11. Hukuk Dairesi 2023/5155 E. , 2024/6730 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/860 Esas, 2023/813 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/260 E., 2021/135 K. Bölge Adliye Mahkemesi Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5155 E. , 2024/6730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/860 Esas, 2023/813 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/260 E., 2021/135 K. Bölge Adliye Mahkemesi Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı TÜRKPATENT nezdinde 2018/120293 sayılı "SunExpress bonus + Şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun, diğer davalının "BONUS" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı barkanın “BONUS” kelimesinin mucidi olmadığını, bugün pek çok ülkede bu kelimenin aynı şekilde ve aynı anlamda kullanıldığını, başvurudaki tek marka unsurunun “SunExpress” ibaresi olduğunu, bonus ibaresinin bağımsız ve markasal algı oluşturacak şekilde değil, marka görselinin geri planında ve oldukça küçük puntolarla “SunExpress” markasıyla bir bütün olarak tescil edilmek istendiğini, davalı banka adına marka sicilinde kayıtlı “BONUS” ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, aynı zamanda zaman içerisinde yaygın kullanım sonucu jenerik hale geldiğini, bu ibarenin ortalama tüketicinin aklına doğrudan davalı barkayı getirmediğini ve söz konusu ibarenin davalı firmaya özgülenemeyeceğini, müvekkilinin, havacılık sektöründe faaliyet göstermeyen ve netice itibariyle bir banka olan Garanti Bankası ile karıştırılması veya bağdaştırılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının ayırt edilemeyecek ve iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, başvuruda korunmak istenenin "BONUS" ibaresi olduğunu, başvurunun seri marka algısı oluşturduğunu, "BONUS" ibaresi taşıyan çok sayıda markanın itirazları üzerine reddedildiğini, markaların kapsamlarındaki hizmetlerin de benzediğini, tüketicilerin davacının hizmeti ile müvekkilinin "BONUS" hizmetinin işbirliği içinde verildiğini düşünebileceğini, müvekkilinin taşıma hizmeti vermemekle birlikte havayolu taşımacılığında avantaj sağlayan hizmetler sunduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka vasfı taşıdığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ve haksız rekabet teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ara kararıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 272 inci maddesinin atfı ile 36 ıncı maddesi uyarınca bilirkişi red sebeplerinin oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin bilirkişi heyetinin reddi talebinin reddine karar verilmiş, uyuşmazlığın esası bakımından ise, emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu “şekil + SunExpress bonus” ibareli marka kelime unsuru ön planda olan kelime+şekil, davalıya ait redde mesnet markaların ise herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markaları olduğu, davalının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "BONUS" ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin dava konusu hizmetler bakımından somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, dava konusu markadaki “SunExpress” ibaresinin çatı marka konumunda olduğu, ayrıca dava konusu markada yer alan şekil unsurunun ayırt edicilikte etkisinin yok denecek kadar az olduğu, başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının davalı markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu ilk bakışta algılamalarının mümkün olmadığı, davacı başvurusunun davalı markalarının serisi içerisine sızmış bulunması ve her iki işaretin hafıza, göz ve kulakta bıraktığı izin bu kabulü zorunlu kıldığı, davalının "BONUS" ibareli markasının yazılı ve görsel tanıtım araçları ile gerçekleştirilen kuvvetli reklâm, uzun süreli kullanım, kaliteli ve yaygın dağıtım ile ilgili sektör dışına taşacak biçimde tanınmışlık vasfı kazandığı, başvuru kapsamındaki hizmetlerle ilişkilendirilebilecek hizmet türlerinin davalının tanınmış markası kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvurunun tescilinin davalı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma sağlayabileceği gerekçesiyle dava konusu marka ile davalıya ait redde mesnet markalar arasında dava konusu hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ara kararı ve esas kararı davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıya ait "BONUS" ibareli markanın tanınmış marka haline geldiği, bu ibarenin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvuru kapsamındaki hizmetler davalıya ait redde mesnet markanın kapsamında da aynen yer almakta olup emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, bu hale göre taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, başvurunun tescili halinde davalının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği, davaya konu iptali istenen YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin esas karara yönelik istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, keza 25.03.2021 tarihli ve bilirkişi heyetinin reddi talebinin reddine dair 1 numaralı ara karara yönelik istinaf başvurusunun da 6100 sayılı Kanun'un 272 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kuralların, bilirkişiler bakımından da uygulanacağı, aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca bilirkişi heyetinin reddi talepleri reddedildiğinde bu kararlara karşı ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabileceği, bilirkişiler bakımından da uygulanacak hâkimin reddi sebeplerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 36 ıncı maddesinde düzenlendiği, buna göre hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde hâkimin reddedilebileceği, maddenin devamında ise hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilen hallerin sayıldığı, davacı vekilince, bilirkişi heyetinin takdiri mahkemeye ait olan YİDK kararının yerinde olup olmadığı hususundaki hukuki duruma dair görüş ve kanaatte bulunduğu ve gerekmediği halde esas hakkındaki görüşünü açıkladığı gerekçesiyle bilirkişi heyetinin reddi talep edilmiş ise de, bilirkişilerin mahkemece verilen görev kapsamında rapor düzenledikleri ve düzenlenen raporun da hâkim yönünden bir bağlayıcılığı bulunmayıp 6100 sayılı Kanun'un 282 inci maddesi uyarınca hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusuna yapılan itirazının reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 36 ıncı, 272 ve 282 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, dördüncü, beşinci ve dokuzuncu fıkraları. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen asıl ve bilirkişinin reddi talebinin reddine dair 25.03.2021 tarihli ara kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.