T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2026/337 KARAR NO:2026/373 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/435 KARAR NO: 2025/1151 DAVA TARİHİ: 30/07/2019 KARAR TARİHİ:18/12/2025 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:11/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2026/337 KARAR NO:2026/373 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/435 KARAR NO: 2025/1151 DAVA TARİHİ: 30/07/2019 KARAR TARİHİ:18/12/2025 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:11/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin 30.12.2017 tarihinde yapılan 2015-2016 yılı olağan genel genel kurul toplantısı ve 27.05.2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel genel kurul toplantısında alınan kararlar gereği davalı borçlu üye aleyhine İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine haksız itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini, dava konusu kooperatif alacağına ilişkin taşınmazın 28.05.2014 tarihinde üçüncü kişilere devredilerek kooperatif üyeliğinin sonlandırıldığının davacı kooperatife ihtaren bildirildiğinden ve süresinden sonra açılan davanın zaman aşımı yönünden de reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin aidatlarının tamamının ödendiğini, kendisine tapunun teslim edildiğini, üyeliği sona eren davalının üye aidatı ile ilgili bir sorumluluğu kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2020 tarih ve 2019/515 E. 2020/679 K. sayılı kararı ile, hukuki niteliği itibari ile kooperatif üye aidatı alacağından kaynaklanan icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, davalının Beykoz .... Noterliği'nin 02/06/2014 tarih ve ... ...numaralı ihtarnamesi ile davacıya üyelikten ayrıldığı hususunu bildirdiği, ihtarnamenin 04.06.2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, dosyamızın kooperatif uzmanı mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, 14.08.2020 tarihli ek raporda davalının ihtarnamenin kooperatife bildirildiği tarih itibariyle 19.443,54 TL asıl borcunun bulunduğu, takip tarihi itibariyle 18.599,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.042,94 TL kooperatife borcunun olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı taraf üyeliğin iptali ve devri işleminin geçersiz olduğunu iddia etmiş ise de kooperatiflerde açık kapı ilkesinin geçerli olduğu, devreden üyenin devir talebinin kooperatife ulaşmasının kafi olduğu, geçerli bir gerekçe olmaması halinde üyelikten çıkmanın kabulünün gerektiği, davalının çıkmaya yönelik iradesinin ulaştığı hususunun sabit olduğu bu sebeple üyelikten ayrıldığı tarihe kadar olan aidat borcu ve bunun ferilerinden sorumlu olduğu kanaatine varıldığından, davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ ile, Davalı borçlunun İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 19.443,54 TL asıl alacak 18.599,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.042,94 TL üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Şartları oluşmadığından İcra İnkar Tazminatı talebinin REDDİNE karar verilmiştir.Davacı vekili ve davalı vekilince kararın ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2024 tarih ve 2021/431 E. 2024/635 K. sayılı kararı ile:"...Her ne kadar mahkemece dava dilekçesinin davalıya tebliğinin usulune uygun olduğu ve cevap dilekçesinin süresinde olmadığına karar verilmiş ise de; dosya kapsamında tebligat evrakına rastlanmadığından, tebligatın usulüne uygun olup olmadığı denetlenememiştir.Mahkemece dava dilekçesinin tebliğine ilişkin evrak araştırılıp dosya arasına alınmalı ve usulüne uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir. Tebligat evrakı bulunamazsa davalının cevap dilekçesi süresinde kabul edilerek zamanaşımı itirazı incelenmel,, bu hususta bilirkişi raporu alınmalı, tarafların tüm iddia ve savunmaları değerlendirilerek karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur..." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2025 tarih ve 2024/435 E. 2025/1151 K. sayılı kararı ile, Beykoz .... Noterliği'nin 02.06.2014 tarih ve ...numaralı ihtarnamesi ile davacıya üyelikten ayrıldığı hususunu bildirdiği, ihtarnamenin 04.06.2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, dolayısıyla davalının ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten sonraki aidat borçlarından sorumlu olmadığı, Kooperatifler Kanunu'nun 17/.... ve Türk Borçlar Kanunu'nun 147/4. maddelerinde Kooperatifler ile ortağı arasındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak öngörüldüğü, Türk Borçlar Kanunu'nun 154/.... maddesinde alacaklının icra takibinde bulunmasına zamanaşımını kesen sebeplerden olduğunun düzenlendiği, davaya konu icra takibinin başlangıç tarihinin 20.03.2019 tarihi olduğu, dolayısıyla bu tarihten itibaren geriye doğru 5 yıllık zamanaşımı süresi olacağından 20.03.2014 tarihi ile 20.03.2019 tarihi arasındaki aidat borcunun zamanaşımına uğradığı, davalının üyelikten ayrıldığı tarihten sonraki borçlardan da sorumlu olmadığı gözönüne alındığında davacının davalıdan talep edebileceği bir aidat borcunun olmadığı dolayısıyla davacının davalıdan herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle Davanın REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafın sunmuş olduğu cevap dilekçesi yasal süresinde sonra verilmesi nedeniyle savunma ve talepler ile zaman aşımı iddiasınun hukuken geçerli olmadığını, müvekkili kooperatife ulaşan kooperatife yapılmış bir üyelik devri talebinin olmadığını, tapu devrinin üyeliğin devri anlamına da gelmediğini, şu halde davalı tarafça üyelik devri yapılmadığından davalının kooperatif üyeliğinin devam ettiğini, davalının üyeliği devam ettiğinden dolayı da itirazlarının yerinde olmadığını, bu nedenle davalının yasa ve ana sözleşme gereği kooperatife karşı hak ve yükümlülüklerinin bulunduğunu ve dava konusu borçlardan sorumlu olduğunu, dosyaya sunulan Beykoz .... Noterliği'nin 02.06.2014 tarih ve ... ...numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhinde 04.06.2014 tarihinde ... isimli şahsa tebliğ edildiği kaydı mevcut olsa da ...'ın müvekkili kooperatif yetkilisi veya çalışanı olmadığını, bu sebeple yapılan tebligatın Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddesinde ve Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18. maddesine aykırı olduğunu, müvekkili kooperatif tarafından davalı üyeye, ferdileşme yolu ile konut tahsisi yapılarak tahsis edilen konutun tapusunun da verildiğini ortaklıktan çıktığını iddia eden davalının aldığı konutu kooperatife iade etmediğini, kooperatifle hesaplaşma yapmadığını, davalının kooperatife karşı sorumlulukları aynen devam ettiğini, kabul anlamına gelmemek üzere; Kooperatifler Kanunu'nun 81/.... maddesi uyarınca kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılacağını, akçalı sorumluluğunun Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca eşitlik ilkesi gereği istifa sonrasında da devam edeceğini, ihtarname 02.06.2014 tarihli olmakla bu tarihten önce yapılan genel kurullardan dolayı davalı üyenin sorumlu olduğunu dikkate alınmadan HMK gereği süresinde olmayan zamanaşımı itirazı gerekçesiyle yerel mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, kooperatif üye aidatı alacağından kaynaklanan icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Kooperatifi, borçlunun ise ... olduğu, 62.887,54 TL kooperatif alacağı ve 22.554,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 85.442,30 TL üzerinden 20.03.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde "cari hesap bakiyesi ödenmeyen kooperatif alacağı ile 30.12.2017 tarihli 2015-2016 yılı olağan genel kurul toplantısı ve 27.05.2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul kararına göre ödenmeyen üye aidat alacağı...." borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 23.