T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1250 Esas KARAR NO: 2026/335 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/442 Esas - 2023/373 Karar TARİH: 18/04/2023 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başv…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1250 Esas KARAR NO: 2026/335 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/442 Esas - 2023/373 Karar TARİH: 18/04/2023 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıdan 20.10.2020 tarihinde araç satın aldığını, satın almadan kısa süre sonra arka tekerleklerde yanak yapma sorununun ortaya çıktığını, satıcıya başvurulduğunu ve tekerlerin değiştirildiğini, sağ ön tekerde aynı sorunun ortaya çıktığını, davalının onarım yapmaması üzerine lastik bedeli ödenerek değişimin sağlandığını, olaydan on gün sonra sol ön tekerde de aynı sorunun meydana geldiğini, ihtarname ile davalıdan teker değişim ve onarımı için ödenen 1.661,99-TL’nin ödenmesinin talep edildiğini, sorunun tekrar etmesi üzerine davalıya tekrar ihtarname çekilerek taleplerin yinelendiğini, söz konusu sorunun imalat hatasından kaynaklandığını ve araç modelinde sık karşılaşılan bir durum olduğunu, aracın garanti kapsamında ayıbın tekrar ortaya çıkmayacağı şekilde ücretsiz onarılmasını, mümkün değil ise ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değil ise ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasını ve halen kullanılamaz durumda olan sağ ön tekerin davalı tarafça ücretsiz değiştirilmesini ve teker değişimi için yapılan ücretin ve ihtarname bedellerinin kendilerine ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK.23. maddedeki gözden geçirme ve ihbar sürelerine uymadığını, davacının taleplerini terditli olarak bildiremeyeceği, mevcut seçimlik haklarından birini tercih etmesi gerektiğini, davacının ayıp iddiasının kullanım hatasından kaynaklı olmadığını, müşteri memnuniyetsizliğinden kaynaklı olduğu, aracın niteliğini, kullanım amacını, araçtan beklenen faydaya zarar veren herhangi bir durumun olmadığını, davacının iddia ettiği durumun araçtan beklenen faydayı önemli ölçüde azaltan nitelikte olmadığını, araçtaki şikayetlerin yetkili servis tarafından garanti kapsamında giderildiğini, ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanıldığını, aracın orijinal parçalarla onarılması sonucunda değer kaybının da söz konusu olmayacağı, söz konusu arızaların kullanıcı hatası ve ya dış etkenler sebebiyle oluşmuş olma ihtimalinin de dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 06/09/2022 harçlandırma tarihli davanın tamamen ıslahı dilekçesi ile; müvekkil şirket tarafından satın alınan aracın ayıplı olması nedeniyle TBK m. 227/1.b-3,4 maddelerine istinaden dava açtıklarını, müvekkili tarafından dava konusu aracın dört adet lastiği ve jantlarının tamamen değiştirildiğini, buna ilişkin faturanın ekte olduğunu, bu doğrultuda davalarını TBK m. 227/2 maddesi uyarınca genel hükümlere göre tazminat davası olarak ıslah ettiklerini, fatura bedeli olan 15.000,01 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, buna göre dava dilekçesinin istem sonucunu; "davanın kabulüne, 15.000,01-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 1.661,99 TL teker değişim bedelinin ihtarnamenin davalıya tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 1.052,16 TL ihtar keşidesi bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalıya yüklenilmek üzere karar verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde ıslah ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili ıslah edilen davaya cevap dilekçesinde özetle; seçimlik hakların sonradan değiştirilmesi hukuken imkansız olup davacının ıslah talebi reddedilmesi gerektiğini, maldan kaynaklı seçimlik haklar nitelikleri itibariyle yenilik doğurucu haklardan olduklarından bu hakların bir kez kullanılmakla geri alınamayacaklarını, dolayısıyla daha önce ücretsiz onarım ve misli ile değişim talebinde bulunan davacının işbu talebini ıslah ile değiştirmesinin mümkün olmadığını, davacının faiz talepleri haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, her ne kadar teker değişim bedeline dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmişse de işbu hususun kabulünün mümkün