T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/10 - 2026/109 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/10 KARAR NO : 2026/109 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/428 E. - 2023/283 K. DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/10 - 2026/109 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/10 KARAR NO : 2026/109 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/428 E. - 2023/283 K. DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2023 tarih ve 2022/428 E. - 2023/283 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili; davalı şirket tarafından 2021/065342 numarası ile “...” ibaresinin 29, 30 ve 35. sınıflarda marka olarak tescili için başvuruda bulunulduğunu, başvuruya karşı müvekkili şirket adına tescilli ve başvurulu “... ...”, “... ...” ve bu ibareleri içeren çok sayıda seri markaya dayanılarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1, 6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca itiraz edildiğini; ancak Markalar Dairesi ile YİDK tarafından itirazların reddedildiğini, oysa dava konusu “...” ibareli markanın, müvekkil adına tescilli “...” ve “...” ibareli markalarla görsel, işitsel ve anlamsal açıdan yüksek derecede benzer olduğunu, özellikle sekiz harften oluşan “...” ibaresinin ilk yedi harfinin müvekkilinin markaları ile birebir aynı olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markalarında yer alan “...” ibaresinin çatı/şemsiye marka niteliğinde olduğunu, markaların esas ve ayırt edici unsurunun “...” ve “...” ibareleri olduğunu, “... ...” serisi markaların da uzun süreli ve yoğun kullanım, reklam ve tanıtım faaliyetleri ile tanınmışlık düzeyine ulaştığını, dava konusu “...” ibareli marka başvurusunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlama, ayırt edici karakterini zedeleme ve itibardan faydalanma riski taşıdığını; ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini ileri sürerek, 2022-M-11014 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2021/065342 numaralı marka başvurusunun tescil edilmiş olması halinde kapsamındaki tüm sınıf ve alt sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket temsilcisi savunmada bulunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, yargılama sırasında dava konusu başvurunun davalı tarafından geri çekildiğinin ve bu hususun sicile işlendiğinin tespit edildiği, bu nedenle hükümsüzlük talebi yönünden davanın konusuz kaldığı, dava konusu “...” ibareli markanın, davacıya ait “... / ... / ...” ibareli markalarla özellikle “...” kök unsuru itibariyle yüksek düzeyde benzerlik içerdiği, söz konusu benzerliğin özellikle 29. sınıfın tamamı ile 30. sınıfta yer alan gıda ürünleri ve 35. sınıftaki perakendecilik ve ticari hizmetler bakımından, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında iktisadi bağlantı bulunduğu izlenimini doğurabilecek nitelikte olduğu, bununla birlikte; “çaylar, buzlu çaylar” ile bu malların perakendeciliğine ilişkin hizmetler bakımından, dava konusu markada yer alan “...” ibaresi ve çay yaprağı figürü nedeniyle kavramsal farklılığın ilgili tüketici tarafından algılanabileceği, bu emtialar yönünden karıştırılma ihtimalinin zayıfladığı, bu nedenle anılan emtialar bakımından farklı bir sonuca ulaşıldığı, dosya kapsamında SMK m.6/5 anlamında markaların tanınmışlığını ortaya koyar nitelikte somut ve denetlenebilir delillerin sunulmadığı, bu nedenle tanınmışlığa dayalı koruma koşullarının oluşmadığı, davalı başvurusunun marka sisteminin temel fonksiyonları dışında bir amaçla yapıldığını gösterir yeterli delilin bulunmadığından, kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022/M-11014 sayılı kararının 29. sınıfın tamamı ve 30. sınıfın "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez 35.sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yeri olmadığına karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvurusunda yerel mahkemenin, davalıya ait “...” ibareli markayı “...” ve “...” şeklinde parçalara ayırarak, özellikle “...” ibaresinin çay emtiası bakımından ayırt edici olduğu gerekçesiyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı yönünde değerlendirme yapmasının; markaların bütüncül değerlendirilmesi ilkesine açıkça aykırı olduğunu, iptal edilen emtiaların, iptal edilmeyen emtialardan açıkça fazla olduğu dikkate alındığında yargılama giderlerinin yarısının davacıya yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın tamamen kabulüne karar verilmesini; aksi kanaatte olunması hâlinde ise kabul-ret oranı ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlerin düzeltilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru konusu “...” ibareli marka ile itiraza mesnet davacı markaları arasında; markaların görsel, işitsel ve anlamsal özellikleri, tertip tarzları, renk, şekil ve yazım stilleri ile bıraktıkları genel izlenim dikkate alındığında, ortalama tüketici nezdinde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların bütüncül olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, çekişme konusu ibarelerin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, bu nedenle küçük farklılıkların dahi iltibas ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli bulunduğunu ileri sürerek, davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : 1- Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirketçe “...” ibareli markanın 29, 30 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 26.04.2021 tarih ve 2021/065342 sayısı ile tescil başvurusuna konu edildiği, yapılan ilana karşı davacı yanın “...” ve “...” ibareli önceki tarihli markalarına dayalı olarak itirazda bulunduğu, davacı itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 05.01.2022 tarihli kararı sonucunda haklı görülmeyerek reddedildiği, söz konusu karara karşı davacı yanca yeniden itiraz edildiği, davacı itirazlarını inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 23.08.2022 tarih ve 2022-M-11014 sayılı kararı ile reddedildiği, kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının anılan markaları ile dava konusu başvuru arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvurunun kapsamında 29 ve 30. sınıf mallar ile 35/1-4. sınıf hizmetler ve 35/5. sınıfta 29 ve 30. sınıf malların satışına özgülenmiş perakendecilik hizmetleri bulunmaktadır. Davacının gerek marka başvurusuna itiraz aşamasında gerekse de işbu davada dayandığı markalarının kapsamlarında ise anılan mallar ve hizmetler aynen yer almaktadır. