T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1630 Esas KARAR NO : 2025/1501 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/1504 D.İş - 2025/1513 Karar TARİH: 26/06/2025 (D.İş Karar Tarihi) TALEP: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna b…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1630 Esas KARAR NO : 2025/1501 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/1504 D.İş - 2025/1513 Karar TARİH: 26/06/2025 (D.İş Karar Tarihi) TALEP: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından karşı taraf şirket nezdinde 11/03/2022 tarihinde mail adresi ile kurumsal hesap açıldığını, hesap açılışının akabinde borçlunun borsasındaki müvekkili hesabına farklı türlerde ve farklı tutarlarda ... para yatırma işleminin gerçekleştirildiğini, savcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında müvekkilinin tüm bankalar ve ... para borsalarındaki bakiyelerine 15/11/2022 tarihinde bloke konulduğunu, savcılığın kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra hesaplara erişim sağlandığında hesapta yapılan kontrolde karşı taraf şirket tarafından savcılığa iletilen rakamlara göre farklılıklar tespit edildiğini, soruşturma kapsamında savcılıkça şirket nezdindeki hesap bakiyesinin sorulduğunu, karşı taraf şirket tarafından 01/12/2022 tarihinde savcılık makamına müvekkili hesabındaki bakiyelerin bildirildiğini, ilgili yazıda görüleceği üzere müvekkilin 1,798,393 adet olan ... (...) bakiyesi ve 500 adet olan ... (...) bakiyesinin bulunduğunu, devam eden süreçte tüm banka ve ... ... platformları tarafından hesaba ilişkin bilgilendirme yapılırken, borçlu şirket tarafından soruşturma bahane edilerek şüpheli şekilde müvekkili şirketin hesabı kendisinden gizlendiğini, müvekkili hakkındaki soruşturmanın 30/09/2024 tarihinde savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile sona erdiğini ve bloke olan tüm hesaplar üzerindeki blokelerin kaldırılması konusunda savcılık tarafından ilgili finans kuruluşlarına gerekli müzekkereler yazıldığını, müvekkilinin ... Bankası, Vakıfbank ve BTCTurk borsasında bulunan fonlarına 16/10/2024 tarihinde erişim sağlandığını ve fonların kontrolünün şirketlerine geçtiğini, ancak borçlu şirketin yine diğer finans kuruluşlarından farklı olarak savcılık yazısını dikkate almayarak hesap üzerindeki blokeyi kaldırmadığını, savcılıktan yeniden yazı talep edilerek zaman kazanıldığını, bunun üzerine borçlu şirkete Kadıköy 24. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 16/10/2024 tarihli hesap erişimi talep eden bir ihtar dokümanı gönderildiğini, ihtarın ulaşması üzerine hesaba erişim izni verilmiş ise de hesapta yapılan kontrolde borçlu tarafından savcılık makamına iletilen rakamlara göre farklılıklar tespit edildiğini, savcılık dosyasında 1,798,393 adet olan ... (...) bakiyesi ve 500 adet olan ... (...) bakiyesi sıfırlanmış yerine daha önce hesapta olmayan ... (...) adında bir ...’dan 1,798,393 adet eklendiğini, özetle müvekkiline ait ... (...) ve ... (...) ... bakiyelerinin hesabıma erişimin savcılık kararıyla kısıtlı olduğu ve kimsenin herhangi bir işlem yapmasının mümkün olmadığı bir dönemde borçlu ... Teknoloji A.Ş. tarafından sıfırlanmış olduğunun görüldüğünü, borçlu şirketin müvekkiline bilgi vermekten kaçınması nedeniyle Kadıköy 24. Noterliğinin 17 Ekim 2024 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile durumu açıklayan bir ihtarname gönderildiğini, ardından Kadıköy 24. Noterliğinin 22 Ocak 2025 tarihli ihtarnamesi ile 1,798,393 adet olan ... (...) bakiyesi ve 500 adet olan ... (...) bakiyelerimizin ihtar tarihi itibariyle 22/01/2025 tarihindeki TL karşılığı olan 261.995.683 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, borçlu şirketin hiç bir hukuki gerekçe olmaksızın özellikle de alacağı inkar etmeksizin çeşitli bahanelerle talebi ret ettiğini, ihtara rağmen borçlu tarafından bu güne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığından ve açıklanan şüpheli işlemleri nedeniyle borçlunun, alacaklıları ızrar kastı ile malvarlığı mevcudunu azaltmaya çalıştığı istihbar edildiğini, iş bu sebeple ihtiyati hacze başvuru zorunluluğu doğduğunu belirterek, 261.995.683 TL alacağın tahsili amacıyla borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/06/2025 (D.