olmadığını, zira huzurdaki dava üretsiz onarım talepli ikame edilmiş olup ıslah ile arttırılan tutara -kabul anlamına gelmemek kaydıyla- dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, davacının hukuka aykırı ıslah talebinin reddine, davanın reddine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/04/2023 tarih ve 2022/442 Esas - 2023/373 Karar sayılı kararında; "Bilirkişi esas ve ek raporu ile özetle; dava konusu araç üzerinde inceleme yapılmış, lastikler şişirilerek, bir lastikte yaklaşık 8-10 cm çapında üç farklı bölgede bombe oluştuğunun tespit edildiği, diğer 3 lastikte herhangi bir bombenin, yanak yapmanın oluştuğunun tespit edilemediği, araç ile ilgili ayıp teşkil edebilecek herhangi bir mekanik ve elektronik arızaya rastlanmadığını, araçta sadece bir lastiğin beklenen özelliği sağlamadığı, dava konusu lastiklerin değiştirilmesi öncesinde alınan servis notlarında "sol ön jant hafif eğri" notunun görüldüğü, 1 lastikteki bombe sebebinin jantın eğik olması olduğu, 400 km kullanımı sonrasında ilk lastik hasar kaydının oluştuğu bu kapsamda ayıbın kullanım veya üretim hatası olup olmadığı yönünde yorum yapılmasının zor olduğu, sert bir kitleye çarpma suretiyle ezikliğin oluşmasının muhtemel olması, araç lastiklerinden sadece 1 tanesinin beklenen özelliği sağlamadığı, mekanik veya elektronik bir arızaya rastlanmadığı, gizli ayıptan söz edilemeyeceği, 1 lastik bedeli olan 1.661,99-TL bedelin piyasa şartları ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda; davacı satın aldığı aracın tekerleklerinde yanak yapma sorunun ortaya çıktığı, bu nedenle aracın lastiklerinin ücretsiz değiştirildiğini, sağ ön tekerde aynı sorunun tekrar etmesi üzerine tekeri 02.07.2021 tarihinde değiştirdiklerini ve 1.661,99-TL ödeme yaptıklarını ayrıca dava açılmadan önce 04.02.2022 tarihinde jantları ve lastikleri değiştirerek 15.001,00-TL ödeme yaptıklarını, aracın ayıplı olduğunu bu sebeple söz konusu masrafların davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi incelemesi neticesinde, dava konusu araçta herhangi bir mekanik veya elektronik arızaya rastlanmadığı, araçta gizli ayıbın var olduğu yönünde bir tespitin yapılamayacağı belirtilmekle, sunulan tekerler üzerinde yapılan inceleme neticesinde sadece 1 lastikte bombe yapma durumunun olduğu, servis kayıtlarında ise jantın eğri olduğunun belirtildiği, ezikliğin sert bir kitleye çarpması sebebiyle oluşabileceği yönünde tespit yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasında bir satım sözleşmesi mevcut olmakla birlikte, davacının davalı şirket servisine birden fazla kez aynı sorun için yaptığı başvuruların ayıbın ihbarı niteliğinde olduğu değerlendirilmekle, ayıbın varlığını ispat yükü davacıdadır. Davacı, değişim yapılan lastikleri incelenmek üzere sunmakla, bilirkişi incelemesi ile sadece 1 lastikte bombe yapma sorunun olduğu, servis kayıtlarına jantın eğri olduğu notunun düşüldüğü, bilirkişice araçta mekanik veya elektronik bir ayıba rastlanmadığı, söz konusu bombe yapma durumunun araç jantının bir yere çarparak eğilmesi nedeniyle ortaya çıkmış olmasının muhtemel olduğu belirtilmekle, araçta üretim hatası veya gizli bir ayıbın mevcut olduğu hususu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarının dosya ve iddiaları anlaşılmadan düzenlen yanlış ve hatalı değerlendirmelerle dolu raporlar olduğunu; bilirkişinin uyuşmazlığı tam olarak algılayamadğını; 05.09.2022 tarihli ıslah dilekçelerinde müvekkilinin aracın dört lastiği ve dört jantını değiştirerek ayıbın giderilmesini sağladığını belirttiklerini; bilirkişi tarafından bu beyanlarının yanlış anlaşıldığını, iddilaarının sadece dört lastikte ayıp olduğu ve bu ayıplı lastiklerin değiştirildiği şeklinde olduğu yönünde hatalı değerlendirme yapıldığını ve raporların buna göre hazırlandığını; oysa iddialarının bu şekilde olmadığını; müvekkilinin dört lastiği, lastiklerin kendisi ayıplı olduğu için değiştirmediğini; onarım tarihinde lastiklerden bir tanesinde yine yanak yapma problemi ortaya çıktığını bunun üzerine artık bu ayıbın müvekkilinin canına tak ettiğini ve aracı tamir ettirdiği firmaya gittiğini; firmanın araçtaki ayıbın komple giderilebilmesi için tüm jantların ve tekerlerin değiştirilmesi