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 29.03.2019 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.Dairemiz önceki kararı uyarınca dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğine dair mazbata dosya arasına alınmış olup, tebliğatta "Muhatap dağıtım saatlerinde hanede bulunmadığından ve hanede tebliğ yapılacak başka kimse de olmadığından tebliğat ... Mahalle Muhtarlığına teslim edildi. Düzenlenen ... nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıldı. Muhataba haber verilmek üzere isim ve imzadan imtina eden üst komşusu beyfendiye bilgi verildi." şeklinde kayıt bulunmakta olup mahalle muhtarına imza karşılığı teslim edildiği görülmüştür.Gerçek şahıslara yapılacak tebligatta muhatabın geçici olarak adreste bulunmaması durumunda Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliğinin 30. ve 31. maddelerinde belirtilen araştırmaları yapması gerekir.Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi, gerçek kişiler yönünden zorunludur. Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesi gereğince muhatabın adreste bulunmama sebebi açıkça belirtmediği, tespitine yönelik ilgili kimseler nezdinde araştırma yapmadığı anlaşılmakla dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden bahsedilemez. Bu durumda davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla aksi yöndeki davacı istinaf sebebine itibar edilmemiştir.İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden aldırılan 09.06.2020 tarihli kök raporda:"...Kooperatifler kanunu ve davacı kooperatif ana sözleşmesine göre davalı ...'ın taşınmazını devretmesine rağmen ortaklık payını da devir sözleşmesi ile 3. kişilere devretmediğinden davacı ... Kooperatifi'ne ortaklığının devam ettiği, taşınmazı devralan 3.kişilerin kooperatif ortaklığını talep edici yazılı bir başvurusunun yönetim kurulu'na yapıldığının tespit edilemediği ve yönetim kurulu karar defterinde devir, üyeliğe kabul veya red yönünde herhangi bir kayıt bulunmadığı, Davacı ... Kooperatifine Ortaklığı devam eden davalı ...'ın aidat borcunun 45.203,54 TL işletilmiş faiz toplamı 32.118,99 TL ile birlikte toplamda 77.322,53 TL olduğu..." şeklinde kanaat bildirilmiş, aynı bilirkişiden aldırılan 14.08.2020 tarihli ek raporda:"... Kooperatifler Kanunu (10,11,12,13.mad.) ve Kooperatif Ana Sözleşmesine göre Davalı ...'ın, T.C. Beykoz .... Noterliğinin 02.06.2014/... Tarih Ve ...No.lu İhtarmamesiyle ortaklıktan çıkmasını tamamıyla engelleyici bir düzenlemenin görülemediği, ancak ortaklıktan çıkma hakkının açık kapı ilkesi gereği sınırsız olmadığı yasal düzenlemelerin yanında genel kurul kararları, dürüstlük ve iyi niyet kurallarının da göz önünde bulundurulması gerektiğinden taşınmazını devretmesine rağmen ortaklık payını da devir sözleşmesi ile 3. kişilere devretmediğinden davacı ... Kooperatifi'ne ortaklığının devam ettiği, taşınmazı devralan 3.kişilerin kooperatif ortaklığını talep edici yazılı bir başvurusunun yönetim kurulu'na yapıldığının tespit edilemediği ve yönetim kurulu karar defterinde devir, üyeliğe kabul veya red yönünde herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı kooperatifin noter ihtarnamesi tarihinden itibaren yaklaşık 4 yıl süresince davalı üyeye 20.03.2019 tarihli icra takibine kadar yazili bir bildirimde bulunmadığı, ana sözleşmeye göre (20.madde) ortaklıktan ayrılan davalının sorumluluklarının ... yıl süreyle devam ettiği ve bu süre zarfında davacı kooperatifin ...'dan bir ödeme talebinde bulunduğunun tespit edilemediği, davalı ...'