TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR BAŞVURUNUN REDDİ DOSYA NO: 2025/5923 KARAR NO: 2025/4556 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET TARİHİ: 12/09/2025 NUMARASI : 2025/415 - 2025/603 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit İSTİNAF TARİHİ: 06/10/2025 KARAR TARİHİ: 01/12/2025 Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 55. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR BAŞVURUNUN REDDİ DOSYA NO: 2025/5923 KARAR NO: 2025/4556 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET TARİHİ: 12/09/2025 NUMARASI : 2025/415 - 2025/603 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit İSTİNAF TARİHİ: 06/10/2025 KARAR TARİHİ: 01/12/2025 Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.İstinaf sebepleri: Davacı vekili, süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; Dava dilekçesinde kira ilişkisinin mülkiyeti devir niteliğinde (leasing) olduğunu ancak davalı beyanına üstünlük tanınırsa kira sözleşmesi olarak değerlendirileceğini her iki ihtimalde de çeklerin bedelsiz olduğunu, daha önce bu şekilde araç devirleri yapıldığının beyan edildiğini, hukuki ilişkinin leasing ya da araç kiralama sözleşmesi olup olmamasının doğrudan sonuca etkili olmadığını; iş bu davada irdelenmesi gereken meselenin çeklere ilişkin hizmetin bulunup bulunmadığı noktasında toplandığını, çeklerin davalıya temel ilişkinin başında hizmet alımından önce teslim edildiğini, çeklerin aylık kira bedeli olarak tahsil olunacağını, davalının kendi beyanı ile 22/05/2024 tarihinde kira akdini sonlandırdığı ve araçların bir kısmını soruşturma bir kısmını kendi imkanlarıyla aldığı gözetildiğinde davalının elindeki çeklerin bedelsiz kaldığını, şirketin ayrıca leasing iddiası bulunduğundan bu iddianın da sulh hukuk mahkemesince araştırılması mümkün olmadığından davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı şirket ve yetkilisi ihbar olunan ...ile (araç kiralama-alım satım vb) ticaret yaptıklarını, 20/05/2024 tarihinde bir kısım şahıslar tarafından ofislere silahlı kişilerce baskın düzenlenerek ofislerde bulunan eşyaların, çek karnelerinin ve araçların (leasingler dahi) çalındığını, müvekkili şirketin davalı firmadan devrini sonradan almak üzere anlaşarak davalı firmanın araçlarını kiraladığını, daha önce bu işlem taraflar arasında ticari olarak yapılmış olup, önceki kiralamanın sonunda müvekkiline devri verilen araçların ise bu durumun kanıtı olduğunu, yine, 21/05/2024 tarihine kadar müvekkili şirket bünyesinde devrini sonradan alacak şekilde araç kiralaması yapıldığını ve tüm kira ücretlerini de düzenli ve peşinen ödediğini, ancak müvekkili, şirkete devredileceği vaat edilen araçların ... ve ... Filo araçları olduğunun sonradan anlaşıldığını, davalı başka bir firmanın araçlarını satış vaadiyle müvekkiline kiraladığını, müvekkili uhdesinde bulunan araçları kendi imkanları ile toplayarak müvekkilini güç durumda bıraktığını, davalı alacağı olmamasına rağmen yedinde bulunan çekleri (çekleri kabul anlamına gelmemektedir) müvekkili şirketin olaylar nedeniyle malen güç duruma düşmesinden faydalanarak zarara uğratma kastı ile kötü niyetli olarak çeklerin vadesi geldikçe icra takipleri başlattığını, davalının araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan edimini yerine getirmediğine dair talebinin araştırılmasını, davalının tüm bu eylemleri karşısında zarara uğrayan müvekkiline karşı kötüniyetli başlatılan icra takiplerinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine yönelik açıldığını, müvekkilinin iş bu davanın ikame edilmesinde hukuki yararı olduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine dava değerinin %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştirDavalı vekili, Müvekkili ... Lojistik Yatırım Ticaret Anonim Şirketi ile ... ... Araç Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında 10/11/2023 tarihinde, müvekkil ... Lojistik Yatırım Ticaret Anonim Şirketi'nin maliki olduğu ve 3 kişilerden kiralama yoluyla aldığı bir kısım araçların uzun dönem kiralanması hususunda "Araç Kiralama Genel Koşulları ve Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte Müvekkil ... Lojistik Yatırım Ticaret Anonim Şirketi tarafından araçların, davacı ... ... Araç Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne teslim edildiğini, müvekkili ... Lojistik Yatırım Ticaret Anonim Şirketi tarafından araçlar teslim edilmiş olmasına rağmen; ... ... Araç Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından kira bedellerinin ödenmediğini, müvekkili tarafından 22/05/2024 tarihinde Kadıköy 35. Noterliği'nin 0574 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmenin diğer birçok maddesine ve hukuka aykırı davranıldığını, Araç Kiralama Genel Koşulları ve Sözleşmesi’nin “sözleşmenin feshi” başlıklı 10. Maddesi hükümleri gereği akde ve hukuka aykırılık halinde fesih bildirimi yapılmasına gerek olmamasına rağmen işbu ihtarname Müvekkili Şirket adına davalıya gönderildiğini, müvekkili ile ... ... Araç Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen 10/11/2023 tarihli “Araç Kiralama Genel Koşulları ve Sözleşmesi” nin feshedilmiş olduğunu, davacı tarafın 10/11/2023 tarihli Araç Kiralama Genel Koşulları ve Sözleşmesi'nden kaynaklı olarak kira borcu, tazminat, cezai şart, araç satış bedeli ve diğer borçları bulunduğunu, davacı taraf kira borcu, tazminat, cezai şart, araç satış bedeli ve diğer borçlarını ödenmediğini, borçlu olmasına rağmen işbu davayı ikame ettiğini, bu sebeple açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişti.Mahkeme; "...Taraflar arasındaki somut uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen 10.11.2023 tarihli " Uzun Süreli Araç Kiralama " sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının bu sözleşme kapsamının davalı tarafından hizmet verilmeden teslim edilen ve takibe konu edilen 6 adet çek ve bu çeklere dayanak başlatılan takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, yasa gereği kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin iş bu davaya bakmakta görevli bulunmadığı belirlendiğinden, mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın usulden reddi ile İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. HMK 4/a maddesi gereğince "kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde" görüleceğinin düzenlenmiştir. Hukuki uyuşmazlıklarda Asliye Hukuk mahkemelerinin görevi asıl, Sulh Hukuk mahkemesinin görevi ise istisna olup, özel bir kanun hükmü ile açıkça Sulh Hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler Asliye Hukuk mahkemesinde genel hükümlere göre görülecektir. Davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile icra takibinin iptalini talep ettiği davasında, icra takibine dayanak çeklerin davalı ile arasındaki araç kiralama ilişkisi uyarınca verildiğinin tarafların kabulünde olduğu, olayın ileri sürülüş şekli ile uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, mahkemece, verilen görevsizlik kararında isabetsizlik bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının mahsubuna, İstinaf harç ve masraflarının istinaf talebinde bulunanın üzerinde bırakılmasına, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine,Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair dosya üzerinden, oy birliği ile KESİN olarak karar verildi, açıkça anlatıldı. 01/12/2025