T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/864 KARAR NO : 2025/1824 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/02/2022 NUMARASI : 2021/727 Esas - 2022/87 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/864 KARAR NO : 2025/1824 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/02/2022 NUMARASI : 2021/727 Esas - 2022/87 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı borçlu firmanın araç satışı üzerinde anlaştığını, müvekkili firmanın araç alımı için kapora bedeli olarak davalı borçlu firmanın hesabına 10.08.2021 tarihinde ... Kapora açıklamasıyla 100,000.00 TL gönderdiğini, buna karşılık davalı borçlu firma tarafından müvekkili şirkete herhangi bir araç satışı yapılmadığını, aracın teslimi veya kaparo bedelinin iadesi için Beyoğlu 20.Noterliği'nin 13.09.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirim yapıldığını ihtarnameye rağmen kapora bedelinin iadesinin de yapılmadığını, bu alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas numaralı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ,itirazın haksız olduğunu iddia ederek, İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas numaralı icra takip dosyasına yapılan itirazının iptali ve takibin devamına , %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Müvekkili ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş., Avis-Budget-Birmot markaları ile Türkiye hudutları dâhilinde araç satımı, araç kiralama işleri ve yetkili servis bakım işleri ile iştigal eden sektöründe öncü ve güvenilir bir firma olduğunu, müvekkili şirket ... marka araçların dağıtımını, ... Türkiye ile organize olarak üstlendiğini ve bu şekilde sıfır araç satım işi ile iştigal etmekte olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davacı firmanın müvekkili şirketin ... Konya şubesi ile yapılan görüşmeler neticesinde ... XC90 marka aracın satımı hususunda anlaşma yaptığını, bu kapsamda 10.08.2021 tarihinde dava konusu 100.000 TL kaparonun müvekkili hesabına gönderildiğini, davacı firmanın sürekli alım satım yapmak suretiyle piyasaya olan kötü etkisi neticesinde aracın satışı ... Türkiye tarafından iptal edildiğini, bu noktadan sonra müvekkili şirket çalışanlarınca aracın temini için ... ...ile iletişime geçildiğini ancak bu noktada ... Turkey'in, davacı firmanın tekrarlı satıcı olduğunu yani sürekli olarak araç alıp çok kısa süre sonra satmak suretiyle piyasa düzenini bozmak ve 2. el fiyatlarının marka değerlerine zarar verecek şekilde yükselmesine sebep olması sebebiyle haksız rekabete sebebiyet verdiğini bu sebeple satışın iptal edilmesi talebini ilettiğini, bilindiği üzere son dönemde sıfır araç stoklamak ve bu suretle fahiş fiyata araç satma girişimleri artmış bu suretle Ticaret Bakanlığınca çeşitli operasyonlar yapılmakta ve cezalar kestiğini, bu şahıslar hakkında 50.000 TL ile 500.000 TL olan ceza sınırı hakkında sınırın 100.000 TL ile 2.000.000 TL olarak değiştirilmesi teklifinde bulunduğunu, bu hususta davacı tarafından ödenen kaparo defalarca kez iade edilmeye çalışıldığını ancak davacı firma iadeden imtina ettiğini, bu sebeple davacı müşteri ile tekrar iletişime geçilmiş ve 17.08.2021 tarihinde müvekkili şirkete transfer edilen kaparo ödemesinin iade edileceği, bunun için banka bilgilerinin paylaşılması gerektiği hususunda bilgilendirme yapıldığını, davalının, müvekkili şirketin talep etmiş olduğu banka ve iban bilgilerini paylaşmak yerine doğrudan icra takibi başlatarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacının kaporanın iadesi için davalıya ihtarname gönderdiği,temerrüt ihtarının 19/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihin pazar gününe denk gelmesi nedeniyle 20/09/2021 tarihinin 6098 sayılı TBK'nın 93.maddesi uyarınca tebliğ tarihi olduğu ve 3 iş günü mühlet verildiği,mühlet tarihinin sonu olarak temerrüt tarihinin 24/09/2021 olduğu ve takip tarihinin de 21/09/2021 tarihi olduğu görülmekle alacak muaccel olmasına rağmen davacı tarafından verilen mühletin takipten sonra dolması nedeniyle takip öncesi temerrüdün oluşmadığı görülmekle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.Bağlanma parasının varlığı ve miktarı hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığından alacağın belirlenebilir ve likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. 