ın Kooperatif Ortaklığından ayrıldığına İlişkin T.C. Beykoz .... Noterliğinin 02.06.2014 Tarihli İhtarnamesinde borcu bulunmadığını beyan ettiği ancak davacı kooperatif defter muhasebe kayıtlarını incelememiz sonucunda bu ihtarname tarihinde 19.443,94 TL asıl borcu bulunduğu, İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki 20.03.2019 ilamsız takipteki ödeme emri tarihinde hesapladığımız 18.599,40 TL faiz tutarı da dahil edildiğinde toplam 38.042,94 TL kooperatife borcu bulunduğu, kanun, ve ana sözleşmeye uygun bir yazılı ortaklik devir işlemi yapılmadığından söz konusu borcun kooperatif zararına ne davalı ...'dan ne de taşınmazı devralan ancak kooperatif ortağı olmayan 3. kişilerden takip ve tahsil edilemez şekilde mali yükümlülükten kurtulma durumu yaratılmasının makul bir ortaktan beklenen bir davranışlar bütünü olamayacağı, kanun, ana sözleşme ve genel kurul kararlarında belirtilen hak ve mali ödevleri kabul ederek kooperatife ortaklık girişi yapan davalı ...'dan beklenmesi gereken iyi niyet kurallarına da uygun olmadığı, Davacı ... Kooperatifine ortaklığı kooperatif kayıtlarında devam eden davalı ...'ın aidat borcunun, sayın mahkemenin ortaklığın devamı veya hangi tarihte sona erdiğine karar vermesine bağlı olarak kooperatif ortaklığından ayrıldığına ilişkin T.C. Beykoz .... Noterliğinin ihtarnamesi 02.06.2014 tarihine kadar olan mevcut borçlardan sorumlu olduğundan hareketle 19.443,94 TL asıl alacak, İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki 20.03.2019 ilamsız takipteki ödeme emri tarihinde hesapladığımız 18.599,40 TL faiz tutarı da dahil edildiğinde toplam 38.042,94 TL olduğu, kök raporumuzda da belirttiğimiz üzere devir işleminin gerçekleşmediğinden davalının kooperatif ortaklığının devam ettiğinden hareketle icra takip tarihi 20.03.2019 itibarıyla, 45.203,54 TL ve işletilmiş faiz toplamı 32.118,99 TL ile birlikte toplamda 77.322,53 TL kooperatife borcu olduğu" bildirilmiş, Dairemiz kararından sonra aynı bilirkişiden aldırılan 09.10.2025 tarihli ek raporda ise:"...T.C. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi dosya no 2021/431 ve karar no 2024/635 ile verdiği istinaf kararından hareketle, Kooperatifler Kanunu'nun 17/.... ve TBK 147/4 maddelerinde kooperatif ile ortağı arasındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresi 5 yıl olarak öngörüldüğünü, TBK'nın 154/.... maddesinde de alacaklının icra takibinde bulunmasının zamanaşımını kesen sebeplerden olduğu düzenlenmiş olup davaya konu icra takibinin başlangıç tarihi 20/03/2019 olduğunu, buna göre 20/03/2019 tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık zamanaşımı süresi olacağından 20/03/2014 tarihi ve öncesi alacaklar zamanaşımına uğramış olacağını, İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki 20.03.2019 tarihli İlamsız Takipteki Ödeme Emri'nde asıl alacak 62.887,54 TL ve işlemiş faiz 22.554,76 TL'nın toplamı 85.442,30 TL olduğu görülmüştür. 09/06/2020 tarihli kök bilirkişi raporumuzdaki hesaplamalarda bir değişikliğe gidilmemiş ancak muhasebe defter kayıtları üzerinden yapılan incelemelerde 20/03/2014 tarihi ve öncesi alacaklar zamanaşımına uğramış olduğundan, 20.03.2019 takip tarihinde olması gereken asıl aidat 31.212,00 TL ve işlemiş faiz 18.344,65TL ile birlikte toplamda 49.556,65 TL davalı ...'ın borcu olduğu" şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince cevap dilekçesinin süresinde sunulduğu kabul edilerek zamanaşımı defi yönünden 20.03.2014 tarihinden önceki alacaklar yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu tarihten sonraki alacaklar yönünden ise davalının üyelikten ayrıldığı tarih dikkate alınarak davalıdan talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.Dava konusu alacağa ilişkin zamanaşımı defisine yönelik olarak dosya incelendiğinde:Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.06.2023 tarih ve 2022/1895 E., 2023/2251 K. sayılı ilamı:"Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 1.114 TL aidat alacağı ve 13.685,00-TL yapı denetim masrafı katılım payı alacağının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Kooperatif ile üyesi arasında zaman aşımı işlemez. Bu genel ilke çerçevesinde kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zaman aşımına uğramadığı gibi, kooperatifin inşaat maliyetine ilişkin aidat vs. alacakları zaman aşımına uğramaz. Ancak genel gider aidatı zaman aşımı süresi içerisinde istenmelidir..."