T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1727 KARAR NO : 2026/391 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27.04.2021 ESAS-KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1727 KARAR NO : 2026/391 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27.04.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/302 E., 2021/382 K. DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali KARAR TARİHİ : 19.02.2026 YAZIM TARİHİ : 20.02.2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili özetle: Müvekkilinin davalı kooperatife 2009 veya 2010 yılında hisse devri suretiyle üye olduklarını, üyelik için gerekli tüm paraların taksitli olarak ödenmesi mümkün iken müvekkillerinin peşin olarak 100.000 TL ödediklerini, sonrasında inşaat için istenen 67.000 TL'nin de taksitli olarak ödendiğini, ödemelerin kooperatif bilgisi ve talebi doğrultusunda yapıldığını, kooperatifin inşaat işlerini yürüten ancak vefat etmiş olan ... ile kardeşi ...'ün söz konusu paranın tamamının verildiğine şahit olduklarını, kooperatif genel kuruluna katılım için müvekkillerine herhangi bir bildirim yapılmadığını, davacılara 2020 yılı Temmuz ayında telefonla sözlü olarak ve 2016 yılında yönetim kurulu kararıyla üyelikten çıkarıldıklarının akrabalarına bildirildiğini, üyelikten çıkarılmalarını gerektiren bir durum olmadığını, yaptıkları araştırmaya göre 23.08.2016 tarih ve 152 karar numarası ile üyelikten çıkarıldığının sözlü olarak öğrenildiğini, yönetim kurulunun ihraç yetkisi bulunmadığını iddia ederek, müvekkillerinin kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile üyeliklerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacıların kooperatife üye olmak için peyder pey 100.000 TL ödediklerinin doğru olduğunu ancak 67.000 TL ödedikleri iddiasının doğru olmadığını, davacıların bu ödemeyi ...'e ödediklerini iddia ettiklerini, ... tarafından kooperatife böyle bir para aktarımının söz konusu olmadığını, sadece bu meblağı ödeyeceklerine dair taahhütleri bulunduğunu, ancak halen bu taahhüdün yerine getirilmediğini, bunun dışındaki aidatları da ödemediklerini, bu nedenle ilki 13.06.2016 ve ikincisi 25.08.2016 olmak üzere iki adet noter ihtarı düzenlenip gönderildiğini, bu ihtarlarda kooperatife karşı yükümlülüklerin yerine getirilmesinin talep edildiğini, aksi takdirde ihraç prosedürünün işletildiğinin bildirildiğini, ancak bu kişiler yurt dışına çıkmış olduklarından ve geçerli bir adres de bildirmediklerinden tebligatların yapılamadan geri döndüğünü, vekaletnamenin geçerli olmadığını, kooperatifin davacıları kanunu uygun olarak ihraç ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların geçmişte kooperatif üyesi olduğuna ilişkin ihtilaf bulunmamakla birlikte , uyuşmazlık davalı kooperatif yönetim kurulunun 23/08/2016 tarihinde davacıların kooperatif üyeliğinden ihracına yönelik kararının yerinde olup olmadığı, davacıların ihraç kararının iptali ve kooperatif üyeliğinin tespitinin haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davacı taraf, kendisine bir tebligat yapılmadığını ileri sürmektedir. Tebligatın yapıldığını ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran davalı kooperatife aittir. Davalı kooperatifin, ihraç kararının onaylı örneğini, davacıya noter aracılığı ile tebliğ ettiğini ispatlaması gerekmektedir. Davalı kooperatif Yönetim Kurulu 23.08.2016 tarih ve 152 nolu kararı ile üyeler ... ve ...’nın üyelikten çıkanlmalarına karar vermiştir. Davalı kooperatif vekili beyanlarında, ihracın usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve usule uygun bir ihraç kararını olduğunu ileri sürmüş ise de; Muhatap ...'na yönelik Yenimahalle 3. Noterliği’nden gönderilen 13.06.2016 tarih ve 18210 yevmiye numaralı ihtarnamenin adresin kapalı olması, muhatabın taşınması, muhtar kaydına rastlanmadığından bila tebliğ iade olduğu, Muhatap ...'na ve ...'ya yönelik Yenimahalle 3. Noterliği’nden gönderilen 25/08/2016 tarih ve 26649 yevmiye numaralı ihtarnamenin adresin "boş daire" muhtar kaydına rastlanmadığından bila tebliğ iade olduğu, yukarıda değinilen düzenlemeler uyarınca usulüne uygun tebliğ edilmiş ihtarnamelerin bulunmadığı, ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davacılar ... ve ...'nun kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin davalı "SS ... Konut Yapı Kooperatifi" yönetim kurulunun 23/08/2016 tarih, 152 nolu kararının iptaline ve iptali hükmü eda hükmü de içerdiğinden tespite yönelik ayrıca karar verilmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının iş bu ihraç kararının kendilerine yasal olarak tebliğ edilmediği esasına dayandığını, oysa her iki davalının da Türkiye'yi terk ettiğini ve yeni bir tebligat adresini müvekkili kooperatife bildirmediğini, müvekkili kooperatifin yasal organı olan yönetim kurulunun da kooperatif ana sözleşmesine dayanarak ihraç kararı verdiğini, davacıların kooperatife karşı yasal yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davanın süresinde açılmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 20.02.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...