gerektiğini söylediğini; bunun üzerine taraflarınca bu değişim işlemi sorundan kurtulmak maksadıyla yapıldığını; yani araçta dört lastikte de ayıp olduğundan değişim yapılmadığını, bir lastikte problem ortaya çıkınca ayıbın sürekli tekrar etmesi nedeniyle kalıcı çözüm sağlayabilmek için tamire gidildiğini ve son ayıplı lastik yanında kalıcı çözüm için diğer sağlam lastiklerin de değiştirildiğini, bu durumun müvekkilinin ayıp nedeniyle 4 adet lastik değiştirmek zorunda kaldığı ve bu nedenle zarara uğradığı gerçeğini değiştirmediğini, müvekkilinin ayıp nedeniyle faturaya konu zarara uğradığını, Bilirkişinin araçta herhangi bir teknik yahut mekanik problemin bulunmadığına yönelik tespitinin açık bir biçimde hatalı olduğunu; firmadan gelen servis kayıtlarına bakıldığında aracın defalarca kez tekerlerinin yanak yapması problemiyle servise götürüldüğünün ve sorunun bir türlü giderilemediğinin açık bir biçimde ortada olduğunu; davalı tarafın, davacının çekmiş oldukları ihtarlar sebebiyle bir kez lastik değişimine de giderek ayıbı kabul ettiğini; tüm bunlara rağmen mahkemece araçta herhangi bir ayıp olmadığı yönünde gerekçe kurulmasının açık bir biçimde hatalı olduğunu, Davalı tarafın, davacının çekmiş oldukları ihtarlar sonucu lastik değişimi yaparak ayıbı kabul ettiğini; buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda servis kayıtlarında aracın sol ön jantında eğrilik olduğu notunun bulunduğundan bahisle aracın sert bir cisme çarpmış olabileceği bu nedenle ayıp söz konusu olmasının mümkün olduğunun belirtildiğini; hükme esas alınan raporda yetkili servis tarafından dahi kabul edilen ayıba rağmen, mezkur eğriliğin sert bir cisme çarpılması neticesinde kullanıcı kusuru ile gerçekleşebileceğinin belirtilmesinin ve bu raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu; aracın sadece sol ön lastiği değil diğer lastiklerinin de değişime uğradığını ancak sorunun bir türlü çözüme ulaşmadığını; aracın henüz 400 km de iken ilk servis kaydının oluşturulduğunu; yani araç trafiğe çıktıktan sadece 18 gün sonra, araç henüz yeni alındıktan sonra bu sorunun meydana gelmesi ve bundan sonra da defalarca aynı sorunun tekrar etmesi, davalı tarafın ayıbı kabul etmesi gibi açık bir durum söz konusu iken aracın ayıplı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/442 E. - 2023/373 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü yönünde yeni hüküm tesis edilmesine, yargılama harç ve giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalıdan satın alınan sıfır km aracın gizli ayıplı olduğu iddiasına dayalı olup, ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya içeriği belgelere göre; davacı tarafından davalıdan..... marka ve model sıfır km aracın 21/10/2020 tarihinde 534.962,30-TL bedelle satın alındığı, davacının ilk kez 11/11/2020 tarihinde sol ön lastiğin balon yapması davalı şirket yetkilisi servisine başvurduğu, servise başvuru tarihinde aracın 400 km'de olduğu, yetkili servis tarafından atölye formuna araca yeni sol ön lastik takıldığı, çıkan lastiğin imha edildiği, balans ayarı yapıldığı ve sol ön jantın hafif eğri olduğu notlarının düşüldüğü, aracın ikinci olarak 30/06/2021 tarihinde lastik şikayeti nedeniyle 5560 km de iken davalı yetkili servisine başvurulduğu, atölye formunda iki adet lastik için tahmini onarım bedelinin tespit edildiği, bu lastiklerin ön lastik mi arka lastik mi olduğunun anlaşılamadığı, şikayetin ne olduğunun da formda yazılı olmadığı, yine form üzerinde işlem yapıldığına dair bir kayıt bulunmadığı, nitekim 30/06/2021 tarihli başvuruya istinaden 29/07/2021 tarihli ikinci bir servis kaydı açıldığı, bu kayda ilişkin atölye formunda bombe sebebiyle sol ön lastik değişimi yapıldığı, çıkan lastiğin imha edildiği, balans ayarı yapıldığı, lastik jantının eğik olduğu notlarının düşüldüğü, davacının bundan sonraki servis başvurularının eldeki dava tarihinden sonra yapılan ve lastik arızası ile ilgili olmayan bakım ve başka şikayetlere ilişkin başvurular oldukları anlaşılmıştır. Davacı ilk olarak aracın teslim alınmasından bir ay sonra arka tekerlerinde yanak yapma sorunu olduğunu ve arka lastiklerin davalı tarafından ücretsiz değiştirildiğini ileri sürmüş ise de, dosyaya buna yönelik