şeklindedir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin(Kapatılan) 11.11.2019 tarih ve 2016/5683 E., 2019/4634 K. sayılı ilamı:"...Kooperatif ile kooperatif üyesi arasında üyelik ilişkisi devam ettiği sürece üyelik aidat alacağına ilişkin taleplerde zamanaşımı işlemez. Fakat davanın konusu üyelik aidatı değil genel giderlerdir. Bu nedenle alacağın TBK'nın 147/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla dava tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek muaccel ve zaman aşımına uğramamış genel gider alacağının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir."şeklindedir.Dosya kapsamında davacı kooperatifin 30.12.2017 tarihli 2015-2016 yılı olağan genel kurul toplantı ve 27.05.2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul toplantı tutanakları bulunmakta olup, kooperatif ana sözleşmesi ile takip konusu edilen alacağa ilişkin diğer genel kurul toplantı tutanakları ise bulunmamaktadır.30.12.2017 tarihli 2015-2016 yılı olağan genel kurul tutanağı 10. maddesi:"... kooperatif üyelerinin 2018 şubat, mart, nisan ve mayıs aylarında 750 şer TL haziran ayında ise 550 tl olmak üzere toplam 3550 TL ödenmesine 80 kabul 7 red oyu alarak oy çokluğu ile kabul edilmiştir."27.05.2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı 13. maddesi:"2018 yılı tahmini bütçesinin görüşülüp karara bağlanması ve aidat ödeme takviminin belirlenmesi. (iskan, yapı denetim kooperatifin borç alacak durumu maddesinde ... söz alarak yapılacak harcamalarla ilgili açıklamalarda bulunmuştur. Yıllık 9.000 TL ödeme için yapılan planlamada,Temmuz -2018 1000 TL, Ağustos-Aralık-2018 aralığında 700 TL, Ocak-Mayıs 2019 aralığında 700 TL Haziran-2019 1000 TL ödenmesi hususu oylamaya sunulmuş 11 red oyuna karşı 90 kabul oyuyla kabul edilmiştir." şeklindedir.09.06.2020 tarihli bilirkişi kök raporunun 11. ve 12. sayfalarında tablo halinde davacı kooperatifin takip konusu ettiği alacağa ilişkin aidatlar kalem kalem bildirilmiş ve 28.02.2018 tarihinden sonraki alacak kalemlerinin yukarıda yer verilen genel kurul kararlarındaki miktarlarına uygun olduğu anlaşılmış ise de bu tarihten önceki 01.01.2013 tarihine kadar talep edilen aidat miktarları yönünden ilgili genel kurul toplantı tutanaklarının olmaması nedeniyle inceleme ve değerlendirme yapılamamıştır. Bilirkişi raporundaki tabloya göre takip konusu aidat alacakları 01.01.2013-28.02.2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkindir. Davaya konu İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyasının 20.03.2019 tarihinde başlatılmış olması dikkate alındığında 20.03.2014 tarihi ve sonrasına yönelik aidat alacakları yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresi kabul edilse dahi alacakların zamanaşımına uğramadığı sabittir. Ancak takip konusu edilen 01.01.2013-20.03.2014 tarihi arasındaki (01.01.2013 - 743,54 TL, 30.08.2013 - 4.000,00 TL, 30.09.2013 1.363,00 TL - 30.10.2013 1.363,00 TL - 30.11.2013 1.363,00 TL - 30.12.2013 1.363,00 TL - 31.12.2013 1.070,00 TL - 30.01.2014 1.363,00 TL - 28.02.2014 1.363,00 TL) toplam 13.991,54 TL asıl alacak ve bu alacağa bağlı işlemiş faiz yönünden ise alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda yukarıda yer verilen içtihatlar çerçevesinde istenilen bedelin inşaat maliyetine ilişkin aidat vs. alacak mı yoksa genel gider aidatı çerçevesinde tespit yapılarak alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda davacı kooperatifin öncelikle dosyada bulunmayan ana sözleşmesi ile 2013-2014-2015 yıllarına yönelik genel kurul toplantı tutanakları dosya arasına alınarak, özellikle zamanaşımı defisine konu 2013-2014 yılları yönünden davacı kooperatifin genel kurul toplantı tutanaklarında aidat öngörülme sebebinin belirtilip belirtilmediği değerlendirilerek belirtilmemiş ise gerekir ise bilirkişi marifetiyle devam eden inşaat bulunup bulunmadığı tespit edilerek aidatların inşaat imalat bedeli mi, yoksa genel giderlere yönelik mi olduğunun tespiti ile zamanaşımı süresi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir.Davalının