İş Karar Tarihi) tarih ve 2025/1504 D.İş - 2025/1513 Karar sayılı kararında; "Talep; İİK.nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için Mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK.nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise; İİK.nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir. İİK.nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde; "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte, bu konuda Mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir. Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK.nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak Mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.İİK.nın 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.Somut olayda; talep eden şirket karşı taraf şirket nezdinde kurumsal hesap açıldığını ve karşı tarafın borsasındaki hesabına farklı türlerde ve farklı tutarlarda ... para yatırma işleminin gerçekleştirildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında şirketin tüm bankalar ve ... para borsalarındaki bakiyelerine bloke konulduğunu, daha sonra kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildikten sonra hesaplara erişim sağlandığında hesapta yapılan kontrolde karşı taraf şirket tarafından savcılığa iletilen rakamlara göre farklılıklar tespit edildiğini, 1,798,393 adet olan ... (...) bakiyesi ve 500 adet olan ... (...) bakiyesinin sıfırlandığını ve yerine daha önce hesapta olmayan ... (...) adında bir ...’dan 1,798,393 adet eklendiğini belirterek, 1,798,393 adet olan ... (...) bakiyesi ve 500 adet olan ... (...) TL karşılığı olan 261.995.683 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, karşı taraf şirketin hiç bir gerekçe göstermeden talebi ret ettiğini belirterek, 261.995.683 TL için ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiş ise de; dosyaya sunulan tüm belgeler ve yasal mevzuat göz önüne alındığında; ihtiyati haciz talep eden şirket tarafından karşı taraf şirkete bu hususlarda; 16/10/2024 tarihli, 17/10/2024 tarihli, 09/12/2024 tarihli ve 22/01/2025 tarihli ihtarnameler gönderildiği, karşı taraf şirketin de talep eden şirkete 17/12/2024 tarihli ve 05/02/2025 tarihli cevabi ihtarnameler gönderdiği, 17/12/2024 tarihli cevabi ihtarnamede; talep eden şirketin ihtarnamesinde belirttiği tutar ve ... varlıklarının nevi ve miktarı yönüyle doğru olmadığının ve iddiaları kabul etmediklerinin belirtildiği, 05/02/2025 tarihli ihtarnamede; talep eden şirketin ihtarnamesinde belirttiği tutar ve ... varlıklarının gerçeği yansıtmadığı ve iddiaların soyut iddialardan ibaret olduğunun belirtildiği, buna göre talep edenin iddiaları ile ilgili karşı tarafın bir kabulünün bulunmadığı talebe karşı çıktığı, talep edenin iddiasının yerinde olup olmadığının tespiti için yargılama gerektiği, açılacak asıl davada delillerin toplanmasından sonra tarafların haklılık durumlarının tespit edilebileceği, sunulan belgelerin bu aşamada alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı, iddia edilen alacağın bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu, karşı taraftan talepte bulunulabilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığı yapılacak yargılama ile belirlenebileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunmasının ön koşul olduğu, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyeceği, dolayısıyla talep tarihi itibariyle varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan alacak için ihtiyati haciz kararı verilmeyeceğinden ve karşı tarafın mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de