T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1947 KARAR NO : 2025/1798 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/09/2025 tarihli değişik iş kararı. NUMARASI : 2025/22 D.İş - 2025/22 K. DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nede…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1947 KARAR NO : 2025/1798 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/09/2025 tarihli değişik iş kararı. NUMARASI : 2025/22 D.İş - 2025/22 K. DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü kısmen reddi kararına ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin petrokimya ticareti yaptığını, müvekkilinin, borçludan Şubat 2017 tarihinde 48.000 kg ... satışı sebebiyle toplam 70.559,85 USD alacaklı olduğunu, borçlu tarafından müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını ancak bakiye fatura bedeli olan 50.559,88 USD'nin ödenmediğini, 05/08/2025 tarihli mutakabat mektubunda borcun ödenmediğinin de borçlu yanca teyit edildiğini, akdi ilişkinin ve borç bakiyesinin kabul edildiğini, borçlu şirketin temerrüde düştüğünü, 17/02/2017 tarihinden bu yana faiz alacağının 16.330,00 USD olduğunu, alacağın muaccel hale geldiğini, TTK'nın 1530/2 maddesine göre belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrütün gerçekleşeceğini, faturada vade tarihinin 17.02.2017 olacak şekilde düzenlendiğini, ancak vadesi geçmesine rağmen bakiye 50.559,88 ABD doları bedelin ödenmediğini, böylece borçlunun 17.02.2027 tarihinde temerrüde düştüğünü, bu sebeple temerrüt faizi alacağı da bulunduğunu, toplam faiz miktarının da 16.330,00 ABD doları olduğunu ileri sürerek, İİK'nın 258.maddesi uyarınca 66.889,88 ABD doları alacak için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ DEĞİŞİK İŞ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 30.09.2025 tarihli değişik iş kararında;"...Talep, İİK 257 ve devamındaki maddelerde düzenlenen ihtiyati hacze ilişkindir. İhtiyati haciz, alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İİK 257'ye göre; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK 258'ye göre ise; ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Kanunun birinci fıkrasının 2. cümlesinde “...alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur...” denilmektedir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hâkime kanaat verecek dellilerin sunulmasıdır. Hâkim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa, ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bir diğer ifade ile, ihtiyati haciz talepleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. Talep değerlendirilirken tam ispat aranmaz. Yaklaşık ispat yeterlidir.Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafın talebine dayanak olan belgelerin faturalar ve sevk irsaliyelerine dayalı olduğu ve talep ile ilgili olarak mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz talep eden, dilekçesinde, 50.559,88 USD asıl alacak + 16.330,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 66.889,88 dolar üzerinden haciz talep etmektedir.Sunulan sevk irsaliyeleri, faturalar ve mutabakat metnine göre, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, ancak faize yönelik talebin değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle İİK'da belirtilen şartların, faiz alacağı kısmı hariç olmak üzere kısmen mevcut olduğu ve yaklaşık ispat şartının oluştuğu, netice ve kanaatine varılarak takdiren %15 oranında teminat alınması suretiyle ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. " gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile; 50.559,88 dolar (2.098.740,62-TL) üzerinden %15 oranında (314.811,09-TL) teminat yatırılması yahut aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulması halinde, borçlu ... Plastik Sanayi ve Ticaret AŞ'nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 50.559,88 USD ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati haciz konulmasına karar vermiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; ticari satımdan kaynaklı işlemiş faiz dahil toplam 66.889,88 ABD doları alacak bakımından yapılan ihtiyati haciz başvurusu üzerine 50.559,88 ABD doları asıl alacak ile sınırlı olmak üzere başvurunun kısmen kabulüne, 16.330,00 ABD doları işlemiş temerrüt faizi bakımından talebin reddine karar verildiğini, talebe konu tüm alacağın yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, kararın çelişkili olduğunu, faiz alacağı asıl alacağın ferisi niteliğinde olduğundan asıl alacak bakımından ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunun belirtilmesinin, ferisi niteliğindeki işlemiş faizin de koşullarının gerçekleştiği sonucunu doğuracağını, TTK'nın 1530/3 maddesinde ''Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.'' denildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta ticari satımdan kaynaklanan alacağın ödenmemesi olduğundan, anılan kanun hükmü gereği alacaklının işlemiş faize hak kazandığının sabit olduğunu, yargılamayı gerektirir bir husus olmadığını, işlemiş temerrüt faizi talep etme hakkının doğrudan kanundan kaynaklandığını, faiz hesaplama tablosunun da sunulduğunu, işlemiş temerrüt faizi bakımından da basit şekilde hesaplama yapılabildiği gözetildiğinde talebin yargılamayı gerektirmediğinin anlaşılacağını, 30.09.2025 tarihli kararın, ihtiyati haciz talebinin kısmen reddi yönünde verilen hüküm bakımından (ve bununla sınırlı olarak) kaldırılması ve işlemiş temerrüt faizinin 16.330,00 ABD doları alacak için de talebimizin kabulü ile Borçlu’ya ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, haciz talebinin kısmen reddi yönündeki hükmün kaldırılmasına ve ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati haciz talebinin kısmen reddi kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen 30.09.2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü kısmen reddi kararına ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece davacının ihtiyati haciz talebi üzerine 30.09.2025 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin 50.559,88 ABD doları asıl alacak yönünden kabulüne 16.330,00 ABD doları işlemiş faiz alacağı yönünden reddine karar verilmiş olup alacaklı vekilince ihtiyati haciz talebinin reddedilen kısmına karşı 14.10.2025 tarihinde süresinde sunulan istinaf dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bu arada borçlu vekilinin talebi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan inceleme sonunda verilen 07.10.2025 tarihli ek karar ile; ihtiyati haciz kararının alacaklı tarafından işleme konularak Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyanın açıldığı, ancak daha evvelinde mahkeme kararına dayanak olan belgeler sebebiyle 2025/76666 Esas sayılı dosyanın açıldığı, borçlu tarafından ilgili dosyaya ödemenin yapıldığı gerekçesiyle, 30.09.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Somut olayda mahkemece verilen 07.10.2025 tarihli ek karar ile 30.09.2025 tarihli kararın ihtiyati haciz kabul kararına konu olan kısım yönünden kaldırılmasına karar verildiği, 07.10.2025 tarihli ek kararda açıkça belirtilmese de 16.330,00 ABD doları işlemiş faiz alacağı yönünden verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kısmının kaldırılmadığı anlaşıldığından, alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden istinaf isteminin incelenmesine geçilmiştir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut olayda, alacaklı vekilince 16.330,00 ABD doları işlemiş faiz alacağı yönünden de ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, faturadan ve cari hesaptan doğan alacağın faizine ilişkin olarak alacaklının faiz isteme hakkı olup olmadığı, aradaki ticari ilişkinin türü, temerrüt tarihi gibi konularında yaklaşık ispatın bulunmadığı, ara karar tarihi itibariyle, İİK'nın 258.maddesi uyarınca, alacağın bu kısmına ilişkin varlığına ve miktarına dair kanaat oluşturacak delil bulunmadığı, bu aşamada yaklaşık ispatın sağlamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkeme tarafından alacağın bu kısmı yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve alacaklı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 30.09.2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 13.11.2025 KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.