11. Hukuk Dairesi 2019/2016 E. , 2020/1859 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 07/02/2019 tarih ve 2014/40-2019/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duru…
**11. Hukuk Dairesi 2019/2016 E. , 2020/1859 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 07/02/2019 tarih ve 2014/40-2019/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılar tarafından müvekkilinden, yatırdığı paranın istediği zaman geri ödeneceği belirtilerek para tahsil edildiğini, müvekkilinin defalarca istemesine rağmen parasını geri alamadığını, bu nedenle sorumlu davalılar hakkında dava açmak zorunda kaldığını, davalıların bu paranın iadesinden sorumlu olduklarını ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile müvekkilinden tahsil edilen 3.067,75 EURO karşılığı 6.327,54.TL'nin tahsil tarihi itibari ile işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketlerin ortaklarından olduğunu, TTK'nın 405/2 maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının şirkete sermaye olarak verdikleri parayı geri isteyemeyeceklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; kâr vaadi ile şirketlere ortak olunabileceği ancak faiz garantisi ile ortak olunmayacağı, davalı şirket yöneticilerinin eylemlerinin kâr garantisi ile davacıyı şirkete ortak ettiği, bu eylemin para toplama amacı dışında başka bir amaca hizmet etmediği, yetkili kurumlardan da para toplama faaliyeti için izin alınmadığı bu nedenlerle taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından ötürü haksız fiil hükümleri çerçevesinde davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, 6.000DM’nin dava tarihi karşılığı olan 6.240,78 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.