ibraz edilmediği dikkate alındığında, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhinde başlatılan savcılık soruşturması nedeniyle tüm hesaplarına el konulmasına karar verildiğini, bu hususta tüm kurumlara müvekkiline ait hesaplara el konulduğuna ve bu kurumlar nezdinde bulunan hesaplardaki bakiyeye ilişkin bilgi verilmesine dair müzekkere gönderildiğini; savcılık dosyasına diğer tüm kurumlar gibi borçlu tarafından da cevap verildiğini, verilen cevapta; karşı taraf nezdinde müvekkili şirkete ait 1,798,393 adet olan ... (...) bakiyesi ve 500 adet olan ... (...) olduğunun ve bu miktara bloke konulduğunun bildirildiğini; müvekkili şirket yönünden savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile el koyma kararının kaldırılmasına karar verilerek; tüm kurumlara ilgili hususta müzekkere gönderildiğini, ... bankası başta olmak üzere tüm kurumlarca müvekkilin hesabına erişiminin derhal sağlandığını; borçlunun ise, tüm kurumlardan farklı olarak savcılık yazısına aykırı olacak şekilde müvekkilin ... ... hesabına erişimini sağlamadığını, hesaptaki 1798.393 ... ve 500 ...' yi sıfırlayarak kendi yetkililerince kurulan şirkete bu miktarı aktardığını, müvekkilinin hesaba erişimi olmadığı tarihte daha önce hesapta olmayan ... (...) adında bir ...’dan 1,798,393 adet alarak müvekkilin parasını kendisi için kullandığını; borçlunun, taraflarınca gönderilen ihtarların akabinde ve savcılık yazısının tekit edilmesi üzerine, müvekkilin hesabına erişim sağlamasına izin verdiğini ancak bizzat savcılık soruşturması sırasında nezdinde bulunduğunu bildirdiği 1,798,393 adet olan ... (...) bakiyesi ve 500 adet olan ... (...) bakiyesini, erişime açtığı hesapta ''0'' olarak gösteren tarafına gönderilen ihtarnamelerde savcılık aşamasında bildirdiği bu miktarlar yönünden hiç bir açıklama yapmayan ve müvekkile ödediğini de iddia etmeyen borçlunun, ihtarname gönderilmesi ile de temerrüde düştüğünü, Müvekkili şirkete olan borcunu inkar etmediği gibi, savcılık dosyasında bildirdiği miktarları ödediğini iddia etmediği ihtar cevapları ile de sabit olan borçlunun, ihtarın tebliğ tarihi itibariyle güncel kur kapsamında ... ve ... bakiyesi karşılığı olan 261.995,683 TL üzerine ihtiyati haciz konulması talep edildiğini; Savcılık soruşturma dosyasındaki el koyma kararının kaldırılmasına ve İhtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından ve şüpheli işlemleri nedeniyle müvekkili ızrar kastı ile malvarlığı mevcudunu azaltmaya çalışan borçlu yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de, Mahkemece usul ve yasaya aykırı şekilde taleplerinin reddedildiğini; kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, Mahkeme gerekçesi; ''ihtiyati haciz talep eden şirket tarafında karşı taraf şirkete bu hususlarda; 16/10/2024 tarihli, 17/10/2024 tarihli, 09/12/2024 tarihli ve 22/01/2025 tarihli ihtarnameler gönderildiği, karşı taraf şirketin de talep eden şirkete 17/12/2024 tarihli ve 05/02/2025 tarihli cevabi ihtarnameler gönderdiği, 17/12/2024 tarihli cevabi ihtarnamede; talep eden şirketin ihtarnamesinde belirttiği tutar ve ... varlıklarının nevi ve miktarı yönüyle doğru olmadığının ve iddiaları kabul etmediklerinin belirtildiği, 05/02/2025 tarihli ihtarnamede; talep eden şirketin ihtarnamesinde belirttiği tutar ve ... varlıklarının gerçeği yansıtmadığı ve iddiaların soyut iddialardan ibaret olduğunun belirtildiği, buna göre talep edenin iddiaları ile ilgili karşı tarafın bir kabulünün bulunmadığı talebe karşı çıktığı, talep edenin iddiasının yerinde olup olmadığının tespiti için yargılama gerektiği, '' şeklinde olduğunu; mahkemece, alacağın varlığı ve miktarının, muaccel olup olmadığı hususlarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği belirtilerek ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinin, İİK 258 ve İİK 264 ile içtihatlara aykırı olduğunu; müvekkilin alacağı, miktarı ve muaccel olduğu dosyaya