11. Hukuk Dairesi 2018/3364 E. , 2019/4778 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/07/2017 tarih ve 2016/440 E. - 2017/366 K. sayılı kararın davalı şirket ve davalı TPMK vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19/04/2018 tarih ve 2017…
**11. Hukuk Dairesi 2018/3364 E. , 2019/4778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/07/2017 tarih ve 2016/440 E. - 2017/366 K. sayılı kararın davalı şirket ve davalı TPMK vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19/04/2018 tarih ve 2017/1601-2018/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket ve davalı TPMK vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin "FİT", "FİT İNDEKS", "FİT İNDEX", "FİT X" ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "ÇİKOFİT" ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı Kuruma yaptığı başvuruya müvekkilince itiraz edildiğini, yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davalı şirketin başvurusuna eklediği “ÇİKO” ibaresinin, genel ve yaygın kullanımda çikolatalı ürünlerde, ürünün çikolatalı olduğunu belirtmek için kullanılan bir ön ek olduğunu ve ayırt edicilik taşımadığını, tüketicilerin başvuruyu, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını, başvurunun tescilinin davalı şirkete haksız kazanç sağlayacağını, davalı şirketin kötü niyetli başvuruda bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da müvekkilinin iddialarını desteklediğini ileri sürerek, TPMK YİDK'nın 2016-M-9323 sayılı kararının iptaline ve davalı şirket markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı TPMK vekili, iptali istenen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.