10. Ceza Dairesi 2023/17489 E. , 2025/4744 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2021/465 E., 2021/2118 K. 2. 2022/372 E., 2022/809 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR:1. Mahkûmiyet 2. Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/465 Esas, 2021/2118 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için …
**10. Ceza Dairesi 2023/17489 E. , 2025/4744 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2021/465 E., 2021/2118 K. 2. 2022/372 E., 2022/809 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR:1. Mahkûmiyet 2. Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/465 Esas, 2021/2118 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 07.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/372 Esas, 2022/809 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 06.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/11274 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103404 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103404 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Somut olayda, 1. Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/12/2020 tarihli ve 2020/1738 soruşturma, 2020/58 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 15/12/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, 18/05/2020, 17/12/2020 ve 03/02/2021 tarihli kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2. Sanığın 14/11/2021 tarihli kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2022 tarihli ve 2022/96 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2022 tarihli ve 2022/372 esas, 2022/809 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp diğer suçlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir..” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/465 Esas, 2021/2118 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 18.05.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2020 tarihli ve 2020/1738 Soruşturma, 2020/58 sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın, şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin,erteleme süresi zarfında 17.12.2020 ve 03.02.2021 tarihlerinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, soruşturma dosyaları birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2021 tarihli ve 2020/1738 Soruşturma, 2021/517 Esas, 2021/510 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.11.2021 tarihli ve 2021/465 esas, 2021/2118 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Anlaşılmıştır. B. Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/372 Esas, 2022/809 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 14.11.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2022 tarihli ve 2021/4422 Soruşturma, 2022/96 Esas, 2022/93 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.05.2022 tarihli ve 2022/372 Esas, 2022/809 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğnamede sanık soyadının "Adıgüzel" yerine "Güzel" olarak yazılması maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede: Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle ihlâl kabul edilen 17.12.2020 tarihli eylemin ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında değerlendirilen 03.02.2021, tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği gibi 14.11.2021 tarihli eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan inceleme konusu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre erteleme kararı kesinleşinceye kadar işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni olarak kabul edildiği dikkate alınarak, incelemeye konu Mahkeme kararlarının kanun yararına bozma sonrası alacağı yeni esas numarası tespit edilerek, kamu davalarının birleştirilmesine karar verilmesi ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173.maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/465 Esas, 2021/2118 Karar sayılı kararının ve Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/372 Esas, 2022/809 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMALARINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.