sunulan savcılık dosyası ve ihtarnamelerle sabit olduğunu, (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2010/12890 Esas, 2011/3318 Karar sayılı ilamı), Mahkemenin gerekçesinde atıf yapılan ihtarname cevaplarında görüleceği üzere; borçlunun borcun varlığına itiraz etmemekte olduğunu; borçlu, ... varlıkların türü ve miktarına itiraz etmekte ise de hangi kısma itiraz edildiği ve miktarların hangi kısmının kabul ettiğini belirtmemiş genel geçer ifadelerle borcun ödenmesinden kaçınıldığının ortaya konulduğunu; borçlunun 1,798,393 adet olan ... (...) bakiyesi ve 500 adet olan ... (...) varlıkların nezdinde olduğuna dair savcılığa bildirdiği cevabi yazısı bulunduğunu, ( ek-1 borçlunun savcılığa bildirim yazısı) bu kapsamda borçlu tarafından savcılığa verilen cevabi yazı ile müvekkilinin alacağının miktar ve nevini ispatladığından artık bu miktarda ve nevide bir ... ... bulunmadığını ispat yükünün borçluda olduğunu; borçlunun aylardır müvekkilin yüksek meblağlı ... varlığını kullanarak her gün mal varlığını hukuka aykırı olarak arttırmakta iken müvekkilin zararının her geçen gün katlanmakta olduğunu; borçlunun savcılığa, nezdinde olduğunu bildirdiği müvekkile ait varlıkları müvekkile kullandırmamakta, haksız kazanç sağlamakta olup, Mahkemece müvekkilin etkin hukukî himaye sağlama, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme hakkı elinden alınarak ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/2441 Esas, 2016/2906 Karar; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/2914 Esas, 2016/8695 Karar; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2011/2393 Esas, 2011/4488 Karar; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/2441 Esas, 2016/2906 Karar; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/2914 Esas, 2016/8695 Karar; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2011/2393 Esas, 2011/4488 Karar;)İleri sürerek, Yerel mahkemenin «ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin reddine» dair kararının kaldırılmasına ve dilekçe ekinde sundukları dökümü yapılan evraklara binaen cem'an 261.995.683,00-TL alacağın tahsili amacıyla borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi için gerekli kararın verilmesini masraf ve ücreti vekaletin de hüküm altına alınmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; ihtiyati haciz talep eden tarafından, ihtiyati haciz talep edilen nezdindeki hesaba yatırılan ... paraların tür ve tutarının davalı şirket tarafından değiştirildiği, bir kısmının sıfırlandığı iddiasına dayalı olup, yatırılan gerçek ... para tutarı olduğu ileri sürülen 261.995.683,00-TL'nin tahsilini teminen ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda; dosyaya mübrez tüm deliller kapsamından; ihtiyati haciz talep eden ... ... karşılığı 261.995.683,00-TL muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağın varlığı hususunda yaklaşık düzeyde ispata yarar delil sunulmadığı, talep dilekçesine ekli aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirket tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen yazı cevabı ekinin de talep sahibince dosyaya sunulmamış olduğu, anılan yazı içeriğinde ise, hakkında ihtiyati haciz talep edilen şirket tarafından savcılığa, talep sahibinin şirketleri nezdinde 1798.393 ... ve 500 ... varlığı bulunduğunu bildirdiğine dair bir kayıt mevcut olmadığı, yine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar içeriğinde de bu yönde bir açıklık bulunmadığı, İİK'nun 258 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep eden tarafından alacağın varlığını gösterir tüm kuvvetli delillerin dosyaya sunulmasının zorunlu olduğu, ihtiyati haciz isteminin değerlendiren mahkemenin ayrıca delil araştırması yapma görevinin bulunmadığı, buna göre mahkemece dilekçe ekinde dosyaya sunulan tüm deliller değerlendirilmek ve gerekçesi de açıklanmak suretiyle istemin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.