T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/275 - 2026/455 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/275 KARAR NO : 2026/455 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2023 NUMARASI : 2023/221 E. - 2023/570 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/275 - 2026/455 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/275 KARAR NO : 2026/455 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2023 NUMARASI : 2023/221 E. - 2023/570 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/12/2023 tarih ve 2023/221 E. - 2023/570 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2021/131658 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK’nın 2023-M-2391 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa. müvekkili şirketin "..." markasının dünyaca tanındığını, müvekkili şirketin öncelikli hak sahipliğinin bulunduğunu, müvekkili markalarının dava konusu marka başvurusu ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili şirkete ait seri marka izlenimi uyandıracağını, müvekkili şirketin itiraza mesnet markalarının 29. sınıfta yer alan "Kuruyemişler" için tescilli olduğunu, dava konusu marka başvurusunun da aynı sınıfta yer alan birebir aynı emtia için tescil edilmek istendiğini, dava konusu marka tescilinin haksız rekabet teşkil edeceğini, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 2023-M-2391 sayılı kararının iptaline, 2021/131658 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs vekili, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı şirketin birden çok sektörde çeşitli ürünlerin farklı şekilde perakende olarak satışını yaptığını, müvekkilinin ise çoğunlukla toptan satış yaptığını, her iki markada ortak olarak yer alan "..." kelimesinin tek başına ayırt ediciliğinin de zayıf olduğunu, tekelleştirilmesinin mümkün olmadığını, markalar arasında mal ve hizmet benzerliği de bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında, 29. sınıfta yer alan "kuru yemişler" emtiasının bulunduğu; davacıya ait markalar ise "kuru yemişler" emtiasında tescilli olup, "kuru yemiş" emtiasının, davacıya ait markaların tanınmış olduğu sektörü ifade ettiği; emtiaların benzer olma şartının sağlandığı,; dava konusu markanın tek esas unsurunun "..." kelimesi, davacıya ait markaların esas unsurunun "..." ibaresi olduğu; davacı şirkete ait "şekil+..." markasının davalı kurum nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiği; dava konusu markanın bir bütün halinde davacı markalarının esas unsuru olan "..." sözcüğü içinde bulunduğu, "..." sözcüğünün, "..." sözcüğüne eklenen yapım eki ile oluşturulduğu, davacının "..." markalarına ayırt edicilik kazandırdığı, özellikle "kuru yemiş" sektöründe bilinir hale getirdiği ve ... nezdinde tanınmış marka tescil kaydının bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan emtiaların da "kuru yemiş" emtialarına ilişkin olduğu, her ne kadar "..." ve "..." sözcüklerinin genel olarak gıda emtiaları bakımından başlangıçtaki ayırt ediciliklerinin düşük olduğu kabul edilse de, "kuru yemiş" emtiaları bakımından yukarıda belirtilen şekli ile özellikli bir durumun bulunduğu, davacının bu emtialar bakımından "..." sözcüğünün ayırt ediciliğini güçlendirdiği dikkate alındığında, davacının "..." esas unsurlu markalarının makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimi nezdinde "kuru yemiş" markası olarak tanınan ve bu nedenle söz konusu emtialar bakımından ayırt ediciliği yüksek markalar olduğu, davacının bu markalı "kuru yemiş" emtialarına aşina söz konusu tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "..." markasını "kuru yemiş" emtiaları üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu marka ile davacının tanınmış "..." markaları arasında ilişki kuracağı, davacının "..." ibareli markalarının yanı sıra "..." markası ile de kuruyemiş emtiası imal ettiğini düşüneceği, "..." ibareli markaların oluşturduğu olumlu imajı, "..." unsurlu markaya transfer etme riski altında bulunduğu, bu nedenle dava konusu marka ile davacıya ait markalar arasında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, dava konusu markanın, davacıya ait markaların tanınmışlığından kaynaklı haksız yarar sağlama riski oluşturacak derecede davacı markalarına benzer olduğu kanaatine varıldığı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca; iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, bu yönden dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunun aksi yöndeki hukuki kanaatlerine itibar edilmediği; davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği, SMK'nın 6/1 ve 6/5. maddesi hükmü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2023-M-2391 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2021/131658 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların marka logolarının farklı olduğunu, taraf markalarının SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzer olmadığını, iltibas değerlendirmesinin bütüncül olarak yapılması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira, davacının mesnet markalarının esas unsurunun, dava konusu markaya eklenen yapım eki ile oluşturulduğu, taraf marka işaretlerinin yüksek düzeyde benzer olduğu, dava konusu markanın mesnet markalardan uzaklaşmasını sağlayacak bir unsur içermediği; bunun yanında dava konusu markanın sadece davacının markalarının tanınmış olduğu "kuruyemiş" emtiasını kapsadığı, bu hali ile dava konusu markanın davacının mesnet markalarının bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, SMK'nın 5/1-ç maddesinin ise davanın konusu olmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.