İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirketin Enver ... ve Gönül ...'a olan hisse devri sonrasında faaliyetleri sonucu elde ettiği gelirlerin ve üretim miktarının tespiti ile müvekkillerin hisseler…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1184 KARAR NO : 2025/1321 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/05/2025 NUMARASI : 2025/370 Esas - 2025/437 Karar DAVA: Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirketin Enver ... ve Gönül ...'a olan hisse devri sonrasında faaliyetleri sonucu elde ettiği gelirlerin ve üretim miktarının tespiti ile müvekkillerin hisselerine düşen miktarların ödenmesi, Davalıların kusuru nedeniyle Şirketin pasif hale gelmesi ve ruhsat iptali ile şirketin faaliyet gösterememesi nedeniyle oluşan zararın tazmini, Müvekkilin 600.000 USD bedel karşılığında davalılaranda Enver ...'e sattığı ve daha sonrasında usulsüz olarak diğer davalıya geçen hisselerin müvekkile iadesini bu mümkün değilse 600.000 USD üzerinden tazminat belirlenmesi, müvekkillerin davalı ... e devrettiği ve daha sonra hukuksuz olarak diğer davalıya devredilen şirket hisselerine karşılık olarak anlaştığı bedelin ödenmemesi nedeniyle öncelikli olarak Gönül ... adına kayıtlı tüm şirket hisselerine tedbir konmasını, Ayrıca davalı Gönül ...'a diğer davalı Enver ... tarafından devredilen şirket hisselerinin eşit oranda müvekkilere tescil edilmesini, bu mümkün değil ise şirketlerin hisse bedeli için anlaşma sağlanan 600.000 USD nin müvekkilere davalılarca ödenmesini, şirket faaliyetleri kapsamında bakir olarak devralınan madenden çıkartılan, işlenene ve satılan tüm ürünlerin değerinin tespit edilerek madenden elde edilen maddi gelir ve menfaatlerin tespit edilmesini ve bu doğrultuda şirket asıl sahipleri konumunda olan müvekkillere en yüksek ticari faiz ile tazmin edilmesini, bu kapsamda şimdilik ve daha sonra ıslah edilmek üzere 1000 TL'nin en yüksek ticari faiz ile davalılarca müteselsilen ödenmesini, şirketin ruhsatının yenilenmemesi ve bu bağlamda ruhsatını kaybetmesi neticesinde faal olmamasından kaynaklanan gelir kayıplarınında şimdilik ve daha sonra ıslah edilmek üzere 1000 TL'nin en yüksek ticari faiz ile davalılarca müteselsilen ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesinin 2025/349 esas sayılı dosyasında, 23.05.2025 tarihli tensip zaptının 2 nolu ara kararı ile "şirket faaliyetlerinden kaynaklanan gelir kaybı" talebine ilişkin dava tüm taraflar yönünden tefrik edilerek mahkemenin yukarıda belirtilen esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. CEVAP : Dava dilekçesi henüz tebliğ edilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "açıklanan gerekçelerle; Davacıların talebi hukuken imkansızdır: Limited şirketin tüzel kişiliği gereği, şirket faaliyetlerinden kaynaklanan gelirler şirkete ait olup, doğrudan ortaklara ödenemez. Yanlış davalıya karşı dava açılmıştır: Şirket yönetiminden kaynaklı sorunlar iddia ediliyorsa, sorumlu yöneticilere karşı dava açılmalıdır. Bu nedenlerle davanın reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaların bilgisi ve rızası dışında, herhangi bir genel kurul kararı alınmaksızın ve davacıların imzaları taklit edilmek suretiyle sahte şekilde hisse devri işlemi gerçekleştirildiğini, söz konusu sahtecilik, müvekkilin şikâyeti üzerine başlatılan ceza soruşturması kapsamında dosyaya sunulan davacıların raporu ile de sabit hale geldiğini, Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/236 esaslı dosyasında alınan Bilirkişi raporunda, hisse devrine esas alınan belgelerdeki imzaların müvekkile ait olmadığı açıkça belirtildiğini, şirket tarafından, maden ruhsatı süresince çıkarılan mermer miktarı, türü, işlenen ve satılan madenler, elde edilen gelir ve kâr gibi ticari faaliyetlere ilişkin bilgilerin davacılara hiçbir şekilde sunulmamış; şirketin mali tabloları, aktif ve pasif değerleri ile bilançoları da erişime kapalı tutulduğunu, şirketteki ortaklık neticesinde hisse sahiplerinin şirketin gelirlerinden ve karlarından kar payı alacağında ve şirket hissesinin değer artışının da doğrudan şirket ortaklarına maddi olarak etkileyeceğinden mevcut davanın içerisinde davacılar lehine tazminat talep edilmesinin hukuka uygun olduğu Ruhsatı da kaybedilen maden sahasının ilk başta bakir bir saha oldu ve mevcut durumda çok fazla mermer işlendiği göz önüne alınacak olunursa şirketin buradan ciddi bir gelir elde ettiği su götürmez bir gerçek olup buna rağmen şirket maddi olarak bünyesinde herhangi bir varlık barındırmadığı gibi hesaplarının tamamen boş olduğunu, haksız ve hukuksuz olarak sahte imza ile davacıların hisselerini elinden alan davalar şirketin yönetiminin tamamen ele geçirerek şirketin gelirlerini kendi bünyelerinde toplamış ve da atmış olduklarını, bu kapsamda her ne kadar şirketin tüzel kişiliği mevcut olsa da limited ve anonim şirketlerin amacı kar elde ederek hissedarlarını yani ortaklarına gelir sağlamak veya hisse değer artışıyla mal varlığı artışı sağladığını, Mahkemenin vurgu yapmış olduğu yöneticilik kısmına bakılacak olunursa davalı ... şirketin tek yöneticisi olduğu ve mevcut durumda tüm bu sürecin sorumlusu ve organizatörü olduğunun görüleceğini, davacıların bu manada mevcut hisse ve haksız olarak elinden çıkan hisselerine dayanarak dan şirketin faaliyet zararları doğrultusunda tazminat talep etmesinin hukuka uygun bir süreç olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, şirket gelirlerinden pay verilmesi istemli alacak, davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacıların şirket gelirinden doğrudan pay isteyip isteyemeyeceği noktasındadır.Tefrik edilen davaya ilişkin olarak davacı taraf dava dilekçesinde, şirket faaliyetleri kapsamında bakir olarak devralınanmadenden çıkartılan, işlenen ve satılan tüm ürünlerin değerinin tespit edilerek madenden elde edilen maddi gelir ve menfaatlerin tespit edilmesini ve bu doğrultuda şirket asılsahipleri konumunda olan davacılara en yüksek ticari faiz ile tazmin edilmesini talep edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararında da belirtildiği gibi kazanç ve zarar ayrı bir tüzel kişiliği olan limited şirkete aittir ve ortaklar tarafından gelirden pay verilmesi şeklinde talep edilemez. Ancak, ortakların şirketten kar payı isteme hakları bulunmaktadır. TTK'nın 616/1-e maddesine göre ise, kâr payı hakkında karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesi genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Dolayısıyla, kar payının dağıtılması içn öncelikle şirket genel kuruluna başvurulması gerekli olup, doğrudan dava açılamaz. Davacının, eldeki istemi yönünden şirketin zarara uğratıldığı iddiası bulunmadığı gibi talep edilen ödemenin davacılara yapılması talep edildiğinden yöneticinin sorumluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanması da mümkün değildir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2025