7. Hukuk Dairesi 2026/714 E. , 2026/953 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/439 E., 2025/1037 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/194 E., 2024/511 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır…
7. Hukuk Dairesi 2026/714 E. , 2026/953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/439 E., 2025/1037 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/194 E., 2024/511 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; ortaklığın giderilmesi davasına da konu taşınmaz üzerindeki betonarme binanın ikinci katının müvekkilerince yapıldığı halde muristen kalan ev olarak tapu kaydı oluşturulduğunu, fakat murisin yaptığı tescilsiz olarak görünen binanın hala mevcut olduğunu, muris adına tescil edilmesi gereken bu eve ilişkin müvekkillerin muhdesat iddiası bulunmadığını belirterek; 1 13... parsel numaralı taşınmazda üzerinde bulunan betonarme binanın 2. katının (muhdesatın) müvekkillere ait olduğunun tespitine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin ise davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; davacıların muhdesat iddiasında bulundukları baba evinin temellerinin 1980 yılında atıldığını, o tarihte müvekkilinin annesinin ve kök murisin kardeşinin yardımlarıyla evin yapıldığını, o yıllarda davacı ...'nin on dört yaşında ve davacı ...'ın ise sekiz yaşında olup muhdesat meydana getirebilmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, muhdesatın tamamının kök muris tarafından meydana getirildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacılar vekilince sunulan 05/07/2024 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; "Davaya konu betonarme ev 1983/84 yıllarında ilk katı yapılmaya başlanmıştır. İkinci kat ise 1993/94 yıllarında müvekkillerce yapılmaya başlanmıştır...Yeni betonarme evin kullanılmaya, ikamet edilmeye başlanması 98/99 yıllarına tekabül etmektedir..." yönünde beyanda bulunulup muhdesatın 1998-1999 yıllarında yapılmış olduğunun ikrar edildiği, yine davalı ... vekilinin delil listesinin ekinde flash bellek içerisinde dosyaya sunmuş olduğu 2000 yılına ait video kaydının 05/12/2024 tarihli duruşmada taraflar huzurunda izlenildiği ve muhdesatın 2. katının tuğlalı-sıvasız vaziyette mevcut olup muhtesatın kadastro tespitinden önce yapıldığının anlaşıldığı, ... köyü, 1 13... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı incelendiğinde tutanağın 25/08/2007 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 22/05/2024 tarihinde açıldığı, bu haliyle kadastro tespitinin kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu..." gerekçesiyle; davacıların ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1 13... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının 2. kat olarak gösterilen muhtesatına ilişkin isteminin, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 13... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iki katlı betonarme yapının ikinci katının (muhdesatın) muristen intikal etmediğini, bizzat müvekkillerince meydana getirildiğini, zira murise ait olan asıl yapının parsel üzerinde bulunan eski ahşap ev olduğunu, kadastro tespiti sırasında bu yeni yapının muris adına tescil edildiğini, resmi kaydın gerçeği yansıtmaması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen on yıllık hak düşürücü sürenin somut olaya uygulanmasının mülkiyet hakkını ihlal edeceğini, yöresel teamüller gereği bu tür hak taleplerinin ancak murisin vefatından sonra ileri sürülebildiğini, müvekkillerinin iyiniyetli olarak inşa ettikleri yapıdan, bu durumu bilen ve hatta ortaklığın giderilmesi davasında ikrar eden davalıların hak talep etmesinin kötüniyetli olduğunu, Mahkemece delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve esasa ilişkin bir inceleme yapılması gerekirken, tahkikat yapılmaksızın davanın usulden reddinin hatalı olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesat aidiyeti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.