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir. Marka işaretlerinin karşılaştırmasına gelince; dava konusu başvuru “...” ibaresinden, davacı yanın itiraza dayanak markalarının asıl unsurları ise “...” ve “...” ibarelerinden oluşmaktadır. Görüldüğü üzere hem davacının itiraza mesnet markalarının hem de dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan ibareler, "..." kelimesinden türetilmiştir. Davacının “...” asıl unsurlu markaları ile davalının “...” ibareli başvurusunun ilk yedi harfi, yani "..." ibareleri aynıdır. Sadece ibarelerin sonunda yer alan "N" ve "M" harfleri farklı olup, bu harflerin de gerek yazılış gerekse de okunuş itibariyle birbirine çok benzer olduğu açıktır. Tarafların markalarını kullanmak istedikleri emteaların yararlanıcılarının dikkat seviyesi de düşünüldüğünde, anılan ibarelerin benzer olmadığının söylenebilmesi mümkün görülmemiştir. Aynı gerekçeler davacının “...” asıl unsurlu markaları ile davalının “...” ibareli başvurusu yönünden de geçerlidir. Zira davalı başvurusunda, davacının anılan markalarının baştan altıncı harfi olan "M" harfi, davalı başvurusunun sonuna getirilmiş ve başvurunun sonunda yer alan "N" harfinin yerini almıştır. Dolayısıyla tarafların markalarının asıl unsurlarını oluşturan ibarelerin birçok harfinin ortak olmasından kaynaklı olarak, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal bir benzerliğin bulunduğu sabittir. Her ne kadar içinde gıda mühendisinin de yer aldığı bilirkişi raporunda, “çaylar, buzlu çaylar” ile bu malların perakendeciliğine ilişkin hizmetler bakımından, bu konuda farklı bir değerlendirme yapılmasının gerektiği, zira başvurudaki "..." kelimesine eklenmiş olan "..." kelimesinin “çay” emtiası açısından çok yaygın olarak kullanılan tasviri bir kelime olup, başvuru kapsamındaki diğer emtialar açısından değilse de "çay" emtiası açısından potansiyel müşterisinin “...” ibaresini ve "çay" ile "..." kelimelerine yapılan atfı güçlendiren markadaki çay yaprağı figürünü gördüğünde, markalardaki kavramsal farklılığın ayrımına varabileceği, "çay" ve "çay perakendeciliği" açısından bu kavramsal farklılığın karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracağı belirtilmiş ise de Dairemizce bu görüşe iştirak edilmemiştir. Zira Dairemizce taraf markaları arasında iltibas ihtimaline neden olan ve yukarıda açıklanan yüksek düzeyli benzerliklerin, “çaylar, buzlu çaylar” malları ile bu malların perakendeciliğine ilişkin hizmetler bakımından da geçerli olacağı, anılan emteaların tüketicilerinin, bu yüksek düzeyde benzerlikler nedeniyle davalının başvurusunun sonundaki "..." ibaresine, bilirkişi raporunda belirtildiği kadar farklı bir anlam yüklemeyeceği, hatta taraf markalarının standart harflerle, hiçbir ibare öne çıkarılmadan bir bütün halinde yazılmaları, her iki taraf markasının da kullanılan renkler ve kompozisyonlar itibariyle de birbirine çok benzer olmaları nedeniyle, ortalama yararlanıcıların, davalının başvurusunun sonunda "M" harfinin bulunduğunu dahi fark edemeyecekleri ve davalının başvurusunun sonunda "M" harfinin bulunmasından hareketle başvuruda yer alan "..." ibaresini ayrı bir ibare olarak algılayamayacakları düşünülmüştür. Esasen aynı bilirkişi raporunda taraf markaları arasındaki yüksek düzeyli işitsel, kavramsal ve görsel benzerliklerin, markaların aynı iktisadi – idari kaynağa ait markalar olarak algılanmalarına neden olabileceği, ortalama tüketicinin taraf markaları ile her koşulda yan yana karşılaşma imkanı olmadığından, farklı zamanlarda farklı yerlerde anılan markalar ile aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde karşılaştığında, önceden tanıdığı davacı markaları ile dava konusu markayı doğrudan ilişkilendirme eğiliminin kuvvetli olacağı, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul miktarda ortalama tüketicilerin, bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yer aldığı, sonuç olarak reddedilen emtiaların tamamında taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu da belirtilmiştir. Dolayısıyla Dairemizce bilirkişi raporundaki bu hatalı tespite itibar edilmemiş ve taraf mallarının ibareler yönünden de benzer olduğu kabul edilmiştir. Sonuç olarak dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde işitsel, görsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiş, teknik yönlerden mevcut bilirkişi raporundan faydalanılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince tüm emtealar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 05/07/2023 gün ve 2022/428 E. - 2023/283 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 3-Davanın KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2022/M-11014 sayılı kararının İPTALİNE, 4-Davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yeri olmadığına, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 462,00-TL tebligat ve posta masrafı, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti ile istinaf aşamasında yapılan 324,00-TL tebligat ve posta gideri, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 5.024,00-TL yargılama giderine 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 5.185,40-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 10-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-Davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.