11. Hukuk Dairesi 2010/6708 E. , 2012/6883 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şile Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.07.2009 tarih ve 2000/115-2009/349 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .....ve davalı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2010/6708 E. , 2012/6883 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şile Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.07.2009 tarih ve 2000/115-2009/349 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .....ve davalı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Şile ilçesinde mevcut gayrimenkulleri üzerine davalı Palmar Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.’nin diğer davalı Türkiye Kalkınma Bankası'ndan aldığı ve alacağı her nev'i kredilerin teminatını teşkil etmesi için 14.12.1993 ve 21.04.1994 tarihlerinde 75'er milyar TL'lik iki adet ipotek tesis edildiğini, işbu gayrimenkuller üzerindeki iki adet ipoteğin müvekkili şirket tarafından dava dışı Ahmet Yaşar'a verilen ve 30.04.1994 tarihi mesai bitimine kadar geçerli olan süreli vekaletnameye istinaden vekil tayin edilen ...tarafından tesis ettirildiğini, ancak aynı gayrimenkuller üzerinde 18.08.1994 tarihinde yine Türkiye Kalkınma Bankası lehine 168.000.000 Japon Yeni tutarında ve yine Palmar Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.'nin Türkiye Kalkınma Bankası'na olan kredi borçlarına teminat teşkil etmek üzere bir ipotek daha tesis ettirildiğini ve bu ipoteğin 17.08.1994 tarihinde Bakırköy 7. Noterliğinden tanzim edilen bir vekaletnameye dayalı olarak yapıldığının anlaşıldığını oysaki müvekkili şirketin sözkonusu ipoteğin tesis edilmesi için böyle bir vekaletname vermediğini, anılan ipotek işleminin sahte bir vekaletnameye dayalı olarak tesis ettirilmiş olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirkete ait gayrimenkuller üzerinde tesis edilen 18.08.1994 tarihli ipoteklerin terkinine karar verilmesi istenmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile davaya konu taşınmazların davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonucu satılmış olması nedeniyle uğranılan 500.000,00 TL zararın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı banka vekili, davaya konu ipoteğin davacı şirketin bilgisi dahilinde gerçekleştirilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Palmar Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş., davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte vekaletname ile yapılan işlemde sözkonusu vekaletnamenin sahte olduğunu bildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı, bu nedenle bankanın açılan davada hukuki sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.aleyhine açılan davanın reddine, davalı Palmar Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulü ile 409.386,90 TL’nin faiziyle birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli ipoteklerin terkini iken sahte ipotek işlemine konu taşınmazların yargılama sırasında satılması nedeniyle yapılan ıslah ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davaya konu ipotek işlemlerinin sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu husus mahkemece de kabul edilerek davalı Palmar Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.’nin sorumluluğuna karar verilmiştir.Davalı banka yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı bankanın sahte vekaletname ile yapılan işlemde sözkonusu vekaletnamenin sahte olduğunu bildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı, bu nedenle bankanın açılan davada hukuki sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu ipotek işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiğinin anlaşılmasına göre bu durum sözkonusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurmaktadır.İşlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin sahteliğinden kaynaklanmış olması ve sahtecilik iddiasının da mutlak def’ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebilmesine ve işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir etkisinin olmamasına, bir başka deyişle iyiniyetin sahte bir işleme geçerlilik kazandırmasının mümkün bulunmamasına göre mahkemece yazılı gerekçeyle davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.