6100 sayılı HMK;'nın 62/2.maddesi uyarınca davanın ihabrı sebebiyle yargılama başka güne bırakılamayacağından ve dosya ilk celse itibariyle tekemmül ettiğinden davalı talebi olan ihbar yapılmamıştır. yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek takibin devamına, işlemiş faiz talebine ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen asıl alacak miktarı olan 100.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... XC 90 marka model araş satışı hususunda anlaşma neticesinde müvekkili firmanı hesabına 100.000,00 TL kaparo bedeli gönderildiğini ve ... Şirketine aracın teslimatı hususunda bildirim yapıldığını, bu bildirim sonrasında ... Türkiye yetkililerince satışın iptal edildiğini, davacı şirketin sürekli alım satım yapmak suretiyle piyasaya olan kötü etkisi neticesinde araç satışının iptal edildiğini, bilindiği üzere son dönemde sıfır araç stoklamak ve bu suretle fahiş fiyata araç satma girişimlerinin arttığını, operasyonlar yapıldığını ve cezalar kesildiğini, davacı tarafından ödenen kaparo bedelinin defalarca kez iade edilmeye çalışıldığını ancak davacı firmanın iadeden imtina ettiğini, gönderilen yazışmanın dosyada olmasına rağmen müvekkilinin bu yöndeki iradesinin yok sayılarak gerekçeli kararda bu hususa değinilmediğini, haksız şekilde icra inkar tazminatına hükmedildiğini, davacı müşteri ile iletişime geçildiğini ve 17.08.2021 tarihinde müvekkili şirkete transfer edilen kaparo ödemesinin iade edileceğinin banka bilgilerinin paylaşılması gerektiğinin bildirildiğini ancak hesap bilgilerinin davacı tarafça iletilmediğini, icra takibi başlatıldığını, icra takibi öncesinde kaparonun iade edilememesinin tamamen davacı yandan kaynaklandığını, icra takibi neticesinde kaparo bedeline ek masraflar oluştuğunu, bu sırada kaparo bedelinin iadesi suretiyle sürecin sonlandırılması için girişimde bulunulmuş ise de davacının bu talebi kabul etmediğini iddia ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, araç satışı için ödenen kaparo bedelinin, satışın gerçekleşmemesi nedeni ile geri tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, araç satışı amacı ile davacı şirket tarafından davalı şirkete 100.000,00 TL tutarında kaparo bedelinin ödendiği, satışın gerçekleşmediği konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı şirket tarafından kaparo bedelinin icra takibi öncesinde iade edilmek istenilip istenilmediği, takibin başlatılmasına ve davanın açılmasına davacı tarafın sebep olup olmadığı ile icra inkâr tazminat kararının yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket hesabına 10.08.2021 tarihinde 100.000,00 TL tutarındaki kaparo bedelinin banka yolu ile gönderilmiş olduğu, 17.08.2021 tarihinde davalı şirketin Konya Şube Müdürlüğüne hitaben yapılan yazılı başvuruda, kurum hesabına yatırmış olunan 100.000,00 TL'nin hesap numarasına iadesinin rica edildiği, dilekçede hesap numarası ve banka isminin belirtilmediği, 17.08.2021 tarihli mailde Iban bilgilerinin paylaşılarak imza sirkülerinde yer alan Vedat Bey kaşe imza yapılıp gönderilmesinin belirtildiği, söz konusu mailde ödemeye ilişkin olarak herhangi bir açıklamaya veya kabule yer verilmediği, davacı şirket tarafından Beyoğlu 20. Noterliğinde düzenlenen 13.09.2021 tarihli ihtarnameyi davalı şirket ile dava dışı ... ...Otomobil Limited Şirketi'ne karşı düzenlediği, söz konusu ihtarnamede, anlaşma neticesinde 10.08.2021 tarihinde ... kaparo bedeli olarak gönderilen ... marka aracın tesliminin talep edildiği, aracın halen şirkete teslim edilmediği belirtilerek üç iş