İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 16/12/2017 tarihinde, dava dışı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu, davalı …
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/353 KARAR NO : 2025/1904 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/12/2021 NUMARASI : 2019/76 Esas - 2021/995 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 16/12/2017 tarihinde, dava dışı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, kazanın oluşumunda sürücü ...'in % 20 oranında, yolun bakımından sorumlu İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ise % 80 oranında kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak davası-) 10.000,00-TL iş göremezlik tazminatının her iki davalıdan (-sigorta şirketince poliçe limitiyle sınırlı olarak-) olay tarihi olan 16/12/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, 100.000,00-TL manevi tazminatın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; Davacı vekili 23.08.2021 tarihli dilekçesiyle, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 5.000.00-TL olan talep miktarını 7.973.51-TL artırmak suretiyle toplam 12.973.51-TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 5.000,00-TL olan talep miktarını 310.271.35-TL artırmak suretiyle toplam 315.271.35-TL'ye çıkarttıklarını belirterek, toplam 318.244.86-TL'nin 06.03.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta A. Ş. vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ''..kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün % 20 oranında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin % 80 oranında kusurlu olduğu, trafik kazası neticesinde davacının % 23 oranında maluliyete uğrayacak ve iyileşme süresi 9 aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı, davacının geçici iş göremezlik tazminatının 12.973,51-TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 315.271,35-TL olduğu ...'' gerekçesiyle; davanın kabulü ile 12.973,51-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 315.271,35-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 328.244,86-TL'nin 06/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekilince istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstinaf nedenleri; tazminat hesaplamasında 1,8 teknik faiz uygulanması gerekirken bunun yapılmamış olmasının hatalı olduğu, vekil edeni kurumun 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığı, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru nispetinde sorumlu olduğu hususu gözden kaçırılarak, trafik kazasının oluşumunda davası tefrik edilen belediyenin kusuru nispetinde tazminattan indirim yapılmamasının doğru olmadığı, faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği, faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle tazminat isteğine ilişkindir.Dosyada yapılan incelemede; davanın, davalı sigorta şirketi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılmasını müteakip, davaların tefrik edildiği, davalı sigorta şirketi yönünden açılan davanın tefrikini müteakip görevsizlik kararı verilmesinden sonra davanın ilk derece mahkemesinin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedildiği ve yapılan yargılama sonucunda istinaf incelemesine konu karar verildiği, diğer davalı İBB yönünden ise yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği ve davanın akıbetine ilişkin dosyada her hangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde açıkça belirtilen istinaf sebeplerine münhasıran yapılan istinaf incelemesi neticesinde;Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte, istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere usul ve yasaya aykırılık olmamasına, trafik kazasına bağlı tazminat hesaplamalarında ZMM Genel Şartları ile getirilen 1.8 teknik faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olmakla, yerleşik yargısal içtihatlara uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemine göre (1.8 teknik faiz kullanılmaksızın) hesaplama yapan aktür bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir hata olmamasına, trafik kazasının oluşumunda tarafların kusur durumunun, dosya kapsamı ve kazanın oluş şekline uygun, denetime açık, açıklayıcı, ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiş olmasına ve söz konusu raporun hükme esas kabul edilerek sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %20 oranında kusur kabul edilmesinde bir hata bulunmamasına, 2918 sayılı KTK'nın 88 ve TBK'nın 61 ve devamı madde hükümleri ile yine TBK'nın 162 ve devamı madde hükümlerine göre; sigortacı dahil, haksız eylem sorumlularından her biri teselsül hükümleri uyarınca tam tazminatla yükümlü olduklarından, kusursuz olan veya bir miktar kusurlu bulunan davacı taraf, yasanın verdiği müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe, kendi kusuru dışında kalan tüm kusur sorumlularının tamamına veya bir kaçına ya da birine karşı dava açarak uğradığı zararın tamamının giderilmesini isteyebileceğinden, davacı taraf dışında kalan diğer kişi veya kişilere ait kusur oranlarının ne olduğunun zarar sorumlularının kendi iç ilişkilerini ilgilendiren bir husus olup, kusursuz olan zarar görene karşı ileri sürülemeyen, ancak rücuda dikkate alınabilecek bir durum olduğundan, istinaf eden davalının, sigortalı araç sürücüsünün kusuru nispetinde değil müteselsil sorumluluk gereğince tazminatın tamamından sorumlu tutulmasında bir hata olmamasına, yerleşik yargısal içtihatları gereğince bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin tedavi (sağlık) giderine ilişkin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmasına, rizikonun ihbar edildiği tarihe göz önüne alındığında 06/03/2018 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin istinaf eden davalı yararına olmasına göre, davalı vekilinin açıklanan hususlardaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Ancak; az yukarıda belirtildiği üzere, davalı sigorta şirketi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine dava açıldıktan sonra davaların tefrikine karar verilmiş ve davalı İBB yönünden açılan davada, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Bu durumda mahkemece, İBB aleyhine açılan dava gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması koşuluyla tazminatların davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bunun yapılmaması hatalı olmuştur. Hal böyle olunca da, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan hususa münhasır olmak üzere kabulü ile kararın kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince hatalı uygulamanın düzeltilmesi suretiyle esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarih, 2019/76 Esas, 2021/995 Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenle kısmen kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2) 2/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren davalı üzerinde bırakılmasına, 5/İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarih, 2019/76 Esas, 2021/995 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hüküm gereğince kaldırılmasına, 6/Davanın kabulüne, (-İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan ve tefrikle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddine karar verilen dava gözetildiğinde, tahsilde tekerrür olmaması koşuluyla-) 12.973,51-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile (-İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan ve tefrikle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddine karar verilen dava gözetildiğinde, tahsilde tekerrür olmaması koşuluyla-) 315.271,35-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 328.244,86-TL'nin 06/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 22.422,41-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 375,71-TL peşin harç ve 1.087,00-TL ıslah harcı toplamı 1.462,71-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 20.959,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 31.427,14-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c/Davacı tarafından yapılan 375,71-TL peşin harç, 1.087,00-TL ıslah harcı, 35,90-TL başvurma harcı, 562,00-TL ATK faturası, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 544,75-TL posta gideri olmak üzere toplam 4.105,36-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/12/2025