşıcıyısı bulunduğu ... plakalı vasıta ile İstanbul'dan Almanya'ya nakledilmek üzere davalı taşıyıcıya tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, davalı taşıyıcıya ait ... plakalı araç taşımanın devamında, davalılardan ... İşletmeleri A.Ş.'nin donatanı ve işleteni bulunduğu ... adlı gemiye sigortalı emtia ile birlikte yüklendiğini, 06/02/2008 tarihinde sevkiyat sırasında gemide yangın çıktığını, dikkatsiz ve tedbirsiz davranılması neticesinde sigorta konusu emtianın tamamen zayi olduğunu, hasarın ortaya çıkmasında davalı taşıyıcının taşıma sırasında ortaya çıkan zarar sebebi ile ve davalı donatanın ise işleteni bulunduğu gemide olayın meydana gelmesi dolayısıyla müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu, Yerel mahkeme tarafından aynı yangında zarara uğrayan ... Turizm tarafından ... aleyhine açılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/215 Esas (Eski Esası: 2016/94 E) sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığını, 03.07.2024 tarihinde bu davanın reddine karar verildiğini, ancak bu karara karşı davacı yanca temyiz kanun yoluna baş vurulduğu ve karar henüz kesinleşmediği halde huzurdaki davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından bekletici mesele yapılan dosyada verilen karar henüz kesinleşmeden huzurdaki davada hüküm kurulmasının başlı başına kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, ayrıca bekletici mesele yapılan davada tek davalının ... firması olduğunu, ancak huzurdaki davada ...'nun yanı sıra nakliyeyi gerçekleştiren ... Uluslararası Taşımacılık firmasının da davalı olarak yer aldığını, Bekletici mesele yapılan dosyada yangının taşınan tırlardan başladığının tespit edildiğini, bu nedenle ... plakalı aracın maliki olan davalı ... Uluslararası Taşımacılık firmasının sorumluluğunun ayrıca irdelenmesi gerektiğini, bu yönde yerel mahkemeye sunulan dilekçelerinin dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda bu davalının sorumluluğu ile ilgili tek bir cümle dahi yer almadığını, bu sebeple eksik incelemeye dayanan yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, her halde sigortalı emtianın davalıların sorumluluğunda iken zayi olduğunu, bu durumda eğer davalılar kusursuz ise zararın neden doğduğunun ve kusurun kimde olduğunun anlaşılamadığını, somut olayda bir mücbir sebep de bulunmadığından meydana gelen yangının ve yangın sonucu doğan zararın bir sorumlusu olması gerektiğini, gerekçeli kararda bu hususun da aydınlatılmadığını, Yangının büyümesinde davalıların kusurlu olduğunu, bekletici mesele yapılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/215 Esas sayılı dosyasında yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına göre yangının gemide taşınan tırlarda başladığını ve araçtan araca sirayet ederek geminin ve taşınan yükün yanmasına yol açtığını, ancak yangın alarmının devreye geç girdiğini ve bu sebeple de yangının ilk çıktığı tırda yangına müdahale edilerek yangının yayılmasının önlenmesinin söz konusu dahi olmadığını, yangın alarmının devreye girmesinden sonra ise ilk yapılması gerekenin gözle yangının varlığını kontrol olduğu halde bunun da geç yapıldığını, yangının yayılmasının önlenmediğini, gemi kaptanına zamanında bildirim yapılmaması ve yangına ilk müdahalenin hortumlarla yapılmasının yangının büyümesinin yegane sebepleri olduğunu, Yerel mahkemece verilen direnme kararında yangın olayına gemi kaptanı tarafından yangının öğrenilmesinden itibaren 15-16 dakika sonra müdahale edilmeye başlandığı, kaptanın yangın mahalline giderken yangın elbisesi giymediği, maske takmadığı ve yanında sadece bir mürettebat bulundurduğu, gemide yangının söndürülmesinde hızlı sonuç verecek bir sistem olan yağmurlama sistemi bulunduğu halde ilk etapta bu yola başvurulmadığı, hortumla yangına müdahale sürecinde de hortumdan ilk etapta gelen dumanın suyun tazyike kavuşmasından sonra kesileceği öngörülmeyerek bu yolla yangınla mücadeleden yine de vazgeçilmediği ve tüm bunlarda gemi adamlarının kusuru bulunduğunun belirtildiğini, Yağmurlama sistemi