11. Hukuk Dairesi 2023/4759 E. , 2024/6661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/959 Esas, 2023/955 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/44 E., 2021/66 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca davalı şirket yönünden duruşmalı, davalı kurum tarafından duruşmasız istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve di
**11. Hukuk Dairesi 2023/4759 E. , 2024/6661 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/959 Esas, 2023/955 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/44 E., 2021/66 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca davalı şirket yönünden duruşmalı, davalı kurum tarafından duruşmasız istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış “Karaca”, “KRC”, Jumbo” markaların sahibi olması nedeni ile davalı şirketin 2019/19391 numaralı ve “JK Jumbo Künefe” ibareli marka başvurusuna itiraz ettiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla itirazının nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı mal/hizmetlerde kullanılacağını, davalının bu markasını gören tüketicilerin bu markayı davacının “Jumbo”lu seri markalarından biri sanma ihtimalinin yüksek olduğunu, dava konusu edilen markanın tescili halinde bu markanın haksız bir yarar sağlayacağını, davacıya ait markaların ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ve markanın itibarının zarar göreceğini, davalı firmanın dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, zira davalının davacının tanınmış markasından haberdar olmaması ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2019-M-11533 sayılı kararının iptalini ve 2019/19391 sayılı markanın başvurulan tüm sınıflarda reddini ve sicilden terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davasına mesnet aldığı markaların davacı dışında da bir firma adına tescilli olduğunu, bu yüzden huzurdaki davada usuli bir hata/aktif husumet eksikliği olduğunu, taraf markalarının birbirlerine benzemediğini, zaten de dava konusu edilen markada geçen “jumbo” kelimesinin Gaziantepli fıstık üreticilerinin en lezzetli, en dolgun ve yenmesi diğer fıstıklara göre ayrı bir keyif veren büyük fıstıklara verilen bir isim olduğunu, Türkçe’de de “dev”, “çok büyük” anlamlarına geldiğini, anlamı sebebiyle “jumbo karides”, “jumbo çöp torbası”, “jumbo pizza” gibi yerleşik kullanımları olduğunu, bu yüzden uyuşmazlık konusu edilen “Jumbo” ibaresinin ayırt ediciliğinin çok düşük olduğunu ve markasal anlamda kimsenin tekeline verilemeyeceğini, taraf markalarının bütünsel açıdan da yani genel görünümleri itibariyle benzemediğini, taraf markalarının kapsadığı emtiaların sınıfları aynı olsa da markaların farklı alt sınıflara giren emtiaları kapsadığını, ayrıca davacının hiçbir markasının 43. sınıfa giren hizmetleri kapsamadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki şartların oluşacağına ilişkin delil sunulmadığını, davacının kötü niyet iddialarıyla ilgili de bir delil ibraz edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, başvuru markasının davacı markalarından farklı bir marka olarak algılanabileceği, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurulamayacağı, davacının markasının tanınmışlığına ilişkin yeterli nicelik ve nitelikte delil sunamadığı, kötüniyete ilişkin somut delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet "Jumbo" ve "JJ Jumbo Junior" ibareli markalarının kapsamında bulunduğu, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markalarının işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince, dava konusu markanın "JK Jumbo Künefe" ibaresinden oluştuğu, künefe ibaresinin markanın tescil ettirilmek istendiği mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olması nedeniyle markanın asli unsurunun "JK Jumbo" ibaresi olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının esas unsurunu da "Jumbo" ve "JJ Jumbo" ibarelerinin oluşturduğu, buna göre "JK Jumbo Künefe" ibareli başvuru ile itiraza mesnet "Jumbo" ve "JJ Jumbo" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira itiraza mesnet markaların asli unsuru olan "Jumbo" ibaresinin davaya konu markada aynen yer aldığı, bu ibarenin ayırt ediciliği çok güçlü değil ise de başvuru kapsamındaki 43. sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı ya da tasviri bir işaret de olmadığı, bu itibarla anılan ibarenin korunması gerektiği ve başvuruda yer verilen diğer ibarelerin başvuruya yeterli ayırt ediliği sağlayacak nitelikte bulunmadıkları, başvurunun başında yer alan "JK" ibaresinin de davacının "JJ Jumbo" ibareli markası karşısında itiraza mesnet markadan yeterince farklılaşmadığı, tescil engelinin gerçekleşmiş bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça, 6769 sayılı Kanun'un 6/5 ve 6/9. maddeleri uyarınca tescil engeli bulunduğu ileri sürülmüş ise de ispata yeterli delil sunulamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 23.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.