11. Hukuk Dairesi 2023/5370 E. , 2024/7168 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/256 Esas, 2023/674 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2015/138 E., 2021/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirketler vekili, duruşma istemsiz olarak davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan
**11. Hukuk Dairesi 2023/5370 E. , 2024/7168 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/256 Esas, 2023/674 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2015/138 E., 2021/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirketler vekili, duruşma istemsiz olarak davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." esas unsurlu ve "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalıların "..." esas unsurlu marka başvurularının müvekkilinin itirazları üzerine reddedildiğini, ancak "... İSTANBUL+şekil" ibareli markaya yaptıkları itirazın davalı kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa başvurunun müvekkilinin markalarıyla görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların emtia yönünden de benzediğini, başvurudaki "İSTANBUL" kelimesinin ayırt edici niteliği olmayan yan unsur olarak kullanıldığını, markalar arasındaki farklılıkların önemsiz olduğunu, kullanılan işaretlerin de tüketicilerce müvekkili şirkete ait olduğunun zannedileceğini, tüketicilerin işletmelerin birbirinden farklı olduğunu bilseler dahi, benzerliğin işletmeler arasında ekonomik ve organik bir bağ olduğu algısı oluşturacağını, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin uzun yıllardır kullanmakta olduğu "..." ibareli markaların ülkemizde yüksek bilinirliğe sahip olduğunu, tüketici zihninde refleks olarak müvekkili şirketi çağrıştırır duruma geldiğini ileri sürerek YİDK'in 10.02.2015 tarih ve 2015-M-624 sayılı kararının iptalini, 2013/34974 numaralı "... İSTANBUL" ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Diğer davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ortaklık tarafından "... İSTANBUL", "... PLAZA", "... WORLD" markalarının davacının "..." markasının tescilinden yıllar önce kullanıldığını ve halen kullanılmakta olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin ortaklık tarafından tanınır ve bilinir hale getirildiğini, müvekkili ortaklığın İstanbul Küçükçekmece-Halkalıda yaptığı 3500 üzerindeki konut ve işyerleri ile yine yapılacak Türkiye'nin en büyük eğlence merkezi ve işyerlerini "... İSTANBUL" markası ile yaptığını, davacının “... PLAZA" markalarının TÜRKPATENT tarafından reddinden hemen sonra aynı markanın kendi adlarına tescili için başvuruda bulunduğunu ve kötü niyetini açıkça gösterdiğini, "... PLAZA" ve "... İSTANBUL" markasının müvekkili tarafından yıllardır kullanılan markalar olduğunu, "..." ibaresini içeren kayıtlı 300'e yakın tescilli marka bulunduğunu, müvekkiline ait "... İSTANBUL" markası altlı üstlü şekilde yazıldığını, tali kelime olan "..." ibaresinin küçük karakterlerle üstte ve geri planda olacak şekilde ve "İSTANBUL" ibaresinin ise altta ve ön planda olmak üzere büyük karakterlerle altta olacak şekilde tasarlandığını, müvekkiline ait marka ile davacı yana ait markaların tamamen farklı olduğunu, iltibasa mahal verecek bir benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan tüm hizmetler açısından taraf markaları arasında benzerliğin söz konusu olduğu, davalı markasında mavi renkli bir daire şekli yer almakta olup "... İSTANBUL" ibaresinin bu şekil unsurlarının orta kısmında yer alacak şekilde konumlandırıldığı, davacı markalarının “...” ibaresinden oluştuğu, şekil unsurunun yer almadığı, davacının "..." ve "PARK" kelimelerinin birleşiminden oluşan markalarının bir anlamının bulunmadığı, taraf markalarının esaslı unsurları olan "..." ibaresinin ortak olduğu, dava konusu markanın davacı markasının esaslı unsurunu aynen içerdiği, bu kapsamda işitsel, görsel benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... İSTANBUL" markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, davalı marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, yine davacının kötü niyetli hareket iddiasının da davalı yanca ispatlanamadığı, önceye dayalı tescilsiz kullanımın davalının tescil talebi halinde davacının markasal itirazlarının dinlenmeyeceği sonucunu doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2015-M-624 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2013/34974 numaralı "... İSTANBUL+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kuruma yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalı şirketlere iadesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.