7. Hukuk Dairesi 2010/3860 E. , 2010/4534 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 23.03.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden Mülhak Nakübüleşraf Esseyyit El-hac ... Efendi (Nakiboğlu) vakfı vekili Av.... geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşü…
**7. Hukuk Dairesi 2010/3860 E. , 2010/4534 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 23.03.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden Mülhak Nakübüleşraf Esseyyit El-hac ... Efendi (Nakiboğlu) vakfı vekili Av.... geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava konusu Konya ili Karatay ilçesi 522 ada 10 parsel sayılı 740 m² yüzölçümündeki taşınmaz 25.4.1926 tarihinde Emval-i Gayr-i Menkule Tahdid ve geçici Tahrir Kanununun 15.maddesi hükmüne göre yapılan kadastro çalışmaları sonucu cinsi kabristan, nevi Nakiboğlu Vakfı ve maliki kabristan olarak malik hanesi açık olarak tespiti yapılmıştır. Daha sonra Konya Valiliğinin talebi ile 1580 sayılı Belediye Kanununun 160.maddesi gereği 13.2.1958 tarihinde Konya Belediyesi adına 3.5.1990 tarihinde de metruk mezarlık niteliği ile davalı ... Belediyesi adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı Nakiboğlu Vakfı adına mütevelli dava konusu taşınmazın 10 Şubat 1763 tarihli vakfiye ile 25 Nisan 1926 tarihli tapu kaydı kapsamında kaldığını, vakfa ait caminin müştemilatı konumunda kültür varlığı olduğunu, bu nedenle davalı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği adına oluşturulan tapu kaydının iptalini talep etmiştir. Mahkemece davacı tarafından açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmüne göre 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesi ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vakıf mütevellisi tarafından temyiz edilmiştir. Kural olarak aktif mezarlıkların köylerde köy tüzel kişiliği, belediye hudutları içerisinde ise ilgili belediye tüzel kişiliği adına tespitinin yapılması zorunludur. Ne var ki, dava konusu 522 ada 10 parsel sayılı taşınmaz 26.4.1926 tarihinde o günde yürürlükte bulunan Emval-i Gayr-i Menkule Tahdid ve geçici Tahrir Kanununun 15.maddesi hükmü uyarınca nevi Nakiboğlu Vakfı, cinsi kabristan olarak tespiti yapılmış, ancak maliki belirlenmemiştir. Taşınmazın maliki belirlenmediğine göre kural olarak malik hanesinin açık olduğunun kabulü gerekir. 1987 gününde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu daha önceki kadastro yasalarını yürürlükten kaldırmıştır. Hal böyle olunca yanlar arasındaki uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu uygulaması yoluyla çözümleneceği tartışmasızdır. Dava konusu taşınmazın tespiti sırasında maliki belirlenmediğine göre sonradan belediyenin 1580 sayılı Yasa ile davacı Vakıflar mütevellisi ile davada taraf olmayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne haber verilmeden idari yoldan oluşturulan tapu ile malik hanesinin doldurulmuş olması gerçek manada malik hanesinin belirlendiği (doldurulduğu) anlamına gelmez. Hal böyle olunca dava konusu taşınmazın tutanağı kesinleşmediğinden taraflar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinin uygulanma imkanı da bulunmamaktadır.