11. Hukuk Dairesi 2022/1030 E. , 2023/4169 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/169 Esas, 2021/1212 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E., 2019/500 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmi…
**11. Hukuk Dairesi 2022/1030 E. , 2023/4169 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/169 Esas, 2021/1212 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E., 2019/500 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TPMK nezdinde 2017/83088 sayılı "NIVEA Essentials URBAN SKIN DEFENCE+şekil" ve 2017/100838 sayılı "URBAN SKIN" ibareli marka başvurularında bulunduğunu, başvuruların ilanına davalı şirketin 2016/51333, 2013/87822 sayılı “URBAN Care natural's+şekil”, “Urban” ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilerek başvurularının reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin ise YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin davaya konu marka başvurularının, redde gerekçe gösterilen markalara iltibasa yol açacak düzeyde benzemediklerini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığını, öte yandan müvekkili adına tescilli 2010/45823 sayılı "urban spirit" ibareli markanın varlığı nedeniyle davaya konu başvurular yönünden müvekkilinin kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'in 2018-M-10886 ve 2018-M-11546 sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar ile davalı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, dava konusu markaların kapsamındaki mallar ile davalının redde mesnet markalarının kapsamındaki emtianın aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu, dava konusu markalar ile davalının redde mesnet markaları arasında redde konu mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ancak davacının eski tarihli marka tescilinin de 03.sınıfta yer alan "vücut ve güzellik bakımı için müstahzarlar; kişisel kullanım için deodorantlar ve ter önleyiciler" mallarını kapsadığı, işbu davaya konu marka başvurularının kapsamındaki malların, davacı adına tescilli 2010/45823 sayılı markanın kapsamındaki mallara ayniyet derecesinde benzedikleri, bu durumda 2010/45823 sayılı marka tescili nedeniyle davacının dava konusu başvurular yönünden kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 2018-M-10886 ve 2018-M-11546 sayılı kararlarının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı adına tescilli 2010/45823 sayılı markanın, dava konusu 2017/83088 ve 2017/100838 sayılı markalardan, görsel olarak belirgin biçimde ayrıldığını, dolayısıyla markanın asli unsurunun yeni markada aynen muhafazası koşulunun gerçekleşmediğini, ayrıca dava konusu başvuruların, davacının önceki markasından ziyade ret gerekçesi markalara benzediğini, yanaşma yoluyla iltibas tehlikesine yol açılacağını, bu nedenlerle davacının müktesep hakkının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı adına tescilli önceki markanın asli unsuru ile dava konusu başvuruların asli unsurlarının farklı olduklarını, diğer deyişle önceki markanın asli unsurunun dava konusu başvurularda muhafaza edilmediğini, öte yandan marka kapsamının da genişletildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının önceki markasının asli unsurunun bir bütün olarak "URBAN SPIRIT" ibaresinden oluştuğu, markada yer alan her iki ibarenin de bir bütün olarak markanın asli unsurunu teşkil ettiği, dava konusu başvurularda ise önceki markanın asli unsurundan farklı olarak yalnızca "URBAN" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, bu ibarenin redde mesnet markaların da asli unsuru olduğu, bu şekilde davacının "URBAN" ibaresini tek başına asli unsur olarak kullanarak davalı markalarına yanaştığı, bu durumda dava konusu başvurularla redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, davacının 2010/45823 sayılı markasının ise dava konusu başvurular yönünden kendisine müktesep hak sağlamayacağı, dolayısıyla iptali istenen YİDK kararlarının yerinde oldukları gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu marka başvurularında ortak olarak yer alan ve davalı şirketin markalarına benzer bulunmasına yol açan “URBAN” ibaresinin, 2010 yılından beri korunan ve 2012 yılından beri işbu davaya konu başvurularla aynı mallar bakımından müvekkili adına tescilli olan 17.02.2012 tescil tarihli ve 2010 45823 sayılı “URBAN SPIRIT” markası kapsamında olduğunu ve müvekkiline müktesep hak sağladığını, müvekkiline ait önceki tarihli bu markası ile sonraki tarihli başvurularının asli unsurlarına yönelik değerlendirmenin eksik ve çelişkili olduğunu, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya ürün çeşidinin yeni tarihli markada da yer alması koşulunun sağlandığını, istinaf mahkemesinin müvekkilinin markalarını oluşturan diğer unsurların ayırt edici gücüne yönelik tespitlere yer verirken, “URBAN” ibaresine ilişkin bir değerlendirme yapmadığını, oysa ki URBAN kelimesinin ayırt edici niteliği bulunduğunu, günümüzde kozmetik ürünlerinin hedef tüketici kitlesi çoğunlukla şehirde yaşayan kadınlar olduğu için ve şehir yaşantısının getirdiği yorgunluk, stres, hava kirliliği gibi olumsuz etkilerle savaşmak amacıyla kozmetik ürünlere sıkça başvurulduğu için bu tip ürünlerde sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, ayrıca kazanılmış haktan söz etmek için markaların birebir aynı olmasının aranmadığını, markaların esas unsurlarının aynı olmasının yeterli olacağını, buna göre hem müvekkilinin önceki tarihli tescilli markasının hem de işbu davaya konu marka başvurularının “URBAN” ibaresini ortak olarak içerdiği düşünüldüğünde, 2010 45823 sayılı “URBAN SPIRIT” markasının “NIVEA ESSENTIALS URBAN SKIN DEFENCE” ve “URBAN SKIN” marka başvuruları açısından kazanılmış hak sağlayacağını, bu nedenle müvekkiline ait başvuruların davalı markalarına yanaştığına dair değerlendirmenin yerinde olmadığını, kaldı ki müvekkilinin davaya konu “NIVEA ESSENTIALS URBAN SKIN DEFENCE” ve “URBAN SKIN” marka başvurularındaki “urban” ibaresinin, davalının redde mesnet markalarındaki gibi ayırt edici bir şekilde ayrı kullanımının söz konusu olmadığını, ayrıca “NIVEA ESSENTIALS URBAN SKIN DEFENCE” ibareli başvuruda müvekkilinin tanınmış markası “NIVEA” ibaresi ile şekil ve renk unsurlarının da eklenmiş olduğunu, taraf markaları benzemediğinden markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, zira müvekkilinin marka başvurularında “URBAN” ibaresinden başka kelime unsurları yer almakta olduğunu ve bunlardan sadece bir tanesinin ortak sebebiyle markaların benzer olduğu sonucuna varılamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2017/83088 sayılı "NIVEA Essentials URBAN SKIN DEFENCE+şekil" ve 2017/100838 sayılı "URBAN SKIN" ibareli marka başvurularına karşı, davalının 2016/51333 sayılı “URBAN Care natural's+şekil” ve 2013/87822 sayılı “Urban” ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın kabulüne dair TPMK YİDK'in 2018-M-10886 ve 2018-M-11546 sayılı kararlarının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.