kooperatiften istifa etmesi nedeniyle aidat alacağının bulunmadığına yönelik olarak dosya incelendiğinde:1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi gereğince üyeler arasında eşit davranma yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülük karşısında kooperatif, aynı koşulları taşıyan üyeleri arasında eşit işlem yapmak yine yasa ve ana sözleşme ile Genel Kurul Kararlarını uygularken dürüstlük ilkesine uygun hareket etmek, çelişkili davranışlardan kaçınmak yükümlülüğü altındadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/.... maddesi gereğince, ''Yapı Kooperatifleri, Anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması, ve ferdi mülkiyete geçirilip, konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesi ile amacına ulaşmış sayılır ve dağılır... Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan Kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; Ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.'' hükmü yer almaktadır.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09.09.2024 tarih ve 2023/4153 E., 2024/2540 K. sayılı ilamı:"...Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.Kooperatifler Kanunu'nun 23 ncü maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu’na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.Somut olayda; Kooperatif Ana Sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur’a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir.Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar, ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanunu'nda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir..."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.12.2024 tarih ve 2024/1842 E., 2024/4841 K. sayılı ilamı:"... 1163 Kooperatifler Kanunu'nun 8, 10, 11/son ve 17/son maddelerinde, açık kapı ilkesi kabul edilmiştir. Açık kapı ilkesi, iki yönlüdür. Üyelik şartları taşıyanların her zaman kooperatif üyesi olabilmeleri veya kooperatifin üyesi konumunda bulunanların ise üyelikten her zaman ayrılabilmeleri, açık kapı ilkesinin doğal bir sonucudur. Kooperatifin üyesi olabilmek için kooperatifi yetkili organlarınca alınmış bir karar olmasa dahi eylemli olarak kooperatif üyeliğinin benimsenmesi söz konusu olabilmektedir. Dairemizin yerleşmiş uygulamaları da bu yöndedir (Dairemizin 17.10.2024 tarih ve 2024/836 E. - 2024/3550 K.)..."şeklindedir.Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili Beykoz .... Noterliğinin 02.06.2014 tarihli ...nolu ve Beykoz .... Noterliğinin 10.11.2014 tarihli ... ...nolu ihtarnameler ile müvekkilinin davacı kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini bildirerek takip konusu aidatlardan sorumlu olmadığını olmadığını savunmuş, İlk Derece Mahkemesince de ilk ihtarname tebliğ tarihi olan 04.06.2014 tarihinden itibaren takip tarihine kadar geçen süreye ilişkin davalının aidat borçlarından sorumlu olmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddi kararı verilmiştir. Kooperatif ortaklığından istifa bozucu yenilik doğrucu hak olup kooperatifin onay veya kabulüne tabi olmayıp tek taraflı bir işlem olması itibariyle sonuç doğurur. Bu anlamda davalının kooperatif ortaklığından istifa ettiği kabul edilmesi gerekmekte ise de, yukarıda yer verilen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/.... maddesi gereğince kooperatif inşaatların devam etmesi halinde tasfiye masrafları kapsamında davalıdan aidat talep edebilecektir. Bu kapsamda da davalının istifasından sonraki döneme ilişkin talep edilen aidat bedelleri yönünden de inşaatların devam edip etmediği, talebe konu aidat alacağının inşaat bedeline yönelik olup olmadığının tespiti konusunda bilirkişi raporu aldırılarak varılacak kanaate göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/435 E. 2025/1151 K. sayılı 18/12/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, ...-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026