günü içerisinde tesliminin talep edildiği, davalı tarafça herhangi bir cevap verilmediği, davacının davalı hakkında İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 100.000,00 TL kaparo bedeli ile işlemiş faiz olmak üzere 101.927,40 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itirazda bulunulduğu, itiraz dilekçesinde takibe ve ferilerine itiraz edildiği, ödemeye dair herhangi bir talep veya kabulün olmadığı, davacı şirket tarafından itiraz üzerine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve iş bu itirazın iptali davasının İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların yazılı beyanları ve dosya içerisine ibraz edilen delilleri değerlendirilerek takibe konu edilen asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın Üçüncü Ayrım'ında bağlanma parası, cayma parası ve ceza koşulu başlığı altında 177. Maddede bağlanma parasına yer verilmiştir. Anılan maddede; "Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür." düzenlemesi mevcuttur. Bağlanma parası (pey akçesi), sözleşme yapılırken bir kişinin vermiş olduğu paradır. Kaparo olarak da adlandırılan bu para cayma parası değildir. Sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bu para, alacaktan düşülür (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 119, 120). Bağlanma parasının (pey akçesi) amacı, hem sözleşmenin yapıldığına delil oluşturmak hem de kısmi ifadır (Akman, Sermet/Burcuoğlu Halûk/Altop Atillâ: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 338). Bağlanma parası, sözleşmenin geçerli olması için gerekli bir şekil şartı olmayıp sözleşmenin kurulduğu yönünde ispat aracıdır. Sözleşme yapılır yapılmaz taraflardan birinin diğerine bir miktar para vermesinin ne gibi bir maksada dayandığı açık bir şekilde anlaşılamıyorsa verilenin bağlanma parası (pey akçesi) olduğu karine olarak kabul edilir (Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 339). Verilen paranın cayma parası olduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamak durumundadır. Borçlar Kanunu’nda, aksi sözleşmede belirtilmedikçe veya yerel âdet aksini göstermedikçe bu paranın esas alacaktan düşülmeksizin alacaklıya bırakılacağı düzenlenmiş olmasına karşın TBK’da, BK’daki bu düzenlemeden vazgeçilerek bağlanma parasının asıl alacaktan mahsup edileceği belirtilmiştir [(BK m. 156/2), Yavuz, Nihat: Borçlar Hukuku, Ankara 2018, s. 525)]. Somut olayda olduğu üzere, sözleşmenin iptali gibi nedenlerle sözleşmenin geçersiz hâle gelmesi durumlarında ise bağlanma parası olarak parayı alan kişinin, aldığı parayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre (TBK m. 77-82) iade etmesi gerekir. Çünkü bağlanma parası tahakkuk etmeyen bir sebep dolayısıyla verilmiş olacaktır. Bağlanma parası fer’î (yan) bir hak olması nedeniyle bağlı olduğu asıl sözleşme geçerli değilse, yan hak olan bağlanma parası da geçerli olmayacaktır (Yavuz, s. 525; Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 340).Davalı tarafça, her ne kadar kaparonun iade edilmesi için girişimde bulunulduğu belirtilmiş ise de davacının yazılı talebi üzerine gönderilen e- mailde kaparonun iade edileceğine dair bir açıklamaya rastlanılmadığı gibi ihtarnameye davalı tarafça cevap verilmemiştir. Ayrıca icra takibine yapılan itirazda da kaparo bedelinin ödeneceğine dair herhangi bir kabul mevcut değildir. Bu nedenlerle davalı vekilinin aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Mahkemenin yasal düzenlemeler kapsamında araç satışının geçersiz olması nedeniyle ödenen kaparo bedelinin iadesine yönelik davanın kabulü şeklindeki hükmü isabetlidir. İİK'nın 67/2 maddesi hükmüne göre itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Alacak likit olup taraflarca bilinebilir nitelikte olduğundan mahkemece kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 5.123,25 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 20.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.