4. Ceza Dairesi 2020/19611 E. , 2021/2133 K. "" KARAR Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal suçundan şüpheliler Anıl Büyüktaşçı ve Hatice Işık Büyüktaşçı haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/10/2019 tarihli ve 2019/143378 soruşturma, 2019/100759 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin …
**4. Ceza Dairesi 2020/19611 E. , 2021/2133 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal suçundan şüpheliler Anıl Büyüktaşçı ve Hatice Işık Büyüktaşçı haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/10/2019 tarihli ve 2019/143378 soruşturma, 2019/100759 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 27/12/2019 tarihli ve 2019/8039 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16/06/2020 gün ve 2020/51936 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “ Dosya kapsamına göre, şüpheliler ... ve ...'nın oğlu olan .... ile mağdur ... 'un FMV Özel Erenköy Işık İlk Okulunda öğrenci oldukları, ....'ın, mağdur ...'nun su matarasına kendi idrarını koyarak mağdurun içmesine neden olduğu, olay nedeniyle şüpheliler haklarında müsnet suçtan şikayette bulunulduğu anlaşılmış olup, meydana gelen olayın bireysel olarak gerçekleştirilen bir olay olduğu, "Cezai sorumluluğun şahsiliği" ilkesi gereğince kişilerin sadece kendi eylemlerinden sorumlu olması gerektiği, şikayet konusu olay ile ilgili şüphelilerin herhangi bir eylemlerinin bulunmadığı, bu haliyle şüphelilere isnat olunan Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 233/1. maddesinde "Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi şikayet üzerine bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" şeklinde düzenleme bulunduğu, bu suçun mağdurunun çocuk, şüphelilerinin ise çocuğun velisi olan anne ve babası olacağı, üçüncü kişilerin bu suçtan doğrudan zarar görmeyecekleri, soruşturma konusu olayda, 5237 sayılı Kanun'un 233. maddesi kapsamında suçtan zarar görmeyen ... Aksoy ile anne babasının bu suçla ilgili olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz haklarının bulunmadığı, bu nedenle itiraz hakkı bulunmayan müştekilerin itirazlarının usulden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 5237 sayılı TCK'nın 233. maddesinde : "1-Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikâyet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 2- Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.