Hukuk Genel Kurulu 2006/2-65 E. , 2006/108 K. "" Mahkemesi : Burdur Sulh Hukuk Mahkemesi Günü : 16.6.2005 Sayısı : 222-534 Taraflar arasındaki “terekenin resmi tasfiyesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Burdur Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.3.2004 gün ve 2004/105-176 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 28.2.2005 gün ve 2005/190-2861 sayılı ilamı ile; (.....Mirasçılık ve mira…
**Hukuk Genel Kurulu 2006/2-65 E. , 2006/108 K.** **"İçtihat Metni"** **Mahkemesi** : Burdur Sulh Hukuk Mahkemesi **Günü** : 16.6.2005 **Sayısı** : 222-534 Taraflar arasındaki “terekenin resmi tasfiyesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Burdur Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.3.2004 gün ve 2004/105-176 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 28.2.2005 gün ve 2005/190-2861 sayılı ilamı ile; (.....Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 s.k.mad.17) Dava en yakın mirasçılar tarafından mirasın reddi gereğince mirasın resmen tasfiyesinden ibarettir. Türk Kanunu Medenisinin 550 ve devamı maddeleri gereğince mirasın Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi tarafından kendiliğinden resmen tasfiyesi gerekir. Bu istek herhangi bir süreye tabi değildir. Bu yön gözetilmeden yanlış nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. **TEMYİZ EDEN** : **Davacı vekili** **HUKUK GENEL KURULU KARARI** Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, terekenin resmi tasfiyesi isteğine ilişkindir. Davacı kooperatif vekili, davalıların miras bırakanı H..G..’in davacı kooperatifin ortağı olduğunu, aidat borcu ve gecikme cezası bulunduğunu, davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini; davalıların mirası reddettiklerini, mirası reddetmiş olsalar bile terekenin tasfiyesinden arta kalan kısımda hak sahibi bulunduklarını ileri sürerek terekenin resmen tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır, yerel mahkemece davanın süre yönünden reddine ilişkin olarak verilen karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur. Miras bırakan H.G...’in ölüm tarihi 7.9.1996 itibariyle olaya, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanacağı uyuşmazlık konusu değildir.Türk Kanunu Medenisinin 552.maddesi “En yakın kanuni mirasçıların cümlesi tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesince karı kocadan sağ olana tebliğ olunur. Ve onun tarafından ancak bir ay içinde miras kabul olunabilir...” hükmünü içermektedir. Anılan hüküm 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 612.maddesinde “...En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir...” biçimde yer almıştır.