bir delil sunmadığı gibi bu yönde bir servis kaydı da mevcut değildir. Davacı yan kısa bir süre sonra aracın sağ ön tekerinin de yanak yaptığını servise başvurulduğunu ilgilenilmediği için sağ ön tekerin müvekkili tarafından davalı yetkili servisinde 1.661,99-TL bedelle değiştirildiğini ileri sürmüş ise de; davacı tarafından sunulan faturanın 30/06/2021 tarihli başvuru üzerine açılan 29/07/2017 tarihli servis kaydına konu bir adet sol ön lastiğin değişimine ilişkin olduğu, sağ ön teker değişimine ilişkin davacı tarafından sunulan bir belge ve servis kaydı bulunmadığı gibi, davalının sunduğu servis kayıtları arasında da böyle bir işlem bilgisine rastlanmamıştır. Bu durumda davacı tarafından aracın satın alınmasından yaklaşık 21 gün sonra davalı servisine araç 400 km'de iken yaptığı başvuru üzerine sol ön lastiğin ücretsiz değiştirildiği, aracın satın alınmasından yaklaşık sekiz ay sonra ve araç 5560 km'de iken yapılan ikinci başvuru sonrası yine sol ön lastik değişiminin bu kez ücretli yapıldığı, her iki servis formunda da sol ön lastik jantının eğri olduğu notunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı yan benzer sorunların devam etmesi nedeniyle davacıya 30/07/2021 tarihli ihtarname gönderdiğini ve 1.661,99-TL nin iadesini talep ettiğini, bu ihtarname üzerine davalının aracın sağ ve sol ön tekerini yenisi ile değiştirdiğini belirtmiş ise de buna ilişkin de delil ve servis kaydı bulunmamaktadır. Davacı yan sağ ön lastiğin tekrar yanak yapması nedeniyle davalıya 29/12/2021 tarihli ihtarnameyi gönderdiğini ve onarım ve önceki lastik değişim masrafının iadesini talep ettiğini belirtmiş, bilahale davanın ıslahı dilekçesi ile sorunların davalı tarafından giderilmemesi üzerine dava dışı Mollaoğlu Otomotiv Şirketi'ne başvurduğunu, tamirci tarafından arızanın giderilmesi için sadece eğik jantın değil, tüm jantların ve uyumsuzluk olmaması açısından tüm lastiklerin değişmesi gerektiğinin belirtildiğini, bunun üzerine 15.000,01-TL bedelle 04/02/2022 tarihinde arızanın davacı tarafından tamir ettirildiğini ileri sürerek, araçtaki ayıp nedeniyle, ihtarname masrafları nedeniyle uğramış olduğu toplam 17.714,16-TL maddi zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece ......'e yazılan yazıya, anılan şirket tarafından davacıya 04/02/2022 tarihli faturaya konu hizmetin verildiği, fatura haricinde ellerinde herhangi bir servis kaydının olmadığı bildirilerek cevap verildiği görülmüştür. Bilirkişi tarafından araç ile eski dört lastik üzerinde inceleme yapılarak kök rapor tanzim edildiği, akabinde davalı yandan servis kayıtlarının celbedildiği ve servis kayıtları da incelenerek ek rapor tanzim edildiği görülmektedir. Yapılan bu saptamalar neticesinde; davacının TBK'nun 227/2 fıkrasına dayalı tazminat talep edebilmesi için dava konusu aracın sol ön jantındaki eğriliğin üretim hatasına dayalı gizli ayıp mahiyetinde olduğunu, bu ayıbın giderilmesi için tüm jantların ve lastiklerin tamamının değiştirilmesi gerektiğini ispatla yükümlü olduğu, davacı istinafının aksine hükme esas alınan ek raporda bilirkişi tarafından sol ön janttaki eğriliğin lastiğin yanak yapmasına sebep olabileceğinin, aracın ilk servis başvurusunu 400 kilometrede iken yapılmış olması nazara alındığında janttaki hasarın kaynağının üretim hatası mı kullanım hatası mı olduğu konusunda yorum yapmanın güç olduğunun, kullanım esnasında sert bir kitleye çarpma suretiyle de ezikliğin oluşmasının muhtemel olabileceğinin belirtildiği, yine diğer lastiklerde herhangi bir bombe sorunu bulunmadığının ve kullanılabilir durumda olduklarının da tespit edildiği, buna göre davacının sol ön janttaki eğriliğin üretim hatasına dayalı gizli ayıp teşkil ettiğini ispat edemediği gibi, sorun bulunmayan diğer jantların ve lastiklerin bu nedenle değiştirilmesi gerektiğini de ispat edemediği, davacı istinafının aksine 11/11/2021 ve 30/06/2021 tarihli atölye formlarında yer alan sol ön jant eğriliğine dair notun durumun tespiti mahiyetinde olduğu ve eğriliğin üretim hatasından kaynaklandığının kabulü anlamına gelmeyeceği, izah edilen nedenlerle mahkemece davanın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 28/01/2025 HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.