bulunduğu halde yangına hortumla müdahale edilmesinin eğitimsiz bir kişinin dahi yapmaması gereken çok büyük bir hata olduğunu, gerekli eğitimleri almış ve tatbikatları yapmış gemi adamlarının böylesine hatalar yapmasının "insani duygular" sebebiyle olduğu yorumunun gerçekten de kabul edilemeyeceğini, bu eğitimlerin yegane amacının o kişilerin yangın anında ne yapacaklarını bilmesi ve uygulaması olduğunu, somut olayda ise tamamen acemice davranan gemi adamlarının yangının büyümesine ve yayılmasına sebebiyet verdiğini, taşıyan gerekli tüm tedbirleri alsa idi bu yangının bu denli büyümeyeceğini, yangın donanımlı bu gemide yangının tüm gemiyi sarmasının gerçekten de çok düşük ve zor bir ihtimal olduğunu, Yargıtay tarafından "gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği"nin belirtilmesinin ise gemi adamlarının yangına müdahalede yetersiz kaldığını tam olarak ortaya koyduğunu, gemi adamlarının can korkusu ve panikle hareket etmesinin kabul edilemeyeceğini, bu durumun aldıkları eğitimin yetersiz kaldığının göstergesi olduğunu, bu kişilerin işinin ehli olmak zorunda olduklarını, söz konusu eğitimleri almamış kişilerden ciddi şekilde farklı ve profesyonel davranmaları gerektiğini, gemi adamlarının sıradan özel eğitim almamış kişiler gibi hareket edemeyeceğini, özel eğitim almış ve alması da gereken bu gibi kişilerden eğitimlerine uygun hareket etmelerinin beklendiğini, yangına yağmurlama sistemi ile değil de hortumla müdahale edilmesinin can korkusundan kaynaklandığının söylenmesinin mümkün olamayacağını, Davaya konu yangının gemi adamlarının yağmurlama sistemini kullanmakta geç kalmaları, yolculuk sırasında karşılaşılabilecek deniz tehlikelerinden olan yangına karşı etkili ve doğru müdahale edebilecek talim ve eğitimleri almamaları, bu konuda SOLAS kurallarının ... hükümlerinin yerine getirilmemesi sebebiyle yaşandığını, yayıldığını ve büyüdüğünü, tamamen gemi adamlarının hatalarından kaynaklanan bu olayın sorumlusunun davalılar olduğunu, yerel mahkeme tarafından, hatalı ve eksik inceleme sonucunda, hukuk kurallarına, içtihatlara aykırı şekilde verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacının sigortalısına ait emtianın davalı taşıyana ait gemi ile nakliyesi esnasında gemide çıkan 06/02/2008 tarihli yangın sonucu tamamen zayi olması nedeniyle zararın davalı donatan ile davalı kara taşıyıcısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf sebebi olarak bekletici mesele yapılan dosyada alınan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davalıların dava konusu emtianın zayi olmasından dolayı kusurlu ve sorumlu olmasına rağmen Mahkemece aksinin kabulü ve bekletici mesele yapılan dosyanın kesinleşmesinin beklenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Bu uyuşmazlıklar hakkında bekletici mesele yapılan dosyada teknik bilirkişilerden oluşan birden fazla heyetten rapor alınmış olduğu ve geminin ulusal ve uluslararası normlara göre yüke, denize ve yola elverişli olduğu, gemi adamlarının yangın konusunda eğitilmiş oldukarı, gerekli tatbikatların yapılmış olduğu, yangının denizde meydana gelebilecek en tehlikeli olay kabul edilmesi gerektiği, gemi adamlarının yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi karşısında, can korkusu ve panik gibi insani sebeplerle yangına müdahalede yetersiz kalmalarının, geminin başlangıçta yola elverişli olmadığını kabule yeterli olmayacağı, davalı donatanın bu nedenle yangın nedeniyle meydana gelen zararlardan bir bütün halinde sorumlu olmadığı hususlarının Yargıtay denetiminden geçen mahkeme ilamı ile tespit edilmiş olduğu ve söz konusu kararın kesin delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle donatan aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi, yine yükün hasarlanmasına denizde meydana gelen yangın olayının neden olduğu ve hasarın meydana gelişinde kara taşıyıcısının kusurunun bulunduğunun davacı tarafından iddia ve ispat olunamadığı gerekçesiyle CMR Konvansiyonu'nun 2/1 fıkrası da nazara alınarak bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.